Yazar | 
Hüseyin Özbek |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | | |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni |  |
|
Mütareke
Medyasından Günümüze Yansımalar
-Hüseyin Özbek-
Bu dönemde devletin merkezi İstanbul,
siyasal, düşünsel, toplumsal bir karmaşa içinde debelenmektedir.
Saray ve Damat Ferit hükümetleri manda ve himayenin kabulü ile
işgalin en az zararla geçiştirilebileceği, direniş yerine
teslimiyetçiliğin en makul çözüm olacağı düşüncesini topluma
benimsetmeye yönelik bir yaklaşım içindedirler. Mütareke sonrasında
Anadolu’dan yükselen sesler ise ulusal bağımsızlığı savunur ve bu
doğrultuda başlayan kongreler süreciyle İstanbul dışındaki çözüm
arayışlarının yönetsel ve hukuksal temelleri atılmaya başlanır.
İşgal İstanbul’unun teslimiyetçi yaklaşımıyla Anadolu’nun
bağımsızlıkçı duruşu, birbirinden tamamen farklı iki anlayış ve
uygulamayı temsil etmektedirler.
|
Orduya
Saldırmanın Dayanılmaz Ağırlığı
-Hüseyin Özbek-
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurumsal
yapısına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti içindeki anayasal ve yasal
statüsüne, Türk milletinin derin bilinç altında yaşattığı ordu
algısına yönelik kampanya hız kesmeksizin sürüyor. Atlantik
ötesindeki ana karargahta oluşturulan stratejiye AB’nin de sıcak
baktığı anlaşılıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına yönelik
stratejik saldırının içerdeki uygulayıcısının müttefiki Türkiyeli
sermayenin yazılı ve görsel medyasının da kampanyada özel bir
sorumluluk üstlendiği anlaşılıyor.
|
Devletin
Defterini Dürmek
-Hüseyin Özbek-
Türkiye Cumhuriyeti ulus devlet olarak
kuruldu. Kurtuluş Savaşı’nın önder kadroları Osmanlının çok dinli,
çok milletli yapısının yol açtığı çöküşe tanık olmuşlardı. Yapay
Osmanlı söylemini Türklerin dışındaki imparatorluk uyruklarının
ciddiye almadığını, her etnik unsurun kendi devletini kurma amacıyla
davrandıklarını görmüşlerdi. Sorunların nedeni olarak II.
Abdülhamit’in despotik yönetimini görüp, meşrutiyet gelince her
şeyin düzeleceğine inanan Osmanlı aydınları1908 II. Meşrutiyetiyle
gelen özgürlüğün Balkan uluslarını özgürleştirmekten başka bir
sonuca yol açmadığını şaşkınlıkla görmüşlerdi!
|
Emperyalizmin
Hukuk Silahı
-Hüseyin Özbek-
Irak, ABD’nin başını çektiği,
koalisyon güçleri olarak tanımlanan çok uluslu bir ordu
tarafından işgal edildi. Irak’a tek başına girme yeteneğine
sahipken, İngiltere başta olmak üzere bazı müttefiklerini de
yedeğine alma konusundaki ABD ısrarı, egemen bir devletin toprağının
hukuk dışı işgaline uluslar arası meşruiyet arayışından ve suç
yelpazesini genişletilmekten öte bir anlam taşımamaktadır.
|
Kemalizm'i
Devletten Kazımak!
-Hüseyin Özbek-
Kemalizmin devletten tasfiyesi söylemi
aslında ulus devlet olmaktan vazgeçme, küresel sermayenin istemi
doğrultusunda üniter yapının etnik ve dinsel cemaatler doğrultusunda
ayrıştırılması anlamına gelmektedir. Kemalizmin ve İttihatçı
anlayışın devletten tasfiyesinin demokratikleşme, devletin otoriter
ve faşizan yapılanmadan demokratik yapılanmaya geçiş olarak
tanımlanması Türk ulusuna kurulan büyük tuzağın süslü örtüsü
olmaktan öte bir anlam taşımamaktadır. Arzu edilen küresel
sermayenin ulus devletin ulusal direnciyle karşılaşmadan istediği
gibi at oynatacağı kabileler, cemaatler federasyonuyla sömürüsünü
daim kılmaktır.
|
Fener'i
Tahkim Etmek
-Hüseyin Özbek-
Bilindiği gibi, ABD ve AB yetkilileri ülkemize
gelişlerinde Patrikhane ve Patrik hazretlerini ziyarete özel bir önem
vermektedirler. Patriğe gösterilen ilgi ve saygı, ziyaretin kamuoyuna
yansıtılış biçimi ve ziyaret sonrasında verilen demeçlerin Türk Devleti
nezdinde Patriğin konumunu güçlendirmeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Üst
düzey ABD yetkililerinin yoğun Fener ziyaretleriyle kamuoyuna yansıtmaya
özen gösterdikleri duyarlılıklarının yanında, Eski ABD Başkan Yardımcısı Al
Gore’ un Haziran 2007’de İstanbul’a gelişinde görüştüğü Bartholomeos’la
ilgili olarak; “Türkiye’deki en önemli görüşmem “ sözü iyi
algılanmalıdır.
|
Üretim Tutsaklığından Tüketim Özgürlüğüne! -Hüseyin Özbek-
Öğretiye göre üretim araçlarına malik olmak sermayedarlar için tek başına bir anlam taşımamaktadır. Üretici güçler, yani işçilerce üretimin gerçekleştirilmesiyle döngü tamamlanır sistem işlemeye başlar, meta üretimi ve pazara arz süreklilik kazanır. Üretimi gerçekleştiren işçinin yarattığı artık değere sermaye sahiplerince el konulması teoride emeğin tutsaklığı ve ürettiğine yabancılaşması olarak tanımlanmaktadır. Sermayenin ve üretim araçlarının sahibi olanlarca el konulan artık değer, işçinin meta üretimi için ortaya koyduğu ve bedeli işverence ödenmeyen çalışma sürecinin karşılığı olarak adlandırılmaktadır.
|
Türk Milleti'ni Yeniden Ergenekon'a Kapatmak -Hüseyin Özbek-
Türk mitolojisinde ağır bir yenilgi sonrası yok olmakla karşı karşıya kalan ulusumuzun sığındığı aşılmaz dağlarla çevrili, Ergenekon denilen yeryüzü cennetinde çoğalması, güçlenmesi, günü gelince de demir dağı delerek yeniden görkemli günlerine kavuşması anlatılır. Destana göre Ergenekon’ a sığınışta ve çıkışta Türk ulusunun yol göstericisi bir bozkurttur. Uğursuz Mütareke ruhunun günümüzdeki mirasçılarına ve efendilerine, mazlum bir halkın bağımsızlık iradesinin, özgürlük tutkusunun hapsedilebileceği bir Ergenekon’un mümkün olamayacağının yeniden hatırlatılması gerekiyor.
|
Lozan Öncesi ve Sonrasında Patrikhanenin Hukuksal Konumu -Hüseyin Özbek-
II.Mehmet İstanbul’un fethinden sonra Georgios Scholarios’un II.Gennadios adıyla Ortodoks Hrıstiyan tebaanın Patrikliğine seçilmesini sağladı. Balkanlardaki Ortodokslar da İstanbul Patrikhanesine bağlandı.Patrik protokolde vezirle eşit tutuluyor, bir yeniçeri muhafız birliği tarafından korunuyordu.Osmanlının belirlediği vergiyi Rumlardan toplama görevi kiliseye verilmişti. Kilise mahkemesi evlenme, boşanma, velayet, miras, vasiyet davalarına bakmakla yetkiliydi.
|
Kraliçenin Uşağı, Bakkalların Lordu! -Hüseyin Özbek-
18 ve 19.yüzyılların süper gücü İngiltere, 20.yüzyılın ilk çeyreğine kadar bu durumunu sürdürdü. 2.Dünya Savaşı sonrası emperyalizmin amiral gemisi olma görevi ABD’ ye geçse de klasik sömürgecilik döneminden sanayi kapitalizmine, oradan da günümüzün küresel emperyalizmine uzanan birkaç yüzyıllık sömürü tecrübesinin mirasçısı İngiltere asla yabana atılacak bir güç değildir!
|
Etnik Virus ya da Etnik Radyasyon -Hüseyin Özbek-
İşçi sınıfının ekonomik demokratik mücadele aygıtı sendikalardır. İşverenlere karşı işçi sınıfının çıkarlarını savunmak, sınıf dayanışmasını örgütlü hale getirerek güçlendirmek, kapitalist düzene karşı demokratik alanı emek açısından genişletmek sendikal uğraşıların başında gelir. Dar anlamda işçi sınıfının dışındaki çalışan kesimlerce oluşturulan birlikler ise yakın zamana kadar demokratik kitle örgütleri olarak adlandırılmaktaydı. Kamu görevlileri, öğretmenler, sağlık çalışanları, teknik hizmetler, üretici kooperatifleri ve daha başkaca emek kesimlerini kapsayan geniş yelpazedeki dayanışma amaçlı yapılanmalar demokratik kitle örgütü tanımının içinde kalmaktadır.
|
Mahmut Esat Bozkurt ve Türk'ün Hukuku -Hüseyin Özbek-
Mahmut Esat Bozkurt ( 1892 - 1943 ) İlk mektepten İdadi (Lise ) bitimine kadar İzmir’de öğrenim gördü. 1908’de kaydolduğu Darülfünun Mekteb-i Hukuk’tan ( İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ) 1912’de mezun oldu. Mahmut Esat’ın çocukluk ve gençlik yıllarının İzmir’inde, Batının ekonomik ve kültürel etkisi fazlasıyla hissedilir. 19. yüzyıl sonları, yirminci yüzyıl başlarının İzmir’inde Levanten kesim ve gayrimüslim komprador burjuvazinin damgası çok belirgindir. Emperyalizmin pençesine çoktan düşmüş Osmanlı’nın bu kozmopolit liman kentinde Türklerin kendilerini yabancı hissettikleri bir dönemden bahsediyoruz.
|
Kuzey Irak Operasyonu Devam Ediyor -Hüseyin Özbek-
Kuzey Irak Operasyonu başlıklı makalemiz Yeni Hayat Dergisinde 2007 Nisan’ ında yayınlandı. Makalemizde Türk kamuoyunun tırmanışa geçen bölücü terörün kaynağının Irak’ın Kuzeyinde ABD destekli yapılanma olduğunu düşündüğünü,Türk Silahlı Kuvvetleri adına yapılan çeşitli açıklamalarda da buna işaret edildiğini, Genel Kurmay Başkanı Büyükanıt’ ın ABD ziyaretinde ve dönüşte yaptığı çeşitli açıklamalarda bu kaynağın ve güç merkezinin dağıtılması için sınır ötesi operasyon yapılmasının bir zorunluluk haline geldiğine işaret ettiğini, siyasi iradenin karar alması durumunda Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu konuda üzerine düşeni yapacağını belirttiğini, batı güdümlü kukla devlet gönüllüsü aşiret liderlerinin siyasal iktidar yetkilileri tarafından muhatap alınmaması gerektiğinin altını çizdiğini yazmıştık.
|
Philip-Morris Sabancı'nın Kanatları Altında Basın Özgürlüğü -Hüseyin Özbek-
Phılıp Morrıs / Sabancı’nın duman altıyla sağduyu hepten kaybedilmemişse, tekelci sermayenin kanatları altında basın özgürlüğünü kutlamanın, sofrasında yenilip içilirken sansürün kaldırılışının 99.yılından bahsetmenin ne anlama geldiğini eli kalem tutan, basın kartı taşıyanların bir iyice düşünmeleri gerekiyor. Gazetecilerin, basın emekçilerinin patron talimatıyla anında plaza önüne, sokağa atıldığı bir süreçte tekelleşmeye karşı durmak varken, tekelcilerin sponsorluğunda özgürlük bayramının ne anlama geldiğini de düşünmeleri gerekiyor.
|
Şafakta Helalleşen Oğullar? -Hüseyin Özbek-
Babaanne Mürüvvet, Aydın-Umurlu’da terhisini, düğününü, yaşanacak umuru, doğacak torunlarını beklerken, servi boylu Mahir’inin al bayrağa bezeli döndüğünü söylediler. İnanamadı Mürüvvet nine…Nasıl İnansın ki: 21 yaşına kadar kelime yalanına tanık olmadığı Mahir’i daha bir gün önce :”Babaanne, dönünce ilk işim gözlerini açtırmak olacak. Düğünümde zeybek oynarken beni, al duvaklı gelinimizi görmeni istiyorum, söz sana” dememiş miydi? Ne zaman ki Aydın İl merkezinde, 17 ilçede, 457 köyde okunan salalar Umurlu’ nun dağına, taşına, bağına bostanına ulaştı. O zaman derin bir ah çekti Mürüvvet nine. Görmeyen gözleriyle iki yana bakındı, elleriyle etrafı yokladı. Mahir’ni bulacakmış, çocukluğundaki gibi, göğsüne bastırıp sarmalayacakmışçasına arandı durdu bir vakit: Esah mı diye sordu. Essahtan mı?
|
Uyum Anayasası -Hüseyin Özbek-
AKP iktidarınca hazırlatılan yeni Anayasa taslağına ilişkin tartışmalar sürüyor.AKP’nin yanında bazı meslek örgütlerinin anayasa girişimleri olduğunu duyuyoruz. Önceki yıllarda TBB ve TÜSİAD tarafından da tasarılar hazırlanmış, AKP milletvekili Prof. Zafer Üskül geçmişte hazırlatılan taslaklarının mutfağında yer almıştı. Üskül’ ün bu komisyonlarda edindiği sivillik ve renksizlik deneyimlerinden AKP’ nin fazlasıyla yararlanacağı anlaşılıyor.
|
Bağımlı Bağımsızlar -Hüseyin Özbek-
Bilincin esir alınmasında, duyuların körleştirilmesinde sözün önemi büyüktür. Son yılların büyülü sözcüğü Küreselleşme bunun en çarpıcı örneğidir. Küreselleşme; emperyalist toplum mühendisliğinin, algı sihirbazlığının ortaya attığı mıknatıslı bir terim. Çekimine kapılıp, kendisini küreselliğin bir parçası, küreselliğin paydaşı olarak kabul etme, sömürünün nesnesi olan çoğunluğa özne olduğu sanısını verme, küresel efendilerin toplumsal bilince ne ölçüde müdahale edebilmiş olduklarının da göstergesidir.
|
| | 
Hüseyin Özbek
Kastamonu Araç Yukarı Yazı Köyü doğumludur. Çorum Öğretmen Okulu’ndan sonra Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe bölümünü bitirdi. Değişik okullarda Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Halen İstanbul’da serbest avukatlık yapmaktadır. Yeni Hayat, Ufuk Ötesi dergilerinde yazılan yazmaktadır. Türk Kalesi Yıkılırken ve İngilizce Ninnilerle adlı yayınlanmış kitaplarıdır. Hikayeleri yayınlanma aşamasındadır.
|
| 
| Hukuk Bizim Olacak mı? |

| Konsolosluk Mahkemelerinden Sömürge Yargısına
Günümüzde bize çok ırak olmayan Irak’ ta hukuka, insan haklarına, evrensel değerlere saygılarına yakından tanık olduğumuz (!) işgalcilerden, Sevr’in baş mimarı İngiltere’nin mütareke dönemi İzmir’indeki hukuksal uygulamalarından kısa bir kesit sunalım: Mondros Ateşkesi imzalanmıştır ama, Yunan Ordusunun İzmir’e çıkmasına daha 3 ay vardır. İşgale direnmeyi düşünen Kolordu Komutanı-Vali Nurettin Paşa görevden alınır.Yerine koyu İtilafçı Ahmet İzzet Paşa atanır.Bu atama sonrasında İşbirlikçi Hürriyet ve İtilaf Partisi İzmir şubesi, daha da pervasızlaşır. Ulusal direnişe hazırlananları işgalcilere ve saraya ispiyon eder. Hatta bazıları işgalden sonra Yunan yönetimiyle açıkça işbirliğine gider:
|
| 
| Televizyon Dünyası Yabancılaşırken |

| Helenistik pazarlama
Kuvayı Milliye’ yi karikatürleştirerek, millici Zeynep’ i Hristo’ nun koynuna atarak Tuğçe Kazaz’ın Yunanlıya varıp vaftiz edilerek Maria’ laşması misali, bilinçaltımızdaki ulusal reflekslerde kısa devre yaptırılmaktadır. Son yıllarda küreselleşmenin dayattığı, milli olan her şeyin bilincimizden boşaltılması, gayri milli olan her şeyin de boşalan bilince yerleştirilmesi, kutsanması ve içselleştirilmesi sürecini yaşıyoruz.
|
| 
| Bizim Masallarımız |

| Tık Tık Eden Kabacuğum
Babam Tahsin Çavuş bu dünyadan göçeli artık bana uzannama anlatan yok. Fatma abla da çok uzaklarda.Hacı Emin Ağa da çoktan terki diyar etti.Sergenine tavanına, her köşesine binlerce uzannama sinen hanemiz seneler var ki boş.Binlerce kez ilk günkü heyecanla dinlediğim, saldır saldır ezbere anlattığım masalların bir çoğunu unuttum. Tahsin Çavuş torunlarına, Aslı’ya, Şirin’e de aynı masalları senelerce anlattı. Benim bildiğim Tahsin Çavuş’ta Eyüp sabrı vardır. O güzelim uzannamaları, Aşık Keremleri, Aşık Garipleri, dağı delen Ferhad’ı, Çamlıbel’i mesken tutan Koç Köroğlu’ nu yeni baştan anlatacaktır bana…
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|