Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

19 Haziran 2006

Abdulkadir Binni Abdulvaris Kaşgari

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Dünyası

 

 

 


Çin ve Orta Asya


-Yağmur Atsız-


Geçen hafta Sanghay'da yapılan bir zirve toplantısı (HAKLI SEBEBLERDEN ÖTÜRÜ!!!) matbuatımıza cazib gelmedi. Çünki ne kimin seneye cumhurbaşkanı olacağıyla ne CHP'nin 'Aman, sol kusur kalsın!' deyip sağı nasıl kafakola alma planları kurmasıyla ne bazı vatanperveranın 'Ben bu işin anasını, avradını...' şeklinde naralanıp Brüksel'e kuşak sarkıtma hevesleriyle ve ne de Mualla'nın evvelki akşam 'My Holy Cock' Diskosu'nun üst katında kiminle sevişdiği gibi mühim meselelerle ilgiliydi.


Sadece Sanghay'da, birkaç yıl önce Başkan Putin'in inisiyatifiyle 'Sanghay Beşlisi' adı altında kurulup sonra sayısının da zaten artması üzerine 'Sanghay İşbirliği Organizasyonu' ismini alan örgütün zirve toplantısıydı.


'Türkiye Batı'ya boşversin ve Avrasya'daki Kardeşlerimizle işbirliğine gitsin!' sloganıyla uzunca süredir ortalığı velveleye veren ve 'Kızılelma'nın 'Kırmızı Elma' değil 'Altınelma' anlamına geldiğinden dahi bi-haber bazı kardeşlerimizin nasır-ı efkarı olan basın organları da ilgi göstermedi. Eh, ne yapalım, Allah selamet versin, gençlik arkadaşlarımdan birinin o güzelim yavşak Galatasaray Fransızcası’yla dediği üzre 'Antürk-i normal...' (En Turquie c'est normal.) Duyanlar önce 'Oğlan Farsça konuşmaya mı başladı?' diye irkilirlerdi.


Bu Sanghay İşbirliği Organizasyonu'na dahil ülkeler bugün Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Yani, Allah muhafaza, Batı'dan kopup aralarına girersek yeni 'aile efradımız' bunlar... Her biri birer 'demokrasi ve insan hakları abidesi' (!) ... Çoğu alabildiğine zengin doğal kaynaklara sahib bulunmasına rağmen halklarını açlıkdan inim inim inletip kendi bir avuç yöneticilerini zengin eden rejimler. Bu 'Organizasyon'un hikmet-i vücudu Batı'ya kafa tutmak. Kremlin bu sayede eski 'nüfuz bölgesi'nde yeniden ağırlığını göstermek istiyor. Çin de benzeri bir strateji izliyor. Aslı aranırsa son tahlilde ikisi birbiriyle kapışacak ama o 'mutlu son'a henüz vakit var. Evvela Amerika'yı hele bir tepelesinler!!! Özbekistan da aslında Amerika'ya meydan okuyabilmek üzere yeni katıldı. Kırgızistan zaten acınacak halde bir ülke. Tacikistan da hakeza. Amerika ile bozuşmaksızın Rusya'ya bir 'Ağam-Paşam' siyaseti uygulamaya uğraşıyor. Kazakistan ise ülkedeki yüzde 45'e yakın Rus nüfusu kollamak zorunda.

 

İşin ilginç yanı

 

EVET, işin ilginç yanı bu son zirve toplantısına İran'ın da katılmış olması!


İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinecad (Ahmedizade/Ahmedioğlu) da oradaydı ve niyeti bu örgütden güç alarak Amerika ve AB'ye biraz daha rahatça posta koyabilmek.


Bu Zirve'de olsun, ona tekaddüm eden aylarda olsun şu ortaya çıkıyor ki Pekin bundan böyle Ortaasya'ya çok daha fazla önem verecek ve gerekirse bu bölgedeki 'yüksek menfaatleri'ni silah zoruyla da korumaya gayret edecek. Nitekim asker” uzmanlar Çin'in aylardır Sinkiyang, yani Uygur Türkleriyle meskun Doğu Türkistan Bölgesi'ne en modern asker” birlikleri sevketmekde olduğunu belirtiyorlar (Far Eastern Economic Review). Haziran başında Çin petrol şirketlerinden 'Citic Group' tarafından 2.2 milyar Dolara Kanada'nın 'Nations Energy' Firması'ndan Kazak Karacanbas petrol alanının satın alındığı açıklandı. Geçen sene yine 'China National Petroleum Corporation' (CNPC) 4.18 milyar Dolara 'Petro-Kazakhstan'ı satın almışdı. Bu devasa bir petrol şirketi. Pekin buradan Çin'e yeni bir petrol boru hattı döşenmesi için 700 milyon Dolarlık yatırıma hazırlanıyor. İki yıl önce CNPC 'UzbekNeftGaz' ile bir işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşma'ya imza atanlar Çin Devlet Başkanı ve Parti Genel Sekreteri Jiang Zemin ile Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimof... Türkmenistan ve Kırgızistan'da da Çin firmaları devasa modernizasyon çalışmaları yürütüyor.


