Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

27 Mart 2005

Enver Paşa

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Dünyası

 


Ukrayna'nın Bağımsızlığa Kavuşması -Darısı Tataristan'la Başkırdistan'ın Başına-


-Ali Akış-


Eski Sovyetler Birliği’nin Ruslardan sonra ikinci milletinden sayılan Ukrayna halkı, 400 yıllık tutsaklıktan sonra, nihayet tam bağımsızlığına kavuştu. Bu satırların yazarı genç yaşlarında iken Polonya’da ve sonra 1966 yılına dek Almanya’da 1966-1986 yılları arasında Ukrayna diasporası mensupları ile sürekli işbirliği yaptığı için bu konuda söz sahibi olma hakkını kazanmış bir siyaset adamıdır diye inanıyorum.

 

Ayrıca 1969 ile 1986 yılları arasında Münih'te Paris Bloku saflarında yoğun çalışmalar yaptığımız için Ukrayna diasporasının yapıcı rolünü dile getirmek bir insanlık borcudur diyebilirim. Bu diaspora mensupları arasında yazar ve gazeteci Liwitski, onun yardımcısı Dr. Dovhal, Dr. Leonti, ömür boyunca hatırlanacak siyasi liderlerdi. Örneğin, yazar Liwitski, Paris Bloku Başkanı Dr.Dovhal ve Leonti, danışmanlar olarak hafızamda yer etmişlerdir. Bu satırların yazarı, sürekli olarak Paris Bloku Genel Sekreteri görevini yüklenmiş olarak zevkli ve ürünlü çalışmaları yerine getirmiştik.

 

Seyircileri ve okuyucularımızı fazla sıkmamak için konunun temeline geçmeme müsaade etmenizi rica ederim.

 

56 milyonluk Ukrayna'nın, 400 yıl sonra hakkı olan tam bağımsızlığa kavuşması, tüm tutsak milletler için bir sevinç kaynağı olmalıdır. Aslında 1919’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Anadolu'da Batı emperyalistlerine, aynı yıllarda Polonya'da Pilsudski'nin, Ukrayna'da Petlüra'nın doğu sömürgecileri: Ruslara karşı kahramanca savaşmaları, tüm tutsak milletlere örnek teşkil eder nitelikte kutsal bağımsızlık hareketidir. Bütün dünya bu gerçeği tanımalı ve hakkı olan, Türk, Polonya ve Ukrayna milletlerinin faziletli düzeye yükseltme işine katkıda bulunmalıdır.

 

İdil-Ural Türk-Tatarlarının önderi sıfatıyla, yukarıda  adları geçen Türk, Polonya ve Ukrayna halkları ile yanı sıra Volga (İdil) Tatarları, Çeçenler, Kırım Tatarları, Ahıska Türklerine de hakları olan bağımsızlık verilmelidir diye tüm B.M.T.’ına sesleniyorum.

 

 

Rus çarları ve onların varisleri kızıl çarlar, daha sonra Post-Sovyet sistemin yöneticileri, geleneksel sömürgecilik amaçtan bir nebze bile sapmadan, Doğuya, Batıya, Kuzeye ve Güneye, Norveç'ten Vladivostok'a, Kuzey Buz Denizi’nden Karadeniz’e kadar  uzandılar. Ruslar Güneyde Türkiye'ye kadar Ahtapot gibi uzanmak istediler, ama Atatürk Yunan sömürücülerini denize dökmekle Rusların Akdeniz’e inmesini ebediyen kesti. Japonlar, Rusları 1904-1905 yıllarında fena halde yenerek, Doğuya Rus yayılmasını ebediyen durdurdular.

 

Rus İmparatorluğu’nun kurucusu Deli Petro, 1700 yılında Petersburg’u kurmak suretiyle Avrupa'ya pencere açmıştı. Daha önce 1552 yılında Kazan Hanlığı, 1657’de Ukrayna Devleti, Rus istilasına uğramıştı. Bu şekilde Rusya “at morya da morya” (denizden denize) yol açtı. Kırım’ın 1783’te Rus istilası, Karadeniz’e dek ulaştı. Böylece “at morya da morya” rüyası gerçekleşti.

 

Ukrayna'nın 2004 yılında tam bağımsızlığa kavuşması sonucunda denizden denize rüyası seraba (alptroyma) dönüştü. Bravo Ukrayna, Baltık Devletleri ile Polonya'nın desteği sayesinde Baltık’taki Avrupa penceresi donduruldu. Kala kala Kuzey yolu hala açık kaldı. Hiç merak etmeyin İvanlar, Kuzeyi fraklı pinguin diplomatları, Kuzey Buz Denizini Çin'e devredecekler.

