Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

Son Güncelleme: 20 Ağustos 2008

 

 

Muharrem Kılıç

 

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

www.turkdirlik.com

 

 

 


Ulu Tanrım -Muharrem Kılıç-


Ulu Tanrım,

Rahmetini Bolca ver.

Esirgeyip,

Bizi zorda bırakma.



Mutluluk -Muharrem Kılıç-


MUTLULUK, emek,

MUTLULUK, sevmek,

MUTLULUK, sen demek.

MUTLULUK, annenin şefkat dolu okşayışındadır.

MUTLULUK, babanın merhamet ve sevgi dolu bakışındadır.

MUTLULUK, çocuğun beklentisiz gülüşündedir.

MUTLULUK, sevgilinin titreyen eliyle dokunuşundadır.



Dostum, "Demir Çarık" Kara Tren -Muharrem Kılıç-


İyi ki demirden yazmışlar adın,

Yoksa seni de inkar ederler bil ki.

Bu sözüm duyup da üzülme sakın,

İlk inkar edilen sen değilsin ki.

 

Senin yolun dümdüz, yolum gibidir.

Çilelerin benim halim gibidir.

Yolların benim sevdalım gibidir.

Ölmeden bizden nasıl ayrılırsın ki?



Sevgi İklimi -Muharrem Kılıç-


Bizim coğrafyamızda meydana gelecek yaygın bir çatışma, en büyük zararı Türk milletine verecektir. Binlerce yıldır et ve tırnak gibi beraber olduğumuz, aslen Türk olan-olmayan, Müslim-gayrı Müslim bütün unsurlar Türk milletine ve onun devletine emanettir. Yönetimde olanların bunu hiçbir zaman unutmamaları gerekir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin başlangıç tarihi 1923 olmadığı gibi, sorumlu olduğu sınırları da bugünkü sınırları değildir. Mevcut duruma böyle bakmazsak, en baştan yanılgıya düşeriz. 



"Gölgedekinin Gölgesi Olmaz" -Muharrem Kılıç-


Ulular ne  güzel söylemişler;

“Gölgedekinin gölgesi olmaz” demişler.

Sen “sen” ol.

 

Herkesteki cevher sende de var.

Bir şeyler bekleyerek, birilerinin,

Gölgesine sığınmaya çalışma.

Bu dünyada her şeyi Tanrı yapar.

Ama kimileri Tanrıya,

Kimileri de bilmeden nefsine tapar.



Marifetname'de 12 Hayvanlı Türk Takvimi -Muharrem Kılıç-


Türk Kültürü o kadar eski, zengin  ve yaygın bir kültürdür ki; geçmişe doğru bin yıllarla ifade edilebilir. “Nevruz”   konulu çalışmamızda da detaylarıyla açıkladığımız gibi, Türk kültürü, sadece Orta Asya’da değil, dünyamızın tüm kuzey yarım küresinde kendini gösterir. Pek çok halk tarafından özümsenmiş ve benimsenmiştir. Bu durum da gösteriri ki; Türk kültür ve medeniyetleri tarihi çok uzun bir zaman dilimini kapsar. Dolaysıyla da Türklerin var oldukları coğrafyaları da kapsar.



Vahşi Liberalizm -Muharrem Kılıç-


Son zamanlarda, küreselleştirilen dünyada o kadar çok yalan, “fikir, özgür düşünce, tarih vs.” adı altında insanların beyinlerine saldırıyor ki, bunlar ne sınır tanıyor, ne gerçeğe inanıyor, ne de insanlığa saygı duyuyorlar. Bunların tek amacı; sadece ve sadece dünyanın tamamına hükmetmek, böylece dünyanın tamamını kendi sömürgesi haline getirmek. Bu amaca ulaşabilmek için de milletlerin varlıklarını ortadan kaldırarak, onları “sürüler” konumuna taşımaya çalışıyorlar. Böylece, bir millete mensubiyet duymayan insanlar, kolayca güdülebilecek sürüler haline getiriliyorlar.



Malazgirt'ten İstanbul'a Gizlenen Ön-Türk Tarihi -Muharrem Kılıç-


Türk Milletinin yeni nesillerine okul kitaplarında anlatılan tarih nerede ve nasıl başlıyor?  Tarih kitaplarımızın ağırlıklı olarak Türk tarihini işlemeye başladıkları tarih 1071 Malazgirt savaşıdır. Ve bu savaşın kazanılmış olmasını izah ederken pek çok tarihçi(!) “Bu savaşla Anadolu kapılarının Türklere açıldığını ve bu savaştan sonra Anadolu’nun Türk yurdu olmaya başladığını” söylüyorlar. Bu söylem ne anlama geliyor? Tarihçilerimiz(!), “1071 yılından önce Anadolu’da Türk yoktu, bu savaşın kazanılmasıyla Türkler Anadolu’ya gelmeye başladılar”  demeye getiriyorlar. Ve bu yanlış bilgiyi Türk milletinin yeni yetişen nesillerine de doğruymuş gibi anlatıyorlar.