Bu arada Türkiye'de de bu uçsuz bucaksız alemle ilgilenenler tabii ki yok değil ama daha ziyade 'Üç K Bağlamı'nda: Kımız, Kopuz, Kürşad...


İyi de yetmiyor...

 

Yağmur Atsız

19 Haziran 2006



Endişebazlar   -Yağmur Atsız-


Türkiye''nin AB'ye girmesine, dolayısıyla sağlam bir demokratik hukuk devleti düzeni kurarak ilaveten ferd başına ortalama gelirini 20.000 Avro'nun çok üzerine çıkarmasına (Yunanistan'ınki 22.500 Avro) karşı çıkanlar diyorlar ki:
 

- Girelim ama onurumuzla girelim.



Türkiye AB ve Kemal Tahir  -Yağmur Atsız-


Ölümsüz Kemal Tahir'in 'Yorgun Savaşçısı' Yüzbaşı Cemil, Milli Mücadele başlarken bir Batı Anadolu kasabasında karşı tarafla mübarezeye girer. Kendi emrinde düzenli bir askeri birlik vardır. Ayrıca bilmem hangi grupdan bir çete de ona yardımcı olmakdadır.



Paranoya, Yağmur Atsız


İster kendini sağcı zannedenlerimiz olsun, ister solcu addedenlerimiz, hep sanıyoruz ki birileri bizleri yok etmek üzere alesta beklemekde.



İran- Irak Parantezindeki Türkiye, Yağmur Atsız


Washington bugün artık (KAT'İYYEN VAZGEÇMEYECEĞİ) Avrasya'da yeni düzen politikasından ziyade korkunç bir iç savaşı önlemek amacıyla Irak'da kalmaya devam etmekdedir.


 

 

Yağmur Atsız


4 Kasım 1939 tarihinde İstanbul’da doğdu. Almanya’da Bonn Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler, Şarkıyat ve Devletler Genel Hukuku öğrenimi gördü. Öğrencilik yıllarında radyoculuğa, daha ileriki yıllarda televizyonculuk ve gazeteciliğe başladı. Daha sonra Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde köşe yazıları, araştırma ve incelemeleri yayınlandı. Bir Alman televizyonunda da program sorumlusu ve yayıncı olarak çalışmaktadır. “Günlerimiz” ve “Unutkan Şehir” adlı iki şehir kitabı bulunmaktadır.

 

Şu anda Tercüman Gazetesi yazarıdır.


 Dünyada Neler Oluyor



Ortadoğu Politikası


İtiraf edeyim ki Türkiye'nin bir Ortadoğu politikası olup olmadığını ben anlayabilmiş değilim. Daha uzakça bölgeler şöyle dursun Irak, İsrail, Filistin, Suriye ve Lübnan politikalarımız nedir yahut nelerdir kestiremiyorum.

 

"Yok" demeye dilim ve kalemim varmıyor. Bir Türk vatandaşı sıfatıyla ağırıma gidiyor ama çok istekli olmama rağmen öğrenemedim.


 Türk Dünyası



Muhammed Salih


Muhammed Salih gibi demokrasiye inanmış dürüst Özbek Türkleri'nin yeşertmeğe gayret etdiği narin demokrasi fidanı daha ekilirken hoyratça sökülüp atıldı. Muhammed Salih canını Türkiye'ye dar atdı ama Kanlı Diktatör İslam Kerimof'un önünde dize gelmekden hiç fütur duymayan "Demokrasi Havarimiz" Bülent Ecevit kendisini Norveç'e sürdü. Ve hatta o pek hayran olduğu İskandinavya'ya, hasret gidermek üzere, yapdığı resmi gezide oteline kabul edip bir elini sıkmakdan bile korkdu.


 Arayış



Türkiye'nin Gücü


Güney Kıbrıs daha ilk turda son kozunu (VETO TEHDİ) oynadı, Türkiye resti gördü ve Güney Kıbrıs tornistan etdi. Hidayete erdiği için değil, Yunanistan bile el altından Rumlar'a uyarıda bulunduğu için. Çünki Türkiye'nin en azılı aleyhdarları dahi bu çapda ve kendi genellikle farkında olmasa bile bu kapasitede bir ülkeyi aşırı derecede tahrik etmenin ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini biliyor. Ferdlerin hayatında olduğu gibi enternasyonal münasebetlerde de bir devletin ağırlığı, başka devletlere verebileceği zararla doğru orantılıdır. İşte kötüye kullanıp da çar-çur etmezse Türkiye'nin avantajı da bu. Türkiye mecbur kalırsa -kendi de adamakıllı mutazarrır olmak kaydıyla- başkalarına zarar verme imkânları yüksek bir devlet.