Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

9 Mayıs 2008

Ahmet Arif

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Dünyası


Türk Dünyasına Sahip Çıkılmalıdır


-Reşat Doğru-


1933 yılında yüce Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda, özellikle 1991 yılından sonra ortaya çıkan fırsatların değerlendirilmesi için Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri tarafından başlatılan çalışmalar son yıllarda sekteye uğramıştır.

 

AKP İktidarıyla birlikte; Türk Dünyası ile ilişkilerde önemli bir yön değişikliği olmuştur. Türk Dünyasına gereken önem verilmemiştir.

 

TÜRK Dünyası ile ilişkilerde kültürel anlamda ilerlemeler olmamakta olup, ilişkilere ekonomik gözle bakılmaktadır. Ancak bu göz Türkün ve Türk Milletinin gözü değil AB ve ABD’nin gözü ile onların çıkarları doğrultusunda bakan gözdür.

 

Küresel güç mücadelesinin Ortadoğu’dan Avrasya’ya kaydığı günümüzde, bütün Dünya devi devletler Orta Asya da söz sahibi olabilmek için her türlü santraç oyunlarını oynarken, Türkiye Afrika’ya açılım adına Dış politikada yön değişikliğine gitmiştir. Bu durum Cumhurbaşkanının, başbakanın ve Dışişleri Bakanının ziyaretlerinde de kendini göstermektedir.

 

Türk dilinin konuşulduğu Cumhuriyetler ve Akraba topluluklara yardım ve ilişkilerin geliştirilmesi için kurulmuş olan TİKA, kuruluşu ile birlikte Türk Cumhuriyetlerinde Koordinasyon Ofisleri açmıştır.

 

AKP iktidarı ile birlikte TİKA, kuruluş kanununun amacındaki konular aksine, kalkınmakta olan tüm ülke ve topluluklara yardım şeklinde bir misyona bürünmüş, bu yönlü faaliyet yapar konuma gelmiştir. Bundan dolayı da TİKA koordinasyon ofisleri, Sudan’dan Senegal’e, Etiyopya’ya, Afganistan’a kadar çeşitli yerlerde açılmıştır

 

TİKA, Filistin’de olmalı, Irak’ta, Kerkük’te, Musul’da, Telafer’de, Suriye’de Halep’te, Lübnan’da Beyrut’ta, Doğu Türkistan’da Sincan bölgesinde de bulunmalı, o bölgelere yardım yapmalı, ofis de açmalıdır.

 

TİKA tarafından yürütülen proje çalışmalarına bakıldığında, Kafkasya ve Orta Asya’daki artışın 2006 yılında yüzde 129, Balkanlar ve Doğu Avrupa’da yüzde 179 artış görülürken, Orta Doğu ve Afrika’ya açılım planı çerçevesinde proje sayısında yüzde 233 artış görülmektedir. Bu da alenen gösteriyor ki, TİKA, faaliyetlerini yavaş yavaş, Türk Dünyasından Afrika ülkelerine kaydırmaktadır.

 

Türkiye Kalkınma yardımları açısından bakıldığında, 1990’lı yıllarda bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetlerine açılmış Eximbank kredilerin miktarı, AKP İktidarı döneminde yapılan yardımlara göre çok fazladır. Altı yıllık AKP iktidarında ona bile ulaşılamamıştır.

 

AKP dönemindeki politika değişikliğinin bir örneği de , Komor adalarına ilaç yardımı, Somali’de köprü ve yolların yapımı, Kongo-Katanga vilayeti ve çeşitli yerlere bilgisayar ve hastane ameliyathanesi malzemeleri taşınması, Doğu Karayib ülkelerinde çocuk parkı yapılması, Kenya’nın Mombasa kentinde gecekonduların ıslahına destek olunması gibi, TİKA’nın tarafından yapılan yardımlarda görülmektedir.

 

AKP döneminde, Azerbaycan’ın, Karabağ dâhil, topraklarının 1/3’ü işgal eden Ermenistan’a 790 bin dolar yardım yapıldığı faaliyet raporlarında yer almaktadır. Bu yardımın neden yapıldığı anlaşılamamıştır. Bu gün yardım edilen Ermenistan’da Türk Bayrağı çiğnenmektedir. İşgal altında kalan topraklardan atılan Azerbaycan Türkleri çok zor şartlar altında Bakü ve çevresinde yaşamakta olan kardeşlerimize yapılan yardımlar yetersiz kalmaktadır. Geçmişte bu konuda çok büyük yardımlar vardır.

 

Irak’ta Türkmenler, Azerbaycan’da Azeri Türkleri, Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine yardım yapılmalıdır. Özellikle, yurtlarından Stalin tarafından atılan, şimdi de Gürcistan devleti tarafından geri dönüşleri kabul edilen Ahıska Türklerine yardım yapılmalıdır. Ahıska Türklerine de konut edinme projesi yapılmalı ve de uygulanmalıdır.

 

Bunların yanında, Türkiye ve Azerbaycan’ı da kapsayan, diğer kardeş cumhuriyetlerini de yakından ilgilendiren TRACECA ve NABUCCO projelerinin de bir an önce, ülkemiz ve kardeş ülkeler menfaatleri yönünde süratli bir şekilde bitirilmesi getirilmesi gerektiği halde, bu konudaki gelişmeler inisiyatifin Türkiye’nin elinden kaçtığını göstermektedir.

 

1948 yılından 1998 yılına kadar SSCB de ve diğer doğu Bloku ülkelerde yaşayan kardeşlerimizdeki Türklük bilinci KGB tarafından yok edilmeye çalışılmıştır. Bu gün ise Türkiye’de AKP iktidarı ile birlikte Türk milletine Türk gözüyle Mozaik v.b adlarla bakış açısında sapmalar vardır. Bu da yetmemiş gibi Türk’e hakaret serbest bırakılmıştır.

 

 Bu nedenledir ki AKP yöneticileri tarafından sadece seçim zamanlarında hatırlanan Türk Dünyası Kurultaylarına da diğer kardeş Cumhuriyetlerin katılımları yetersiz düzeyde kalmaktadır.

 

Devlet Başkanları zirvelerinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Nur sultan Nazarbayev, tarafından dile getirilen Avrasya Birliği ve Aksakallılar Meclisi oluşturulması gibi öneriler görmezden gelinmektedir.

 

Ortak Alfabe konusunda herhangi bir ilerleme olmadığı gibi, Üniversite diplomalarında, denklik problemleri devam etmektedir.

 

Vakıflar yasası, Batı Trakya’daki Türklerin karşı karşıya kaldığı durumlar, vakıf mallarına uygulanan yaptırımlar dikkate alınmadan çıkarılmıştır.

 

 

TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN TEK BAŞINA İKTİDARINDA

—Türk Dünyası Bakanlığı kurulacak

 

—Bakanlıklarda, Türk Dünyası ile ilişkiler koordinasyon Dairesi kurulacak

 

—Türk Dünyasını ilgilendiren her türlü konuda, ortak menfaatlerin korunmasına yönelik kararların alınması amacıyla, siyasi bir kuruluş olarak Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu OLUŞMASINA ÇALIŞILACAK

 

—Türk Dünyası ile ilişkilerde Parlamentoların etkinliğinin artırılması için Türk Dünyası Parlamentonlar Asamblesi kurulacak

 

—Türk Dünyası Aksakallılar Meclisi kurulacak

 

— Türk Dünyası Bilim ve teknoloji veri taban oluşturulacak

 

— Tarihi İpek yolu yeniden canlandırılacak

 

Reşat Doğru

9 Mayıs 2008

Tokat Milletvekili



Ahıska Türkleri Destek Bekliyor -Reşat Doğru-


Ahıska Türkleri yıllarca Gürcistan’ın Mesket bölgesinde yaşamış kardeşlerimizdir. Bu bölge Osmanlı yönetiminden sonra Sovyet Rusya idaresine geçmiştir. 1917 yılında Rusya da Yaşanan ihtilal sonrası büyük baskılarla karşılaşan Ahıska Türklerine uygulanan bu baskılar 2.Dünya Savaşı sırasında doruğa çıkmıştır. 14 Kasım 1944 tarihinde Stalin’in emri ile bu bölgede yaşayan kardeşlerimiz Rus askerlerinin sungu tehdidi altında tren vagonlarına zorla bildirildiler. İnsan onuruna yakışmayan bu durum bir sürgündü. Bu sürgün soy kırım gibi uygulanarak 17 bin civarında Ahıskalı, Türk oldukları için vatanlarından alınarak o tarihte ki SSCB nin değişik bölgelerine dağıtıldılar.