Kendime Öğüt -Muharrem Kılıç-


İlk  önce sen seni bil,

Budunu  bil, Hanı bil.

"İnsan" ol, "insan"ı bil,

Çalmaya sazın olsun.

 

Ah işitme, dokunup,

Yılma  sakın, çekinip.

Bin  yıl  sonra  okunup,

Sevilen  yazın   olsun.



Kilimlerin Dili -Muharrem Kılıç-


Kilimlerin dili var mıdır dersiniz? Siz ne düşünürsünüz bilmem ama bence var. Hem de birden fazla dili var kilimlerin. Aynı dilin lehçeleri, şiveleri dışında da dili var. Peki bunu nasıl anlıyoruz? Kilimler üzerine işlenmiş damgalardan (Motiflerinden) anlıyoruz. Evet evet damgalardan. Kilim üzerinde yer alan her damga onun kendine has dilinde bir sözcük karşılığıdır. Ve bu sözcüklerle binlerce kilometrelik mesafelerde yaşayan ve birbirlerini tanıma imkanı dahi olmayan insanlar, kendilerine göre farklı cümleler kuruyorlar her gün. Bu insanların konuşma dilleri belki farklı ama, kilimlerde kullandıkları dil aynı.



Uyandır Bizi -Muharrem Kılıç-


Ulu Tanrım,

Yüce Tanrım,

Hakk Tanrım!

Yücelerden yücesin sen,

Gök Tanrım.



Küresel Isınma Tanrı'nın Suçu mu? -Muharrem Kılıç-


Sorumsuz ve bilinçsiz kullanarak su kaynaklarımızı tüketip, suçlu olarak da “Küresel ısınma”yı göstermek biraz fazla açık gözlük yapmak değil midir? Çiftçimizin bu yıl ki zararları karşılığında kendisine verilecek olan üç beş kuruş onun yaralarını sarmayacaktır. Ama daha kötüsü gelecek yılda da böyle bir durum yaşanırsa, çiftçi artık tarlasını ekmeyecektir. Ekemeyecektir. O zaman yüz binlerce çiftçi ailesine de para yardımı yapacak gücünüz var mı? Mareşal Tito 25 yılda Yugoslavya’yı baştan başa orman denizine çevirmişti. Bir milyon askeri, 15 milyon öğrencisi bulunan Türkiye bunu başaramaz mı? Yoksa bu iş, senede birkaç milyon ithal meşe palamudunu toprağa gömen bir gönüllü kuruluşun işi mi?



Türk Şafağı Ağarırken -Muharrem Kılıç-


Tanrı tek,

Tanrı tek,

Tanrı tek.

Üç kıtayı at sırtında dolaştık,

Yeryüzünün en ücra,

Köşelerine ulaştık.

Gittiğimiz her yerde,

İnsanoğluna baştık.

“Tanrı tek” diyerek.



Türk'üz Biz -Muharrem Kılıç-


Geldi Cebrail Adem’e söyledi

Hak buyurdıgın ıyan eyledi

Cebrail didi çıkgıl uçmakdan Adem

Tanrı’nın buyrugı budur işte bu dem

Niçe ki söyledi hergiz gitmedi

Cebrail’ün sözini işitmedi

Türk dilin Tanrı buyurdı Cebrail

Türk dilince  söylegil dur git digil

Türk dilince Cebrail “hey dur” didi

“Durı gel uçmağın terkin ur” didi”



ASELSAN Şeytan Üçgeninde mi? -Muharrem Kılıç-


Dünyanın çift kutupluluktan tek kutupluluğa dönüşmesinden sonra, dünyayı tek başına yönetme iddiasında olan güçler, diğer devletlere karşı pervasızca tavırlar sergilemeye başladılar. Daha önce karşı kutuptan çekinerek, mülayim davrandıkları devletlere, artık karşılarında çekinecekleri bir güç kalmadığı için, daha sert davranmaya başladılar. Çünkü onlara göre artık yolları açılmıştı. İstediklerini ne pahasına olursa olsun elde etmek yaklaşımı sergiliyorlardı. İşte bu devletlerden biri de Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bu sert davranışların neler olduğuna bakacak olursak, karşımıza öncelikle Çekiç Güç, Kuzey Irak, PKK, Maden ve Petrol yasaları gibi konular çıkar. 



