Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

Son Güncelleme: 29 Aralık 2008

 

 

Mustafa Cemil Kılıç

 

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

www.turkdirlik.com

 

 

 


Alevi Mitingi Neye Hizmet Eder? -Mustafa Cemil Kılıç-


İnkar edilmez bir gerçek daha kazındı belleklere; Aleviler, Alevilik adına ilk kez bir meydanda toplanıp kimliklerini bu denli net ve hatta yer yer sert bir şekilde haykırdılar. Belki bu mitingi düzenleyenler, kamuoyuna ilan edilenlerin dışında da hedefler güdüyorlardı. Belki bu mitingin bir amacı da Alevi kurumları arasındaki taban kapma yarışında öne geçmekti. Hatta belki Alevilik tanımlamalarındaki kimi yeni yaklaşımları tabana kabullendirme amacı da söz konusuydu; Alisiz ve İslamsız Alevilik gibi…



İtiraf -Mustafa Cemil Kılıç-


2 yıl kadar Kur’an kursu eğitimi aldım. Arap harflerini telaffuz etmeyi haftalar süren bir uğraş sonucunda başarabildim. Kolay değildi. Türkmen’dim ve Türkçe dışında hiçbir başka dil işitmemiştim. Gırtlağımız Türkçe’ye göre şekillenmişti ve Türkçe’nin seslerini çıkarabilir biçimde yetişmiştik. Ne var ki anlamını bile bilmediğimiz bir dilin harflerini kutsal sanarak söylemeye çabaladık ve bunu yaparken de hocamızın telkiniyle sevap işlediğimizi düşündük durduk…   Kur’an kursunda sadece Kur’an okumayı değil İslam dininin kimi kurallarını da öğreniyorduk. 32 farz denilen kurallar bunların başında geliyordu. Sürekli tekrar ediyorduk aynı bilgileri. Bir de hiçbir şey anlamadığımız Arapça cümleleri kutsal sözler diyerek yineleyip duruyorduk… Bir gün bir arkadaşımız Arap harflerini “İslam harfleri “ şeklinde nitelemiş ve “ Biliyor musunuz beton kemal İslam harflerini yasaklamış ve gavur yazısını yazmayı emretmiş “ deyivermişti. Çocukça bir saflıkla beton kemal kim, diye sormuştum. Gülüşmeler eşliğinde heykelleri kastedilerek Atatürk’e böyle bir yakıştırma yapıldığını o gün öğrenmiş ve uzun bir konuşmanın ardından Atatürk’e nefret duyguları ile dolmuştum.



Tanık -Mustafa Cemil Kılıç-


Soğuk bir düş gördüm

Kanım dondu gözlerini görünce

Bağrına saplanan hançerdeki el kimin kardeşim ?

Kim vurdu seni haince

Ah Ötüken yurdunun yitik çocuğu

Gırtlağından konuşan ve böğüren

Cellatlar ordusu çiğnerken şehirlerimizi

Ülgenimiz tutsak mı düşmüştü Kuteybe’ye !



Aleviler Kafir mi? -Mustafa Cemil Kılıç-


Ehli Sünnet bilginleri arasında görüş birliği derecesinde (icmaen) dinsel bir ilke olarak “Ehli kıble tekfir edilmez. “ düşüncesi vardır. Bununla anlatılmak istenen; kıbleye dönerek namaz kılan kişinin dini ve dinin temel kaynağı olan Kur’an’ı yorumlama ve uygulama konusunda görüş ve yaklaşımı ne olursa olsun kafirliğine hükmedilemeyeceğidir. Kıbleye dönerek namaz kılmak, en azından zahiren kişinin imanının göstergesi olarak kabul edilmektedir. Namaz kılmayan, kılsa bile Kabe dışında bir yere yönelerek kılan kişi ve toplulukları İslam dairesi içerisinde görmek kadim Sünni itikadı açısından mümkün değildir. Bu noktada konunun tüm çıplaklığıyla anlaşılabilmesi için bilinmesi ve kavranması gerekli üç önemli öğe bulunmaktadır. Namaz, Kıble ve Kabe…



