Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

27 Şubat 2005

Nizami

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Kitap-Yorumları

 

 

 


Hazar Türkleri Yahudi mi? Musevi mi?


-Atila Demirkasımoğlu-


Kevin Brook'un 'Bir Türk İmparatorluğu: Hazar Yahudileri' adlı Nokta Kitap tarafından basımı yapılan kitabına yazılan tanıtım yazısı bazı ciddi yanlışları içinde barındırıyor.

 

Tanıtım yazısında şu ifade yer alıyor: "5. yüzyıldan itibaren devletlerini oluşturmaya başlayan ve farklı dönemlerde İsrail, Bizans ve İran'dan aldığı göçlerle bir Yahudi sığınağı haline gelen bu devlet, muazzam bir güce sahip olmuştu."

 

Bir kere Hazar Devleti sınırları içerisine, başka ülkelerden Türk kökenli olmayan Yahudilerin göçü, toplam Hazar Nüfusunun binde birini bile bulmaz. Dolayısıyla Türk kökenli olmayan Yahudiler için bir nüfus sığınağı olması mümkün değildir. Burada önemli bir husus da, Hazar Yahudileri, başka yerden gelmiş Yahudiler olunca, kökenlerinin Türklüğü de söz konusu olmuyor tabii. Burada Orta Avrupa Musevilerinin etnik kökeninin Hazarlar ve Hazar etkisi yerine İbraniliğe ve Yahudiliğe yani Sami ırkına dayandırılmaya çalışıldığını düşünüyoruz. Ya da ciddi bir anlam hatası 'farkında olmadan' yapılmış demektir.

 

Hazar Türkleri Yahudi değil Musevi'dir. Yani bunların ırk olarak Sami ırkından olan İsrailoğulları'yla hiçbir ilgileri yoktur. Bunun kadar önemli bir husus da Hazarlar'ın Museviliğinin nasıl gerçekleştiğidir. Hazarlar, Museviliği, Kafkasya ve özellikle Dağıstan Musevilerinden öğrendiler. Bir ikinci kaynak ise Harezm Musevileridir. Buralarda nüfus olarak önemli olmasa da dini-kültürel varlıkları nedeniyle önemli bir Musevi inananları topluluğu bulunmakta olduğu anlaşılıyor. Bu toplulukların da ırken Yahudi olma olasılıkları bulunmamaktadır. Oysa tanıtım yazısında büyük bir göç varmış da onlar yahudiliği oluşturmuşlar ve Türklerden de katılım oldu fikri inşa ediliyor. Hazarlar museviliği, büyük ihtimalle yine Türk kökenli olan Dağıstan'ın ve Harezm bölgesisinin Musevileşmiş yerlilerinden öğrendiler. Zaten Museviliğin 800 lü yıllardan sonra Hazar Ülkesinde birinci din haline gelmiş olması, 100 yıldan az bir zamanda oldukça büyük bir topluluğun din değiştirmesi demektir ki, bu ancak kendindenliğin olduğu bir yerde mümkündür. Öte yandan Hazar Türklerinin alfabe olarak Orhun alfabesini kullandığını biliyoruz. Bu gerçek de museviliğe ait orhun alfabesiyle yazılmış metinlerin varlığını ve bir Türk Museviliğinin Hazarlar öncesinde olduğunu gösterir. Ve Hazar Musevilerinin başlangıçta musevilik metinlerini Orhun Alfebesini kullanarak yazdıkları biliniyor.

 

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Türkler arasında İslamiyet yayıldıktan sonra ne kadar arap veya acem varsa ondan da daha az ırken yahudinin gerek Dağıstan gerekse Harezm bölgesinde olması akla da mantığa da daha yakındır.

Öte yandan Karay Musevi Türkleri ile Yahudiler arasında varolan inanış farkları, farklı etnik ve kültürel kökenlerin kanıtıdır.

 

Bir diğer kanıt da İstanbul'da Hazar kökenli musevilerle Bizans'ın yerlisi yahudiler arasında yüzyıllarca süren dini kavgalardır. Ne yazık ki bu kavgayı sonunda Türk kökenli museviler kaybetmiş ve onlara ait sinagoglardan ancak biri günümüze ulaşabilmişdir. Yazılı eserler ise henüz ortada yokdur.