2008 Yılı Navruz Bayramını Nasıl Kutlayalım -Muharrem Kılıç-


Nevruz’u bir takım dış kaynaklı güçler ısrarla ayrılık unsuru olarak lanse etmeye çalışsa da, Nevruz bizim birlik ve bütünlüğümüzün en önemli unsurlarından biridir. Çünkü, Türk Milletinin çocukları Alevi, Sünni, Bektaşi, hatta Müslüman, Hıristiyan  demeden bütün kollarıyla birlikte aynı günü bayram olarak kutlamaktadırlar. Bu nedenle böyle geniş kitleleri etkileyen bu kadim Türk bayramını başkalarının propaganda unsuru olmaktan kurtarıp, milletimizin kendi kültür değerlerine sahip çıkmasını sağlamak zorundayız. Bunun için de, daha şimdiden 2008 yılı Nevruz bayramını nasıl kutlamamız gerektiği konusunda çalışmalara başlamalıyız.



Türk Piramitleri -Muharrem Kılıç-


Piramitler sırlarını halen korumaya devam eden devasa yapılardır. İnsanlarda hayranlık uyandıran, büyük bir gücün sembolleridirler adeta. O kadar büyük ve mükemmel inşa edilmişlerdir ki, insanoğlu bu yapıların o kadar eski bir zamanda insan eliyle bu kadar mükemmel olarak inşa edilemeyeceğini bile düşünmektedir. Bu nedenle de onları, kimileri uzaydan gelen varlıkların yaptıklarını, kimileri de Tanrısal bilgiye sahip, insanlar arasında yaşamış ama Tanrısal özellikleri olan insanlar tarafından yapıldığını iddia etmişlerdir.



Şehitler Ağlıyordu! -Muharrem Kılıç-


Bu  özgürlük savaşı,

Türkün bir  sınavıydı,

Hepsi  ölümü görmüş,

Ardına bakmıyordu.

Bayırlardan  aşağı,

Kan  boşa  akmıyordu.


 

Muharrem Kılıç


1955 yılında Ankara'da doğdu. İlk, orta, lise ve üniversite öğrenimini Ankara'da yaptı. Bir yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra İçişleri Bakanlığı'nda memurluk ve Kastamonu Cide'de bir yıl asteğmen olarak askerlik yaptıktan sonra, Vergi Denetmeni olarak Maliye Bakanlığı'na girdi. Yaklaşık yedi yıl çalıştıktan sonra istifa eserek serbest çalışmayı tercih etti. 2002 yılında emekli oldu. Halen YMM Denetçiliği ve ticaretle iştigal etmektedir. Evli, ikisi kız, ikisi erkek dört çocuk babasıdır. Geleneksel Türk Süsleme Sanatlarından Ebru, hat ve desen çalışmaları vardır.

 

Sarı Yazma, Al Paçalık, Peştamal ve  Kavak Yelleri adlı  adlı iki şiir kitabı, Sekiz adet çocuk hikayesi, Deli Dumrul Boğaziçi Köprüsünde adlı hikayelerden oluşan bir kitabı vardır. Son çalışması, Soysuzlar Mektebi Enderun -Türklerin Kaderi adıyla yayınlanmıştır.


 Umumi Siyaset



Aile Nereye...


Ekonomik gücü olanlar (ki bunlar bu gücü kesinlikle toplumun haklarını çalarak elde etmişlerdi) her şeyi satın almaya başladılar.

Arkadaş satın aldılar.

Eş satın aldılar.

Dost satın aldılar.

Mutluluk satın aldılar.

Zevk-i sefa satın aldılar.

Makam-mevki satın aldılar.

Güç satın aldılar.

Onur, şeref satın aldılar.

Kısacası, insanoğlunu ilgilendiren her ne varsa bu dünyada, bastılar parayı, satın aldılar.

Çünkü paraları vardı!

Nasıl kazanıldığı önemli olmayan paralar.


 Türkçülük



Milletin Kaderi Nasıl Değişecek


Burada anlatılanların yapılabilmesinin de bir tek şartı vardır. O da “Ulusal bilince sahip yöneticilerin” iş başına geçmesidir. Ulusal bilince sahip yöneticilerin de iş başına geçebilmesinin tek şartı, toplumda “Türklüğün Ortak Payda” olmasıdır. İçinde Allah korkusu, vatan, millet sevgisi olan, bu milletin evlatları yönetime gelince, Atatürk dönemindeki gibi kısa sürede çok büyük gelişmeler kaydedilecektir. İş başına gelenler kendileri için değil, millet için çalışacaktır. Yüce Meclis, köşe dönme yeri değil, alın teri döküp, emek vererek bu millete hizmet etme yeri olacaktır.