26 Şubat Hocalı Katliamı Unutulmamalıdır! -Reşat Doğru-


26 Şubat tarihi; Türk Dünyası ve Azeri Türklerinin en acılı günlerden birisidir. Bu tarih aynı zamanda insanlık tarihi içinde tam anlamıyla kara bir sayfadır. Bundan 16 yıl önce 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Hocalı kentinde Ermeniler sivil halka karşı ellerinde ağır silahlarla saldırarak, silahsız, savunmasız, garip insanları acımasızca katlettiler.  Bu soykırımda; 106 kadın, 83 çocuk başta olmak üzere 613 kişi hunharca Ermeniler tarafından katledilmiş, 478 kişi ise ağır yaralanmış ayrıca 1275 kişi ise rehin alınarak götürülmüştür.



Dokunulmazlık Kaldırılmalı, Devlete Sahip Çıkılmalıdır! -Reşat Doğru-


Geçtiğimiz günlerde, MHP grubu,70 milletvekilinin tamamının imzasıyla, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik suçlarda, milletvekillerinin, dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliği teklifini, kamuoyuna sundu. Bu esnada, Yargıtay Başsavcılığı da, DTP’nin kapatılması için, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulundu. Bu başvurunun daha önceden yapılması gerektiğini, ancak, geçte olsa, davanın açılmasının, yüce Türk Milleti ‘nin vicdanında, olumlu karşılandığını düşünüyorum. Anayasa Mahkeme’si, kararını en doğru şekilde verecektir. Ancak, anlayamadığımız, bir şekilde, başta, bazı siyasi partiler olmak üzere, sözde bazı toplum kuruluşları, DTP’nin kapatılmasının, sorunları çözmeyeceğini anlatmaya çalışıyorlar. Acaba, bu düşünce doğru mu veya ne yapmak istiyorlar.


 

Reşat Doğru


Reşat Doğru, 20 Temmuz 1955 yılında Tokat ili Erbaa ilçesinde doğdu; ilk ve orta öğrenimini Erbaa ilçesinde, Lise öğrenimini İstanbul Pertevniyal Lisesi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru olarak mezun oldu.

 

Mezuniyetten sonra Tokat ili Almus ilçesi Hükümet Tabipliğinde göreve başladı. Ankara SSK Dışkapı Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde 1985 yılında ihtisasını tamamladı. Genel Cerrahi Uzmanı ünvanını aldıktan sonra Tokat ve Yozgat'ta çeşitli hastanelerde Genel Cerrahi Uzmanı, Başhekim Yardımcısı ve Başhekim olarak görev yaptı. 1994 yılında Tokat'ta Tabip Odası Başkanlığına seçildi ve bu görevi iki dönem yürüttü.

 

1995 yılında Milliyetçi Hareket Partisinden Tokat Milletvekili olarak 2. sıradan aday olarak seçime girdi, seçim sonrası tekrar görevine döndü. 1999 yılı Genel Seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisinden 21. dönem Tokat Milletvekili olarak TBMM'nde yer aldı. TBMM'nde Sağlık, Aile ve Sosyal İşler Komisyonunda görev yaptı. Türk Dünyası'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. Halen Tokat Milletvekilidir.

 

DOĞRU, evli ve iki çocuk babası olup İngilizce bilmektedir.


 Siyaset



--------


--


 Türkçülük



------------------------


-------------------------


 Türk Dünyası



BTC Boru Hattı Açılıyor


Petrol ve doğalgaz kaynaklarının önümüzdeki yıllar da iyi değerlendirilmiş olması, zengin ve güçlü bir Azerbaycan’ı Dünya gündemine getirecektir. Güçlü bir Azerbaycan şu anda aralarında sorunları bulunan Ermenistan’ı rahatsız edecektir. İşgal altındaki Azerbaycan toprakları ve bir milyon vatanlarından sürülen insanların seslerini ve çığlıklarını duymayan batı, bu gelişmeler karşısında rahatsız olabilecektir. Dünya’da iç karışıklıkların ve savaşların esas sebebinin, devletlerarası menfaat ve özellikle pay kapılmaya çalışılan enerji kaynakları olduğu düşünülürse, bu bölgenin ve konunun önemi bir kat daha artacaktır.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar