Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

12 Şubat 2007

Ekber Şah

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Dünyası


Can Kerkük'te Neler Oluyor


-Reşat Doğru-


Türk milletinin, yıllarca vatanı olmuş toprakları, tarihin acı bir sürprizi olarak, son iki asırdır, dünya insanlarının görmezliğe geldiği, felaketlerin merkezi oluyor. Bu felaketler sonucunda Kafkasya, Balkanlar, Ortadoğu’daki Türk varlıkları bir bir  yok ediliyor.Bunun son örneklerini de Kerkük’te, Musul’da, Telafer’de, yani Irakta görüyoruz.

   

1.Dünya savaşından sonra, İngilizler, çeşitli oyunlar ile misak’ı milli sınırlarımız içerisindeki Musul vilayetimizi aldılar. Bu bölgeler, daha sonra.1926 Haliç Antlaşmasına göre de Irak Devletine bırakıldı. Petrol savaşlarının başladığı o tarihlerden itibaren, Türkmenlerin dertleri de başlamıştır.21 yüzyılda küreselleşen ve globalleşen dünyada, ABD Büyük Ortadoğu Projesini ortaya koydu. Bu projenin uygulanması esnasında, ABD Irak’ı işgal edince, Türkmenlerin Kerkük’te, Musul’da, Telafer’de, başlarına gelmedik hiç bir şey kalmadı. Her yerden feryatlar gelmeye başladı. Şair Osman Köprülünün Kerkük’e baş koymak isimli şiiri bunu çok güzel anlatıyor.

 

Mezarda taşkoymuşam

Göz üstü taşkoymuşam

Türkten ayrılan günden

Gözlerde yaşkoymuşam

Milletle toprak için

Kerkük’e başkoymuşam

 

Barzani ve Talabani ikilisi, Kerkük Türkmenleri’ne, büyük baskı yaparak, zoraki göçe zorluyorlar. Bu durum, 2007 yılının sonunda yapılacağı ilan edilen, referanduma kadar hızla devam edecek gibi, görülüyor. Ne yazık ki, peşmergeler, geçmişte kendilerine yapılan iyilikleri unutmuş şekilde, soydaşlarımızın mal ve canına kastediyorlar. Irak Türkleri ne yapacağını, nereye gideceğini bilemiyor. Suriye başta olmak üzere, komşu ülkelere sığınmaya çalışıyorlar. Evlerini, topraklarını terk etmeyen Türkmenlerin çocukları kaçırılıyor, suçları olmadan, Kuzey Irak’taki hapishanelere konuluyorlar. Kerkük Vilayeti il meclisinin 41 üyesinin, 26’sı Barzani peşmergelerine aittir. Temsil güçleri olmayan Türkmenlerin hiçbir karar almaları ve haklarını savunmaları mümkün değildir. Bundan dolayı da Türkmenler nereye başvuracaklarını ve ne yapacaklarını bilemiyorlar.

 

Günden güne durumları bozulan, büyük bir vahşet ve katliamlara maruz kalabilecek olan Irak Türklerine yardım edecek tek ülke Türkiye’dir. Ülkemiz yöneticileri zaman geçirmeden olayların üzerine gitmek mecburiyetindedir. Türkiye, Türkmenlerin, acılarını dünyaya anlatmalıdır. Son zamanlarda yapıldığı gibi, çeşitli suni gündemler bu önemli durumun üzerini örtmemelidir.400000 üzerinde peşmerge  bu bölgeye yerleştirilmiştir. Bunların büyük kısmı ağır silahlarla donatılmıştır. Silahlı guruplar Türkmenlere katliam yapmak için beklemektedirler. Bunların karşısında Türkmen toplulukları silahsız, savunmasız, sahipsiz durumdadırlar. Dünyanın sahipsiz bıraktığı bu insanlara, Türkiye Cumhuriyeti sahip çıkarak çok şeyler yapmalıdır. Dış işleri bakanımız ABD ziyaretlerinde, konuyu dile getirip, gerisini unutuyor. ABD Irak içerisindeki etnik ve mezhebi gurupları birbirlerine düşman yaparak bölgeyi yönetmeyi amaçlıyor. Zamanı gelince bahaneleri de hazır olacaktır. Konu Irak’ın iç sorunudur, halkın kararına saygılıyız diye, kenara geçeceklerdir.

 

Ancak, Talabani ve Barzani peşmergeleri  ve ABD’nin , iyi bilmesi gereken konularda vardır. Kerkük, Türkiye’nin ve Türklerin Çanakkale’sidir. Kerkük meselesinin, sadece Irak’ta yaşayan Türkmenleri değil, aynı zamanda TC’nin geleceğini ve güvenliğini de ilgilendirdiğini, çok iyi bilmek mecburiyetindeyiz. Aksi taktir de, yeni bir SEVR uygulamasıyla karşı karşıya kalabiliriz. Türkiye’nin ve Türklerin, kabul etmediği hiçbir çözüm, kalıcı olmayacaktır.

 

Bugün, Iraktaki bütün grupların arkasında, hamileri durumunda devletler vardır. Ancak Türkmenlerin tek sahibi Türkiye’dir. Türk Dünyası’nın yakından takip ettiği bu durum çok dikkatlice incelenmeli ve zaman kaybetmeden, kararlar verilmelidir. Türkiye Devleti, Musul ve Kerkük için, zaten var olmayan, uygulanmayan, kırmızı ve yeşil çizgilerini bırakıp, milli politikasını, kararlı bir şekilde dünyaya ilan etmelidir. Bu konudaki ciddiyetini anlatmak içinde, Hamur sınır kapısını, Kerkük Yumurtalık Boru Hattını, elektrik hatlarını gerekirse kapata bileceğini dile getirmelidir. Ayrıca Süleymaniye ve Erbil’den, İstanbul’a yapılan uçak seferlerinin, durdurula bileceği gibi, çeşitli önlemler Dünya kamuoyuna anlatılmalıdır. Buradaki başarı ve başarısızlık, umutları bizde olan, dünya Türklüğünü de yakından ilgilendirmektedir.

