Yazar | 
Hayati Bice |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | | |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni |  |
|
Emir Timur’un Gözbebeği : Semerkand -Hayati Bice
Ünlü tarih romancısı Harold Lamb geçtiğimiz günlerde yeniden yayınlanan Emir Timur 1 adlı romanın son kısmında Timur’u Emir Timur 18 Şubat 1405 günkü ölümünden önceki son seferi olan Çin seferine çıkarken Semerkand’ı görebileceği son tepeden ellerinde şekillenen Semerkand’a son kez vedalaşır gibi bakarken tasvir eder. Son derece dokunaklı bir tasvirdir bu… Mısır sınırlarından Hindistan’a İzmir’den Moskova önlerine neredeyse tüm Asya’yı atları ile çiğneyen altmışsekiz yaşını tamamlamış mağrur hükümdarın gözlerindeki buğulanma bu satırlarda okunmasa bile hissedilmektedir.
|
8. Büyük Kurultaya Doğru -Bir MHP Teşkilat Yapılanması Analizi -Hayati Bice-
“Türk Örgüt Kültürünün Kodları” başlıklı yazımda Türk kültürünün genel anlamda örgütler açısından önemli unsurları hakkındaki görüşleri özetlemiştim. Bu incelememde ise MHP özelinde Siyasi Türk Milliyetçiliği örgütlenmesi kültürel açıdan ele alınmaktadır. Örgüt kültürünü şekillendiren unsurlar bir arada, etkileşim içerisinde bir tablo oluşturur. Örgüt ya da kurum olarak tanımlanabilecek her yapı ele alındığında aşağıdaki unsurlardan hiç değilse birkaçını bu yapılanmada bulabilmek mümkündür.
|
"Devlet Adamı" Olabilmek ya da Ülkenin Kaderi Kimlerin Elinde? -Hayati Bice-
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'nin 8 Mart 2006 günü MHP Genel Merkezi'nde düzenlediği yapmış olduğu Basın Toplantısı'na ilginç bir rastlantı sonucu tanıklık ettik. MHP Genel Başkanı'nın basın toplantısını izleyen onlarca TV ve gazete muhabirine rağmen tarihe geçecek önemdeki bu basın toplantısına ilişkin haberler ne TV ekranlarından ne de gazete sayfalarından muhataplarına ulaştırıldı. Zaman zaman MHP Genel Başkanı Bahçeli'ninin de yakındığı bir "suskunluk sansürü" uygulamasına; medyada odaklanan güç merkezlerinin "yok say (ignore) emri"ne tanık olmuştuk aynı zamanda.
|
Kuz Başındaki Avcının Çığlığı ya da Şafak Sancısı -Hayati Bice-
Birbirlerinin hayat serüvenlerini; özel hayatlarına kadar yakından izleyerek tanımış iki Türkistan “aksakal”ının milli tarihlerinin en acı tecrübeleri ile birlikte en kritik günlerine de tanıklık etmiş olan yüreklerinin ve akıllarının imbiğinden geçmiş bu sohbetleri okurken bambaşka duyguları yaşayacaksınız. Cengiz Aytmatov geleneğini; Türkistan'ın kadim bozkırlarının ruhunu Muhatar Şahanov'un aynasından görmek ve o ruhun acılarını, hüzünlerini, coşkularını anlamak için zorunlu bir okuma olarak Türk kültür ve medeniyeti ile ilgili ya da Türkistan tarih ve coğrafyasına meraklı tüm okurlara öneririm.
|
"İslamofaşizm" Otopsisi -Hayati Bice-
Faşizm yönetim gücünün kalıcılığını "tek tip insan" oluşturmakla sağlama alabileceğinden belirlenen "o tek tip" ile uyumsuz her insan tekini yok etme ya da baskı altına alma yolunu benimser ; bir toplumdaki en yaygın paydalardan olan genetik ortaklık (=ırk) önemli bir birleştirici öğe olduğundan faşist yöneticiler genellikle ırkçı olmuşlar ve bu da zaman içerisinde faşizm ile ırkçılık arasında aslında teorik olarak mutlaka olması gerekmeyen bir anlam örtüşmesine yol açmıştır.