Bozkurt ve Mum Söndü Safsatası -Mustafa Cemil Kılıç-


Türkiye'de on yıllardır Türkçü çevrelere karşı bozkurt simgesi üzerinden yürütülen bir aşağılama mevcuttur. Özellikle İslamcı çevreler Türkçülerin kurda taptıklarını bile iddia edebilmişlerdir. Hatta buna ciddi ciddi inanan saflar dahi vardır. Bozkurt, binlerce yıldan beri Türk destanlarında, efsanelerinde ve masallarında tartışılmaz bir yere sahiptir.. Bugün dahi Anadolu'nun ve Türk dünyasının pek çok yerinde kurtla ilgili söylenceler anlatılmaktadır. Bozkurdun Türk mitolojisindeki derin ve güçlü izlerini Oğuz Kağan Destanında, Ergenekon söylencesinde, Dede korkut Hikayelerinde netlikle görebiliyoruz.



Cemevleri Camilerle Eşit Statüde Olmalıdır! -Mustafa Cemil Kılıç-


Cem evlerinin ibadethane kabul edilip edilmemesi yönündeki tartışmaların sağlıklı bir sonuca ulaşabilmesi için bilinmesi gereken kimi gerçekler vardır. Bu konuda tarafların bulundukları konum politik manevralara açık bir görünüme sahiptir. Egemen din anlayışının temsilcisi konumundaki Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri İslam'daki resmi ve genel ibadet merkezinin camiler olduğunu, bu mekanların dışındaki yerlerin ise ikincil ve özel ibadethane olabileceğini, ancak hiçbir zaman cami dışındaki yerlerin camilerle eşit statüde olamayacağını ısrarla vurgulamaktadır.  Cem evlerini tekke konumuna iterek Alevileri asimile etmek isteyenlere karşı bir kez daha belirtelim ki, gericiliğe ve yobazlığa karşı aydınlanma yanlısı ve tarihsel bir Türkmen direnişi olan Alevilik sürmelidir.



Aleviler Hizaya Gelecek mi? -Mustafa Cemil Kılıç-


Alevilik son yıllarda tarihin hiçbir evresinde görülmediği kadar yoğun bir baskıya maruz kalıyor. Aleviler kimliklerinden koparılmaya çalışılıyor. Son dönemde Alevilere yönelik yapılan çalışmalar Alevi inancını hizaya getirme uğraşısıdır.  Alevilik hizaya gelecek mi ? Yüz yıllardır varlığını reddeden egemenler şimdi ona elbise biçmeye çalışıyorlar. Deniliyor ki; Alevilik tasavvufi bir akımdır. Yani tarikattır. Bu ne demektir ?



DİB, "Alevi-Bektaşi Klasikleri" ve Aleviliğin Teolojik Koordinatları -M. Cemil Kılıç-


Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), 3 Mart 1924 tarihinde “ Şer’iye ve Evkaf vekaleti “nin kaldırılmasının ardından 429 sayılı kanunla Başbakanlığa / Başvekalete bağlı olarak kurulmuştur. Bütçesi de Başbakanlığa dahil edilmiştir. Ulusal Mücadele yıllarında büyük hizmetler vermiş, yönetsel deneyimi olan ve uzun zaman Ankara Müftülüğü görevinde bulunan Börekçizade Mehmet Rıfat Efendi, 1 Nisan 1924 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığına getirilmiştir. En yüksek devlet memuru maaşı alan Diyanet İşleri Başkanına, bakanlara verilen kırmızı plakalı bir makam aracı tahsis edilmiş ve protokoldeki yeri de bu özelliklere göre belirlenmiştir.



