Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

10 Haziran 2006

Hasan Hüseyin Korkmazgil

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türkçülük

 

 


Türk Ocağı Fethullah Gülen’e Verdiği Ödülü Geri İstemeli mi?


Barak Badılı


Türk Ocağı 1911 yılında neredeyse tamamı Çanakkale Savaşından ölen tıbbiyeli gençlerin önderlik ettiği ve resmen 1912 yılında dönemin Türkçü aydınları tarafında kurulan bir örgüttür.

 

Bugün Türk Ocağı’nın web sayfasına girdiğinizde onun bozkurt başlı logosu ve şu ifade ile karşılaşırsınız: “"Türk milletini sevmek ve yüceltmek" olarak tanımlanan Türkçülük ülküsüne bağlı olanların kurup bu güne kadar yaşattığı "Türk Ocağı" bunun çarpıcı bir örneğidir.” Türk Ocağı ve Türk Yurdu Dergisi, Türkçülük fikrinin filizlendiği ana kaynaklardan birisidir. Türkçülüğün kurucuları, Türk Ocağı’nın ve Türk Yurdu Dergisinin de kurucularıdır.

 

Türk Ocağı, Fethullah Gülen’e 1994 yılında “Hüseyin Nihal Atsız Türk Dünyasına Hizmet Armağanı” ve Türk Dünyası Hizmet Ödülü vermiştir. 1997 yılında ise Türk Ocağı web sitesinden aldığımız cümle ile “Türkçe'yi İstiklal Marşını ve Atatürk'ü bütün dünyaya yayma konusundaki teşebbüsleri dolayısıyla M. Fetullah Gülen'e verilmiştir.” Fethullah Gülen bu ödülleri şahsi faaliyeti sonucu değil, kendisine bağlı kurum ve kuruluşlar nedeniyle almıştır.

 

1995 Yılına kadar Türk Milliyetçilerinin arasında olmaya özen gösteren Fethullah Gülen’in manevi sahibi olduğu Zaman Gazetesi, Türklüğe ait değerlere çeşitli vesilelerle, kimi zaman doğrudan kimi zaman da dolaylı saldırıların yapıldığı yer haline gelmiştir.

 

Türk Ocağının sembolü Bozkurt başıdır. Zaman Gazete’sinden Türklüğe yapılan saldırıların son örneği 3 Haziran 2006 da yazarları Mümtaz’er Türköne’nin “Atabeyler ve Ergenekon” başlıklı yazısı ile olmuştur. Bu yazıda Türk Ocağının da kendine sembol seçtiği, Türk Tarihinin en önemli sembollerinden ‘bozkurt’a saldırılmış ve Türklüğün kendine bozkurt yerine bir ‘it’i sembol seçmesi önerilmiştir. Türk Ocağı’nın şu ana kadar kamuoyu tarafından duyulmuş bir tepkisi ya da açıklaması olmamıştır. İnternet sitelerinde buna dair hiçbir bilgi yoktur.

 

Türk Ocağı, Zaman Gazetesinin süreklilik arz eden saldırılarına bugüne kadar bir cevap vermemiştir. Türk Ocağının amblemi olan ‘bozkurt’a yapılan saldırıya da cevap vermemiştir. Bunun nedeni nedir? Türk Ocağı amblemini ilgili gazete ve sahiplerinin önerdiği gibi bir ‘it’ mi yapmayı düşünmektedir. Yoksa çeşitli devlet kurumlarının çeşitli basın mensuplarınca iddia edildiği üzere birtakım tarikatlar tarafından ele geçirilmesi gibi Türk Ocağı da tarikatlar tarafından ele mi geçirilmiştir. Tarikat mensupları bütün yönetimi mi ele geçirmiştir yoksa yönetim de çok mu etkindirler?

 

Yok, bütün bunlar gerçek değilse, Fethullah Gülen’e verilen hizmet ödülü geri istenecek midir? Geri istenmeyecekse Zaman Gazetesi ve onun manevi sahibi Fethullah Gülen’den kamuoyuna açıklanan bir özür belgesi mi isteyeceklerdir. İstemeleri gerekmez mi? Fethullah Gülen'den yazarları Mümtaz'er Türköne ve Zaman Gazetesi genel yayın müdürünün kulağını çekmesi talep edilecek midir? Bu işin takipçisi olunacak mıdır?

 

Mümtaz’er Türköne, Türk Ocağı’nın üyesi ise onun üyeliği sonlandırılacak mıdır? Ya da ondan Zaman Gazetesindeki sütununda özür yazısı, kendini tekzip yazısı mı istenecektir?

 

Fethullah Gülen’in manevi nüfuzu olan ve Zaman Gazetesi ile dolaylı ilişkileri olan Yazarlar Birliği gibi kuruluşlardan Zaman Gazetesine yönelik baskı kurulması neden istenmemiştir. Böyle bir baskı istemenin acayipliği mi buna neden olmuştur. Yoksa Yazarlar Birliği ve benzeri sivil toplum kuruluşlarındaki milliyetçi aydınlar, milliyetçiliklerini mi yoksa bu kuruluşlara ve onlar üzerinden sağladıklarını mı tercih edeceklerdir. Gerekli ve tatmin edici ve geleceği de bağlayıcı bir gelişme sağlanamazsa Yazarlar Birliği ve benzeri kuruluşlardan istifa etmeyi düşünmekte midirler?

 

Yoksa Türk Ocağı’nın amblemini Zaman Gazetesinin yazarı Mümtaz’er Türköne’nin önerisi üzerine “it” mi yapacaklardır?

 

Biz boşuna mı hassasiyetleri dile getiren bu yazıyı yazıyoruz. Türk Ocağının sembolü bozkurt kürkü ve maskesi takılmış “it” mi? Türk Ocağı Merkez heyeti açıklama yapmak zorundadır. Çanakkale’ye gidip bozkurt başlı Türk Ocağı üyesi şehitlerin kabri başında bu açıklama yapılmalıdır. Çünkü Türk Ocağı bugüne ve yarına olduğu kadar düne karşı da sorumludur!

 

Türk Ocağı böyle...

 

Peki Amblemi Bozkurt olan Ülkü Ocağı Ne yapmalı sizce?

 

Sevgilerimle

Barak Badılı

Garip köyün muhtarı

Ve dahi ucu bucağı bilinmez bozkırların mirasçısı

10.06.2006



Mümtaz’er’in Damarlarında Köpek Kanı mı Dolaşıyor? -II- -Barak Badılı-


Atlı göçebelerin yaşam tarzında insanların çalıp götürdüğü koyunların dışında hayvan kayıplarının hikâyesi pek yoktur. Bu hikâyelerin çoğu, Türkler köylüleştikçe, yerleşik köylülerle birikim paylaşımı sırasında gerçekleşen aktarımlardan kaynaklanmıştır. Kurdun koyunu kapması bozkırda bir haktır. Bu hak nedeniyle kurdun peşine düşülmez. Ama domuz var ya domuz, işte onun peşine düşülür!



Mümtaz’er’in Damarlarında Köpek Kanı mı Dolaşıyor? -I-  -Barak Badılı-


Türklerin bozkurdu kendileri için önemli saymalarının nedeni, Mümtaz’er Türköne’nin dediği gibi korktukları bir canavar olması falan değildir. Bozkurdun “Gök tüylü, gök yeleli “ olup, Türklerin onu, Gök-Tanrı’yla ilişkilendirmesindendir. Aynı zamanda kurtların hem bir başına hem topluluk halinde yaşayabilen özgürlüğüne düşkün, önce yavrusu üzerinden soyunu düşünen bir yaratık olmasındandır.



Türkiye'nin Bugünü ve...  -Barak Badılı-


Türkiye Üçüncü Selim Han ile başlayan yenilenme hareketlerinden Cumhuriyete kadar coğrafi sınırları itibarıyla küçülen bir ülke olmakla birlikte, gerek kültür ve siyasi içerik gerekse somut uygulamalar anlamında yenileşme ve gelişme sağlamış bir ülkedir. Bu arada, kayıplarımızın yanında sağlanan olumlu birikim ile Gökalp-Akçura ikilisinin fikri öncülüğü ve Mustafa Kemal'in siyasi ve askeri liderliğinde coğrafi gerilemenin durdurulduğu ve ülkenin yeniden yükselişe geçildiği an olarak 23 Nisan 1920 den bu yana sürekli ilerleyen bir ülkedir.


 

Barak Badılı


Köy Muhtarı........... .............. .......... ...... ..... ..


 Umumi Siyaset


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


Göçebelik ve Bedevilik Farklıdır...


Türk Milleti’nin tarihinde ona en yararlı hayvan at olmuştur. Atı ilk ehlileştiren Türklerdir. Türklerin kurduğu kültür hâkimiyetinin en önemli araçlarından biri attır. Atlı-Göçebe, bilinen dünyada en büyük ve en geniş hâkimiyetin sahibidir. Göçebe deyince bunu güney Müslümanlarının öğretmen-imamlarından İbn-i Haldun’un bedevi kavramıyla karıştırmamak gerekir. Bedevilik, toplu münzeviliğin adıdır. Göçebelikse kişilikçi bir biraradalığın adıdır.


 Türkçülük


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


Türkler Ne Yapmalı


Türkler şimdilik uzun soluklu bir dönem yaşamak zorunda olduklarının bilincinde olmalıdır. Bu nedenle kısa dönemde başarı peşinde koşmamalıdır. Türkler bir bayrak yarışındaymışcasına, ancak bayrağı alacak birini bulmayı beklemeden ölene kadar koşmak zorundadır.


 Türkçüler Ne yapmamalı


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


Türkçülük İndirgemelerden Uzak Tutulmalıdır...


Türkçülük indirgemelerden uzak olmalıdır. Bir etnisite veya etnisiteler karşıtlığına, somut olarak anti Kürdçülüğe indirgenemez. Bütün indirgemeler Türkçülüğü araçsallaştırır ve her tür araç eskiyince atılır. Türkçülük, son 25 yılda olduğu gibi, Türkiye'nin Türk Dünyası ülkeleri politikasının bir aracı olmak durumuna da indirgenemez. Türkçülük, milli duyarlılıkların arttırılması araçlarından biri haline de indirgenemez. Türkçülük gündemde olan sorun ve soruların cevabı olmak haline de indirgenemez. Türkçülük vicdanların rahat ettirildiği bir beş yıldızlı eğlence ve dinlence oteli de değildir.