
Çin ve Orta Asya
-Yağmur Atsız-
Geçen hafta Sanghay'da yapılan bir zirve toplantısı (HAKLI SEBEBLERDEN ÖTÜRÜ!!!) matbuatımıza cazib gelmedi. Çünki ne kimin seneye cumhurbaşkanı olacağıyla ne CHP'nin 'Aman, sol kusur kalsın!' deyip sağı nasıl kafakola alma planları kurmasıyla ne bazı vatanperveranın 'Ben bu işin anasını, avradını...' şeklinde naralanıp Brüksel'e kuşak sarkıtma hevesleriyle ve ne de Mualla'nın evvelki akşam 'My Holy Cock' Diskosu'nun üst katında kiminle sevişdiği gibi mühim meselelerle ilgiliydi. Sadece Sanghay'da, birkaç yıl önce Başkan Putin'in inisiyatifiyle 'Sanghay Beşlisi' adı altında kurulup sonra sayısının da zaten artması üzerine 'Sanghay İşbirliği Organizasyonu' ismini alan örgütün zirve toplantısıydı.
'Türkiye Batı'ya boşversin ve Avrasya'daki Kardeşlerimizle işbirliğine gitsin!' sloganıyla uzunca süredir ortalığı velveleye veren ve 'Kızılelma'nın 'Kırmızı Elma' değil 'Altınelma' anlamına geldiğinden dahi bi-haber bazı kardeşlerimizin nasır-ı efkarı olan basın organları da ilgi göstermedi. Eh, ne yapalım, Allah selamet versin, gençlik arkadaşlarımdan birinin o güzelim yavşak Galatasaray Fransızcası’yla dediği üzre 'Antürk-i normal...' (En Turquie c'est normal.) Duyanlar önce 'Oğlan Farsça konuşmaya mı başladı?' diye irkilirlerdi.
Bu Sanghay İşbirliği Organizasyonu'na dahil ülkeler bugün Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Yani, Allah muhafaza, Batı'dan kopup aralarına girersek yeni 'aile efradımız' bunlar... Her biri birer 'demokrasi ve insan hakları abidesi' (!) ... Çoğu alabildiğine zengin doğal kaynaklara sahib bulunmasına rağmen halklarını açlıkdan inim inim inletip kendi bir avuç yöneticilerini zengin eden rejimler. Bu 'Organizasyon'un hikmet-i vücudu Batı'ya kafa tutmak. Kremlin bu sayede eski 'nüfuz bölgesi'nde yeniden ağırlığını göstermek istiyor. Çin de benzeri bir strateji izliyor. Aslı aranırsa son tahlilde ikisi birbiriyle kapışacak ama o 'mutlu son'a henüz vakit var. Evvela Amerika'yı hele bir tepelesinler!!! Özbekistan da aslında Amerika'ya meydan okuyabilmek üzere yeni katıldı. Kırgızistan zaten acınacak halde bir ülke. Tacikistan da hakeza. Amerika ile bozuşmaksızın Rusya'ya bir 'Ağam-Paşam' siyaseti uygulamaya uğraşıyor. Kazakistan ise ülkedeki yüzde 45'e yakın Rus nüfusu kollamak zorunda.
İşin ilginç yanı
EVET, işin ilginç yanı bu son zirve toplantısına İran'ın da katılmış olması! İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinecad (Ahmedizade/Ahmedioğlu) da oradaydı ve niyeti bu örgütden güç alarak Amerika ve AB'ye biraz daha rahatça posta koyabilmek.
Bu Zirve'de olsun, ona tekaddüm eden aylarda olsun şu ortaya çıkıyor ki Pekin bundan böyle Ortaasya'ya çok daha fazla önem verecek ve gerekirse bu bölgedeki 'yüksek menfaatleri'ni silah zoruyla da korumaya gayret edecek. Nitekim asker” uzmanlar Çin'in aylardır Sinkiyang, yani Uygur Türkleriyle meskun Doğu Türkistan Bölgesi'ne en modern asker” birlikleri sevketmekde olduğunu belirtiyorlar (Far Eastern Economic Review). Haziran başında Çin petrol şirketlerinden 'Citic Group' tarafından 2.2 milyar Dolara Kanada'nın 'Nations Energy' Firması'ndan Kazak Karacanbas petrol alanının satın alındığı açıklandı. Geçen sene yine 'China National Petroleum Corporation' (CNPC) 4.18 milyar Dolara 'Petro-Kazakhstan'ı satın almışdı. Bu devasa bir petrol şirketi. Pekin buradan Çin'e yeni bir petrol boru hattı döşenmesi için 700 milyon Dolarlık yatırıma hazırlanıyor. İki yıl önce CNPC 'UzbekNeftGaz' ile bir işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşma'ya imza atanlar Çin Devlet Başkanı ve Parti Genel Sekreteri Jiang Zemin ile Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimof... Türkmenistan ve Kırgızistan'da da Çin firmaları devasa modernizasyon çalışmaları yürütüyor.
Bu arada Türkiye'de de bu uçsuz bucaksız alemle ilgilenenler tabii ki yok değil ama daha ziyade 'Üç K Bağlamı'nda: Kımız, Kopuz, Kürşad...
İyi de yetmiyor...
Yağmur Atsız 19 Haziran 2006
|