Yazar | 
Reşat Doğru |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
|

Ahıska
Türkleri Destek Bekliyor
-Reşat Doğru-
Ahıska Türkleri yıllarca Gürcistan’ın Mesket
bölgesinde yaşamış kardeşlerimizdir. Bu bölge Osmanlı yönetiminden sonra
Sovyet Rusya idaresine geçmiştir. 1917 yılında Rusya da Yaşanan ihtilal
sonrası büyük baskılarla karşılaşan Ahıska Türklerine uygulanan bu
baskılar 2.Dünya Savaşı sırasında doruğa çıkmıştır.
14 Kasım 1944 tarihinde Stalin’in emri ile
bu bölgede yaşayan kardeşlerimiz Rus askerlerinin sungu tehdidi altında
tren vagonlarına zorla bildirildiler. İnsan onuruna yakışmayan bu durum
bir sürgündü. Bu sürgün soy kırım gibi uygulanarak 17 bin civarında
Ahıskalı, Türk oldukları için vatanlarından alınarak o tarihte ki SSCB
nin değişik bölgelerine dağıtıldılar.
Ahıska Türkleri, Ukrayna, Kazakistan,
Özbekistan, Kırgızistan sonrada Türkiye ve ABD olmak üzere Dünyanın her
tarafında yaşamaktadırlar. Bu yaşantıda kitaplara sığmayacak şekilde
eza, cefa ve sıkıntılar vardır. Ancak birbirlerinden hiç kopmadılar ve
Türklüklerinden hiçbir şey kaybetmediler. Bu yaşamda başlarına gelmedik
kalmadı. Rusya nın Krasnador bölgesinde Rus Valinin ağır saldırılarına
maruz kaldıkları gibi, kışkırtmalarla, Fergana olaylarıyla karşı karşıya
kaldılar. Ancak, Sovyet Rusya zamanında sürgüne gönderilen bütün halklar
vatanlarına dönmüşken, Ahıska Türkleri hep unutuldu. Vatan hasreti
çekerek yanıp tutuştular.
Ahıska Türkleri Türkiye’de 3835 sayılı
kanunla kabul edilerek bazı haklar kazandılar. Ancak bu yeterli olmadı.
Ahıska Türkleri Vatandaşlık kanunu ile Türkiye Cumhuriyet Kimliklerine
sahip olmak istiyor. Oturma izni ve çalışma konusunda kendilerine
yardımcı olunmasını istiyor. Özellikle İçişleri Bakanlığı Yabancılar
Dairesi tarafından çıkarılan 600 YTL kişi başı harç vs. için para
alınmasından çok rahatsızlar. Ayakta kalma, yaşama mücadelesi verirken
geçici iskan için alınan bu para, acilen kaldırılmalı, kardeşlerimize
sahip çıkılmalıdır.
Ayrıca uzun yıllardır süren vatan hasreti,
son bulacak gibi görünüyor. Gürcistan devleti, bağımsızlığını
kazandıktan sonra, Avrupa Konseyine üyelik için müracaat edince
kendisine Ahıska Türklerinin yurtlarına geri kabulü için yasal
düzenlemeler yapması şartı konulmuştur. Bu şarta göre, 2 yıl içerisinde
düzenleme yapılıp, 3 yıl içerisinde uygulamaya koyup geriye dönüş
taahhütü vardı. Bu uzun yıllar gerçekleşmedi. Bu kanun Gürcistan
Meclisinde ancak 2007 yılında yasalaştı. Bu kanuna göre 1.1.2008 –
1.1.2009 tarihleri arasında Ahıska Türkleri bulundukları ülkede
Gürcistan Konsolosluklarına müracaat edip gerekli evrakları temin
edebilirlerse, vatana dönüş hakkı kazanacaklardır.
Kanaatımızca bu kanunun çıkması olumlu
olmakla birlikte, kanun adeta uygulanamaz biçimdedir. Bu konuda, Türkiye
Cumhuriyeti Devleti olarak, Ahıska Türkü kardeşlerimize yardımcı olmak
mecburiyetindeyiz. Bu insanlar Ahıskadan Türk olarak sürüldüler. Bu
nedenle bu bölgeye tekrar Türk olarak geri dönmelidirler.
Dünyanın çeşitli yerlerinde yaklaşık olarak
300 bin Ahıskalı Türk kardeşlerimize vatanlarına, topraklarına dönmeleri
için gerekli her türlü imkan ve kolaylıklar sağlanmalıdır. Devlet olarak
Ahıska bölgesine TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı)
koordinatörlükleri açmalıyız. Ayrıca Kırım Türklerine uygulanan konut
edindirme ve yardımından da bu insanlarımızı da faydalandırmalıyız.
Devlet Ahıska bölgesinde toprak ve ev almalı bu insanlara vermelidir.
Ayrıca, istihdam yaratıcı, teşvik edici, çeşitli projeleri, oralara
yerleşecek ailelere, sunmalıdır. Geri dönüşle ilgili destek sağlanmaz,
yardım yapılmazsa o zaman başarılı olunmaz. Başarısızlığında tek
sorumlusu da şu anda iktidarda bulunan AKP olacaktır. Türk milleti
insanına, kardeşine, toprağına, bayrağına sahip çıkmayanları hiç
unutmaz, bir gün mutlaka hesap sorar.
Reşat Doğru
8 Mayıs 2008 Tokat Milletvekili
|
26 Şubat Hocalı Katliamı Unutulmamalıdır!
-Reşat Doğru-
26 Şubat tarihi; Türk Dünyası ve Azeri Türklerinin en acılı günlerden birisidir. Bu tarih aynı zamanda insanlık tarihi içinde tam anlamıyla kara bir sayfadır. Bundan 16 yıl önce 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Hocalı kentinde Ermeniler sivil halka karşı ellerinde ağır silahlarla saldırarak, silahsız, savunmasız, garip insanları acımasızca katlettiler. Bu soykırımda; 106 kadın, 83 çocuk başta olmak üzere 613 kişi hunharca Ermeniler tarafından katledilmiş, 478 kişi ise ağır yaralanmış ayrıca 1275 kişi ise rehin alınarak götürülmüştür.
|
Dokunulmazlık Kaldırılmalı, Devlete Sahip Çıkılmalıdır! -Reşat Doğru-
Geçtiğimiz günlerde, MHP grubu,70 milletvekilinin tamamının imzasıyla, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik suçlarda, milletvekillerinin, dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliği teklifini, kamuoyuna sundu. Bu esnada, Yargıtay Başsavcılığı da, DTP’nin kapatılması için, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulundu. Bu başvurunun daha önceden yapılması gerektiğini, ancak, geçte olsa, davanın açılmasının, yüce Türk Milleti ‘nin vicdanında, olumlu karşılandığını düşünüyorum. Anayasa Mahkeme’si, kararını en doğru şekilde verecektir. Ancak, anlayamadığımız, bir şekilde, başta, bazı siyasi partiler olmak üzere, sözde bazı toplum kuruluşları, DTP’nin kapatılmasının, sorunları çözmeyeceğini anlatmaya çalışıyorlar. Acaba, bu düşünce doğru mu veya ne yapmak istiyorlar.
|
Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin Stratejik Önemi -Reşat Doğru-
Türkiye Devleti AB ile bütünleşmesi için harcadığı çaba kadar, Türk Dünyasına ilgi gösterip uygulasa, çok farklı oluşumlarla karşılaşabilir. Ülkemizin etrafındaki bütün gelişmeler, ciddi şekilde, yakın takip edilir, zamanında önlemler alınır, iyi komşuluk ilişkileri yanında, barışçı ortam gerçekleştirilebilirse, bölgeye kalıcı bir istikrar getirilip, savaş senaryolarına son verilebilir. Böylece bölge ülkeleri, emperyalist devletlerin ekonomik ve siyasi çıkarları uğruna, kurban edilmemiş olur. Farklı dayatma ve şantaj üçgenindeki, Türkiye AB İlişkilerinden sıyrılıp, Balkanlar, Kafkasya ve Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerin, her alanda geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için, kapsamlı bir, siyasi, ekonomik program ortaya konarak, uygulamaya geçilmelidir. Devletimizin etrafındaki son gelişmeler zaman kaybedilmemesini gerektiriyor.
|
|
|
|

