
Türkçülük, Türk Kılmakdır!
-Dursun Durak-
Türkçülük, Türk kalma kavgası değil, Türk olma savaşı değil, Türk kılma arayışıdır. Türkçülük, milliyetçilikle özdeş değildir. Ama milliyetçilikle ilişiksiz de değildir. Türkçülük asli değil ama siyasi meşruiyetini milliyetçilikten alır. Milliyetçilik olmasa da Türkçülük yine olur. Türkçülük, devletle doğrudan ilişkili değildir. Devletle sürekli mücadele içindedir ve bu mücadelesi "hiç" bitmeyecektir. Devletle mücadelesi olmazsa olmazlardan da değildir. Yani devletle "sürekli" bir kavgası da yoktur. Dönem dönem kavgası da savaşı da olabilir. Türkçülük dinlerle doğrudan ilgili değildir. Dinlerin Türklerle etkileşimi ile ilgilidir ve bu anlamda iddiaları vardır. Türkçülük dinlerin emrine girmez. Çünkü hiçbir biçim ve hiçbir koşul altında emir alıcı değildir. Türkçülük, "kılar"! Türkçülük, Türk kılanları destekler. Ama onların da esiri olmaz. Evrimin sürdüğünün, dinamiğin arttığının farkındadır ve hep yeniden donanır. Türkçülük, Türk kılmanın tek yolu olduğunu, tek doğrusu olduğunu düşünmez ve düşünemez! Yolu, yol ve yolcular çizer! Türkçülük, bugün yükselmek değildir. Bugün varolmak değildir. O çook uzun erimlidir. Bu nedenle de başarının peşine düşmez, yenilgilerden yılmaz! Hepsinden öğrenir, öğrendikleriyle donanır ve yoluna devam eder. Ya yalnız ya hep beraber, kimi tekbaşına kimi çokbaşına... Benzetirsek... Türkçülük Yüce göğün altında, Yüce Tanrı'nın yolunda, bir Tanrı gibidir... Dursun Durak, 21 Eylül 2006
|