
Ukrayna'nın Bağımsızlığa Kavuşması -Darısı Tataristan'la Başkırdistan'ın Başına-
-Ali Akış-
Eski Sovyetler Birliği’nin Ruslardan sonra ikinci milletinden sayılan Ukrayna halkı, 400 yıllık tutsaklıktan sonra, nihayet tam bağımsızlığına kavuştu. Bu satırların yazarı genç yaşlarında iken Polonya’da ve sonra 1966 yılına dek Almanya’da 1966-1986 yılları arasında Ukrayna diasporası mensupları ile sürekli işbirliği yaptığı için bu konuda söz sahibi olma hakkını kazanmış bir siyaset adamıdır diye inanıyorum. Ayrıca 1969 ile 1986 yılları arasında Münih'te Paris Bloku saflarında yoğun çalışmalar yaptığımız için Ukrayna diasporasının yapıcı rolünü dile getirmek bir insanlık borcudur diyebilirim. Bu diaspora mensupları arasında yazar ve gazeteci Liwitski, onun yardımcısı Dr. Dovhal, Dr. Leonti, ömür boyunca hatırlanacak siyasi liderlerdi. Örneğin, yazar Liwitski, Paris Bloku Başkanı Dr.Dovhal ve Leonti, danışmanlar olarak hafızamda yer etmişlerdir. Bu satırların yazarı, sürekli olarak Paris Bloku Genel Sekreteri görevini yüklenmiş olarak zevkli ve ürünlü çalışmaları yerine getirmiştik. Seyircileri ve okuyucularımızı fazla sıkmamak için konunun temeline geçmeme müsaade etmenizi rica ederim. 56 milyonluk Ukrayna'nın, 400 yıl sonra hakkı olan tam bağımsızlığa kavuşması, tüm tutsak milletler için bir sevinç kaynağı olmalıdır. Aslında 1919’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Anadolu'da Batı emperyalistlerine, aynı yıllarda Polonya'da Pilsudski'nin, Ukrayna'da Petlüra'nın doğu sömürgecileri: Ruslara karşı kahramanca savaşmaları, tüm tutsak milletlere örnek teşkil eder nitelikte kutsal bağımsızlık hareketidir. Bütün dünya bu gerçeği tanımalı ve hakkı olan, Türk, Polonya ve Ukrayna milletlerinin faziletli düzeye yükseltme işine katkıda bulunmalıdır.
İdil-Ural Türk-Tatarlarının önderi sıfatıyla, yukarıda adları geçen Türk, Polonya ve Ukrayna halkları ile yanı sıra Volga (İdil) Tatarları, Çeçenler, Kırım Tatarları, Ahıska Türklerine de hakları olan bağımsızlık verilmelidir diye tüm B.M.T.’ına sesleniyorum. Rus çarları ve onların varisleri kızıl çarlar, daha sonra Post-Sovyet sistemin yöneticileri, geleneksel sömürgecilik amaçtan bir nebze bile sapmadan, Doğuya, Batıya, Kuzeye ve Güneye, Norveç'ten Vladivostok'a, Kuzey Buz Denizi’nden Karadeniz’e kadar uzandılar. Ruslar Güneyde Türkiye'ye kadar Ahtapot gibi uzanmak istediler, ama Atatürk Yunan sömürücülerini denize dökmekle Rusların Akdeniz’e inmesini ebediyen kesti. Japonlar, Rusları 1904-1905 yıllarında fena halde yenerek, Doğuya Rus yayılmasını ebediyen durdurdular. Rus İmparatorluğu’nun kurucusu Deli Petro, 1700 yılında Petersburg’u kurmak suretiyle Avrupa'ya pencere açmıştı. Daha önce 1552 yılında Kazan Hanlığı, 1657’de Ukrayna Devleti, Rus istilasına uğramıştı. Bu şekilde Rusya “at morya da morya” (denizden denize) yol açtı. Kırım’ın 1783’te Rus istilası, Karadeniz’e dek ulaştı. Böylece “at morya da morya” rüyası gerçekleşti. Ukrayna'nın 2004 yılında tam bağımsızlığa kavuşması sonucunda denizden denize rüyası seraba (alptroyma) dönüştü. Bravo Ukrayna, Baltık Devletleri ile Polonya'nın desteği sayesinde Baltık’taki Avrupa penceresi donduruldu. Kala kala Kuzey yolu hala açık kaldı. Hiç merak etmeyin İvanlar, Kuzeyi fraklı pinguin diplomatları, Kuzey Buz Denizini Çin'e devredecekler. 
Rus yazarı Puşkin, “Poltava Döğüşmesi” adlı şiirine Deli Petro'ya hitaben: “Liş tıy vozdvig geroy Poltavı Ogromnıy pamyatnik sebe”. Ancak sen Poltava kahramanı Kendine muazzam heykele hak kazandın. Puşkin, “Poltava” şiirinde devamla: “Kogda Rossiya molodaya Mujala geniyem Petra” Petro’nun dehası sayesinde Genç Rusya olgun millet haline geldi Evet, şimdi "Dahi" Putin sayesinde, yaşlanmış Rusya ölüme mahkum oldu. Rusya'nın ölümü, Allah'ın kaderidir. Kamusal toplumlar, ayrı fertler de, Allah'ın önceden çizdiği kader yolcularıdır. O kader yolunu hiçbir güç değiştiremez, zira o güç ancak Allah'a hastır. Bu yazımı Rus, Tatar ve İngiliz dillerine çevirmek, aydın gençlerin en kutsal görevidir. Rusya'nın son nihai çöküşü, 21. yüzyılın ortasında gerçekleşecek. Rusya'nın cenazesi, sayısız günahları sonucu gayet büyük olacak. Rus yöneticileri, müstahak oldukları cezaya günahları oranında çarptırılacaklar. Tatarlar, Başkurtlarla Federasyon şeklinde Türkiye Cumhuriyeti, Japonya, Pakistan, Kırım, Çeçenistan, Ahıska Türkleri, çektikleri ağırlıklar oranında ödüller kazanacaklar. Allah, Türk-İslam ve Asya halklarına iyilik versin. Amin. Ali Akış 27 Mart 2005
|