Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

8 Mayıs 2008

Ahmet Arif

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Dünyası


Ahıska Türkleri Destek Bekliyor


-Reşat Doğru-


Ahıska Türkleri yıllarca Gürcistan’ın Mesket bölgesinde yaşamış kardeşlerimizdir. Bu bölge Osmanlı yönetiminden sonra Sovyet Rusya idaresine geçmiştir. 1917 yılında Rusya da Yaşanan ihtilal sonrası büyük baskılarla karşılaşan Ahıska Türklerine uygulanan bu baskılar 2.Dünya Savaşı sırasında doruğa çıkmıştır.

14 Kasım 1944 tarihinde Stalin’in emri ile bu bölgede yaşayan kardeşlerimiz Rus askerlerinin sungu tehdidi altında tren vagonlarına zorla bildirildiler. İnsan onuruna yakışmayan bu durum bir sürgündü. Bu sürgün soy kırım gibi uygulanarak 17 bin civarında Ahıskalı, Türk oldukları için vatanlarından alınarak o tarihte ki SSCB nin değişik bölgelerine dağıtıldılar.

Ahıska Türkleri, Ukrayna, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan sonrada Türkiye ve ABD olmak üzere Dünyanın her tarafında yaşamaktadırlar. Bu yaşantıda kitaplara sığmayacak şekilde eza, cefa ve sıkıntılar vardır. Ancak birbirlerinden hiç kopmadılar ve Türklüklerinden hiçbir şey kaybetmediler. Bu yaşamda başlarına gelmedik kalmadı. Rusya nın Krasnador bölgesinde Rus Valinin ağır saldırılarına maruz kaldıkları gibi, kışkırtmalarla, Fergana olaylarıyla karşı karşıya kaldılar. Ancak, Sovyet Rusya zamanında sürgüne gönderilen bütün halklar vatanlarına dönmüşken, Ahıska Türkleri hep unutuldu. Vatan hasreti çekerek yanıp tutuştular.

Ahıska Türkleri Türkiye’de 3835 sayılı kanunla kabul edilerek bazı haklar kazandılar. Ancak bu yeterli olmadı. Ahıska Türkleri Vatandaşlık kanunu ile Türkiye Cumhuriyet Kimliklerine sahip olmak istiyor. Oturma izni ve çalışma konusunda kendilerine yardımcı olunmasını istiyor. Özellikle İçişleri Bakanlığı Yabancılar Dairesi tarafından çıkarılan 600 YTL kişi başı harç vs. için para alınmasından çok rahatsızlar. Ayakta kalma, yaşama mücadelesi verirken geçici iskan için alınan bu para, acilen kaldırılmalı, kardeşlerimize sahip çıkılmalıdır.

Ayrıca uzun yıllardır süren vatan hasreti, son bulacak gibi görünüyor. Gürcistan devleti, bağımsızlığını kazandıktan sonra, Avrupa Konseyine üyelik için müracaat edince kendisine Ahıska Türklerinin yurtlarına geri kabulü için yasal düzenlemeler yapması şartı konulmuştur. Bu şarta göre, 2 yıl içerisinde düzenleme yapılıp, 3 yıl içerisinde uygulamaya koyup geriye dönüş taahhütü vardı. Bu uzun yıllar gerçekleşmedi. Bu kanun Gürcistan Meclisinde ancak 2007 yılında yasalaştı. Bu kanuna göre 1.1.2008 – 1.1.2009 tarihleri arasında Ahıska Türkleri bulundukları ülkede Gürcistan Konsolosluklarına müracaat edip gerekli evrakları temin edebilirlerse, vatana dönüş hakkı kazanacaklardır.

Kanaatımızca bu kanunun çıkması olumlu olmakla birlikte, kanun adeta uygulanamaz biçimdedir. Bu konuda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Ahıska Türkü kardeşlerimize yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bu insanlar Ahıskadan Türk olarak sürüldüler. Bu nedenle bu bölgeye tekrar Türk olarak geri dönmelidirler.

Dünyanın çeşitli yerlerinde yaklaşık olarak 300 bin Ahıskalı Türk kardeşlerimize vatanlarına, topraklarına dönmeleri için gerekli her türlü imkan ve kolaylıklar sağlanmalıdır. Devlet olarak Ahıska bölgesine TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) koordinatörlükleri açmalıyız. Ayrıca Kırım Türklerine uygulanan konut edindirme ve yardımından da bu insanlarımızı da faydalandırmalıyız. Devlet Ahıska bölgesinde toprak ve ev almalı bu insanlara vermelidir. Ayrıca, istihdam yaratıcı, teşvik edici, çeşitli projeleri, oralara yerleşecek ailelere, sunmalıdır. Geri dönüşle ilgili destek sağlanmaz, yardım yapılmazsa o zaman başarılı olunmaz. Başarısızlığında tek sorumlusu da şu anda iktidarda bulunan AKP olacaktır. Türk milleti insanına, kardeşine, toprağına, bayrağına sahip çıkmayanları hiç unutmaz, bir gün mutlaka hesap sorar.

Reşat Doğru

8 Mayıs 2008

Tokat Milletvekili



26 Şubat Hocalı Katliamı Unutulmamalıdır! -Reşat Doğru-


26 Şubat tarihi; Türk Dünyası ve Azeri Türklerinin en acılı günlerden birisidir. Bu tarih aynı zamanda insanlık tarihi içinde tam anlamıyla kara bir sayfadır. Bundan 16 yıl önce 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Hocalı kentinde Ermeniler sivil halka karşı ellerinde ağır silahlarla saldırarak, silahsız, savunmasız, garip insanları acımasızca katlettiler.  Bu soykırımda; 106 kadın, 83 çocuk başta olmak üzere 613 kişi hunharca Ermeniler tarafından katledilmiş, 478 kişi ise ağır yaralanmış ayrıca 1275 kişi ise rehin alınarak götürülmüştür.



Dokunulmazlık Kaldırılmalı, Devlete Sahip Çıkılmalıdır! -Reşat Doğru-


Geçtiğimiz günlerde, MHP grubu,70 milletvekilinin tamamının imzasıyla, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik suçlarda, milletvekillerinin, dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliği teklifini, kamuoyuna sundu. Bu esnada, Yargıtay Başsavcılığı da, DTP’nin kapatılması için, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulundu. Bu başvurunun daha önceden yapılması gerektiğini, ancak, geçte olsa, davanın açılmasının, yüce Türk Milleti ‘nin vicdanında, olumlu karşılandığını düşünüyorum. Anayasa Mahkeme’si, kararını en doğru şekilde verecektir. Ancak, anlayamadığımız, bir şekilde, başta, bazı siyasi partiler olmak üzere, sözde bazı toplum kuruluşları, DTP’nin kapatılmasının, sorunları çözmeyeceğini anlatmaya çalışıyorlar. Acaba, bu düşünce doğru mu veya ne yapmak istiyorlar.



Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin Stratejik Önemi -Reşat Doğru-


Türkiye Devleti AB ile bütünleşmesi için harcadığı çaba kadar, Türk Dünyasına ilgi gösterip uygulasa, çok farklı oluşumlarla karşılaşabilir. Ülkemizin etrafındaki bütün gelişmeler, ciddi şekilde, yakın takip edilir, zamanında önlemler alınır, iyi komşuluk ilişkileri yanında, barışçı ortam gerçekleştirilebilirse, bölgeye kalıcı bir istikrar getirilip, savaş senaryolarına son verilebilir. Böylece bölge ülkeleri, emperyalist devletlerin ekonomik ve siyasi çıkarları uğruna, kurban edilmemiş olur. Farklı dayatma ve şantaj üçgenindeki,  Türkiye AB İlişkilerinden sıyrılıp, Balkanlar, Kafkasya ve Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerin, her alanda geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için,  kapsamlı bir,  siyasi, ekonomik program ortaya konarak, uygulamaya geçilmelidir. Devletimizin etrafındaki son gelişmeler zaman kaybedilmemesini gerektiriyor.


 

Reşat Doğru


Reşat Doğru, 20 Temmuz 1955 yılında Tokat ili Erbaa ilçesinde doğdu; ilk ve orta öğrenimini Erbaa ilçesinde, Lise öğrenimini İstanbul Pertevniyal Lisesi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru olarak mezun oldu.

 

Mezuniyetten sonra Tokat ili Almus ilçesi Hükümet Tabipliğinde göreve başladı. Ankara SSK Dışkapı Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde 1985 yılında ihtisasını tamamladı. Genel Cerrahi Uzmanı ünvanını aldıktan sonra Tokat ve Yozgat'ta çeşitli hastanelerde Genel Cerrahi Uzmanı, Başhekim Yardımcısı ve Başhekim olarak görev yaptı. 1994 yılında Tokat'ta Tabip Odası Başkanlığına seçildi ve bu görevi iki dönem yürüttü.

 

1995 yılında Milliyetçi Hareket Partisinden Tokat Milletvekili olarak 2. sıradan aday olarak seçime girdi, seçim sonrası tekrar görevine döndü. 1999 yılı Genel Seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisinden 21. dönem Tokat Milletvekili olarak TBMM'nde yer aldı. TBMM'nde Sağlık, Aile ve Sosyal İşler Komisyonunda görev yaptı. Türk Dünyası'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. Halen Tokat Milletvekilidir.

 

DOĞRU, evli ve iki çocuk babası olup İngilizce bilmektedir.


 Siyaset



--------


--


 Türkçülük



------------------------


-------------------------


 Türk Dünyası



BTC Boru Hattı Açılıyor


Petrol ve doğalgaz kaynaklarının önümüzdeki yıllar da iyi değerlendirilmiş olması, zengin ve güçlü bir Azerbaycan’ı Dünya gündemine getirecektir. Güçlü bir Azerbaycan şu anda aralarında sorunları bulunan Ermenistan’ı rahatsız edecektir. İşgal altındaki Azerbaycan toprakları ve bir milyon vatanlarından sürülen insanların seslerini ve çığlıklarını duymayan batı, bu gelişmeler karşısında rahatsız olabilecektir. Dünya’da iç karışıklıkların ve savaşların esas sebebinin, devletlerarası menfaat ve özellikle pay kapılmaya çalışılan enerji kaynakları olduğu düşünülürse, bu bölgenin ve konunun önemi bir kat daha artacaktır.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar