Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

Son Güncelleme: 6 Eylül 2008

 

Ömer Dönderici

 

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

www.turkdirlik.com

 

 

 


Ergenekon 4 -Kim Yalancı?- -Ömer Dönderici-


Yaratılalı beri canlıların ve irili ufaklı canlı topluluklarının –her birinin- çıkarları çatışmıştır. Bu çatışmaların pek azında, taraflar apaçık savaşır. Aldatma, değişik ton ve dozlarda, bu çatışmaların ayrılmaz bir parçasıdır: Gizlenme, kamuflaj, kılık değiştirme, taklit, göz boyama, görüntü saptırma, yalan bu silahlardan bazısıdır. Söz gelimi, bir düşmanın, “ben düşmanım!” diye haykırmak yerine, dostmuş gibi ortaya çıkması; dost görünümlü örgütler kurması veya dost –ama aptal- örgütlerle işbirliğine gitmesi olasılığı her zaman daha fazladır. Ve tabii ki, -bir çoban matı planının parçası olarak- hoşa giden –ama sonu hüsranla bitecek- tutum ve davranışlara yönlendirmesi de, bu sürecin kaçınılmazıdır.



Ergenekon 3 -Adaletin Kılıcı Kimin Elinde?- -Ömer Dönderici-


Önceki yazılarımı okuyanlar bilirler: Cumhuriyeti kuran –ve şimdi de mirasçısı- güçler karşısında halkın önlenemez yükselişinin, Türklüğün hayrına olduğunu savuna geldim. Bu bağlamda, son seçimler sonrası düş kırıklığına uğratmış olsa da, AKP iktidarının, bu dönüşümün bir tecellisi olduğunu düşündüm. Bu yüzdendir ki, normal şartlar altında, Ergenekon yargılamasını hararetle savunmam gerekirdi. Ama bir şeyler, beni bundan alıkoyuyor. Üstüne üstlük, Cumhuriyeti koruma adına miting üstüne miting düzenleyenlerin, adeta mezar sessizliğine bürünmeleri, beni, bu yazıyı yazmaya daha da teşvik etti. Yanlış anlaşılmak istemem: Hukuk dışına çıkanlar, hele de bunu şahsî menfaat sağlamak için yaptılarsa, kim olursa olsun yargılanıp hesap vermeliler. Hatta, böylesi yargılamalar, -nedeni ne olursa olsun, çalışan-emekli, asker-sivil gibi ayrımlar yapılmadan, cesaretle gerçekleştirilmelidir.  O zaman sorun ne?



Ergenekon 2 -Gerçekten İki Kutup mu?- -Ömer Dönderici-


Bir önceki yazımda Türkiye’yi iki kutba bölmeyi başardığımızı söylemiştim. Bizimkiler ve ötekiler diye... Bugün, “gerçekten iki kutup mu?” diye soracağım. Aslında canhıraş sürdürdüğümüz kavgayı bir an unutup, vicdanımızla baş başa kalsak ve kendimize “bizimkileri” sorsak: “Bizimkilerin hepsi aynı mı?” diye, ne cevap alırdık? Eminim ki, taraftarlarımızı, bir sürü farklı eksende, çok farklı yerlere oturturduk. O herkesi bir kutupmuş gibi hissettiren dinsel turnosol, bir örtü gibi kapladığı idrakimizin üstünden çekilirse, kutupların hiç te fikirsel homojenitesinin olmadığı görülecektir.



Ergenekon 1 -Empati- -Ömer Dönderici-


Toplumu iki kutuplu yapmak için, herkes elinden geleni, ardına koymadı. Sonunda başardık. Bu parçaları, herkes uzak geçmişinden getirdikleriyle etiketledi: “Ulusalcı”, ”İslamcı”, “laik”, “demokrat”, “devletçi”, “darbeci”, “şeriatçı”, “dindar”, “halk”, “Tayyip’çi” gibi... Ama etiketler değişse de, iki kutupluluk gerçeği değişmedi...

 

İki kutupluluğa götüren süreç, çıktılarını da yanında getirdi: “Bizimkiler ve Ötekiler”.



Tarihi Kavga 3 -Devlet ve Hükümet- -Ömer Dönderici-


Bir gemi düşünün: Sürekli dev dalgaların olduğu sularda; sağında-solunda korsan gemileri dolaşıyor. Üstelik alabora edebilecek bir fırtına, hızla gemiye yaklaşmakta...Yolcu ve mürettebattan bazısı, kızdıkları bir grup yolcu ve mürettebatı boğabilme umuduyla, canhıraş bir biçimde geminin dibini delmeye çalışıyor. Kaptan ve mürettebatın bir bölümüyse, sevmediklerini denize atma telaşındalar.

 

Türkiye’nin hali, bu gemiden ne kadar farklı? Tarafların gözü öylesine dönmüş ki, sapla samanı birbirine karıştırıyoruz.



Tarihi Kavga 2 -AKP Nereden Nereye?- -Ömer Dönderici-


Pek çoklarını kızdıracağımı biliyorum ama, 2002 yılında işbaşına gelen AKP hükümetini başarılı sayıyorum. Tabii ki, çok şanslıydılar: Ekonomik iflasın eşiğine gelen ülke, IMF’nin verdiği acı ilaçları, koalisyon hükümeti marifetiyle yutmuş; böylelikle AKP, hem görece stabil bir ekonomi devralmış; hem de bu acı reçeteyi yutturan partilerden kurtuluvermişti. Kendine yeni yerler arayan küresel finans da, ekonominin yelkenlerini kolayca şişiriverdi.



Tarihi Kavga 1 -Oyunun Son Perdesi- -Ömer Dönderici-


AKP kapatma davası ve Ergenekon soruşturması, Cumhuriyetin ilk günlerinden, hatta daha da öncesinden başlayan tarihsel bir oyunun son perdesi gibi görünüyor. Bir bakıma Türk siyasi tarihini büyük ölçüde bu oyun biçimlendirdi ve biçimlendirmeye devam ediyor. Oyun, kurtuluşumuzu Batılı gibi yaşamakta görenlerle buna direnenler arasında geçti. Hem daha aydın oldukları, hem de gücü ellerinde tuttuklarından, ilk grup, Cumhuriyetin ilk yıllarında iktidarı eline geçirdi. O zamandan bugüne kadar iki grup arasındaki iktidar kavgası bitip tükenmeden sürdü.



Medyada "Sağlık Skandalları" -Ömer Dönderici-


Bu hafta neredeyse tüm medyada, art arda iki sağlık trajedisi, kendine genişçe yer buldu. İlkinde, Adana’da tüp patlamasıyla yanan çocuğa gerekli müdahaleyi yapmayan özel hastanenin Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla kapatıldığı bildiriliyordu. İkincisinde ise, 6 yıl önce geçirdiği felç nedeniyle yatak yaraları açılan bir hastanın Vakıf Gureba hastanesine alınmamasına üzülen Genelkurmay Başkanımızın hastaya sahip çıkması konu ediliyordu.



Kürt Meselesi 4 -Dünden Yarına Ne Değişecek- -Ömer Dönderici-


Bir önceki yazımda, geleceği planlarken, her şeyin geçmişteki gibi olacağını düşünmenin, Kürt sorunu için de bir handikap olduğunu söylemiştim. Bugün, ne demek istediğimi biraz daha açmak istiyorum. İnsanlığın uzun tarihinde toprak, yakın zamanlara kadar en değerli varlık olarak kaldı. Toprak, on bin yıl öncesine kadar avlamak ve toplamak için, son on bin yılda tarım için, son birkaç yüzyılda yeraltı zenginlikleri için gerekliydi. Halen de gerekli. Ama son yüzyıl veya yüzyıllara kadar bu bir varlık-yokluk sorunuydu. Verimli topraklara sahip olmamanın bedeli açlıktan ölmek demekti.


 

Ömer Dönderici


Konya İli Seydişehir İlçesi'nde doğdu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. İç hastalıkları (dahiliye) ihtisası ve gastroenteroloji üst ihtisası yaptı. Çeşitli hastanelerde görev yaptı. Sevgi Hastanesi'nin kurucuları arasında yer aldı ve 1993- 1996 yılları arasında bu hastanenin tıbbî ve idarî üst yönetimininde bulundu.


 Umumi Siyaset



AB


Halkın onur kırıcı Avrupa Birliği yolculuğundan, hala tümüyle ümit kesmemiş olması, kendi egemenlerinin vizyona götürme ümitlerinin kalmayışındandır. Sürüklenerek bile olsa, bu yolla vizyona biraz daha yaklaşma şanslarını daha fazla görüyorlar...


 Dünya



Yeni Dünya Düzeni


Yeni dünya düzeni denen olgunun doğumunu sağlayan bilişim devriminin genel kabulün aksine, Batı’ya yaramadığını düşünenlerdenim.

 

Bu devrim, geleceğin Dünyasının dengelerini kökten değiştirecek dönüşümleri başlattı. Son dönemin güçlü oyuncuları iniş; buna karşılık yoksullukla özdeşleştirilen kimi ülkelerin çıkış  trendine girdikleri görüldü. Batı, doğuşuna öncülük ettiği ve bir havari gibi tüm Dünyayı sarması için uğraştığı devrimin, çok ta hayrına olmadığını farketti. Serpilen yeni dünya düzeni ile sömürgeci güçlü geçmişi arasına sıkışıp kaldı.


 Kavram



Günümüzde Güç


Kendini güç haline getiren eski değerlere yeniden yöneldi. Kemal Tahir’in deyişiyle, “dayılıkla yapamadığını, kabalıkla yapmaya soyundu.”. Ne var ki, eski anahtarların yeni kilitlere uymayacağı da ortaya çıkmaya başladı...

 


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  

 

 

 

-

SİYASET

- 

 

 

- 
- 
- 
- 
- 

-

 

-

 

-

 

-

Kürt Meselesi 3 -Arkaya Baka Baka Yürümek-

-

Kürt Meselesi 2 -Vizyon Esir Düşmesin-

-

Kürt Meselesi 1 -Aklı Selim-
-Seçimlerin Ardından 6: AKP Yeni Rolüne Hazır mı?
-Seçimlerin Ardından 5: Yüzleşmek Herkesin Hayrına

-

Seçimlerin Ardından 4: MHP'yi Bekleyen Sorunlar
-Seçimlerin Ardından 3: Siyasi Partiler ve Türkçülük
-Seçimlerin Ardından 2: CHP Başarısız mı?
-Seçimlerin Ardından 1: Seçimin Tarihsel Perspektifi
-Türkiye'nin Fay Hattı
-Asgari Ücreti Belirlemek, Ülkeye İhanet Etmektir

-

TÜRKÇÜLÜK

- 

 

- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 
 

-

KÜLTÜR , TARİH VE KİTAP

- 

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
-Ödülün Gerçek Sahipleri

-

TÜRK DÜNYASI

  

 

-

 

- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 
  
   
14  
13  
12Kürt Meselesi 3 -Arkaya Baka Baka Yürümek- 
11Kürt Meselesi 2 -Vizyon Esir Düşmesin- 
10Kürt Meselesi 1 -Aklı Selim- 
9Seçimlerin Ardından 6: AKP Yeni Rolüne Hazır mı? 
8Seçimlerin Ardından 5: Yüzleşmek Herkesin Hayrına 
7Seçimlerin Ardından 4: MHP'yi Bekleyen Sorunlar 
6Seçimlerin Ardından 3: Siyasi Partiler ve Türkçülük 
5Seçimlerin Ardından 2: CHP Başarısız mı? 
4Seçimlerin Ardından 1: Seçimin Tarihsel Perspektifi 
3Türkiye'nin Fay Hattı 
2Asgari Ücreti Belirlemek, Ülkeye İhanet Etmektir 
1Ödülün Gerçek Sahipleri