
Türk
Dünyasına Sahip Çıkılmalıdır
-Reşat Doğru-
1933 yılında yüce
Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda, özellikle 1991 yılından sonra
ortaya çıkan fırsatların değerlendirilmesi için Türkiye Cumhuriyeti
Hükümetleri tarafından başlatılan çalışmalar son yıllarda sekteye
uğramıştır.
AKP İktidarıyla
birlikte; Türk Dünyası ile ilişkilerde önemli bir yön değişikliği
olmuştur. Türk Dünyasına gereken önem verilmemiştir.
TÜRK Dünyası ile
ilişkilerde kültürel anlamda ilerlemeler olmamakta olup, ilişkilere
ekonomik gözle bakılmaktadır. Ancak bu göz Türkün ve Türk Milletinin
gözü değil AB ve ABD’nin gözü ile onların çıkarları doğrultusunda bakan
gözdür.
Küresel güç
mücadelesinin Ortadoğu’dan Avrasya’ya kaydığı günümüzde, bütün Dünya
devi devletler Orta Asya da söz sahibi olabilmek için her türlü santraç
oyunlarını oynarken, Türkiye Afrika’ya açılım adına Dış politikada yön
değişikliğine gitmiştir. Bu durum Cumhurbaşkanının, başbakanın ve
Dışişleri Bakanının ziyaretlerinde de kendini göstermektedir.
Türk dilinin
konuşulduğu Cumhuriyetler ve Akraba topluluklara yardım ve ilişkilerin
geliştirilmesi için kurulmuş olan TİKA, kuruluşu ile birlikte Türk
Cumhuriyetlerinde Koordinasyon Ofisleri açmıştır.
AKP iktidarı ile
birlikte TİKA, kuruluş kanununun amacındaki konular aksine, kalkınmakta
olan tüm ülke ve topluluklara yardım şeklinde bir misyona bürünmüş, bu
yönlü faaliyet yapar konuma gelmiştir. Bundan dolayı da TİKA
koordinasyon ofisleri, Sudan’dan Senegal’e, Etiyopya’ya, Afganistan’a
kadar çeşitli yerlerde açılmıştır
TİKA, Filistin’de
olmalı, Irak’ta, Kerkük’te, Musul’da, Telafer’de, Suriye’de Halep’te,
Lübnan’da Beyrut’ta, Doğu Türkistan’da Sincan bölgesinde de bulunmalı, o
bölgelere yardım yapmalı, ofis de açmalıdır.
TİKA tarafından
yürütülen proje çalışmalarına bakıldığında, Kafkasya ve Orta Asya’daki
artışın 2006 yılında yüzde 129, Balkanlar ve Doğu Avrupa’da yüzde 179
artış görülürken, Orta Doğu ve Afrika’ya açılım planı çerçevesinde proje
sayısında yüzde 233 artış görülmektedir. Bu da alenen gösteriyor ki,
TİKA, faaliyetlerini yavaş yavaş, Türk Dünyasından Afrika ülkelerine
kaydırmaktadır.
Türkiye Kalkınma
yardımları açısından bakıldığında, 1990’lı yıllarda bağımsızlığını
kazanan Türk Cumhuriyetlerine açılmış Eximbank kredilerin miktarı, AKP
İktidarı döneminde yapılan yardımlara göre çok fazladır. Altı yıllık AKP
iktidarında ona bile ulaşılamamıştır.
AKP dönemindeki politika değişikliğinin bir
örneği de , Komor adalarına ilaç yardımı, Somali’de köprü ve yolların
yapımı, Kongo-Katanga vilayeti ve çeşitli yerlere bilgisayar ve hastane
ameliyathanesi malzemeleri taşınması, Doğu Karayib ülkelerinde çocuk
parkı yapılması, Kenya’nın Mombasa kentinde gecekonduların ıslahına
destek olunması gibi, TİKA’nın tarafından yapılan yardımlarda
görülmektedir.