 Türk Mekânları



Beypazarı


Burada her şey özel. Burada her şey güzel. Burada her şey bizden. Burada üzerimize çökmüş ve bizi baskı altında tutan hiçbir gücün varlığı söz konusu değil. Ne Çin malları, ne Hollanda peynirleri, ne Fransız peynirleri, ne yabancı marka çikolatalar. Hepsinin yerli ve bizim damak zevkimize uygun seçenekleri mevcut. Burada cadde ve sokak adları bile, bize bizi çağrıştırıyor. Dükkan isimleri de öyle. Kısacası burası bizden, biz de buradanız.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 

 

-

SİYASET

-

 

 

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

Küresel Isınma Tanrı'nın Suçu mu?
-ASELSAN Şeytan Üçgeninde mi?
-Zamanı ve Mekanı Şaşıranlar Çoğalıyor

-

Türk Şafağına Doğru Giderken
-Türkiye İran Savaşı Kime Hizmet Eder?
-AB-D'nin Balonları -Muharrem Kılıç-
-"Üretmeyin, Üretmeyin! ABD Bizim İçin Üretiyor!"
-Ankara'da Glokalizasyon, Filistin'de Katliam!
-Şiiliğin İslam Dünyasındaki Konumu ve BOP Karşısındaki Durumu
-İmam Cübbesi Giydirilmiş Papazlar Önderliğinde Son Haçlı Seferi mi Başlatıldı

-

TÜRKÇÜLÜK ve TÜRK DÜNYASI

- 

 

- 
- 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

'Yeni Dünya Düzeni'nde "Türk'lük" Ortak Paydasının Önemi
 

-

KÜLTÜR , TARİH VE KİTAP

-

 

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 
-Kilimlerin Dili
-2008 Yılı Navruz Bayramını Nasıl Kutlayalım
-Türk Piramitleri
-Dil, Tarih, Coğrafya ve Atatürk!
-Maturidilik, Eşarilik ve Siyasal İslamcılık
-Tuzağın Kod Adı Özgürlük
-Zaferler Ayı Ağustos veya Bin Yıllık Acı
-Aile Kurumunun Çöküşü
-Türk Çocuklarının Devşirilme Zamanı!
-Türk Tarih ve Kültür Mirası Beypazarı

-

ŞİİR

- 

 

- 
- 
-Kendime Öğüt
-Uyandır Bizi
-Türk Şafağı Ağarırken
-Türk'üz Biz

-

Şehitler Ağlıyordu!

-

El Ne Bilir?

-

Yalan

-

Ak Paçalı Takla Güvercinlerim Benim...!

-

Kurtlar

-

Tek Başına

  
   
   
31Kendime Öğüt 
30Kilimlerin Dili 
29Uyandır Bizi 
28Küresel Isınma Tanrı'nın Suçu mu? 
27Türk Şafağı Ağarırken 
26Türk'üz Biz 
25ASELSAN Şeytan Üçgeninde mi? 
242008 Yılı Navruz Bayramını Nasıl Kutlayalım 
23Türk Piramitleri 
22Şehitler Ağlıyordu! 
21Zamanı ve Mekanı Şaşıranlar Çoğalıyor 
20Türk Şafağına Doğru Giderken 
19Türkiye İran Savaşı Kime Hizmet Eder? 
18Dil, Tarih, Coğrafya ve Atatürk! 
17Maturidilik, Eşarilik ve Siyasal İslamcılık 
16AB-D'nin Balonları 
15El Ne Bilir? 
14Yalan 
13Ak Paçalı Takla Güvercinlerim Benim...! 
12"Üretmeyin, Üretmeyin! ABD Bizim İçin Üretiyor!" 
11Kurtlar 
10Tek Başına 
9Tuzağın Kod Adı Özgürlük 
8Ankara'da Glokalizasyon, Filistin'de Katliam! 
7Şiiliğin İslam Dünyasındaki Konumu ve BOP Karşısındaki Durumu  
6Zaferler Ayı Ağustos veya Bin Yıllık Acı 
5İmam Cübbesi Giydirilmiş Papazlar Önderliğinde Son Haçlı Seferi mi Başlatıldı 
4Türk Çocuklarının Devşirilme Zamanı! 
3Aile Kurumunun Çöküşü  
2Yeni Dünya Düzeninde "Türk"lük Ortak Paydasının Önemi 
1Türk Tarih ve Kültür Mirası Beypazarı