|
İşaret Taşları -Hayati Bice-
Türk yurtlarına ruh veren tasavvuf önderlerinin dünkü Türk dünyasında ifa ettiği misyon bugün de sahiplerini aramaktadır. Bu misyonu üstlenebilecek manevi teçhizatı kuşanmış nasiblilerin öncülük etmesi halinde Türkiye ile diğer Türk yurtları arasındaki ilişkiler tarihi mecraına kavuşacak ve her alanda verimli vadilere yönelecektir.
|
Mankurt-laş-tırıla-mayanlardan mısınız ?... -Hayati Bice-
İlk kez yirmi yıl kadar önce ünlü Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov'un "Gün Uzar Yüzyıl Olur" romanında gördüğüm "mankurt" terimi ve yazarın bu terim bağlamında anlattığı "Nayman Ana Destanı" -eserin bütün okurlarını etkilediği gibi- beni de büyülemişti. Aytmatov'un Türk okurları tarafından yaygınlıkla tanınmasında en büyük paya sahip olan bu muhteşem kitabını -sanıyorum sırf bu destanın cazibesi ile- birkaç kez okudum.
|
Yesevi'de "Aşk" Söylemi -Hayati Bice-
Yesevi’de “Tengri” ; “Uçmak/Tamu” söylemleri konusundaki yazılarıma sayısında “Aşk” söylemini ele alarak devam edeceğim. “Aşk” kavramı için “Hazret Sultan Yesevi’den hareketle neler yazılabilir?” diye düşündüğümde Divan-ı Hikmet’teki “aşk, âşık, mâşuk, muhabbet” kavramı ile ilgili konulara bir göz atmak istedim. Yaptığım ilk incelemede Divan-ı Hikmet’te “aşk” ile ilgili o kadar çok veri ile karşılaştım ki ister istemez konuyu sadece “aşk” kavramı etrafında sınırlamak zorunluluğu ortaya çıktı.
|
"Kefensiz Gömülenler" -Hayati Bice-
Türk yurtlarında bizzat yaşayarak gözlemlerde bulunmuş bir yazar olan Mustafa Oğuz, Halimat Bayramuk’un “1943” adlı romanı vesilesiyle yazdığı isabetli bir değerlendirmede "Kardeş edebiyatlar”ı okumak, Rusların zulmünü okumakla eş anlam kazandı neredeyse... Bir ihtilâl uğruna milyonları öldüren Rusların, özellikle de Stalin'în yaptıkları karşısında tüyleri ürperiyor insanın..." tesbitinde bulunur. (1) İşin garib bir tarafı da -bugün dünyanın en prestijli yayın organlarından birisi olan- Time dergisinin “Bir kişinin ölümü bir trajedidir; bir milyon kişilik ölüm ise ancak bir istatistiktir” vecizesini isbat için milyonlarca Türk’ün kanına giren Joseph Stalin’i 1939 ve 1942’de iki kez “dünyada yılın adamı” olarak seçmesidir. Oysa Stalin’in “şanına layık” bir ünvan -olsa olsa- “dünya tarihinin görüp göreceği en acımasız katil” olabilirdi.
|
Türk Örgüt Kültürünün Kodları -Hayati Bice
Türkiye'deki örgütlerin, kültürel yapısının oluşumunda, sözünü ettiğimiz kültürel etkenlerin her birisinin değişik derecede olmak üzere büyük etkisi vardır. Bu kültürel altyapı değişiminden köken alan olumsuzluklar, Türk toplumunun asli kültür kodları konusunda hasssas olan örgütlerin kültüründe mümkün olduğunca nötralize edilmeli ve bunu sağlayacak enstrümanların fonksiyonel olarak kullanılması yolları araştırılmalıdır.
|
“İsmail” -Hayati Bice-
"Yedi derviş bir postta oturur da iki hükümdar bir dünyaya sığamazmış" hakimane sözünü tez olarak savunan yazarın yer yer işaret ederek geçtiği “Kum medresesi kökenli Fars Şia uleması ile Türk tasavvuf geleneğinden gelen Türkmen Alevi sufileri arasındaki ayrışmayı çok önemsiyorum.
