Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

7 Şubat 2007

Nizami Gencevi

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türkçülük

 


Sol Türkiye’de Faşizm Bayraktarlığını Gene Eline Aldı


-Volkan Ekiz-


Türkiye’de asıl faşizmin bayraktarlığını “sol” hareketlerin yaptığı gerçeği Hırant Dink suikastı ardından iyice su yüzüne çıktı. Biz uzun zamandır “sol” içerisinde öbeklenen etnikçi şahsiyetlerin ırkçılıkları için “solculuğu” bir kisve olarak kullandıklarını dile getiriyorduk. Son dönem yazıları ve tavırları ile sol aydınlarımız bu kez suç üstü yakalandılar. Özellikle Radikal gazetesinde yayınlanan yazılarda eleştiri oklarının hedefi olan Türkler aleyhine yazılan yazılar her namuslu sosyal bilimci tarafından ırkçılık olarak değerlendirilecektir.

 

Türkiye ve Türkleri katil devlet ve katil toplum olarak adlandıran Radikal, ırkçılığın en temel önermelerinden birini yaparak bir suçtan tüm toplumu itham etme noktasına gelmektedir. Şüphesiz bu denklem ters çevrilirse bu topraklarda en masum çıkacak olanlar Türkler olacaktır. Türkiye’de suç istatistikleri ortadadır. Kimler hırsızlıktan, kapkaçtan, uyuşturucu maddelerden, terörden sorumlu olur acaba Radikal’in bu denklemini farklılaştırısak. Radikal’in sol görüşlü Türk okurları bir Arnavut ırkçısının elinde ne kadar daha esir kalacaklar. Yazdığı her 10 yazıdan 8’inde milliyetçiliğe hücumeden Berkan neden hiç teorik olarak milliyetçiliğe gönderme yap(a)maz da konu hep Türkiye ve Türklerdir.

 

Bir başka ırkçı bu sefer ki Ermeni ırkçısı Ethen Mahçupyan en büyük Türk milliyetçisi ilan edilen Fettullah Gülen ‘in organik bağı olmayan gazetesinde Türkleri adam olmamakla ve dahi olamayacaklılıkla suçluyor. Tüm Türkleri suçlarken, aslında Türk olmayan ama vatandaşlık bağı ile Türk olan öteki Türklere etnik Türkleri adam etme görevi biçiyor. Bu ırkçılıktır, ırkçılığın var olan tüm anlamları içerisinde sadece ırkçılıktır.

Taha Parla nam başka bir Radikal ve dahi Boğaziçi öğretmeni  şöyle buyuruyor:

 

1920'lerin başında Türkiye'nin nüfusu 13 milyondu. 1910'larda her biri (±) birer milyon olan Rum, Yahudi, Ermeni nüfus grupları 1930'lara doğru birkaç yüzer bine inmişti. Bugün ise birkaçar bine dayanmış durumda. Toplam nüfusu 13 milyondan 70 küsur milyona çıkan Türkiye'de, Türk Türkiyelilerin nüfusu geometrik olarak artarken, Rum-Yahudi-Ermeni Türkiyelilerin nüfusunun bu denli azalması, sizce normal bir demografik trend midir?

 


Bu anormal azalmadan, örneğin, dün Hrant Dink'i öldürmeye azmettirilen ya da öldürmekle görevlendirilen tek bir talimli psikopat-kriminal yeniyetme gibi tekil bireyler sorumlu tutulabilir mi? Tabii ki hayır. 80-90 yıldır, Türkiyeli Türklerin etkin bir kısmı Türkiyeli diğer insan kardeşlerine bir şeyler yapıyor olmalılar ki, zaman içinde sayılar böyle bir seyir gösterebilsin.

 

Kendisi Prof. Dr. Ve dahi siyaset bilimci olduğundan 1910 sonrası bu topraklarda sadece gayrı- Türklerin değil ama herkesin nasıl bir travma yaşadığını bilmesi gerekmez mi? Milyonlarca metrekare imparatorluk toprağındaki nüfus 700 bin küsür metrekareye geri dönmemiş midir? Yunanistan ve Türkiye mübadele yani nüfus değişimi yapmamış mıdır? Artık siyon bölgeleri oluşturmuş Israil’e dünyanın heryerinden olduğu gibi bizden de göçler olmamış mıdır? Devletin mukatele sonrası göç ettirdiği Ermeni nüfusu tabi ki toplama Ermeni nüfusumuzu azaltmıştır. Ancak tüm bu saydığımız etkenlerden hangisinde “80-90 yıldır, Türkiyeli Türklerin etkin bir kısmı Türkiyeli diğer insan kardeşlerine bir şeyler yapıyor” sonucu çıkıyor. Etnik Türkleri ve de hepsini böylesine suçlamak ırkçılıktır bunu yazarın kendiside biliyor ama özne Türk olunca bunlardan bahsetmek ırkçılık olmaz bizim imzacı aydınlarımız için. Tüm samimiyetimizle haykırıyoruz: Yeter artık! Bilim adına yeter artık! İnsaf adına yeter artık!

