Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

28 Ekim 2006

Şehriyar

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Dünyası

 


Kazakistan’daki Olaylar 20 Gün Öncesinden Biliniyordu


-Arslan Bulut-


Kazakistan’da Tengiz petrol bölgesinde işçiler arasında meydana gelen olay, Türk halkını üzmüştür.

Olayın, tek başına Kazak işçilere göre yüksek ücret alan Türk işçilerin bir kısmının sosyal yaşantılarının Kazak erkeklerinin tepkisini çekmesi ile izah edilmesi mümkün görülmüyor. Bunlar gerçektir ama hem saldırıların hem de tepkilerin organize edildiği ve yetkililerin önlem almadığı ortadadır.

 

Türk basınında Kürşat Zorlu, Yalçın Bayer, Seyfullah Türksoy, İbrahim Karagül, Bahadır Selim Dilek, Olcay Büyüktaş, Bülent Yavlı ve Erdal Şimşek’in yorumları ve haberleri olayların perde arkasını yeterince aydınlatıyor.


Yalçın Bayer’in yazısında çok önemli değerlendirmeler vardı:


“Kazakistan’ın 2015 yılında, petrol üretim gücünü Suudi Arabistan seviyesine çıkaracağı hesaplanıyor.

 

Türkiye’nin, Kazakistan’la dostluk ilişkilerinin sürmesini istemeyen yabancı güçlerin çeşitli oyunlar içinde oldukları biliniyor. Diplomatik çevrelerde bunu birçok kişi telaffuz ediyor; ‘Türkiye, Kazakistan’ın petrol ve doğalgaz potansiyeline girmemeli.’

 

Bir Türk işadamı şunları söylemişti:


‘Türkiye ile Kazakistan, Karadeniz bölgesinde petrol çıkartabilir. Nitekim bunu Nazarbayev de söylemişti. İki ülkenin Azerbaycan’ı da yanlarına alıp işbirliğine girmesi durumunda, Rusya’nın olduğu kadar AB ve ABD’nin gelecekteki planları altüst olabilir. Hükümet bunları kavramak konusunda ileri adım atmıyor. Kazakistan bu kadar yatırım ve gelişme süreci gösterirken, biz hala başkent Astana’ya büyükelçiliği taşımadık.’ ”



Seyfullah Türksoy da “Kazakistan petrol ve diğer yeraltı zenginlikleriyle çok önemli bir enerji ülkesi olmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin Enerji Bakanı bu ülkeyi henüz ziyaret etmemiştir! Tek başına bu durum bile nasıl stratejik yanlışlar yapıldığının göstergesidir.


Bu ülkelerde iş yapan işadamlarının çoğunun büyük bir sorumsuzluğu vardır. Türk işçilerinin uçkur düşkünlüğü nefreti körükleyen önemli faktörlerden biridir.

 

Olayların merkezindeki Enka şantiyesinde geçen yıl da benzer hadiseler gerçekleşmiş olmasına rağmen firma gerekli tedbirleri almamıştır?” tespitlerini yapmıştır.


Bülent Yavlı ve Erdal Şimşek’in haberinde de önemli bilgiler vardı:


“Enka’da inşaat teknikeri olarak çalışan 43 yaşındaki Eyüp Kılıç, yaşanan olayların lokal veya kendiliğinden gelişmediğini, planlı, programlı olarak çok önceden hazırlandığını iddia etti. Olaylardan yaklaşık 20 gün önce eyalet vali yardımcılarından birinin Türk şantiyesinde çalışan sorumlularla bir saat süren toplantı yaptığını ve bu toplantıda kendisinin de bulunduğunu anlatan Kılıç, ‘Vali yardımcısı, -Önümüzdeki günlerde çok ciddi olaylar çıkabilir, Türk işçilere söyleyin Kazak işçilere uymasınlar- şeklinde uyardı. Ama hiçbir tedbir de alınmadı’dedi.

 

Kılıç, ‘Amerikalılar ile İngilizler arasında işçi gibi görünüp gerçekte casusluk yapan birçok insan tespit ettik. Türkleri kovmak için bütün oyunları oynadılar ve 12 yıldır bunu başaramadılar. En sonunda taşeron işlerini Kazak mafyasına verdiler. Ve mafyanın getirdiği adamların tümü hapçı, uyuşturucu bağımlısı ve alkolik insanlar’diye konuştu.”



Kazakistan’ın Aykın gazetesinden Tursın Kalımova’nın yazısında ise olayları Türk işçilerinin başlattığı iddia ediliyor.

 

Yazıda “Gİ firması, işçilere sadece 20 dakika yemek molası veriyormuş. Bu süre içinde Türk müziği çalıyormuş ve işe beş dakika geciken işten o anda çıkartılıyormuş. Türk marşı ile Kazaklara yemek veren, Kazaklara manevi ve maddi eziyette bulunan Gİ firması çalışanlarının, Kazakistan kanunları önünde hesap verecekleri vakit artık geldi” gibi kışkırtıcı ifadeler kullanılıyor!

 

Erdoğan Hükümeti ise olayı ciddiyetle ele almamış ve Tengiz’e bir ekip dahi göndermemiştir!

 

Arslan Bulut 28 Ekim 2006


 

Arslan Bulut


1959 Trabzon ili Maçka ilçesi Ocaklı köyünde doğan Arslan Bulut, ilk, orta ve lise öğrenimini, babasının memuriyeti dolayısıyla İstanbul, Erzurum ve Antakya'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdiği 1979 yılında gazeteciliğe başladı.

 

Öğrenim süresi olan 4 yıl boyunca Son Havadis gazetesi gece yazı işleri müdürü olarak çalışan Bulut, avukatlık stajını tamamladıktan sonra da gazeteciliğe devam etti. Vatani görevini askeri hakim olarak yapan Bulut, Tercüman gazetesinde yazı işleri müdürü oldu, Kıbrıs gazetesinin kuruluş yılında Lefkoşe'de bulundu, dönüşte Tercüman gazetesinde görevine devam etti. Ortadoğu gazetesinde yayın koordinatörlüğü ve genel yayın yönetmenliği, Akşam gazetesinde yayın danışmanlığı, Sağduyu gazetesinde yayın yönetmenliği, Kurultay gazetesinde yayın koordinatörlüğü ve yayın danışmanlığı,Yeniçağ gazetesinde köşe yazarlığı yapan Bulut, günlük yazılarına ve araştırmalarına Tercüman' da başladı ve diğer gazetelerde de bu çalışmalarını sürdürdü. Bulut, 1989 yılında Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nün basın bursu ile ABD'ye gitti. Türk Cumhuriyetleri ve Rusya Federasyonu'nda uzun süreli gezilere katıldı ve gezi yazıları kaleme aldı. 1993 yılında yayınlanan "Türklüğün Yeni Dünya Düzeni" kitabı milliyetçi çevrelerde büyük ilgi ile karşılandı.

 

Türkiye merkezli bir bölgesel ve süper güç oluşturulabileceğini savunan ve bunun temel ilkelerini ortaya koyan Bulut, bu çerçevede Türkiye, Almanya ve Avusturya'nın çeşitli kentlerinde 150'den fazla konferans verdi. Kitabında ekonominin ve devletin yeniden yapılanması konusunda önerilerine ve tezlerine yer veren Bulut, Türk-Amerikan ilişkilerini inceleyerek başladığı araştırmalarına, Alevilik, Nüfus Planlaması, Milliyetçilik, MHP, Gladio, Küreselleşme gibi konularda devam etti.