 

image of the map

 

Rus  yazarı Puşkin, “Poltava Döğüşmesi” adlı şiirine Deli Petro'ya hitaben:

 

“Liş tıy vozdvig geroy Poltavı

Ogromnıy pamyatnik sebe”.

 

Ancak sen Poltava kahramanı

Kendine muazzam heykele hak kazandın.

 

Puşkin, “Poltava” şiirinde devamla:

“Kogda Rossiya molodaya

Mujala geniyem Petra”

 

Petro’nun dehası sayesinde

Genç Rusya olgun millet haline geldi

 

Evet, şimdi "Dahi" Putin sayesinde, yaşlanmış Rusya ölüme mahkum oldu. Rusya'nın ölümü, Allah'ın kaderidir. Kamusal toplumlar, ayrı fertler de, Allah'ın önceden çizdiği kader yolcularıdır. O kader yolunu hiçbir güç değiştiremez, zira o güç ancak Allah'a hastır.

 

Bu yazımı Rus, Tatar ve İngiliz dillerine çevirmek, aydın gençlerin en kutsal görevidir. Rusya'nın son nihai çöküşü, 21. yüzyılın ortasında gerçekleşecek. Rusya'nın cenazesi, sayısız günahları sonucu gayet büyük olacak. Rus yöneticileri, müstahak oldukları cezaya günahları oranında çarptırılacaklar.

 

Tatarlar, Başkurtlarla Federasyon şeklinde Türkiye Cumhuriyeti, Japonya, Pakistan, Kırım, Çeçenistan, Ahıska Türkleri, çektikleri ağırlıklar oranında ödüller kazanacaklar. Allah, Türk-İslam ve Asya halklarına iyilik versin. Amin. 

 

Ali Akış

27 Mart 2005



Avrasya Ayısının Ölüm Süreci Hızını Arttırıyor -Ali Akış-


Bundan önceki yazılarımda belirttiğim gibi, Avrupa ayısının (Rusya’nın) ölüm süreci son dönemlerde hızını arttırdı. Tarihten belli olduğu veçhiyle, Rusya'nın zirve noktasından düşmesi 1905 yılında, yani Rusya'nın Japonya'ya yenilmesi ile başladı. Böylece, Rusya İmparatorluğu'nun sonunun başlangıcı 1905 yılında vuku buldu. Bundan sonra Bolşevik İhtiläli, Rusya'yı uçurumun kenarına getirmişti, ama siyasi ve iktisadi konjonktür, o zaman, Rusya'yı kesin çöküşten kurtarmıştı.



Bütün Dünya Türk Gençlerine Çağrım -Ali Akış-


Büyük Türk Dünyası şimdiki zamanda iki çeşit sosyal ve siyasal zamanda bulunmaktadır:

 

(1.) Birinci Kategori'ye dahil ülkeler arasında tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti örnek teşkil etmekte. Onu Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan Cumhuriyetleri takip etmekte. Yavru ülke Kuzey Kıbrıs özel (specific) yeri işgal etmekte. Söz konusu 7 Türk cumhuriyeti, uluslararası devletler hukukunun hükümleri çerçevesinde yaşamını sürdürmektedir.



Türk Birliğini Gerçekleştirme Yolundaki Engeller  -Ali Akış-


Türkiye Cumhuriyeti, dünyadaki konumunu daha sağlam temellere oturtmak için, başta ahlaki, siyasi, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak zorundadır. Bu engellerin başında, Türkiye’den büyük beklentiler sergilemekte olan Türk-Tatar ve genellikle Türk-İslam ülkelerine olan ilgimizi açıktan açık ve somut (konkret) bir şekilde ve düzenli bir biçimde sürdürmeliyiz. AB ile ABD’nin bizimle ilişkilerinde her ikisinin tutumunda ve tavrında çifte standart göze çarpmaktadır.


 

