
Ahıska Türkleri’ne Sahip Çıkılmalıdır
-Reşat Doğru-
1944 yılında SSCB zamanında, Stalin, Ahıska bölgesinde yaşayan Türkleri,Almanlarla işbirliği yaptılar diyerek yaşadıkları bölgelerden ,güvenlik gerekçesiyle başka bölgelere taşıdılar.2. dünya harbinde 40 bin kişiden fazla Türk, askere alınmıştı. Geride kalan insanlarda ,alınan bu kararla çok kısa bir zaman içersinde ,220 köy ve kasabayı boşaltmaya zorlandılar. Açlık ve sefalet içersinde SSCB’nin çok değişik yerlerine dağıtıldılar. Aileler bölünerek, bir kısmı Sibirya’ya bırakılırken diğerleri Fergana vadisine bırakılıyordu. Bu zorunlu göçte, birçok kardeşimiz hayatlarını kaybetmiştir. Bu hadise bile, tarihe Türklere yapılan bir soykırım olarak geçmelidir.1953 yılında Stalin öldükten sonra ,o dönemde zorunlu göçe tabi tutulan kuzey Kafkasyalı topluluklar, vatanlarına geri döndüler.Fakat topraklarına tek dönemeyenler, Ahıska Türkleridir.Gürcistan devleti her yapılan girişimi engellemiş,sonuçsuz bırakmıştır.Bugün Ahıska Türkleri Kırgızistan, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Ukrayna, Rusya federasyonu gibi yerlerde dağınık bi şekilde yaşamaktadırlar.250-300 bin civarında olan bu insanların bir kısmı da ABD ‘de yaşamaktadır. Ahıska Türkleri, Dünyanın neresinde olursa olsun, hiçbir zaman özbenliklerini ve kültürlerini kaybetmemişlerdir. Ana dillerini ve inançlarını yaşamakta ve ona sahip çıkmaktadırlar. Dünyanın her yerinde birbirlerine sahip çıkmaktadırlar. Başta vatan cemiyetleri olmak üzere çeşitli dernekler, vakıflar kurarak, sivil toplum kuruluşlarında davalarını savunmakta ve dünya gündeminde canlı tutmaktadırlar. Ayrıca, çok çalışkan insan oldukları içinde, her gittikleri ülkede kendilerini kabul ettirmekte mal, mülk, mevki sahibi olmaktadırlar. Ancak ,son dönemlerde Ahıska Türkleri ve bölgeleri hakkında, Dünya kamuoyunda çeşitli gündemler oluşturulmaktadır. Ahıska bölgesi Gürcistan devleti sınırlarında olsa bile, çok eskilere dayanan bir Türk vatanıdır. Ülkemiz insanı, bölgenin stratejik önemi ve statüsünü hala yeteri kadar bilmemektedir. Bölgenin önemini bilen Ruslar, Kafkasya’ya yerleştikleri 1801 yılından beri, buradan ellerini çekmemişlerdir. Türklere karşı, son zamanlarda Grasnador bölgesinde olduğu gibi, zulümlerine devam etmektedirler. Bugün, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı çalışmaları son safhasına gelmiştir. Bu hat bir enerji koridoru olduğu kadar, Türk dünyası içinde bağımsızlık belgesidir. Bu petrol boru hattı projesine,,Bağımsız Türk devletleriyle birlikte birçok batılı devlette ortaktır. Bu hat Gürcistan’dan ve Ahıska bölgesinden geçmektedir. Ahıska bölgesi enerji hatlarının geçtiği yer olduğu gibi, Türkiye’n inde Türk dünyasına açılan kapısıdır. Bunu Rusya ve Ermenistan bildiği için buralara Ermeniler yerleştirilmekte, Türklere yaşama hakkı verilmemektedir. Kars-Tiflis demiryolu önümüzdeki yıllarda faaliyete geçerken buraların önemi bir kat daha artacaktır. Bu gelişmeler iyi değerlendirilmelidir. Ahıska Türklerinin vatanlarına dönme istekleri hiç bitmeyerek, artarak devam etmektedir. Bu durum vatanseverliğin çok güzel bir örneğidir. Bu dönüş mücadelesinin önderliğini de, 1992 yılında Türkiye’ye göç eden Ahıska Türklerinin kurdukları federasyonlar yapmaktadır. Gürcistan, 1999 yılında Avrupa konseyine girerken, Ahıska Türklerinin meselelerini çözeceğini, vatanlarına dönmelerini sağlayacağını taahhüt etmiştir. Ancak o günden bu zamana kadar, herhangi bir ilerleme kaydedilmemiştir.2011 yılında verdiği güvence süresi dolmaktadır.. 2006 yılı başında zor durumda bırakılan Gürcistan devleti, Avrupa konseyine geri dönüşle ilgili bir kanun tasarısı sunmuştur. Bu tasarı incelendiğinde, sürgün yarasını sarmaya çok uzak bir yasa olduğu görülmektedir. Hazırlanan bu yasanın TC hükümeti tarafından çok iyi incelenmesi ve takip edilmesi gerekir. Özbeöz Türk olan bu insanlara sahip çıkmak, insanlık gereği olduğu kadar tarihin bize yapmamız için bıraktığı bir görevdir. Ahıska Türklerinin, Ahıska bölgesine, yani vatanlarına dönmeleri için ciddi adımlar atılmalıdır. Gürcistan devletiyle TC devleti artık bu sorunu çözmek mecburiyetindedir. Vatan hasreti çeken bu insanlar sahipsiz olmamalıdır. İnsan haklarından, özgürlüklerden, adaletten çok fazla bahsedildiği, dünyanın bu ortamında Ahıska Türklerinin bu hazin durumu unutulmamalı çözüm bulunmalıdır. Reşat Doğru 5 Temmuz.2006 Dr, Devlet Eski Bakanı MHP MYK üyesi
|