 

21. Yüzyıl artık Türk Asrı olmalıdır. Türk Milletinin, Altın Çağı idealinin gerçekleşmesi için, dünyanın her yerindeki Türklerin, birbirlerine destek olması ve kucaklaşması gerekmektedir.

 

Nerede bir Türk topluluğu varsa, yakından izlenmeli, arkasında olduğumuz vurgulanmalıdır. Geçmişte, her zaman olduğu gibi, bu vatanın bekçileri Türkiye Sevdalılarına, çok büyük görevler düşecektir.

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.                 

 

Reşat Doğru

12 Şubat 2007

Dr, Devlet Eski Bakanı, MHP MYK üyesi



Türkmenistan'ı Neler Bekliyor? -Reşat Doğru-


Türkmenistan 488.100 km2 yüzölçümü, beş milyona yakın nüfusu ile Orta Asya’nın önemli ülkelerinden birisidir. Tarafsızlık statüsü Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından kabul edilmiş ve ekonomisi ve genç nüfusu ile Orta Asya’nın en güçlü devletleri arasına girmiştir. Bu ülke elektrik üretimi, petrol ve doğalgaz açısından, enerji kaynaklarının çok büyük oranda bulunduğu bir ülkedir. 4.5 trilyon metreküp doğalgaz, 1 milyar ton petrol rezervlerinin olduğu bilinmektedir.



Türk Dünyası Kurultayı Kimlere Ne Kazandırmıştır -Reşat Doğru-


Bu son kurultayı 200-300 kişilik bir grupla yapan insanlara sormak gerekir. Acaba yapılmış olan bu kurultayda ne sonuç çıkmıştır? AKP iktidarı 4 yıllık iktidarları süresince Türk dünyası ile ilgili ne tür çalışmalar yapmıştır? Türk dünyası ilgi bekliyor ama tek başına bir iktidardan hiçbir şey görememiştir. Türk dünyası devlet başkanları zirvesi için adım mı atmışlardır? Türk Dünyasının hangi problemine bir çözüm getirilmiştir?.. Ancak gençliğe ve çeşitli yerlere mesaj vermek için yapılan bu toplantılar, Dünya Türklüğünün sesi olamaz. 



Ahıska Türkleri’ne Sahip Çıkılmalıdır  -Reşat Doğru-


1944 yılında SSCB zamanında, Stalin, Ahıska bölgesinde yaşayan Türkleri,Almanlarla işbirliği yaptılar diyerek yaşadıkları bölgelerden ,güvenlik gerekçesiyle başka bölgelere taşıdılar.2. dünya harbinde 40 bin kişiden fazla Türk, askere alınmıştı. Geride kalan insanlarda ,alınan bu kararla çok kısa bir zaman içersinde ,220 köy ve kasabayı boşaltmaya zorlandılar.


 

Reşat Doğru


Reşat Doğru, 20 Temmuz 1955 yılında Tokat ili Erbaa ilçesinde doğdu; ilk ve orta öğrenimini Erbaa ilçesinde, Lise öğrenimini İstanbul Pertevniyal Lisesi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru olarak mezun oldu.

 

Mezuniyetten sonra Tokat ili Almus ilçesi Hükümet Tabipliğinde göreve başladı. Ankara SSK Dışkapı Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde 1985 yılında ihtisasını tamamladı. Genel Cerrahi Uzmanı ünvanını aldıktan sonra Tokat ve Yozgat'ta çeşitli hastanelerde Genel Cerrahi Uzmanı, Başhekim Yardımcısı ve Başhekim olarak görev yaptı. 1994 yılında Tokat'ta Tabip Odası Başkanlığına seçildi ve bu görevi iki dönem yürüttü.

 

1995 yılında Milliyetçi Hareket Partisinden Tokat Milletvekili olarak 2. sıradan aday olarak seçime girdi, seçim sonrası tekrar görevine döndü. 1999 yılı Genel Seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisinden 21. dönem Tokat Milletvekili olarak TBMM'nde yer aldı. TBMM'nde Sağlık, Aile ve Sosyal İşler Komisyonunda görev yaptı. Türk Dünyası'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu.

 

DOĞRU, evli ve iki çocuk babası olup İngilizce bilmektedir.


 Siyaset



--------


--


 Türkçülük



------------------------


-------------------------


 Türk Dünyası



BTC Boru Hattı Açılıyor


Petrol ve doğalgaz kaynaklarının önümüzdeki yıllar da iyi değerlendirilmiş olması, zengin ve güçlü bir Azerbaycan’ı Dünya gündemine getirecektir. Güçlü bir Azerbaycan şu anda aralarında sorunları bulunan Ermenistan’ı rahatsız edecektir. İşgal altındaki Azerbaycan toprakları ve bir milyon vatanlarından sürülen insanların seslerini ve çığlıklarını duymayan batı, bu gelişmeler karşısında rahatsız olabilecektir. Dünya’da iç karışıklıkların ve savaşların esas sebebinin, devletlerarası menfaat ve özellikle pay kapılmaya çalışılan enerji kaynakları olduğu düşünülürse, bu bölgenin ve konunun önemi bir kat daha artacaktır.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar