Yazar | 
Ali AKış |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni |  |
| 
Rusya Federasyonu Sömürgeci İmparatorluk Olarak Kalıyor
-Ali Akış-
1917 yılında Rusya'da Rus-Komünist Devrimi oldu ve Sovyetler Birliği adında Konfederatif Devleti kuruldu. Bu devletler her ne kadar Birlik diye adlandırılsa da, Rus halkının ruhunda yaşayan merkeziyetçilik hırsı yüzünden pratikte Rus üstünlüğü hüküm sürdü. Komünist sisteminin temelinde ancak Rus dilinde konuşan bir tek Rus Sovyet milletini meydana getirme amacı gizlenmişti. Bu anormal durumun gelişmesi Rus halkının devlet felsefesine dayanarak gerçekleşiyordu. Aslında Rus devlet felsefesine göre, Rusya'nın çeşitli milletleri, devlete hizmet eden varlıklar olarak algılanıyor, devlet ise halk kitlelerine hükümdarlık eden üstün güç sayılıyor. Nitekim tanınmış Rus şairi Mihail Lermontov, Rusya'yı köleler ve efendiler ülkesi olaraktanımlamıştı. 270 yıl önce Lermontov'un söylemiş olduğu bu hikmetli sözler, bugün de gerçeği yansıtmaktadırlar. Hepimizin bildiği üzere, 1991 yılında Sovyet kolonial (sömürgeci) devleti çöktü ve İdil-Ural ile Kuzey Kafkasya devletleri dışındaki tüm Rus sömürgeleri Rus pençesinden kurtuldular. Rus yöneticileri, kalan iki devlet olan İdil-Ural ile Kuzey Kafkasya'yı elinden çıkarmamak için her türlü devlet terörünü uygulamaktadırlar. Ruslar işte bu iki Müslüman devletini kâğıtta yarım bağımsız olarak tanıdıklarını dünyaya yutturmak istiyorlar. Biz diasporadaki Tatar temsilcileri, Rusların bu yalanpropagandasını bütün dünyaya açıklamayı esas hedefimiz olarak benimsemişiz. Post-Sovyet yöneticileri, Rus devletinin toprak bütünlüğünü koruma hedefinden yola çıkarak, elindeki fırsatlardan yararlanarak petrol, doğalgaz ve ağır silah üretimine ağırlık veriyorlar, yani bu üç kalem eşyanın fiyatını (petrol, doğalgaz ve ağır silah fiyatını) yasadışı arttırma yoluna bastılar. Ama Rusların bu çirkin oyununa Hak Teale, adil kararları ile set çekti. Rus halkı, bunca ulusların yok olmasına neden olan Rus iki başlı kartalın bir kafasını kopardı, yani Rus halkını fiziksel yönden yok etmeye başladı. Allah'ın bu cezası, bundan önce kadim (eski) tarihte de Yahudilerle Ermenilere uygulanmıştı. Rus halkının bin yıl süren alkolizm hastalığınihayet ilahi soykırımı ile cezalandırma şeklinde tecelli etmektedir.
Biz tüm Dünya Müslümanları, Allah'ın Ruslara hak ettikleri cezayı reva görmesinden ibret alarak, Allah yolundan asla sapmamalıyız. Allah Bizimle Ali Akış 29 Aralık 2006 Gazeteci Yazar, Dünya Tatarlar Birliği Fahri Başkanı ve Avrasya Birliği Taraftarı
|
İdil-Ural Türkleri'nin Rus İşgaline Uğramasına 454 Yıl Oldu -Ali Akış-
Bugün Rusya Federasyonunu oluşturan devletin sınırları içinde bulunan Bulgar, Hun, Altın Ordu, Kazan Hanlığının devamı sayılan İdil-Ural ülkesinin temel halkı Tatar-Başkurtlar ve Çuvaşlar, üç ayrı özerk Cumhuriyet halinde yaşamaktadırlar. Bu üç kardeş cumhuriyetin nüfusu, Büyük Türk ulusunun birer kolu olarak bin altı yüz yıldan beri Volga (İdil) ırmağı (nehri) ile Ural dağları arasında yaşamaktadırlar.
|
Bir Tatar Mankurt Turistin Macerası -Ali Akış-
O mankurt turistin aşağılık duygusu ürününün davranışından şoke olan akrabam, Tatar halkının geleceğinden endişe etmeye başlamıştır. Mankurt turistin gerekçesi, torunun Hıristiyan ve Rus olarak nüfusa kaydetmekle dünyada İslam imajının olumsuzluğundan kurtarma bahanesine dayanıyormuş. Rusya'da 1922'den 1992'ye kadar süren dinsizlik ve ahlaksızlık döneminin ürünü zavallı mankurtta başka gerekçe zaten bulunamaz.
|
Almanların 1941 Saldırısı, Öncesi ve Sonrası-Ali Akış-
1941 yılının 22 Haziran tarihinde Alman Orduları Rusya’ya topyekûn saldırı düzenlediler ve kısa zamanda Rusya’nın iç bölgelerini istila ettiler ise de, Moskova ile Petersburg kentlerine giremediler. Evet, Almanların bu saldırıları bütün dünyada korku, dehşet ve nefret uyandırdı ise de, tarih babanın şaşmaz adaleti burada da kendini hissettirdi. Müsaadenizle 1941 yılının 22 Haziranından 21 ay öncesine dönelim.
|
| | 
Ali Akış
1918 Mançurya’nin Haylar kasabasinda dünyaya geldi. 1924 Ilkokula basladi. 1928 Ali Akis 10 yasindayken Ayaz Ishakî Berlin’de Millî Yul dergisini nesretmeye basladi. 1929 Rus Lisesine girdi. Ruslar, Mançurya’yi isgal etti. 1932 Haylar, Japon isgaline ugradi. 1935 Mugden’de Uzak Dogu Tatar Umum Kurultayi toplandi. 1936 Liseyi bitirdi. Ayaz Ishakî Haylar’a geldi. 12 Aralikta Kore üzerinden Japonya’nin Kobe sehrine gitti. 1937 Ocak ayinda Ezher’de okumak üzere Kahire’ye gitti. 1938 Eylülde Kahire’den ayrildi, Varsova’ya gitti. 1939 Polonya, Rus ve Alman ordulari tarafindan isgal edildi. 1940 Türkiye’ye geldi. Istanbul Üniversitesi Iktisat Fakültesinde tahsile basladi. 1944 Son sömestrideyken rahatsizligi yüzünden fakülteyi birakti. Türk Kültür Birligi kapatildi. 1945 Yedek Subay Okulunda askerlige basladi 1947 Vatani görevini tamamlayarak terhis oldu. 1948 Ankara’ya geldi. 1953 Ailesi Türkiye’ye geldi. 1953 Münih’te Paris Bloku kuruldu. 1954 Ayaz Ishakî Ankara’da vefat etti. Akis, NATO’nun Ankara bürosunda ise basladi. 1956 Zarife Hanimla Istanbul’da nisanlandi. 1957 Dügün için esinin memleketi Finlandiya’ya gitti. 1958 Türkiye’ye döndü. 1959 ABD’de Esir Milletler Kanunu çikti. 1963 Ankara Türk Ocaginda Idil-Ural Konferansi verdi. 1966 Münih’te Hürriyet Radyosunda yorumcu, spiker ve mütercim olarak ise basladi. 1969 Münih’te Paris Bloku Genel Sekreteri oldu. 1975 Luzern’de Insan Haklari Avrupa Komitesi üyesi oldu. 1978 1978 Luzern Konferansi’na katildi. 1979 Ayaz Ishakî adli kitap Ankara’da basildi.1983 Hürriyet Radyosundan emekli oldu. 1985 Idil-Ural’da Hürriyet Mücadelesi adli kitabi yayinlandi. 1986 Paris Bloku feshedildi. 1990 Tataristan’a ilk seyahatini gerçeklestirdi. 1991 Dünya Tatar Birligi Baskani seçildi. 1991 Tataristan’a ikinci defa gitti. Çalli mitinginde konusma yapti. 1992 Tataristan’da egemenlik ilân edildi. Tataristan Millî Meclisi Fahri Üyeligine kabul edildi. 1997 Dünya Tatar Birligi Ödülünü aldi. 2000 Esi Zarife Hanim Münih’te vefat etti. 2001 5 Ekimde, 35 yildan beri yasamakta oldugu Almanya’dan Türkiye’ye döndü.
|
| 
| Türk Dünyası |

