Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

Son Güncelleme: 28 Haziran 2006

 

Küreselleşmenin Yanındayız!

Kırk Haramisinin Karşısındayız!

 

“Söylesem tesiri yok;

sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

www.turkdirlik.com

 

 

 


Babıâlî Caddesinde Bir Seyahat


-İsmail Gaspıralı-


Evet çalışanlar var. Sırasında bunları da yadüsena ederiz. Lâkin Türkiye’de Türkler daha ziyade işlemelidir. Kapılarda, divanlarda çalıştığı gibi, tüccar mağazalarında, tezgâhlarda, fabrikalarda, denizler üzerinde çalışmalıdır. Biliyorum, memuriyet şereflidir, lezzetlidir. Devlete ve mülke hizmet farzdır. Lâkin sapancıların da piri Adem (A.S.)’dır. Demircilerin de piri Davut (A.S.)’dır. Köy köşesinde muallim olan bir ehli gayret de ulemanın en efdalidir değil mi ya? Sen memur, ben memur, idare edecek kimdir?


 

 

İsmail Gaspıralı


Bütün Türk dünyasındaki millî uyanış hareketlerinin büyük öncülerinden olan İsmail Gaspıralı Bahçesaray yakınlarında Avcıköy'de, Mustafa Ağa'nın oğlu olarak dünyaya geldi. Mustafa Ağa okumuş ve Türksever bir insandı, teğmenlikten emekli olarak Bahçesaray'a yerleşmişti.

 

İsmail Gaspıralı ilk öğrenimini yaptıktan sonra, Akmesçit lisesine gitmiş; iki yıl sonra da Moskova Askeri Lisesi'ne geçmiştir. Gaspıralı orada başka ülkelerden gelen Türk öğrencilerle tanıştı. Okuldaki panslavist hareketler, onu Türk milleti üzerinde düşünmeye yöneltti. 1867'de altıncı sınıfta iken, Türklerin tek hür ülkesi olan Osmanlı İmparatorluğu'na gitmeyi ve o sıralardaki Girit savaşına katılmayı kafasına koydu. Bir kayıkta kırk beş gün kürek çektikten sonra Don nehrini geçerek Odesa'ya geldi, ancak pasaportu olmadığı için Ruslar tarafından yakalanarak Bahçesaray'a gönderildi.

 

Bu olaydan sonra bir daha Moskova'ya dönmedi., Menli Giray'ın kurduğu medresede Rusça dersleri vermeye başladı. 1869'da Yalta Dereköy'e gelerek burada burada yeni bir usulle Türkçe dersleri vermeye başladı. Onsekiz yaşındaki bu delikanlının ülküsü bütün Türk dünyası için , İstanbul Türkçesini esas alan ortak bir Türkçe kurmak ve Türkler arasındaki birlik şuurunu uyandırmaktı.

 

1871 yılında Paris'e gitti. Bilgisini artırmak için çalışırken, geçimi için de Rus romancısı Turgenyef'e sekreterlik etti. Batı medeniyeti içinde yaşayarak, tanıdı ve inceledi. 1874'de İstanbul'a geldi.; Ceride-i Askeriye'de tercüman olarak çalıştı. Sonra Kırım'a döndü. Burada köylülerin, beylerin, mirzaların  ve ulemanın hayatını yakından tanıdı 1878'de Bahçesaray belediye reisi seçilerek dört yıl bu görevi yürüttü. 1879'da gazete çıkarmak istedi ise de çar buna izin vermedi . Genç Molla imzası ile Tavrida gazetesinde Rusça makaleler yazdı.  Bu yazılarını daha sonra "Rusya Müslümanlığı" adıyla yayımadı. Temel düşüncesi "Türk toplulukları  okullar ve medreselerinde çağdaş ilim ve sanatları kendi dilinde okutmalıdır" oldu.

 

Nihayet 1883 yılının 10 Nisan günü Bahçesaray'da  Tercüman gazetesini çıkardı. Gazete bütün Türk dünyasına yayıldı ve büyük heyecan uyandırdı. Bu gazete Gaspıralı'nın sevgili eşi ve ateşli bir türkçü olan Zühre Hanım'ın mücevherleri ile çıkmıştır. Zühre Hanım 1903 yılında ölmüş ve Bahçesaray'da Menli Giray türbesine gömülmüştür.

