Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

Kasım 2006

Osman Batur

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türkçülük

 

 

 


Türkistan'ın Er Kişisi Baymırza Hayit Toprağa Verildi.


-Türk Dirlik-


Türkistan milli mücadele hareketi önderlerinden Dr. Baymirza Hayit 07.11.2006 Salı günü Almanya’nın Köln kentinde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.

 

Türkistan davasının savunucularından, Sovyetler Birliği rejim muhalifi Baymirza Hayit, Almanya’nın Köln kentindeki Merheim Askeri mezarlığında 07.11.2006 Salı günü islami törenle toprağa verildi.

 

31 Ekim 2006, Salı saat 05.00 surlarında Köln Porz Hastanesinde yaşamını yitiren Türkistan tarihçisi ve Sovyetolog Baymirza Hayit 60 yılı aşkın bir süredir Almanya’da yaşamaktaydı.

 

Köln DİTİB Merkez Camii’nde başlayan cenaze merasimine Avrupa’daki Türk kuruluşlarının yöneticileri ile Türk Dünyası’nın temsilcileri katıldı.

 

Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in vefatı nedeni ile Türk Hükümeti yetkililerinin katılmadığı törene BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu katıldı.

 

Törende bir konuşma yapan Baymirza Hayit’in oğlu Ertay Hayit, babasının Türkistan mücadelesini anlattı.

 

Cenaze merasimine Türk Federasyon adına genel başkan Cemal Çetin, ATİB genel başkanı Fikret Ekin ve ATİB onursal başkanı Musa Serdar Çelebi, Avrupa Demokrasi Vakfı başkanı Aydın Yardımcı, DİTİB genel başkan yardımcısı Hayati Önel, Avrupa Cem Vakfı Genel koordinatörü Alişan Hızlı, Batı Avrupa Kırım Türkleri Dayanışma ve Kültür Merkezi genel başkanı Rafet Karanlık, Köln kazak Derneği yöneticileri, Amerika’daki Türkistan Cemiyeti başkanı Habdullah Hoca ve Enver Bek ile Avrupa’da yaşayan Türk dünyası derneklerinin yöneticileri ile hemşerisi olan özbekler katıldı.

 

Türk Federasyon başkanı Cemal Çetin yaptığı konuşmada ’’Biz, onun açtığı yolda yürümeye devam edeceğiz. Bu ulu çınar yolumuzu aydınlatmaya devam edecek’’ derken diğer kuruluş liderleri de Baymirza Hayıt’ın Türkistan davası için yaptığı mücadeleyi dile getirdiler.

 

MHP lideri Devlet Bahçeli, parti kurultayı nedeni ile Ukrayna Parlamentosu milletvekili ve Kırım Türkleri lideri Mustafa Cemiloğlu ise Ukrayna Parlamentosunun gündeminden ötürü cenazeye gelemediler.

Batı Avrupa Kırım Türkleri Dayanışma ve Kültür Merkezi Genel Başkanı Rafet Karanlık aracılığı ile bir taziyet mesajı gönderen Kırım Tatar Milli Meclisi başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu mesajında;

 

’’ Türk Dünyası, Sayın Baymirza Hayıt bey’in ölümüyle çok değerli bir yazarını, tarih araştırmacısını ve siyaset adamını kaybetmiştir. Bu kayıp nedeniyle Kırım Türkleri de Türk Dünyasının diğer toplulukları gibi büyük bir üzüntü içindedir. Sayın Baymirza Hayıt bey’in tarihimiz ve insanlarımız için yaptığı hizmetler, bir dava insanı olarak tarihe yaptığı katkıları saygıyla ve gönül borcuyla anılacaktır.

 

Kırım Tatar Milleti; Baymirza bey’e Allah’tan rahmet, geride kalan ailesine ve dostlarına sabır diler.’’ dedi

 

Cenazeye ayrıca DYP genel başkanı Mehmet Ağar’da taziyet mesajı gönderdi.

 

Din Hizmetleri Ataşesi Hasan Çınar’ın kıldırdığı cenaze namazından sonra Köln-Merheim Askeri mezarlığına götürülen cenaze gözyaşları içinde içlerinde almanların da bulunduğu bir kalabalık tarafından defnedildi.

 

Türkistan’dan getirilen topraklar mezarına serpilirken Özbekistan’da da aynı anda gıyabi cenaze namazı kılındığı öğrenildi.

Baymirza Hayıt’ın kabir yerinin 2 Dünya savaşında ölen askerlerin bulunduğu askeri mezarlıkta olması dikkat çekiciydi.

 

Türk Dirlik

 

Haber Kaynağı: Batı Avrupa Kırım Türkleri Dayanışma ve Kültür Merkezi, Basın Bürosu


Baymirza Hayit Biyografisi

 

Baymirza Hayit, Özbekistan'ın Fergana vadisi, Namangan vilayetinin, Yargorgan köyünde 17 Aralık 1917'de doğdu. Annesinin adı Rabiya, babasının adı Hayit Mirza Mahmutmirzaoğlu'dur. Dokuz çocuklu çiftçi bir ailenin çocuğu olan Baymirza Hayit Özbek Türkleri'nden olup, çocukluk yılları hayatında derin akisler bırakacak olan Sovyet kızılordu milislerinin kanlı eylemleriyle doludur.

 

Sovyet hakimiyetinin tam olarak sağlanamadığı 1923'lü yıllarda Baymirza'nın ilk eğitim hayatı mahalle mektebinde din eğitimiyle başlar. Bir yıl sonra Cedit Mektebine yazılan Hayit, Okulun dördüncü sınıfından Namangan Vilayeti Talim Terbiye Teknikleri Okuluna geçir. Yazmaya ve okumaya son derece meraklı olan Hayit ilk yazılarını okulun duvar gazetesi olan"Bizim Fikir"de neşreder. Okuldaki müsamere ve şiir günlerinde dikkatleri üzerine çeken Hayit, kısa bir süre sonra Türkistan yeraltı milliyetçi aydınlarından olan Süleyman Çolpan, Gafur Gulam, Safizade ve Refik mümin'lerle tanışıp, Çolpan'ın özel alakasına mazhar olur. Ceditçi ve Türkbirlikçi aydınların, toplandığı Çınaraltı kahve muhitinde Usta-Çırak usulüne göre Hayit edebiyat ve Musiki sohbetlerine katılır. Çınaraltı muhiti, Hayit'in daha sonraki yıllarını manalandıracak olan tarih ve millet şuuru almasının yanında yol, yordam, usûl, erkân öğreten ikinci bir okul vazifesini görmüştür.

 

1933 yılı genç Hayit'in hayatında bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu yıllar Stalin'in harekete geçip son geride kalan Türkbirlikçi kişi ve odakları temizleme hareketinin adı olduğu yıllardır. Halk düşmanı suçlamasıyla, gerçekten geride kalmış bütün aydınlar temizlenmiştir.

 

1943'te yüksek okul imtihanını kazanan Hayit önce Andican vilayeti Sulama (Ziraat) Okuluna, ardından Hokand vilâyetinde Tıp Fakültesine girerse de, ruhunun bir türlü ısınamadığı bu okulu da bırakıp, Türkistan Sovyet Muhtar Cumhuriyeti'nin 1920-1921 yılları arasında Savunma Bakanlığı yapmış Ustubayev vasıtasıyla "Taşkent Üniversitesi'nin Tarih Fakültesi'ne kaydolur. Fakülte sekreterliğinden Baymirza Hayitoviç Mahmudov olarak düzenlenmiş ilk talebelik kimlik kartını alır. Hayit bu Rus mantıklı ismin yarısından, önce 1939'da girmiş olduğu Kızılordu'daki askerlik hizmetinde (Baymirza Hayitov), geri kalanından da 1942'de Türkistan lejyonuna katıldığında kurtulacaktır.

 