Reşat Doğru
Reşat Doğru, 20 Temmuz 1955 yılında Tokat ili Erbaa ilçesinde doğdu; ilk ve orta öğrenimini Erbaa ilçesinde, Lise öğrenimini İstanbul Pertevniyal Lisesi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru olarak mezun oldu. Mezuniyetten sonra Tokat ili Almus ilçesi Hükümet Tabipliğinde göreve başladı. Ankara SSK Dışkapı Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde 1985 yılında ihtisasını tamamladı. Genel Cerrahi Uzmanı ünvanını aldıktan sonra Tokat ve Yozgat'ta çeşitli hastanelerde Genel Cerrahi Uzmanı, Başhekim Yardımcısı ve Başhekim olarak görev yaptı. 1994 yılında Tokat'ta Tabip Odası Başkanlığına seçildi ve bu görevi iki dönem yürüttü. 1995 yılında Milliyetçi Hareket Partisinden Tokat Milletvekili olarak 2. sıradan aday olarak seçime girdi, seçim sonrası tekrar görevine döndü. 1999 yılı Genel Seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisinden 21. dönem Tokat Milletvekili olarak TBMM'nde yer aldı. TBMM'nde Sağlık, Aile ve Sosyal İşler Komisyonunda görev yaptı. Türk Dünyası'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. Halen Tokat Milletvekilidir. DOĞRU, evli ve iki çocuk babası olup İngilizce bilmektedir.
|
|

| Siyaset |
|

| Türkçülük |
|

| Türk Dünyası |

| BTC Boru Hattı Açılıyor
Petrol ve doğalgaz kaynaklarının önümüzdeki yıllar da iyi değerlendirilmiş olması, zengin ve güçlü bir Azerbaycan’ı Dünya gündemine getirecektir. Güçlü bir Azerbaycan şu anda aralarında sorunları bulunan Ermenistan’ı rahatsız edecektir. İşgal altındaki Azerbaycan toprakları ve bir milyon vatanlarından sürülen insanların seslerini ve çığlıklarını duymayan batı, bu gelişmeler karşısında rahatsız olabilecektir. Dünya’da iç karışıklıkların ve savaşların esas sebebinin, devletlerarası menfaat ve özellikle pay kapılmaya çalışılan enerji kaynakları olduğu düşünülürse, bu bölgenin ve konunun önemi bir kat daha artacaktır.
|
|
 | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|