 

Bu söylediklerimizin doğruluğunu, özellkle Aşkenaz Musevilere ait genetik araştırmalarda DNA yapılarının, israiloğlu kökenli yahudilere değil, Türk kökenlilere yakın sonuçlar verdiğinin ortaya çıkması göstermektedir. Bu çalışmalarda, kürtleşmişlerin bir bölümü bile israiloğullarına aşkenazlardan çok çok daha yakın DNA özelliklerine sahip bulunmuşdur. Önasya'nın dağlarında mahsur kalıp, kendilerini herkesten saklayan İsrailoğlu kökenli yahudilerin, bölge ve kültür yakınlıkları nedeniyle son bin yılda Kürtleşmişlerle değil de ondan çok daha önce kırmanç-sorani topluluklarıyla karışmış olması ve onların arasında gerek dini gerekse kültürel olarak asimile olup yok olmuş olmaları daha mümkün görünmektedir.

 

Hazarlarda museviliğin oynadığı rol ne yazık ki Hazar Türkleri için çok da hayırlı olmamışdır. Çünkü din değiştiren Türkler, hristiyanlıktan önce museviliğin böldüğü bir ortak din kültürünün kısmen yıkıcısı olmuşlardır. Macarların hristiyan olması ve hatta ondan da önce kimi Ön-Türk topluluklarının slavlaşmasına yol açan, Ön-Türkler arasında hristiyanlığın yayılması, bir de museviliğin ortaya çıkmasıyla daha bir sağlamlaşmış olmalıdır.

 

İslam, Türkler arasında sürecek bir yerleşik-göçer ayrılığı doğururken, bundan önce aynı örneği hristiyanlık ve musevilik sergilemişdir. Bugün Rusya'yı azıcık kazıyın altında Rus göremezsiniz. Bunları zamanla daha net olarak göreceğiz.

 

Hazarlarda Musevilik, Suriye Türkleri, Mısır Türkleri ve İran Türklerin de İslam, Uygur ve kimi Hun toplulukları arasında Budizm, Maniheizm ve Konfiçyüs-Tao Düşüncelerinin yayılması, Türk topluluklarının başka uluslara asimile olmasıyla sonuçlanmışdır. Çin Han Hanedanının Çinlilerle hiçbir ortak yanının olmadığını görmek için dönemin heykellerine ve heykellerdeki sakal ve bıyıklara şöyle bir göz ucuyla bakmak bile yeterlidir. Benzer olaylar daha az nüfusa sahip topluluklar için Kafkasya'da da olmuşdur. Nitekim Dağıstan Musevilerini böyle görmek gerekir.

 

Atila Demirkasımoğlu

27 Şubat 2005



Nizam Darağacına...  -Atila Demirkasımoğlu-


Bilgi, bir etki olarak zihnimize giriyor. Orada işleniyor. İşlemenin üç önemli yanı var. Bunlardan birincisi insanın muhakeme kabiliyeti, ikincisi bir etki olarak zihne daha önce uğramış bilgilerin işlenmiş-işlenmemiş doğrultusunda herhangi bir hali, üçüncüsü biraz henüz belirsiz bir kavram olarak sezgisi.



Bozkır, Dirilmenin Zenginliğine Dinleniyor -Atila Demirkasımoğlu-


Fransız İhtilali, milliyetçiliğin başlangıcı olamaz. Fransız ihtilali, 1000 yıldan fazla süren ve muhtemelen öncesi de olan Türk ilerlemesinin çökerttiği imparatorluklara, Amerika kıtasının keşfedilmesi sonucu yeni kıtaya insan göçünün “boşalttığı” Avrupa’nın genleşme gereksinimidir.



Vatan ve Yurt  -Atila Demirkasımoğlu-


Fransız ihtilalinin doğurduğu nasyonalizm, imparatorlukların gerilemesi sonucu arka mevzilerde bir tutunma olarak görülmelidir. Batı tipi devletler, fransız ihtilali ile etnik birleşmelere değil etnik kümeleşmelere yol açmıştır. Bu etnik kümeleşme, çıkarların kaybı tehlikesinin doğurduğu kaybetme duygusunun, demokratikleştirilmiş ve kısmen insanileştirilmiş, temelde çıkarların korunmasını esas alan bir küçülmüş ve daha gerçekçi imparatorluk’cuk’un vatana dönüşümü vatanda tutunabilmesidir.


 

Atila Demirkasımoğlu


Atila Demirkasımoğlu, 27 Mart 1966 Niksar doğumludur. Baba tarafı 1475'li yıllarda Trabzon İli Of İlçesi'ne Karaman'dan gelip yerleşmiş bir aileden gelmektedir. Anne tarafı Tokat İli Niksar İlçesi'ndendir. İlkokulu İstanbul, Patnos ve Ağrı'da, Ortaokulu Ağrı, Bartın-Ulus ilçesi, Lise'yi Ankara Deneme Lisesi'nde, Üniversiteyi A.Ü. Tıp Fakültesinde okumuşdur. Radyasyon Onkolojisi İhtisası yapmış ve uzman hekim olmuşdur.