 

Gaspıralı Türk lehçelerinin, yabancı diller yerine birbirlerinden kelimeler alarak zenginleşmesini ve İstanbul Türkçesini esas alınarak ortak bir yazı diline kavuşulmasını sürekli savundu. Onun "Dilde, fikirde,işte birlik" sözü bugün de bütün Türk dünyasının ülkü ve ilkesi olmak değerindedir.

 

Gaspıralı hem yazdı hem de yılmadan , usanmadan Türk dünyasını gezerek konferanslar verdi. Onun tesirinde yetişen gençler Türk dünyasının her yanında çeşitli gazeteler ve kitaplar yayımladılar.

 

İsmail Gaspıralı 11 Eylül 1914 günü vefat etti. Cenazesi büyük bir cemaatle kaldırıldı ve eşinin yanına defnedildi.

 

Eserleri : Rusya Müslümanları (1881) , Mirât-ı Cedid (Bahçesaray, 1882), Avrupa Medeniyetine Bir Nazar-ı Muvazene (İstanbul, 1885) , Hâce-i Sıbyan ( Bahçesaray, 1893) , Atlaslı Cihannâme (Bahçesaray, 1894),  Mekteb ve Usul-ü Cedid Nedir ( Bahçesaray, 1894) Dârürrahat Müslümanları yaki Acaib-i Diyâr-ı İslâm (Bahçesaray, 1909) Halebâ Vebası ve onun Daru devası, Bahçesaray.


İsmail Gaspıralı

 Umumi Siyaset



Demokratik Türkçülük


Efendiler, Türklerin taarruzi emperyalist milliyetçiliği hatadır. Bugün bu sözleri söyleyen, eline kalem aldığı, mektepte, medresede veya böyle serbest bir kürsüde söz söylemeğe başladığı andan beri daima demokratik Türkçülüğü müdafaa etmiştir. Bundan sonra, olayların verdiği derslerden ibret alarak, bu esası daha fazla bir kesinlikle müdafaa edecektir.


 Türkçülük


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


Türklerin Ulusal Uyanışı

Yusuf Akçura


Lakin Türk milletinin kavmi yeteneklerin oluşmasına en ziyade tesir eden sebep fikri olmaktan ziyade maddi, iktisadi olsa gerektir; zaten diğer milletlerin kavmi yetenekleri de fikri sebeplerden ziyade iktisadi sebeplerin tesiri ile sonuçlanmıştır: fenni keşiflerden doğan büyük değişimler iktisadi devri, Avrupa toplumsal heyetlerinin hakimiyeti mevkiine orta sınıfı (burjuvaziyi) getirdi. Orta sınıfın maddi menfaatleri, milliyetlerin yükselme ve farklılaşmasını icab ettirir.


 Osmanlıcılığın Çöküşü


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


Osmanlıcılığın Çöküşü


Tanzimat devrinde esas maksat, unsurların uyumu ile Osmanlı saltanatının birlik ve bağımsızlığını muhafaza etmekti. Lakin tarih gösteriyor ki Tanzimat, bu uzlaşmayı temin edemedi. Osmanlı saltanatı birbirinden ayrılmaya devam etti. Geçmişte uzlaşmanın meydana gelememesi, bağımsızlığı mahkum edebilir. Geçmişte, farklı unsurlara hürriyet ve eşitliğin tamamını veren bir meşrutiyet idaresi mevcut değildi; unsurların birbiriyle uzlaşmasına hizmet eden eğitim müessesemiz, iktisadi faaliyetlerimiz mükemmelleşmemişti demek mümkündür. Uzlaşmanın mümkün olmadığına tarihimizden getirilecek delil zayıf görülse bile, Osmanlı memleketlerindeki yerleşik olan mevcut unsurları göz önüne getirip bir lahza olsun ciddi düşünecek ve düşündüğümüzü söylemekten çekinmeyecek olursak, bundan böyle de "uzlaşma"nın mümkün olmadığını itiraf etmeye mecbur oluruz.


  

 

 

 

-

TÜRKÇÜLÜK

-

 

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 
- 
- 

-

 
- 
- 
- 
- 
- 

-

HAKKINDA YAZILANLAR

-

 

Osman Batur İdama Götürülürken

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 
 

-

KİTAPLARI HAKKINDA

-

 

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 

-

DİĞER

-

---

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

  
30  
6  
5  
4  
3  
2  
1Babıâlî Caddesinde Bir Seyahat