Yazar | 
Sırrı Çınar |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |
 | | |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni |
 |
| |
 |
|
Yönetimde Mekanik İnsan Algısı -Sırrı Çınar-
Toplumu oluşturan bireylerin tamamının iyi insan, iyi vatandaş, bilgili, analiz eden, doğru tercihlerde bulunan, ülkesinin çıkarları doğrultusunda karar veren, yazılı belgelerde (Yasa, yönetmenlik vb) belirlenen amaçlara tam ulaşanlardan ve doğru davrananlardan oluştuğunu düşünmek, bu düşünceyle yorumlar yapıp, kararlar almak saflık değilse kasıtlı bir anlayıştır. Ülkede ki yetkili ve sorumlu kişilerin bu saflık ve kasıtlı anlayışa sahip olması ise kargaşayı yani düzensizliği doğurmakta, toplum başıboş ve kendi kaderiyle baş başa kalmaktadır.
|
Milletvekili Nasıl Olmalıdır? -Sırrı Çınar-
Toplum önüne çıkıp, toplum önderi olacak kişinin her şeyden önce “yiğit” olması lazım. Yiğit, güçlü, kuvvetli, gözü pek, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmeyen, sözüne güvenilen, sözünün eri ve korkmayandır. Yani, yiğit olmayan bir milletvekili hangi unvanlara sahip olursa olsun, hangi özgeçmişe sahip olursa olsun, kendini ifade edemeyecek, yalan söyleyebilecek, korkacak, sinecek, el öfeleyip, boyun bükecek. Vatandaşa efelenecek, bürokrata kükreyecek, kendine ihtiyaç duyan “yiğit olmayanlara” caka satacak ve milletvekili olduğunu sanacak. Yiğit birinin bu yiğitliğini bilgiyle güçlendirmesi, dünyayı anlaması, kavraması ve bu anlayışla yeni fikirler üretmek, yeni projeler geliştirmek ve ülkeyi daha ileriye taşıyabilme bilgi birikimine sahip olması gerekir. “Birikim” diyorum çünkü bilgi sonsuzdur.
|
Gören Göz -Sırrı Çınar-
Bütün sanat dalları gibi fotoğrafçılık da insanın gelişmesine yöneliktir. Geniş ufuklu, sistematik düşünce metoduna sahip bireylerin yetişmesi ancak sanat dallarından biri yada birkaçıyla uğraşılması sonucu gerçekleşir. Çünkü sanat ancak insanla mümkündür ve olağan dışı, hayal ürünü, ifade etme ve beynin farklı çalıştırılmasıyla ortaya çıkan eylemlerdir.
|
Kültürel Ceza -Sırrı Çınar-
“Kültür” nedir? Diye sorulduğunda akla gelen ve verilecek cevaplar nelerdir? Eminim ki; El sanatları(bakır işlemeciliği, halı,kilim, bebek vbg), halk oyunları, türküler, tarihi eserler, tiyatro ve Kültür ve Turizm Bakanlığı akla gelecek ve bunlar sıralanacak. Mevcut eğitim sistemi içinde yetişmiş insanların sadece bunları hatırlaması normaldir ancak Devleti yönetenlerin ve topluma yön verenlerin de aklına bunlar geliyorsa işte orada biraz düşünmek gerekir. Oysa yaşamın içindeki bütün davranışların, düşüncelerin, tepkilerin, onaylamaların, inançların tamamı ve üretilen maddi varlıkların bütünü kültürdür.
|
Yazmak mı Konuşmak mı? -Sırrı Çınar-
Kendi iç problemlerini bu kadar çok konuşan bir toplum yoktur. Nereye giderseniz gidin, herkes bildiği kadar her konuyu kaygısızca tartışır. Konuştukça, konuşurlar. Birkaç dinleyici bulan, hele sesini iyi kullanan biri mekan neresi olursa olsun, konuştukça açılır, coştukça konuşur. Bu kadar çok konuşmamıza rağmen yazanımız azdır.
|
Benim İnsanım -Sırrı Çınar-
Bu benim insanım, Yaşadığı yeri anlatır, yüzündeki çizgiler, Güneşte parlar, soğukta gerilir, Çatık kaşlarına bakma öyle, Gönlündeki sevgiye siperdir.
|
Sanatın Cazibesi -Sırrı Çınar-
Tiyatro, sinema, konser ve diğer kültür faaliyetlerinin toplumlar üzerinde yaptığı etki büyüktür. Amerikanın çeşitli ticari markalarının dünyaya yayılmasında en önemli rolü Filmler üstlenmiştir. Kültür emperyalizminin başvurduğu bu yöntem etkisini bire-bir gösterecek kuvvet ve kudret sahibidir. 1980’li yıllarda TRT tarafından televizyonla Türk insanına yapılan en büyük kötülük olan “Dallas” dizisinin etkilerinin sosyologlar tarafından araştırılması gerektiğine inanıyorum. Yeme, içme, giyinme, diyalog gibi yaşama kültürümüzü değiştiren en önemli etki, Amerikan filmlerinden ve dizilerinden alınmıştır.
|
Yüksek Kültür -Sırrı Çınar-
Önemli olan gelişmiş ülkelerin ekonomik, teknolojik, bilimsel, siyasi olarak aldıkları yollarda uyguladıklarının aynısını uygulamaktan vazgeçmektir. Önemli olan yüksek kültür seviyesini yakalamış bireylerin üretilmesi ve çoğaltılmasıdır. Söyleneni anlayan, bilgi sahibi, analiz yapabilen, duyarlı, çözüm üretebilen, toprağını tanıyan, ülkesini bilen, insanını seven, fedakar, cefakar, vefakar, seviyeli, seciyeli ve en önemlisi şahsiyetli bireyler üretebilmek ve sayılarını artırabilmektir.
|
Siyasilerde Davranış Kalıpları -Sırrı Çınar-
“Koltuklarından güç alanlar” o koltuklarını kaybettikleri gün hacimleri ve yoğunlukları kadar yer tutarlar bu toplumda. Yani daha önce “avam, kul” olarak baktıkları o toplumun fertlerinden biri olurlar. İşte o zaman o toplumda açıklığıyla, netliğiyle ve şahsiyetleriyle yer edinenlerin büyük cüsselerinin yanında ne kadar küçük zerreler olduğunu fark ederler.Seçilmemişler bu farkındalığı yaşarken yeni seçilenler aynı oyunu hatasız oynamaya devam ederler.
|
Türküler -Sırrı Çınar-
Çok söz söylenmiştir türküler üstüne. Ana sütü gibi ak, ana sütü gibi temiz denmiştir. Nerden geldiğini ayak seslerinden tanırım denmiştir. Ne söylenirse söylensin, türkülerin üzerimizde bıraktığı etkileri anlatmaya yetmez. Sazın, sözün, duygunun, düşüncenin, yaşam biçiminin, geleneğin, sevginin ince bir maharetle işlendiği bir bütündür türkü. Her dinleyişinde yeni keşiflerin yapıldığı, yeni ufukların açıldığı, yeni hazların alındığı önemli bir hazinedir. Sazın teline vurulan tezenenin okşayışıyla, zurnadan çıkan korkusuz haykırışla, davulun tokmağının çırpısıyla uyumuyla, sipsinin feryadıyla, kavalın ağlamasıyla ve üstüne dizilen acılı, tatlı, neşeli, kederli sözlerle kulaktan girip ruhun derinliklerine yerleşen saf, temiz bir can suyudur türkü.
|
Koca Yürekli Adam -Sırrı Çınar-
Koca yürekli adam, babam Korkusuzca girdiği kavgalardan yara almadan çıkan. Eşkıya, hain, çıyanları heybetiyle kovan. Çilenin ablukasından alnı açık, başı dik çıkan. Koca yürekli adam.
|
| | 
Sırrı Çınar
Ahlat Doğumludur. "Serzeniş" ve "Gökyüzü Kırpıntınları" isimli şiir kitapları yayınlanan şair-yazar ve senarist Sırrı Çınar'ın halen yayına hazırlanmakta olduğu üç adet kitabı daha bulunuyor.
|
| 
| Benim Babam... |

| Koca Yürekli Adam
Daha dün yaşadım dediği, Yetmiş yıllık ömür. Küsmüş hayatın fildişi kulelerine, Tırnaklarını geçirmiş kendi yüreğine, Kanattıkça yüzü gülüyor, dili söylüyor. Konuş, konuş, sakın ha susma, Koca yürekli adam,
|
| 
| Türküler Dirilirken.... |

| İnsan Olmak İçin Türkü Dinlemek
Bir insanı bütün vasıflarıyla “insan” yapmak için türkü dinletmek yeterlidir. Toplumda yaşanan karmaşanın, insanca olmayan tavırların yerine paylaşan, seven, özleyen, saygı duyan insanlar yerleştirmek isteniyorsa türkü dinletilsin, türkü söyletilsin, türkü söylensin. Bir türküyü can kulağıyla dinlemeniz türküyü tanımanıza yetecektir.
|
| 
| Arayış |

|
Aradığını Bulanlar
Rahmetli Nejdet Sancar Hocamız, bir çok konuşmasına, “Atı erken ehlileştiren Türkler, dünyada farklı milletlerin bulunduğunu da erken kavradılar. Bu yüzden Türk destanına göre insanlar, bir ağacın dokuz dalında dokuz ayrı millet olarak yaratılmıştır.” diye başlardı. Göktürk kitabelerindeki milliyet duygusunun, o çağın dünyasının her yerinde yaşanmadığına şüphe yok. Yerleşik toplumlarda milletten önce aile, klan, kabile bağlarının oluştuğu ve bunların uzun sürdüğü gerçektir. Başka milletleri tanımayan, kendisininde bir millet olduğunu fark edemez. Milliyetçilik ve millet, ancak toplumların bir biriyle yoğun temasının başladığı asırlarda ortaya çıktı. Türkler muhakkak ki erken milletleşmede bir istisnadır. Çünkü insanlık tarihinin dört atlı medeniyetinden bir buçuğudur
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|