| "Rus Yayılmacılığı..."
Rus çarları ve onların varisleri kızıl çarlar, daha sonra Post-Sovyet sistemin yöneticileri, geleneksel sömürgecilik amaçtan bir nebze bile sapmadan, Doğuya, Batıya, Kuzeye ve Güneye, Norveç'ten Vladivostok'a, Kuzey Buz Denizi’nden Karadeniz’e kadar uzandılar. Ruslar Güneyde Türkiye'ye kadar Ahtapot gibi uzanmak istediler, ama Atatürk Yunan sömürücülerini denize dökmekle Rusların Akdeniz’e inmesini ebediyen kesti. Japonlar, Rusları 1904-1905 yıllarında fena halde yenerek, Doğuya Rus yayılmasını ebediyen durdurdular.
|
| 
| Fikir Özgürlüğü |

| Lenin...
Lenin, 7 Kasım 1917 yılında Petersburg'ta yaptığı konuşmasında, Rus intelligensyası (aydınları) için "Kafası çöp dolu" diye yakınıp söylemişti. Gerçekten bunun manasını (anlamını) pek kavramamıştım, şimdi Putin, Tataristan Muhtar Cumhuriyetinin egemenliğini ilan etmesini hice sayarak, Tataristan yöneticilerinin Milli Meclisi'nde, Tataristan'da Latin alfabesinin büyük çoğunlukla kabul edilişini, Rusya Federasyonu Anayasasına aykırı diye RF Duması'nın hiçe saydığı Kararı onayladı. İşte bu Karar, Rus intelligensiyesinin (aydınlarının) kafası çöp dolu olduğunu ispat etti..
|
| 
| Karadeniz ve Hazar |

| Rusya'nın Geleceği...
Karadeniz’de Rus emellerine engel sayılan Ukrayna, Polonya, Türkiye ve Hazar Denizi’ne uzanmak için İran ile Azerbaycan'ı ve Gürcistan'ı zararsız hale getirmek gibi stratejik planlar kurmaya girişti. Bundan 3-4 yıl önce dünya haritasına baktığımızda, Sovyet İmparatorluğu'nun varisi Rusya Federasyonu'nun Avrasya kıtasında barış için büyük tehlike teşkil ettiği göze çarpardı. Lakin son yılbaşında Ukrayna'da yapılan Devlet Başkanı seçimlerinin, Rusya'nın çıkarlarına aykırı sonuçlar vermesi ve Baltık boyundaki devletlerin evvela NATO'ya, sonunda Avrupa Birliği’ne girmesi olayları, Rusya'nın çökmesini hızlandırıcı nitelik taşımaktadırlar..
|
|
|