Yeni Dönem
Türk Dirlik
Genel seçimler yapılmış ve T.B.M.M.’nin yeni milletvekilleri seçilmiştir. Seçimlerin ardından T.B.M.M. 11. Cumhurbaşkanı olarak Abdullah Gül’ü seçmiştir. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer görevini yeni Cumhurbaşkanı’na devretmiştir. Anlaşılan odur ki yeni bir dönem başlayacaktır. Bu dönemin Türk Ulusuna başarı getirmesini dileriz. Genel seçimler öncesi ve sonrası siyasal ve sosyal dersler içeren bir süreç olmuştur. Bu süreçte kimileri başarılı kimileri de başarısızdır. Bu sürecin en başarılı ismi Abdullah Gül’dür ve kişisel başarısını devletin en tepesine yerleşerek taçlandırmıştır. Abdullah Gül, RP-FP ve son olarak AKP döneminde görev almış ve giderek yükselen bir kişisel başarı grafiği sergilemiştir. Bu başarının altında Türkiye koşullarında görece içi doldurulmuş bir çalışma ve çalışkanlık olduğu muhakkaktır. Türk Ulusu bu çalışmayı ödüllendirmiştir. Bu ödül, siyasetin içinde yer alan ve ilerde yer alacaklara güzel bir örnek teşkil etmekte olup düşünce ve siyasete emek veren kimi küskün ve kırgınlara geri dönüş ve adanmışlıkta sebat mesajı taşımaktadır. Abdullah Gül’ün bir siyasi parti içinde yer aldığı dönemlerde sarf ettiği kimi düşüncelerin Türk Milleti’nin geleceği adına içerdiği yetersizlikleri gidereceğine, kişisel başarısına bakarak inanma dileği taşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktanın, iddialı olmakla kavga etmek ve liderlik yapmak arasındaki farkı iyi algılaması gereken Recep Tayyip Erdoğan’a da mesajı vardır. Televizyon ekranlarından izlediğimiz kadarıyla bir burukluk taşıdığını gözlemlediğimiz Tayyip Erdoğan’ın bu burukluğu unutmamasını ve bundan sonraki çalışma döneminde bir ders olarak hatırda tutmasını öneririz. Toplu başarı ve bireysel başarı eksikliğinden -başarısızlıktan değil- toplu başarı ve bireysel başarıya ulaşma araştırması burukluğunun giderilmesine yardımcı olacak kanısındayız. İktidarda oylarını arttıran bir lider olarak, son dönemlerin en yüksek oy oranına ulaşmasından dolayı kendisini tebrik ederiz. Kendisi istese de Türk olmaktan kurtulamayacakların da yaşadığı bir coğrafyanın zemin ve gerekleri, önümüzdeki dönem Başbakanlığı süresince Tayyip Erdoğan’ın partisi tarafından umuyoruz ki unutulmaz! 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, görevi sırasında düşük profilli bir siyaset birikimi hissettirmiştir. Bu, özellikle dış temsilde kendini göstermiştir. Bundan sonra devletin etkili makamlarına gelenlerde güçlü bir siyasal birikim ya da tamamlayabilirlik niteliğine dikkat edilmelidir. Sayın Sezer bu eksikliğine karşın, iyi bir ahlak ve her şeye rağmen toplamda çok taraflılığın oluşmasına katkı sağlamış ve son yıllarda ulusca yakındığımız bir husus olan görevini şaibesiz tamamlama gereğini yerine getirmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz. Mayıs 2007’den bugüne Türk Silahlı Kuvvetleri üstyönetiminin aldığı içe dönük stratejik kararların pek başarılı sonuçlar vermediğini ve bunun kurmaylık zâfiyeti olarak değerlendirilebileceğini düşünüyoruz. Böyle olumsuz ve haksız bir yakıştırmanın Türk Ordusu’na ilişemeyeceğinden eminiz. Ülkemizin bütün etkin güçlerine, Türk Ulusu adına daha ileri bir atılım için doğru adımlar dileriz. Türk Dirlik
|