AKP döneminde,
Azerbaycan’ın, Karabağ dâhil, topraklarının 1/3’ü işgal eden
Ermenistan’a 790 bin dolar yardım yapıldığı faaliyet raporlarında yer
almaktadır. Bu yardımın neden yapıldığı anlaşılamamıştır. Bu gün yardım
edilen Ermenistan’da Türk Bayrağı çiğnenmektedir. İşgal altında kalan
topraklardan atılan Azerbaycan Türkleri çok zor şartlar altında Bakü ve
çevresinde yaşamakta olan kardeşlerimize yapılan yardımlar yetersiz
kalmaktadır. Geçmişte bu konuda çok büyük yardımlar vardır.
Irak’ta
Türkmenler, Azerbaycan’da Azeri Türkleri, Doğu Türkistan’daki Uygur
Türklerine yardım yapılmalıdır. Özellikle, yurtlarından Stalin
tarafından atılan, şimdi de Gürcistan devleti tarafından geri dönüşleri
kabul edilen Ahıska Türklerine yardım yapılmalıdır. Ahıska Türklerine de
konut edinme projesi yapılmalı ve de uygulanmalıdır.
Bunların yanında, Türkiye ve Azerbaycan’ı da
kapsayan, diğer kardeş cumhuriyetlerini de yakından ilgilendiren TRACECA
ve NABUCCO projelerinin de bir an önce, ülkemiz ve kardeş ülkeler
menfaatleri yönünde süratli bir şekilde bitirilmesi getirilmesi
gerektiği halde, bu konudaki gelişmeler inisiyatifin Türkiye’nin elinden
kaçtığını göstermektedir.
1948 yılından
1998 yılına kadar SSCB de ve diğer doğu Bloku ülkelerde yaşayan
kardeşlerimizdeki Türklük bilinci KGB tarafından yok edilmeye
çalışılmıştır. Bu gün ise Türkiye’de AKP iktidarı ile birlikte Türk
milletine Türk gözüyle Mozaik v.b adlarla bakış açısında sapmalar
vardır. Bu da yetmemiş gibi Türk’e hakaret serbest bırakılmıştır.
Bu nedenledir ki
AKP yöneticileri tarafından sadece seçim zamanlarında hatırlanan Türk
Dünyası Kurultaylarına da diğer kardeş Cumhuriyetlerin katılımları
yetersiz düzeyde kalmaktadır.
Devlet Başkanları
zirvelerinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Nur sultan Nazarbayev, tarafından
dile getirilen Avrasya Birliği ve Aksakallılar Meclisi oluşturulması
gibi öneriler görmezden gelinmektedir.
Ortak Alfabe
konusunda herhangi bir ilerleme olmadığı gibi, Üniversite
diplomalarında, denklik problemleri devam etmektedir.
Vakıflar yasası,
Batı Trakya’daki Türklerin karşı karşıya kaldığı durumlar, vakıf
mallarına uygulanan yaptırımlar dikkate alınmadan çıkarılmıştır.
TÜRK
MİLLİYETÇİLERİNİN TEK BAŞINA İKTİDARINDA
—Türk Dünyası Bakanlığı kurulacak
—Bakanlıklarda, Türk Dünyası ile ilişkiler
koordinasyon Dairesi kurulacak
—Türk Dünyasını ilgilendiren her türlü
konuda, ortak menfaatlerin korunmasına yönelik kararların alınması
amacıyla, siyasi bir kuruluş olarak Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu
OLUŞMASINA ÇALIŞILACAK
—Türk Dünyası ile ilişkilerde
Parlamentoların etkinliğinin artırılması için Türk Dünyası
Parlamentonlar Asamblesi kurulacak
—Türk Dünyası Aksakallılar Meclisi kurulacak
— Türk Dünyası Bilim ve teknoloji veri taban
oluşturulacak
— Tarihi İpek yolu yeniden canlandırılacak
Reşat Doğru
9 Mayıs 2008 Tokat Milletvekili
|