|
Kafkasya Üzerine Konuşmak -Hayati Bice-
Kafkasya'nın insan coğrafyası da en az tabii coğrafyası kadar karmaşık bir yapı arz etmektedir. Bölge dünyanın bilinen en eski sürekli yerleşim yerlerinden birisi olarak tanınmakta, beyaz ırkın ilk kez ortaya çıktığı bölge olarak kabul edilmektedir. İnsanlık tarihi kadar eski toplumlara yurt olan Kafkasya, dünyanın bir geçiş noktası olması itibarıyla çeşitli insan toplulukları ile tanışmıştır. Bugün Kafkasya'da yaşayan insan toplulukları bu uzun geçmişten bugüne kadar gelebilmeyi başarabilmiş köklü ve gelenekli toplumlardır.
|
Bizim komünizm veya kapitalizm ile ihya olamıyacağımızı anlamamızdan son derecede rahatsızlık duyuyorlar. İslam'dan korkuyorlar. Bunun için de fundamentalizm (köktencilik, radikalizm) diye İslami uyanışı karalama yolunda uğraşıyorlar. İslamı yaşamak isteyenlere, siz, 7. (yedinci) asra dönmek istiyorsunuz; bu, irtica'dır, diyorlar. Prof. Şehrani'nin işaret ettiği 'ruh hali'nin Batı toplumlarında yol açtığı "İslamofobi" hastalığının, son yıllarda ne kadar derinleştiğini anlamak için sadece "karikatür krizi" esnasında her düzeyde ve her türden vasıta ile sergilenen Batılı tavır ve tutumları incelemek yeterlidir.
|

“Yedi Tamu”dan Irak Olalım!... -Hayati Bice-
Ahmed Yesevi’nin “Divan-ı Hikmet”inde Tengri ve Uçmak terimlerinin kullanımıyla ilgili önceki yazılarımı Yesevi’nin “Cehennem” anlamında kullandığı “Tamu” kelimesine ilişkin inceleme ile noktalamak istiyorum. Ahmed Yesevi’nin Türk Kozmogonisinden alarak büyük bir işleklik ve kolaylık ile kullandığı bu terimler Türklerin kadim dininin ilahi orijinli oluş konusundaki tartışmaları noktalayacak niteliktedir.
|
''Tanrı'nın Uçmağı''nda Yesevi Dervişleri -Hayati Bice-
Yesevi’nin “Tengri”si başlıklı bir önceki yazım, alışıldık şablonları zorladığı için değişik yankıları oldu. Yesevi’nin Türkçe kelimelerle kurduğu manevi evrenin önemli direklerinden “uçmak” kelimesi ve Yesevi Hikmetleri’nde kullanımı (1) ile konuya devam etmek istiyorum. Bu notların internette de olsa gelecek nesillere intikali ile tarihi bir görevi yerine getirmekte olduğumuza inanıyorum.
|
Yesevî’nin “Tengri”si -Hayati Bice-
Yakın devir Türk düşünce hayatındaki tartışmalardan birisi de “Tanrı” kelimesinin Allah anlamında kullanılıp kullanılamayacağı etrafında cereyan etmiştir. Daha çok Türk milliyetçiliği ile siyasi olarak ayrışan ve -arkaplanına bakıldığında etnik bir karınağrısının arkasına sığındığı- İslami söylemlerin popüler hale getirdiği bu tartışma bazen kırıcı ve yıkıcı boyutlara taşınmıştır. Öyle ki “Tanrı” lafzını şu veya bu şekilde konuşurken-yazarken kullananların İslam dininden çıkıp çıkmadıkları dahi sözkonusu edilmiştir.
|
Yüzyıldan Uzun Bir Günün Sonunda -Hayati Bice-
Bir dost iklimin habercisidir Kırgız oymağından esen Cengiz rüzgârı; Ruhumuzu okşadığından beridir Kaynamakta ten kazanında yüreğimiz...
|
Cengiz Aytmat-ov-: Mankurt Kimdir Nasıl Mankurt Olunur? --Hayati Bice-
"...Önce tutsağın kafasını kazırlar, kesilen bir devenin boyun bölgesinden yüzülen bir deri parçası tutsağın kafasına bir başlık gibi geçirilir. Kafasına deri geçirilen tutsak başını yere sürtmesin diye boyuna tahta kalıp takılır, yürek paralayıcı çığlıklarını kimse duymasın diye ıssız bir yere götürülürdü. Kolları, bacakları bağlı tutsak orada güneşin alnacında, aç-susuz birkaç gün kalırdı.
|
Bir Türk Klasiği: Cengiz Aytmat-ov- -Hayati Bice-
Çağdaş dünya edebiyatının en önde gelen isimlerinden birisi olan Cengiz Aytmatov [doğrusu Aymuhammedoğlu], 1928 yılında Sovyet yönetimi altında bulunan Türkistan'ın Kırgız ülkesinde dünyaya geldi. Küçük yaşta hayatın katı gerçekleriyle yüz yüze gelen Aytmatov, 9 yaşında iken 1937 yılı Stalin Terör Kampanyası'nda babası Törekul Aytmatov'u kaybetti. Daha çocuk denebilecek yaşta iken 2. Dünya Savaşı'nın yol açtığı faciaları yakından gözledi. Bu yaşadıklarının Aytmatov'un bilincine silinmez bir şekilde kazındığı eserleri incelendiği zaman kolayca fark edilebilir.
|
Boranlı Yedigey (Edige)' in Duası -Gün Uzar Yüzyıl Olur-dan -Hayati Bice-
"Şimdi yüzümüzü kutsal Kabe'ye dönelim, ellerimizi önümüze açalım. Böyle bir saatte dualarımızı aklımızdan geçenleri duysun anlasın diye Tanrı'yı düşünün... "... Böylece insanoğlunun bir rastlantı sonucu geldiği, fakat günlerle gecelerini izlemesi gibi aynı şaşmazlıkla günü gelince bırakıp gideceği bir dünya, kendi düzeni içinde değişmez bir dünya yarattığı için Yaradan'a selam vermiş oluyordu...
|
| | 
Hayati Bice
1959 yılında Tokat'ta dünyaya geldi. Aslen Kafkasya Karaçay Türklerindendir. İlk ve orta öğrenimini Tokat’ta tamamladı. 1976’da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı yüksek öğretimini 1982 yılında tamamladı. Aynı fakültenin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'nde 1985 yılında başladığı uzmanlık eğitimini “Yenidoğanlardaki Kongenital İnfeksiyonlar” konulu tezi ile tamamlayarak 1989 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldu. Uzman doktor olarak Yalova Devlet Hastanesi'nde Uzman Hekim olarak bir süre çalıştı. 1994-1995 öğretim yılında Uluslararası Hoca Ahmed Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 2002 yılında T.C. Başbakanlık Türk Dünyası’ndan Sorumlu Devlet Bakanlığı’nda “Bakan Danışmanı” olarak görev aldı. Halen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak T.C. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda Sözleşmeli Hekim olarak görevine devam etmektedir. Tıp alanında ve sosyal konularda birçok araştırması Dr. Hayati Bice [ya da Oğuz Karaçay] imzalarıyla çeşitli bilim ve kültür dergileri ile gazetelerde yayınlanmıştır. Eserleri ve makaleleri uluslararası literatürde referans kaynağı olmuş; akademik çalışmalara konu edilmiştir. 1990 yılında Ankara'da yayına başlayan ve iki cildi yayınlanan Türk Yurtları adlı derginin yayın yönetimini de üstlenmiştir.
Yayınlanan kitapları tıp alanındaki "Antimikrobial Tedavi Rehberi",”Annenin Rehberi” [TDV yayını-3.baskı 2000] ; sosyal alanda " "Kafkasya'dan Anadolu'ya Göçler" [TDV yayını-1.baskı 1989], "Türk Yurtlarında İmanımızın İşaret Taşları", "Hoca Ahmed Yesevi Türbesi"[Kültür Bakanlığı yayını, 2.Baskı Türk Exim-Bank] ve son olarak Türkiye Diyanet Vakfı (TDV)Yayınları arasında basılan ve Hoca Ahmed Yesevi'ye ait şiirlerin bugünkü Türkçe'ye aktarılmasıyla oluşan "Divan-ı Hikmet" (3.baskı-2001] adlı eserlerdir. Ayrıca 3 ayrı kitabı baskı aşamasındadır. Türk lehçelerinin tamamı ile İngilizce bilir. Evli ve üç çocuk babasıdır. Ayrıntılar için : www.geocities.com/haybice/biogr.htm
|
| 
| Dünyada Neler Oluyor |

| Özbekistan
Ülkeye kısa sürede kendi ayakları üzerinde doğrulma şansı veren bir husus da ülkede yetişmiş kalifiye bir aydın kadronun hemen her alanda yeterli düzeyde oluşudur. Sovyet döneminde Türk cumhuriyetleri arasında İslami eğitim verilen birkaç kuruluşun tamamının bu bölgede oluşu da Özbekistan'a diğer Türkistan cumhuriyetleri ve Sovyet sistemindeki müslüman topluluklar nezdinde ayrı bir yer kazandırmıştı.
|
| 
| Etkileşim Yönetimi |

| İslamofobi
Batılılar, bugün fundamentalist (radikal) İslamcı gibi yaftalarla mahkum ettikleri pek çok İslâmî hareketi, oluşumu ve söylemi karalama yoluna başvuruyorlar. Gerçek yüzlerinin ortaya çıkmasına bu şekilde engel olacaklarını düşünüyorlar. İslam ülkelerini, müslümanları adeta İslam ile korkutuyorlar.
|
| 
| Arayış |

| Kafkasya
Kafkasya'nın insan coğrafyası da en az tabii coğrafyası kadar karmaşık bir yapı arz etmektedir. Bölge dünyanın bilinen en eski sürekli yerleşim yerlerinden birisi olarak tanınmakta, beyaz ırkın ilk kez ortaya çıktığı bölge olarak kabul edilmektedir.
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | Emir Timur, Harold Lamb | | | Tanık , John. G. Bennett | | | B.S. Nursi, Nevzat Kösoğlu | | | 2024, Lütfi Şahsuvaroğlu | | | Hakim Ata Kitabı, Mustafa Sever | | | Türk Dünyasında Dini Yenilenme, İbrahim Maraş | | | Buhara Yahudileri, Durmuş Arık | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | 9 | Kurtuluş Savaşında Bektaşiler,Hülya Küçük | | 7 | Son Başbuğ, Aslan Tekin | | 10 | Kuz Başındaki Avcının Çığlığı, Cengiz Aytmatov-M.Şahanov | | 10 | Gün Uzar Yüzyıl Olur, Cengiz Aytmatov | | 9 | Azerbaycan Gerçeği, Novruz Emmi | | 9 | Kefensiz Gömülenler, Şükrullah Yusufoğlu | | 7 | İsmail, Reha Çamuroğlu | | 8 | Ruh Adam, Nihal Atsız | | 9 | Sırat Köprüsü, Mustafa Öner | | 7 | Allah'ın Süngüleri, Attila İlhan | | 9 | Bayram, Emine Işınsu | | 8 | Bukağı, Emine Işınsu | | 7 | İhanet Noktası, Dan Brown | | 7 | Melekler ve Şeytanlar, Dan Brown | | 9 | Gariblerin Kitabı, Ian Dallas | | 10 | Su Üstüne yazı Yazmak | | 9 | Medreseden Kaçış, Hüseyin Zerrinkub | | 9 | Peygamberin Hırkası, Roy Muttehidi | | 6 | Ego Ötesi, Robert Walsh | | 10 | Merhamet ve Metanet, Ken Wilber | | 7 | Yüzyılın Soykırımı, D. Mehmet Doğan | | 10 | Kalb Nefs Ruh, Robert Frager |
|
|