Oruç Gerçekte Kaç Gün -Mustafa Cemil Kılıç-


Bizce Ramazan ayında oruç günleri sayısı on gündür. Ne var ki 29 – 30 gün oruç tutulmaktadır. On günden fazlasının tercihen yapılan bir ibadet olduğu kanısına varmak güç olmasa gerek. Bu noktada Hazreti Muhammed’in Ramazan ayında on gün süre için itikaf’a girdiği de anımsanmalıdır. Bu on günlük itikaf süresi aynı zamanda zorunlu oruç günü sayısının da işareti olarak görülebilir. Kanımızca tercihen tutulan bir aylık oruç uygulamada zorunlu hale gelmiştir. Dinde bunun örnekleri mevcuttur. Sünni inanışta Hazreti Muhammed’in 2 , 4, 8 rekatlık teravih namazı kıldığı rivayet edilmesine rağmen günümüzde teravih namazları 20 rekat olarak kılınmaktadır.



"Tesettürsüz Kadınlar Zihin ve Hayal Dünyamızı Kirletiyor" -M. Cemil Kılıç-


Türkiye’nin içinden geçtiği siyasal sürecin sonunda toplumu nelerin beklediğini anlatan ibretlik bir yazıyı idrakinize sunmak istiyorum. Söze konu yazı 22 Ağustos 2007 Çarşamba günlü Zaman Gazetesi’nde yayımlandı. Yazarı Ahmet Şahin… Zaman gazetesinin yazar kadrosu içinde yer alan liberal, 2. cumhuriyetçi yazarlarımız meslektaşlarının bu görüşleri hakkında neler düşünüyorlar acaba? Yoksa onlar da hayal ve zihin dünyalarının tesettürsüz kadınlar tarafından kirletilmekte olduğunu mu düşünüyorlar?  Baş örtüsü yada türbanı bir insan hakkı olarak gördüklerini söyleyenler tesettürsüz kadınlardan kurtulmayı Müslümanların bir numaralı meselesi şeklinde gören Ahmet Şahin ve ona binlerce teşekkür mesajı gönderen okurları hakkında nasıl bir kanaate sahipler?



Sayın Halaçoğlu'nu Destekliyorum -Mustafa Cemil Kılıç-


Sayın Halaçoğlu açıklamasında;
1. Alevilerin yüzde 99’nun Türkmen olduğunu belirtmektedir.
2. Türkiye’de bugün Kürt olarak bilinen insanların yüzde 30’unun Türkmen asıllı olduğunu,
3. Tehcirden kurtulmak için bazı Ermenilerin kendilerini “Alevi Kürt “ olarak gösterdiklerini ve Alevi Kürt olarak bilinen kimselerin önemli bir bölümünün Ermeni kökenli olduğunu ifade etmektedir.
4. Açıklamalarını bilimsel olarak belgelendirmektedir.



-Mustafa Cemil Kılıç-


Alevilik inançsal çeşitlilik açısından Türkiye için yaşamsal öneme sahiptir. Zira, inançsal açıdan homojen olmayan ülkelerde rejimin laik olması nispeten daha elverişlidir. Farklı inançsal/dinsel gruplar arasındaki sosyal denge ülkedeki laik sitemi de takviye etmektedir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de laikliğin dinsel/mezhepsel anlamda heterojen toplum yapısından güç aldığı anlaşılmaktadır. Nitekim İslam dünyasındaki sayılı laik devletlerden birinin de Türkiye olmasının sosyolojik nedenlerinden biri Alevi/Bektaşi kitlenin varlığıdır. Alevi/Bektaşiler, Türkiye’nin Sünni İslam din devleti haline dönüşmesinin önündeki en önemli engellerden biridir.