 

Türkler ve onların devletleri ile atalarınızdan kalma bir hesabınız olabilir ama bunu sol dünya görüşüne yamamayın. Irkçılığınızı başka bir kisve altında yapın. Alın ırkçı İslamcı arkadaşlarınızı da kendinize bir teori geliştirin bir nam bulun ama bu sol olmasın. Ya da temennim Türk solcular sizi terketsin!

 

Volkan Ekiz

7 Şubat 2007



Türkiye ve Neo-Irredentism ya da “Asıl Şimdi Turan!” -Volkan Ekiz-


Anthony Smith ve Ernest Gellner milliyetçilik teorisinin iki dev simasıdır. Laf aramızda tatlı rekabetleri milliyetçilik teorisini ileri taşımıştır. Ernest Gellner modernist Anthony Smith ise ethnosembolisttir. Anthony Smith hocası Ernest Gellner hakkında Israil'de bir konferansta çok onemli bir saptama yapmıştı. Evet, Gellner doğru söylüyor. Ama hikayenin sadece yarısını anlatıyor. MIT müsteşarının son demeçlerini değerlendirirken aklımıza aynı şey geldi. Evet MIT müsteşarı doğru söylüyor ama hikayenin yarısını anlatıyor.



Üç Tarz-ı Türklük -Volkan Ekiz-


Türkiye’de Türkçülük üzerine yeni birşeyler inşa etmek isteniyorsa ilk önce ortada var olan, iç içe geçmiş, hibritleşmiş ancak aynılaşamamış iki Türk kavramını birbirinden tamamen ayırmak ve ortaya çıkacak iki yeni tanımı tekrar inşa etmek birinci koşul olarak gözüküyor. Bu iki tanımın üzerinde değil ama ötesinde bir üçüncü Türk kavramına duyulan ihtiyacı ise küresel bir iddiaya taban sağlamaya yönelik bir girişim ile ortaya çıkacak olası bir tanım arzı ile ilişkilendiriyoruz.



Deryadan Bölünmüş Sellere mi Döndük...   -Volkan Ekiz-


Deryadan bölünmüş sellere mi döndük, neden bu yetim bakışımız, neden bu kimsesizliğimiz, neden boynu bükük duruşumuz?.. Dolduk da eksildik mi? Hani o kitaplara sığmaz tarih, hani o yiğitliği yaşamaya nakşetmiş atalar ve nasıl bu hal şimdi.


 

Volkan Ekiz


Türk Dirlik Yazarlarındandır.


 Dünyada Neler Oluyor



1997 Sonrası Türkçülük...


1997 sonrası Türkçülüğü mercek altına alacak olursak bu dönemde Türkçülük tekrar gençler arasında yayılma eğilimi göstermiştir.Ancak söz konusu Türkçülük devlet-özellikle askeriye- kontrolü altında ve kendisini meşrulaştırma noktasında cumhuriyetin ilk dönemine gönderme yapmaktadır.


 Adalet...



Türkler ve Adalet


Türkleri silahlarla gördükleri her sefer ya kabustan uyanıyor olmak ya veda etmek bu dünyaya, çaresizce kabul ettikleri bir denklemi oluşturduğundan, kendilerince tutarlı ve çıkarlarıyla uyuştuğundan Türklerin elleri kabza tutmasın istiyorlar. Sırtlarına inecek kırbaçların Tanrı buyruğu olması utancı, yıkacağından kurdukları sahte kaleleri; ve işbirliği yaptıkları aşağılık kompradorlar, o sabah tükürüklerle boğulacağından ihanet ettikleri kendi halkları tarafından; ve o kalelerin anahtarı olarak kullandıkları İnciller en çok, yüzlerine fırlatılacağından; istemiyorlar avuçlasın kırbacını Tanrı'nın Türkler.


 Arayış



Feminizm...


Kadının ötekileştirildiği her mekanizmaya direnmeye devam etmek gerekiyor. Bu açıdan son sozler olarak Türk feminizmi ağır aksak da olsa bir yolda devam ediyor ve bu yol insanlığın ihtiyacı olan bir yol. Öteki ile empati kurmayı kendini ötekinin yerine koyabilmeyi başarması gerekiyor insanların ve insanlığın. Tarihte hep vardı ve hep olacak çünkü kendimizi tanımlama noktasında ötekini referans alıyoruz.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar