
Türkler “Şimdi” Ne Yapmalı?
-Barak Badılı-
"soyadım belalım şamaroğlanım çok kahrımı çekdi çok çok hırpalandı ama hiçbir zaman yere bırakmadı dik tuttu kellesini" hasan hüseyin Türkler, önce kendilerini tanımalıdır. Bu tanıma şimdiden başlayıp geçmişe uzanmalıdır. Tanıma yolculuğunda, dünyanın bugün edinebildiği bilgiler azık olarak kullanılmalıdır. Azıkların yoldan çıkarıcı ve yolda bırakıcı etkisinden süzülmüş kültüre yani toplumsal içe yaslanarak sıyrılmalıdır. Bu toplumsal öz halk kültüründe ve halkın yaşayışında vardır. Yapılacak olan onu da tanımakdır. Yolculuk süresince bilgiler arasında etkileşim kaçınılmaz olacakdır. Bu etkileşimi yönetmek yolculuğun başarısını belirleyecekdir. Her bilgi sorgulamaya tabi olacak, her sorgulama güncellenecekdir. Sorgulamayanlar kendilerini ve toplumlarını “itaata” mecbur bıraktıklarının farkında olmalıdır. Sorgulamayanlar kendilerini ve toplumlarını “korku”ya yenik bırakdıklarının ayırdında olmalıdır. Cesaret, özgürlük ve sevgi bizi itaatden ve korkudan koruyacakdır. Ve bu yolculuk geleceğimiz adına yapılan bir yolculukdur. Bu nedenle yarı yolda kalınamaz. Türkler şimdilik uzun soluklu bir dönem yaşamak zorunda olduklarının bilincinde olmalıdır. Bu nedenle kısa dönemde başarı peşinde koşmamalıdır. Türkler bir bayrak yarışındaymışcasına, ancak bayrağı alacak birini bulmayı beklemeden ölene kadar koşmak zorundadır. Türkler, yine kendilerinin belirleyecekleri bir eşiği aşmadan ölmek hakkına sahip olmadıklarını bilmek zorundadır. Bu koşu zora talip olanların koşusudur. Pısırıklar, sünepeler, ferman dinlemezlerin yanında olmamalıdır. Olmamalıdır çünkü “imparatorluk garipliği” ancak böyle sonlanacakdır. İmparatorluklar pısırık ve sünepelerin elinde garipliğe düşmüşdür. “tuzakda bir kurt gibi uluyor içim” ve ulumamı duymayacak ulutanlar diyorsanız buyrunuz! Devlete ve düzene perde olmak yok!
Sinirlenmek, bağırmak-çağırmak yok! Kızmak, ağlamak ve hiçbir şekilde küsmek yok! “Düşündükçe domur domur çoğalmak” var! Hırslandıkca, bunaldıkca bunları cephanelik yapmak var! “bunlara insan diyemedikçe” daha çok insan olmak var! Korkular başa dikeldikce cesareti dirileştirmek var! Hem öyle değil mi? Karakışda ekiliyor tohum ve başlar dikeliyor baharla birlikte Ey yapayalnız dolanan kurt sürüsü! Direne içimizdeki dikeliş... ve aşk dirile! aşklarımız insanlar ile İl’e Barak Badılı Garip köyün muhtarı
|