Ali Akış


1918 Mançurya’nin Haylar kasabasinda dünyaya geldi.
1924 Ilkokula basladi.
1928 Ali Akis 10 yasindayken Ayaz Ishakî Berlin’de Millî Yul dergisini nesretmeye basladi.
1929 Rus Lisesine girdi. Ruslar, Mançurya’yi isgal etti.
1932 Haylar, Japon isgaline ugradi.
1935 Mugden’de Uzak Dogu Tatar Umum Kurultayi toplandi.
1936 Liseyi bitirdi. Ayaz Ishakî Haylar’a geldi.
12 Aralikta Kore üzerinden Japonya’nin Kobe sehrine gitti.
1937 Ocak ayinda Ezher’de okumak üzere Kahire’ye gitti.
1938 Eylülde Kahire’den ayrildi, Varsova’ya gitti.
1939 Polonya, Rus ve Alman ordulari tarafindan isgal edildi.
1940 Türkiye’ye geldi. Istanbul Üniversitesi Iktisat Fakültesinde tahsile basladi.
1944 Son sömestrideyken rahatsizligi yüzünden fakülteyi birakti. Türk Kültür Birligi kapatildi.
1945 Yedek Subay Okulunda askerlige basladi
1947 Vatani görevini tamamlayarak terhis oldu.
1948 Ankara’ya geldi.
1953 Ailesi Türkiye’ye geldi.
1953 Münih’te Paris Bloku kuruldu.
1954 Ayaz Ishakî Ankara’da vefat etti.
Akis, NATO’nun Ankara bürosunda ise basladi.
1956 Zarife Hanimla Istanbul’da nisanlandi.
1957 Dügün için esinin memleketi Finlandiya’ya gitti.
1958 Türkiye’ye döndü.
1959 ABD’de Esir Milletler Kanunu çikti.
1963 Ankara Türk Ocaginda Idil-Ural Konferansi verdi.
1966 Münih’te Hürriyet Radyosunda yorumcu, spiker ve mütercim olarak ise basladi.
1969 Münih’te Paris Bloku Genel Sekreteri oldu.
1975 Luzern’de Insan Haklari Avrupa Komitesi üyesi oldu.
1978 1978 Luzern Konferansi’na katildi.
1979 Ayaz Ishakî adli kitap Ankara’da basildi.1983 Hürriyet Radyosundan emekli oldu.
1985 Idil-Ural’da Hürriyet Mücadelesi adli kitabi yayinlandi.
1986 Paris Bloku feshedildi.
1990 Tataristan’a ilk seyahatini gerçeklestirdi.
1991 Dünya Tatar Birligi Baskani seçildi.
1991 Tataristan’a ikinci defa gitti. Çalli mitinginde konusma yapti.
1992 Tataristan’da egemenlik ilân edildi. Tataristan Millî Meclisi Fahri Üyeligine kabul edildi.
1997 Dünya Tatar Birligi Ödülünü aldi.
2000 Esi Zarife Hanim Münih’te vefat etti.
2001 5 Ekimde, 35 yildan beri yasamakta oldugu Almanya’dan Türkiye’ye döndü.


 Türk Dünyası


Ruslar Kafkasya da ve Göçler


"Rus Yayılmacılığı..."


Rus çarları ve onların varisleri kızıl çarlar, daha sonra Post-Sovyet sistemin yöneticileri, geleneksel sömürgecilik amaçtan bir nebze bile sapmadan, Doğuya, Batıya, Kuzeye ve Güneye, Norveç'ten Vladivostok'a, Kuzey Buz Denizi’nden Karadeniz’e kadar  uzandılar. Ruslar Güneyde Türkiye'ye kadar Ahtapot gibi uzanmak istediler, ama Atatürk Yunan sömürücülerini denize dökmekle Rusların Akdeniz’e inmesini ebediyen kesti. Japonlar, Rusları 1904-1905 yıllarında fena halde yenerek, Doğuya Rus yayılmasını ebediyen durdurdular.


 Fikir Özgürlüğü


Çanakkale Savaşlarında Süngü Hücumu


Lenin...


Lenin, 7 Kasım 1917 yılında Petersburg'ta yaptığı konuşmasında, Rus intelligensyası (aydınları) için "Kafası çöp dolu" diye yakınıp söylemişti. Gerçekten bunun manasını (anlamını) pek kavramamıştım, şimdi Putin, Tataristan Muhtar Cumhuriyetinin egemenliğini ilan etmesini hice sayarak, Tataristan yöneticilerinin Milli Meclisi'nde, Tataristan'da Latin alfabesinin büyük çoğunlukla kabul edilişini, Rusya Federasyonu Anayasasına aykırı diye RF Duması'nın hiçe saydığı Kararı onayladı. İşte bu Karar, Rus intelligensiyesinin (aydınlarının) kafası çöp dolu olduğunu ispat etti..


 Karadeniz ve Hazar



Rusya'nın Geleceği...


Karadeniz’de Rus emellerine engel sayılan Ukrayna, Polonya, Türkiye ve Hazar Denizi’ne uzanmak için İran ile Azerbaycan'ı ve Gürcistan'ı zararsız hale getirmek gibi stratejik planlar kurmaya girişti. Bundan 3-4 yıl önce dünya haritasına baktığımızda, Sovyet İmparatorluğu'nun varisi Rusya Federasyonu'nun Avrasya kıtasında barış için büyük tehlike teşkil ettiği göze çarpardı. Lakin son yılbaşında Ukrayna'da yapılan Devlet Başkanı seçimlerinin, Rusya'nın çıkarlarına aykırı sonuçlar vermesi ve Baltık boyundaki devletlerin evvela NATO'ya, sonunda Avrupa Birliği’ne girmesi olayları, Rusya'nın çökmesini hızlandırıcı nitelik taşımaktadırlar..