Cemil Kılıç


İlahiyatçı / Sosyolog

1975 İstanbul doğumludur. Sinop nüfusuna kayıtlıdır. İlk öğrenimini Sinop ve İstanbul'da tamamladı. İstanbul'da Küçükköy İmam Hatip Lisesi'nin ardından Marmara Üniv. İlahiyat Fakültesi'nin Kelam ve İslam Felsefesi Bölümünü bitirdi. 1998'de aynı Üniversitenin Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü, Sosyoloji ve Sosyal Antropoloji Anabilimdalında master eğitimine başladı.1999 yılında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine atandı. 2001 yılında master eğitimini tamamladı. 2005 Yılında " Laik Türkiye İçin Yükselen Alevilik " adlı kitabını yayımladı. Kitabı nedeniyle soruşturma geçirdi. Sürgün edildi. 2006 yılında 2. kitabı olan "Türk Ulusçuluğunun Yeniden Doğuşu" adlı yapıtını yayımladı. 2007 yılında ise " Alevi İbadetlerinin İslam'daki Yeri " adlı kitabı yayımlandı.


 Alevilik



Alevilik İslam'ın Türk'e Özgü Yorumudur


Alevilik / Bektaşilik, İslam’ın ve İslam’dan önce gelen bütün göksel dinlerin özüdür. Alevi / Bektaşi inancını İslam dışı olarak nitelemek olanaksızdır.

 

Alevilik / Bektaşilik, İslam’ın Türke özgü yorumudur. Bir anlamda “ İslamiyetin Türkçe konuşmasıdır.” Kadim Türk inançlarının tanrısal vahiyle birleşimidir.


 21 yy'a Girerken Türkçülük



Türk Tanımı


Türk, Türklük soyundan gelen ve Türklük soyundan gelenler kadar Türkleşerek kendini TÜRK BİLENDİR. Başka bir kimliğe sahip olduğu halde kendini Türk hisseden veya hissettiğini söyleyen kimseleri Türk kabul etmeye imkan yoktur. Çünkü; böylesi kimseler bilinçaltlarında bir yerde o gayri Türklük kimliğini muhafaza etmektedir. Bu ise daima potansiyel bir kopuşun mevcudiyetini bildirmektedir. O halde biz, tıpkı Yusuf AKÇURA gibi Türklüğü ırk temelli tanımlıyoruz ki, gerçekten bilimsel olan da budur.


 Tarih Algısında Seçkincilik Sona Ererken



Tarih Algısı


Türk tarihi, içinden çıktıkları Türk / Türkmen halkına yabancılaşmış olan, Türkmenlerden “ Etrak-ı Bi İdrak “ Araplardan ise “ Kavm-i Necib-i Arap “ diye bahseden kimi Osmanlı Sultanlarının ve elitlerinin tarihi değil, Türk ve Moğol halklarını bir devlet altında toplayıp Emevi / Abbasi zulmünün öcünü kanırta kanırta Araplardan alarak Türkün yanan bağrına soğuk sular serpen Cengizlerin, Türk katliamlarının planlandığı Bağdat’ı yakan Hülagu'ların, Sekizinci yüzyılda Azerbaycan’da  Arap ordularına ve Arapların satın aldığı Türk soylu Afşın ile onun satılmışlar ordusuna karşı kahramanca direnen Babek'lerin, “Biz Türkün başbuğuyuz !” diye haykıran Timur'ların, Uzun Hasan'ların tarihidir…


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
 

 

-

SİYASET

 Kime Oy Vermeli?

 

 

 

-

Yeni MHP mi, Yine MHP mi?

-

Yaşa Mustafa Kemal Paşa, Yaşa

-

Türkmeneli Kurulsun!

-

68 Yıldır Türk Ulusu'nun Kalbinde Yaşıyor

-

Ey Devlet!

-

Kürd Zaferi
-Alevilik Türkiye'nin Zenginliği Değildir
-"Sünni Görünmek Zorundayım; Çünkü Korkuyorum"

-

Ey Devlet!
-Kürd Zaferi
-Aleviler Olmasaydı Ne Olurdu
-Laik Cumhuriyet'in Geleceği ya da Haricilerin Yüzyıllar Sonra Gelen Zaferi
-Milliyetçiler Enternasyonali

-

TÜRKÇÜLÜK

- 

 

- 
- 
- 
- 

-

 

-

 

-

 

-

Sultan Galiyev ve Türkçülük

-

Tarihin En Mazlum Milleti: Türkler!

