
Demokrasi, Türk Dünyası'nın kendi potansiyelini kullanabilmesi için olumlu ortamı sağlayacakdır. Türklerin yaşadığı bütün coğrafyalarda, Türkler ister azınlıkda isterse çoğunlukda bulunsunlar demokrasi Türklerin lehine gelişmelerin yeşereceği bir zemin olacakdır. Türk Tarihinin eksikli anlatımından kaynaklanan ve tarihimizi gerçekten büyük tarihi kişilerin etrafına kilitleyen yanlış bir bakış açısının Türkler arasında yaygın olduğunu biliyoruz. Bilim adamlarımız tarihin boşluklarını hem yeni verilerle hem de varolan verilerin sürekli yinelenen işlenmesiyle doldurdukca doğru bakış açılarının yaygınlaştığını göreceğiz. Demokrasi gibi araçlar, halkın ve kültürün olumlu katılımı yansıtmasına yol açarak insan ve toplumun gelişmesini, özgürleşmesini sağlayabildiği için geçerlidir. Araçlar neticeleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Demokrasi, kullanımı bir günde öğrenilen bir araç değildir. Bu nedenle de "devrim"le değil evrimle gelir. Demokrasi devrimleri, ister kadife ister mor isterse kırmızı olsun yeni totaliterliğin kaynağı olabilir. Bu nedenle hangi malzemelerle inşa edildiği veya edileceği getirilerini belirleyecekdir.. Türk Dünyası için politika üretirken yol açacağınız sonuçlardan kendini sıyıran bir algıyı sorumluluk duygusu ile bağdaştırmak zor olacakdır. Bu nedenle "taktik"lerin güzelliğinden stratejik güzellikler elde edemeyeceğinizi bilmemiz gerekir. Taktikler niyetlerinize göre değerlendirilir ki neticede taktiklerin güzelliği ve çirkinliği "an"a değil sürece bakılarak söylenir. ""Bir zengin adam", yani Soros," ya da "kuşkularımızda belki haklı olsak da" yaklaşımı ilk planda doğruların göstergesi gibi görünse "bile" şöyle bir durmamızı ve düşünmemizi gerektirir. Soros, herhalde en son ve belki hiç söyleyemeyeceğimiz bir ifade ile "zengin bir adam"dır. Soros geniş ve zengin bir felsefi arka planı olan kişidir ki, onu güç sahibi yapan elindeki sermaye değil, bilgidir. Ben Soros'un dikkate alınması gereken düşünce biçimine rağmen, içinde bulunduğu faaliyetlerin, Soros "haklı olsa bile" yeterince kavrandığı kanısında değilim. Kavramalıyız! Soros'u desteklemek ya da karşı çıkmak için, özellikle kavramalıyız. Hiç yapmayacağımız şey ise Türk Dünyasının demokrasi sorunlarını, hele de ilk planda, Soros ile ilişkilendirmekdir. Soros'un faaliyetleri ile ortak girişimler içerisinde bulunulabileceğini ihtimal olarak kabul eden biri olarak Türk Dünyasının demokrasi sorunları adına bir girişimden uzaklığa dikkatinizi çekmek isterim. Bu uzaklığı gidermeden, duracağınız yeri de, seçeceğiniz işbirliklerini de belirleyemezsiniz. "Öldürdüğü vahşi hayvanın başında ellerini zafer için yukarı kaldıran bir gladyatör, kralın arenasında bir sirk hayvanından pek de farklı bir noktada durmuyor. Çünkü kaderini yazmıyor, kaderini oynuyor. Mamedali Mahmudov zındanda dururken, Elçibey'in devrilişini sorgulamayan Türk Dünyasının meşhur aydınları zindanı göze almak ne kelime, hükümet uçaklarından inemediler. Çünkü maaşlarının küçücük bir azalmasından ödleri kopuyor. Önce vicdanlar isyan edecek ki, haksızlık ve görünür görünmez zulüm tehlikeyi farketsin, "yola çıkmışlar" kaygısı edinsin. Türkiye'de demokrasi kavgası vermeyenler, Türk Dünyasında demokrasi kavgası veremeyecekdir. Babil Kulesinden haykırmak yerine Bozkırda özgürlüğe at sürmek gerek... Ama bozkır hiç tekin yer değildir... Türk Dünyası'nda demokratik hareketler desteklenmelidir. Ancak demokratik hareketlerin desteklemenin "nasıl" olacağına dair doğru "biçim"ler bulamazsanız, yaptıklarınız derinliksiz işlemlere döner. Bu işlemler, "yüzer gezer" özellikte olacakdır. Ne yaptığını bilmeyen ve bunu uzun erimli kılamayanların yerine, ne yaptığını ne için yaptığıyla ilişkilendirenler sizlerin işlemlerini kazanca dönüştürecekdir. Bunun önüne ancak felsefi dayanakları olan ilkelerle inşa ettiğiniz bilgi-çıktı arası boşlukları doldurarak geçebilirsiniz. Bunu başaramazsanız sizin taktikleriniz başka stratejilere hizmet edecekdir. Bizi zorlayan bir husus da eylemsizliklerin yüzer-gezer işlemlerden daha da kötü sonuçlarla bizi başbaşa bırakmasıdır. Türk Dünyasında ortak çıkar maksimizasyonu, kültür ve ticaret alanlarında, bütün geleceğin ortaklıklara bağlanmasıyla aşılabilir ve demokratik destek, bu bağlanışı genişletmek ve halka doğru derinleştirmekle elde edilebilir. Demokrasi piyangolarının talihlileri, ancak hak edilmekle sağlanabilecek olan süreklilikten uzaklıklarını hiç bilemeyecekdir. Bizler düşüncelerimizi sorgulayıp zenginleştirmedikce ve bunu politik girişimlerimize aktarmadıkca kazanan ya O Soros ya da başka bir Soros olacakdır. Son söz olarak şunu söyleyeyim: Herkes yapacaklarının bağlantı ve bağlayıcılıklarına dikkat etmeli ve Muhammed Salih'in önünü tıkamamalıdır. Orta Asya'nın Türkleri Muhammed Salih'in açacağı yoldan özgürlüklere kavuşacakdır. Elçibey'in bayrağı, şu anda, Muhammed Salih'in elindedir. Onu yalnız bırakmamalıyız. Sevgilerimle Atila Demirkasımoğlu
23. 03.2006
|