Yazar | 
Samed Naimi |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni |  |
| 
Ahmedinejad Yönetimi'nin Hastalığı: 'Logofobi'
-Samed Naimi-
Tıbbı terminolojide, “gerçekte korkulmayacak bir olaya ya da bir objeye karşı duyulan korku” olarak tanımlanan FOBİ, bugün İran’da bir devlet geleneği haline dönüştü. Halen ülkemizi yöneten karar alıcılar, tıpkı fobisi olan insanlar gibi davranmakta ve kendileri açısından kaygı yaratan her kişi ya da gruba yönelik mantıkdışı olarak nitelenebilecek sert tedbirler almaktadır. Psikologlar, ‘fobisi olan bireylerin, korkularının aşırı ya da anlamsız olduğunu bilmesine karşın bunu engelleyemediğini, mantıksal olarak korkularının önüne geçemediğini’ belirtirken, ülkemizin genel durumunu izleyen sosyologlar; İran Yöneticilerinin şahsi korku ya da kaygılarını “bir devlet politikasına dönüştürdüklerine” ve özellikle geçtiğimiz Mayıs ve Ağustos aylarında yaşanan karikatür krizinin ardından yürürlüğe koydukları uygulamaların, yöneticilerin psikolojik sorunlarının bir yansıması olduğuna dikkat çekmekteler… Mayıs-Ağustos aylarında vuku bulan gösteriler sonrasında Güney Azerbaycan'daki güvenlik tedbirlerini azami ölçüde artıran İran İstihbarat Bakanlığı (Vezaret-i İttilaatı Cumhuriyeti İslam/VACA)’nın aldığı güvenlik önlemleri kapsamında, cep ve ev telefonları dinlenmekte, evlere baskınlar düzenlenerek bilgisayar ve kitaplara el konulmakta, bölgede lider konumunda olan şahıslar çeşitli baskılar ile kaldıkları yerleri terk etmeye zorlanmaktadır. Ayrıca, Güney Azerbaycanlılar için önemli günler öncesinde çok sayıda şahıs gözaltına alınarak kutlama veya gösterilere katılmaları engellenmektedir. Uzmanlara göre; “Logofobi”, yani belirli kelimelerden korkma olarak tanımlanabilecek bir tür hastalık ile izah edilebilecek bu olaylara kısaca bir göz attığımızda; İran yönetimi, geçtiğimiz Temmuz ayının son günlerinde Zencan Eyaleti Merend şehrindeki Güney Azerbaycan kökenli dernek ve kuruluşların kültürel faaliyetlerini durdurmuş, Azerbaycan Türkçesi ile eğitim veren bütün sınıfları kapatmış, evlerde Türkçe olarak gerçekleştirilen şiir ve edebiyat toplantılarını yasaklamış ve bu meyanda Türkçe öğretmenleri de yoğun bir baskı altına alınmıştır. Tebriz'de, öz kültürünü muhafaza etmek ve yaymak amacıyla faaliyet gösteren ve civar illerden periyodik olarak gelerek, geleneksel motifleri içeren eserleri seslendiren ozanların toplandığı "Aşıklar Derneği"ni kapatan ve son derece masum bir şekilde uygulamaya konulan sanat faaliyetini baskılayan Yönetim, bu arada Kültür Bakanlığı’na hazırlattığı bir raporla, bazı ozanların şiir ve türkülerde; "Türk", "Azeri", "Babek" ve "Köroğlu" kelimelerini kullanarak Türk milliyetçiliği propagandasını yaptıklarını duyurmuş ve halkın bundan böyle, benzer nitelikte düzenlenecek toplantı/etkinlik gibi faaliyetlere katılmalarını yasaklamıştır. Aynı yöneticiler, karikatür krizi sonrasında, devlet kurumlarında çalışan Güney Azerbaycanlıları, ‘gösterilere iştirak ettikleri’ gerekçesi ile erken emekliye sevk etmiştir. Bu çerçevede, aralarında Sınır Polisi olarak görev yapan Mühendis Bagri ve Akbar Recebi, öğretmen Behruz Seferi ve Sulduz Fermandarlık görevlisi Kerim Tebrizli’nin de bulunduğu yaklaşık 50 Güney Azerbaycanlı, ‘evlerine yollanmıştır.’ Ülkemizde, Temmuz ayında yayınlanan bir genelge ile yeni doğan çocuklara bazı isimlerin verilmesi yasaklanmıştır. Bu isimler arasında eski Türk komutan ve hakanların isimlerinin yanı sıra, "Babek" ismi de yer almaktadır. Uygulamayı hayata geçiren yönetim, Güney Azerbaycanlıların çocuklarına Türk ismi koymalarını engellemek amacıyla, kimlik çıkarma işlemleri sırasında Nüfus Müdürlükleri’nde bulunan ve içerisinde sadece Farsça isimlerin yer aldığı kitapçıktan isim seçmeleri istenmekte, aksi takdirde kimlik çıkartılmayacağı belirtmektedir. Eylül’den bu yana, Güney Azerbaycanlıların yaşadığı bölgelerde bizler için simgesel değer taşıyan Babek Kalesi'nin yer aldığı ve kurt motiflerinin bulunduğu tişörtlerin satışını da yasaklayan İran Yöneticileri son olarak, İran-Irak Savaşı sonrasında "gazi" unvanı alan Mensur Ciddi isimli kardeşimizi, milli kahramanımız Babek Hürremdin ile Bazz Kalesi'nin Güney Azerbaycan tarihi açısından önemine değinen bir kitap yazma hazırlığı içerisinde olması nedeniyle, Ekim ayı ortalarında gözaltına almıştır. İran güvenlik güçleri tarafından, Erdebil'deki evine yapılan baskında ayrıca, kardeşimizin bilgisayarı, CD ve kitaplarına da el konulmuştur. Bu ve benzeri olayları bir bütün olarak irdeleyen bilim adamları, birçok insanın hayatını olumsuz yönde etkileyen ve tedavi edilmediğinde bir ömür boyu sürecek olan fobilerin, ‘İran’da bir devlet geleneğine dönüşmek üzere olduğuna’ vurgu yapmaktalar. Uzmanlar ayrıca, Ahmedinejad Yöneticileri’nin “Fobik oldukları” durumun, Güney Azerbaycanlılardan duyulan korku şeklinde hayata geçtiğine, şu anda “Logofobi” olarak tanımlanan bu sürecin bir şekilde engellenmemesi halinde literatüre; “Babekofobi”, “Settarofobi” gibi yeni kavramların eklenebileceğine dikkat çekmekteler… Samed Naimi 21 Kasım 2006
|
İran'da Kürdler Türk Topraklarına Göz Dikti!.. -Samed Naimi-
Son dönemde, Güney Azerbaycan’da Türklere ait olan Urumiye, Salmas, Makü, Çaldıran, Sayın Kala, Tikan Tepe, Soyuk, Bulak, Biçar, Sulduz, Sungur, Kürve, Hasan Abad gibi bir çok yerleşim yerine, Kürtler tarafından sahip çıkıldığı görülmektedir. Anılan toprakların “Kürt bölgesi olduğu” yönündeki propaganda faaliyetleri, Iran Yönetimi’nin gizli desteği ile yurt içinde ve dışında sürdürülmekte ve Iran Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) tarafından hazırlanan uydurma haritalar ile topraklarımız “Kürtlerin yoğunlukta olduğu yerler olarak” gösterilmektedir.
|
Güney Azerbaycan Türklerine Yeni Baskılar... Samed Naimi
İran/Tebriz’de, Güney Azerbaycan Eyaleti İslam Şurası Başkanı Peruz Tagavi’nin organizasyonu ile yapılan bir toplantıda, Güney Azerbaycan Türkleri için büyük önem taşıyan Babek Kalesi’nin bulunduğu Keleyber bölgesi ele alındı. Toplantıda Keleyber’in, İran Hükümeti tarafından turizm bölgesi olarak kabul edildiği vurgulanarak, Keleyber’de arkeolojik kazı çalışmalarına başlanması, ayrıca Babek Kalesi civarındaki yürüyüş ve mitinglerin yasaklanması, giriş ve çıkışlara izin verilmemesi kararlaştırıldı.
|
Vicdanını Kaybetmemiş İnsanların Dikkatine Sunulur... Samed Naimi
İran’daki Güney Azerbaycan Türkleri, yüzyılın en büyük asimilasyon tehlikesi ile karşı karşıyadır. “Türk” kelimesi, pek çok Azerbaycan genci için neredeyse bir kabus haline gelmiştir. Azerbaycan Türkleri, İran Anayasası’nın 15 ve 19. maddeleri ihlal edilerek Farsça okumak zorunda bırakılmakta, tarih ve kültürlerini öğrenmeleri bilinçli olarak engellenmektedir. Doğu Azerbaycan’ın merkezi Tebriz’de orta öğrenim binaları yetersiz durumda olmasına rağmen, Doğu Azerbaycan Yönetimi yeni okul binalarının inşasına başlamamaktadır.
|
| | 
Samed Naimi
İran Türklerindendir. İran Türklüğünün siyasi haklarını elde etmesi için mücadele vermektedir.
|
| 
| İran Türklüğü |

| İran Ekonomisinde Ayrımcılık
Bilinçli ekonomik politikalar yüzünden, Güney Azerbaycan'da fakirlik artmakta, düşük gelir düzeyi ve işsizlik sonucu uyuşturucu kullanımı yayılmaktadır. İran’ın petrol ürünleri dışındaki üretiminin büyük bir bölümü Güney Azerbaycan’dan çıksa da, İran yönetimi bu bölgenin kalkınmasına oldukça düşük bütçe ayırmaktadır. İran Yönetimi’nin, Güney Azerbaycan toprakları hesabına yeni eyaletler kurma planı bu defa Maraga’ya uygulanmaktadır. Maraga’nın parlamentodaki temsilcisi Seyid Mustafa Haşimi Binab; Gosaçay, Hesteri, Ecebser ve Melikendi şehirleri de dahil, Sehend Eyaleti kurulmasını istemiştir. Maraga ve diğer şehirler ile ayrı bir eyalet kurulması teklifini protesto ediyoruz….
|
| 
| İran Türklüğü |

| İslam Devrimi ve Dış Politika
İslam devrimini ihraç politikası çerçevesinde, aşırı İslamcı örgütlere destek verdiği öne sürülen İran İslam Cumhuriyeti’nin, Hıristiyan bir ülke olan Ermenistan’a sağladığı imkanlar diğer İslam ülkeleri arasında tepkiyle karşılanıyor. Ermenistan ise, mevcut politikası ile İran sınırları içindeki Ermeni Diasporasının haklarını koruduğuna da inanıyor. Bu arada ABD’nin, İran’ı kontrol etmek pahasına söz konusu ikili ilişkilerden faydalandığı bir gerçek. Siyasi gözlemciler, İran’ın nükleer faaliyetlerini kendisine gerekçe gösteren ABD’nin, Ermenistan’da kurulması planlanan bir nükleer santrale destek vermesinin, Ermenistan’da halen faaliyet gösteren “Metsamor” santralinin kapatılması konusunda ısrarcı olan Avrupa Birliği’nde yaratacağı etkiye dikkat çekiyor.
|
| 
| İran Türklüğü |

| İran'da Türklüğün Durumu
Çünkü, biz Güney Azerbaycanlılar, maruz bırakıldığımız kültürel asimilasyon ve yabancılaştırma politikalarının son bulmasını istemekteyiz. İnsan haklarının korunması uluslararası kamuoyunun görevlerinden birisi olduğuna göre, Güney Azerbaycan sorununun barışçıl yollarla çözümü için BM ve AB zaman geçirmeden üzerine düşeni yapmalıdır.
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|