-

Türk Birliği Ülküsü Yolunda Din Engeli

-

Türkçülük/Türk Ulusçuluğu Düşüncesinin Kuramsal ve Kılgısal Geleceği 21.yy da Türk Milliyetçiliği
 

-

KÜLTÜR , TARİH VE KİTAP

 Laik Türkiye Cumhuriyeti'nde Alevilik

 

 Kırklar Meclisi Masal mı?
 Teolojik Açıdan Cemevlerinin Durumu Üzerine
 Akıl Tutulması ve Zekat
 Akıl Tutulması ve Hac
 Akıl Tutulması ve Oruç
 Akıl Tutulması ve Namaz
 Tek Bir Alevilik Vardır
 Açık Mektuba Yanıt
 Aleviler Olmasaydı Ne Olurdu
 Sarı Saçlı, Mavi Gözlüm Nerdesin
 Yedi Kızılbaş Öldür Cennete Git
 Hoşçakal Koyunları Yemleyen Çoban
-Akıl Tutulması ve Zekat

-

Akıl Tutulması ve Hac

-

TÜRK DÜNYASI

- 

 

- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

124.Yaş Günü Nedeniyle Sultan Galiyev'e Sesleniş!

  
   
37Laik Türkiye Cumhuriyeti'nde Alevilik 
36Kırklar Meclisi Masal mı? 
35Teolojik Açıdan Cemevlerinin Durumu Üzerine 
34Kime Oy Vermeli? 
33Yeni MHP mi, Yine MHP mi? 
32Yaşa Mustafa Kemal Paşa, Yaşa 
31Türkmeneli Kurulsun! 
30"Sünni Görünmek Zorundayım; Çünkü Korkuyorum" 
29Alevilik Türkiye'nin Zenginliği Değildir 
28Sultan Galiyev ve Türkçülük 
27Akıl Tutulması ve Zekat 
26Akıl Tutulması ve Hac 
25Akıl Tutulması ve Oruç 
24Akıl Tutulması ve Namaz 
23Tek Bir Alevilik Vardır 
22Açık Mektuba Yanıt 
2168 Yıldır Türk Ulusu'nun Kalbinde Yaşıyor 
20Ey Devlet! 
19Kürd Zaferi  
18Aleviler Olmasaydı Ne Olurdu 
17Sarı Saçlı, Mavi Gözlüm Nerdesin 
16Yedi Kızılbaş Öldür Cennete Git 
15Hoşçakal Koyunları Yemleyen Çoban 
14124.Yaş Günü Nedeniyle Sultan Galiyev'e Sesleniş! 
13Din Dersi Alevileri Yok Sayıyor 
12Türk Tarihini Yeniden Okumak: Seçkinci Hegemonyaya Son! 
11Laik Cumhuriyet'in Geleceği ya da Haricilerin Yüzyıllar Sonra Gelen Zaferi 
10İslami Ekolleri/Mezhepleri Kuran'da Buluşturma Çabası 
9Türk Birliği Ülküsü Yolunda Din Engeli 
8Alevilik ve Türk Dili 
7Tarihin En Mazlum Milleti: Türkler! 
6Aleviler ve Kur'an-ı Kerim 
5Milliyetçiler Enternasyonali 
4Laik Türkiye İçin Yükselen Alevilik -Teolojik Savunma ve Sosyo Kültürel Tahlil- 1 
3Türkçülük/Türk Ulusçuluğu Düşüncesinin Kuramsal ve Kılgısal Geleceği 21.yy da Türk Milliyetçiliği 
2

 

 
1Ulusal Felaket ya da Avrupa Birliği-Üyelik Sürecinde ve Sonrasında Türkçüler