 Hazar Tarihi'nden...



Hazarya'nın Parçalanması


"Hazar Hakanları, diplomatik evlilikler yoluyla Araplarla anlaşmanın yollarını arıyorlardı, fakat bir devlet darbesine ve hanedanın iktidarının Hazar Meliklerince ele geçirilmesine yol açan Dağıstan Yahudilerinin aktivitesinin artması daha önemli rol oynamıştı. Yeni yönetim, kendi halkının muhalefetini-Kabarların (Macarlar) isyanı- bastırmayı başarmıştı, ama o günden sonra Hazarya parçalanmaya başlamıştı."

 

Hazar Tarihi, Artamonov .


 İmparator Konumları



Gömme Adetleri'nden..


"Hazarların büyük hakanı, melikin sarayından daha yüksek olan sarayında sürekli göz hapsindedir. Hakan, halka çok nadir -dört ayda bir defa-gösterilir ve o da ancak kendisini bir mil geriden takip eden ordunun refakatinde. Hakanı sanki suyun altına defnediyorlamış gibi karmaşık bir yapının içine gömüyorlardı.

 

Hazar Tarihi, Artamonov


 Arayış



Hazar Kralları Nasıl Etkisizleşti...


Batı Türk Hakanlığının yıkılışından sonra Hazarya"da yönetimi elinde tutan Türk Açina hanedanının torunları, bağımsız bir devletin başına geçmişlerdi. Fakat zaman içinde gerçek güçlerini yitirip, güçlü mahalli beylerin hakimiyeti altına girince, sadece geleneksel iktidar sembolü haline geldiler."

 

Hazar Tarihi, Artamonov


 Okumakta Olduğu Kitaplar
 Sosyal Psikoloji, J.L. Freedman
 Güç Merkezli Yönetim, Jeffrey Pfeffer
 Güç İstenci, Nietzsche
 Siyasetin Temel Sorunarı Leslie Lipson
 Safahat, M.Akif Ersoy
 Hunlar L.N. Gumuliev
 Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok
 Mutezile ve Siyaset, Mahmut Ay
 Kesinliklerin Sonu, İlya Prigogine
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar
 Hz. Muhammed'in Hayatı Martin Lings
 Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Soner Yalçın
 İşinizi Yeniden Yaratın, Tom Peters
 Hedef Seçmen, Cihat Polat
 Efendi, Soner Yalçın
 Haray, Samir Kazımoğlu
 Hilafetin Arka Planının İlgası, Mustafa Sabri Efendi
 Araplar ve Yahudiler, Ahmed Susa
 Geleceğin Toplumunda Yönetim, Peter Drucker
 Siyon Türk Zelda, Cengiz Özakıncı
 Benjamin Dar Geçitteki Aydın, Jay Parini
 Hazar Tarihi, M.İ. Artamanov
 Eski Türkler L.N.Gumuliev
 Oğuzlar, S.G. Agacanov
 Atlas Vazgeçti 1-2-3, Ayn Rand
 Hayatın Kaynağı Ayn Rand
 Kapitalizm Bilinmeyen İdeal Ayn Rand
 Yaşamak İstiyorum Ayn Rand
 İskitlerin Tarihi, Ekrem Memiş
 Türk Ulusçuluğunun Temelleri Uriel Heyd
 İran ve Bölge Jeopolitiği İzzetullah İzzeti
 Pentagonun Yeni Haritası, Thomas Barnett
 Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman
 Son Denize Kadar W. Yan
 Putları Yıkıyorum, Yalçın Küçük
 Kapitalizm ve Yahudiler, Werner Sombart
 Stratejik Derinlik Ahmet Davutoğlu
 Dünya Nöbeti, Alev Alatlı
 Alevilerin Etnik Kökeni, Cemal Şener
 Ömrümün İlk 65 Yılı Yağmur Atsız
 Kurtların Kardeşliği, Hakan Akpınar
 İsyan 2, Yalçın Küçük
 Etnogenez, L.N. Gumuliev
 Yaban, Y.K Karaosmanoğlu
 Küçük Anılarda Büyük Sırlar, Nurten Arslan
 Nuh Tufanı, William Ryan
 Ezop Masalları
 Kızılbaş Türkler, Nihat Çetinkaya
 Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo
 Hazarlar ve Musevilik, Peter Golden
 Cengiz Han'a Küsen Bulut Cengiz Aytmatov
 Sultan Murat, Cengiz Aytmatov
 Ulusların Etnik Kökeni Anthony Smith