
Türkmenistan'ı Neler Bekliyor?
-Reşat Doğru-
Türkmenistan 488.100 km2 yüzölçümü, beş milyona yakın nüfusu ile Orta Asya’nın önemli ülkelerinden birisidir. Tarafsızlık statüsü Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından kabul edilmiş ve ekonomisi ve genç nüfusu ile Orta Asya’nın en güçlü devletleri arasına girmiştir. Bu ülke elektrik üretimi, petrol ve doğalgaz açısından, enerji kaynaklarının çok büyük oranda bulunduğu bir ülkedir. 4.5 trilyon metreküp doğalgaz, 1 milyar ton petrol rezervlerinin olduğu bilinmektedir. Türkmenistan devletini, bağımsızlığından sonra, resmi olarak ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kardeş ülke Türkmenistan’ın bağımsızlığı sonrası bütün bilgi birikimini bu ülkeye vermeye başlamıştır. Resmi görevliler dışında işadamları da fedakârlık yaparak bu çalışmaya katılmışlardır. Türk işadamları ülke ekonomisine büyük katkı sağlamışlardır. Özellikle tekstil ve inşaat sektörü ile ilgili yatırımlar bunların başında gelmektedir. 27 ekim 1991 tarihinde bağımsızlığını kazanan bu ülkenin cumhurbaşkanlığı görevini Sapar Murat Türkmenbaşı ölümüne kadar sürdürmüştür. 21 ocak 2000 tarihini, Türkmen-Türk kardeşlik bayramı ilan eden cumhurbaşkanı Türkmenbaşı, Türkiye ile ilişkilerin gelişmesini sağlamaya çalışmıştır. 57. hükümet döneminde başbakan yardımcısı Dr. Devlet Bahçeli, Türkmenistan’ı resmi olarak ziyaret etmiş, devlet başkanı tarafından askeri törenle karşılanmış ve bu ülkenin en güçlü karar meclisi olan aksakallıların oluşturduğu Yaşlı Bilgeler Meclisinde, Türkmen halkına hitap etmiştir. Dr. Devlet Bahçeli, Türklerin atası Sultan Sencer’in türbesinin, restorasyonu sözünü vermiş, bunu da yerine getirmiştir. Türkmenistan Devlet Başkanının ölümü çok ani olmuş ve birçok problemi de beraberinde getirmiştir. 16 yıldan beri istikrar içerisinde bulunan ve kalkınma hamlesi yapan Türkmenistan da bundan sonra neler olacaktır? Devlet Başkanı Türkmenbaşı'nın ölümü üzerine bir anda gözler, büyük zengin enerji kaynaklarına sahip olan bu ülkeye çevrilmiştir. Türkmenbaşı sağlığında Rusya dahil bir çok emperyalist devlete karşı büyük mücadeleler vermiştir. Ancak süper güçler Türkmenistan'dan hiç vazgeçmemişler, her zaman bu ülkeyi takip etmişlerdir. Bugünkü ortamda da burayı dikkatle izlemektedirler. Türkmenbaşı'nın ölümü ile beraber, geçici başkan Gurbanguli Berdimuhammetov, cenaze törenini başarılı bir şekilde yönetmiştir. Çeşitli ülkelerin heyetlerini karşılamış ve taziyeleri kabul etmiştir. Bizim de katıldığımız bu cenaze merasimine, Türkiye büyük bir heyetle katılmıştır. Gönül isterdi ki MHP dışında da diğer partilerde milletvekilleri dışında temsil edilseydi. MHP bir heyetle cenaze merasimine katılmış, Türkmenistan devlet başkanına ve Türkmen halkına karşı görevini yapmıştır. Türkmenistan da huzurun ve güvenin, istikrarın devam edeceğinden kuşkumuz yoktur. Avrasya bölgesinin jeopolitik gerçekleri karşısında bütün büyük güçler yeni stratejiler geliştirse bile, Türkmen halkı istikrarı seçecek güçte görünmektedir. Devletin bağımsızlık temelleri sağlam atılmıştır. Kültürel ve tarihi tecrübe bunun zeminini oluşturacaktır. Küresel güçlerin, Soros gibi adı sivil toplum kuruluşu olan, uluslararası sermaye şirketlerinin beklentileri boşa çıkacaktır. Rusya, ABD, Çin, AB gibi büyük oyuncuların, beklediği karışık ortamlar oluşmadan istikrara kavuşacaklardır. Burada, ülkemize çok büyük görevler düşmektedir. TC hükümeti gerçekleri görmek mecburiyetindedir. Türk Devletlerine yaklaşmanın , onlarla beraber olmanın zamanı gelmiştir. Dört yıllık AKP iktidarı artık birazda gözünü AB'den çekip buralara çevirmelidir. Belirleyici ve etkileyici bir politika üretme gereği ülkemizi bekliyor. Bu zamana kadar olduğu gibi AKP hükümetinin bu sınavı da, korkarım başarısızlıkla sonuçlanacaktırr. Umarım ki bizden çok şey bekleyen Türkmen halkı hayal kırıklığına uğramaz! Reşat Doğru 25 Aralık 2006 Dr, Devlet Eski Bakanı, MHP MYK üyesi
|
Ahıska Türkleri’ne Sahip Çıkılmalıdır -Reşat Doğru-
1944 yılında SSCB zamanında, Stalin, Ahıska bölgesinde yaşayan Türkleri,Almanlarla işbirliği yaptılar diyerek yaşadıkları bölgelerden ,güvenlik gerekçesiyle başka bölgelere taşıdılar.2. dünya harbinde 40 bin kişiden fazla Türk, askere alınmıştı. Geride kalan insanlarda ,alınan bu kararla çok kısa bir zaman içersinde ,220 köy ve kasabayı boşaltmaya zorlandılar.
|