Hayit için Taşkent Üniversitesinde, Tarih bölümünden 1937'de mezun olur. Okul yılları boyunca, yaz tatillerinde kolhozlarda çalışırken, Stalin diktasının en acı örnekleriyle karşılaşarak hayata hazırlanmaktadır. Hayit'in yetişmesinde önemli rolleri olan Özbekistan Milli İttihat Partisi Başkanı Feyzullah Hocayev, Özbekistan Komünist Partisi Sekreteri Ekmel İkram, büyük şairlerden Abdülraif Fıtrat ve Süleyman Çolpan gibi tanınmış simalar ve öğretmenler tamamen temizlenmiş, fakat bu defa da okullarda eğitim verecek öğretmen kalmamıştır. Sovyet hükümeti yüksek okullarda okuyan öğrencilerin hızlandırılmış eğitime tabi tutup nizami eğitim enstitüsü'nde üç aylık kurs sonunda öğretmen olarak görevlendirmektedir. Bu yoldan Enstitü'yü başarıyla bitiren Hayit, önce Turokargan rayununda, ardından Sir-Derya buyunda Camacoy ve Sayram köy okullarında öğretmenlik yapıp ardından Rayun(Kaza) maarif müdürlüğüne tayin edilir. Bu arada Taşkent'e gidip üniversitedeki imtihanlarına girmektedir. 30 Ekim 1939'da yüksek dereceyle Taşkent Üniversitesini bitirdiğinde, Hayit'i 2. Dünya harbi cephesine çağıracak celp kağıdının gelmesine çok fazla bir zaman kalmamıştır. NKVD'nin gözdağı vermek için tutuklanmalara başlaması üzerine, Lenin'in karısı Nadya Krupskaya'ya mektup yazması bir şeyi değiştirmeyecek ve hemen ardından askere çağrılacaktır.

 

Cepheye gitmeden on beş gün önce annesinin ısrarıyla Tohtahan adında bir kızla evlenen Hayit, bir daha eşini göremediği gib, ondan olan çocuğunu da tam elli iki yıl sonra görebileceği uzun bir maceralı yola çıkacaktır. 1939'un 23 Aralık'ında Namangan'dan yola çıkan Hayit, okul tatillerinde Sovyet sistemine göre askerlik eğitimi almış olduğundan Kızılordu'ya Teğmen rütbesiyle katılarak, Polonya cephesinde Çijov şehrine gelir. Savaş içinde Tankçı sınıfı kursuna tabi tutularak Polonya cephesinde Tankçı sınıfı kursuna tabi tutularak, Polonya cephesinde savaşa katılır. Almanlarla yapılan savaş esnasında Beyaz Rusya'nın Slutsk şehri yakınlarında (1941'de) Almanlara esir düşer. Alman esir kamplarında uzun ve son derece ağır şartlar altında ölümü beklediği günlerde, Türkistan'ın Türkçülerinden olup 1920'lerde Rusya'dan kaçıp, Paris'e yerleşen Mustafa Çokay'ın yardımıyla kamplardan kurtulur.

 

Almanların ,Ruslara karşı kurduğu Türkistan lejyonunda görev alan Hayit, Almanların teslim olmasıyla, müttefik kuvvetlerin Stalin'le anlaşmaları gereği birkaç kere daha ölümden kıl payı kurtularak, savaş sonrası Almanya'ya yerleşir.

1947'de Münster/ Westfalen Üniversitesinin Felsefe Fakültesine yazılan Hayit, bundan böyle hayatını vakfedeceği Sovyet araştırmalarıyla, Sovyetler Birliği içindeki Türk halklarının siyasi, tarihi ve dini meseleleri üzerine çalışmaya başlayacaktır. 1950'de parlak bir dereceyle, hazırlanmış olduğu Türkistan (Hokand ve Alaş urdu) Milli hükümetleri" adlı teziyle Felsefe doktoru ünvanını kazanır.

 

1950'de Alman Ruth hanımla evlenen Hayit'in bu evlilikten Ertay ve Mirza adında iki oğlu, Dilber adında bir kızı ayrıca Özbekistan 'da evlendiği ilk eşinden olma Bekmirza adında bir oğlu vardır.

 

 
 
 

 

Türk Dirlik


Türk Dirlik Türklerin ve onların dostlarının yanında, düşünceleri dile getiren bir ortak akıl, bir ortak duygu, bir ortak söz olmaya çalışacak imecenin adı olacakdır. Yaptığı hatalar olsa bile bunu ifadeden çekinmeyecekdir. Niyetimiz ortadadır ve bu gözönünde tutulmalıdır.


Adanmak



Hiç Durmadan Çalışmak


Bugün sahip olamadıklarımızın ayırdında olmamak bizi sahte bir güven duygusuna sahip kılabilir. Sahip olamadıklarımızın ayırdında olmak ise ümitsizliğe ve gereksiz bir hırçınlığa düşürebilir. Bu türden sakıncalardan, kişice ve toplumca uzak durmanın yolu vardır: Araştırıp düşünerek hiç durmadan çalışmak! Başka bir yol yoktur.


Yalnızlık



Bozkurt'un Konumu


Her Türk, bir başka Türk'e bakmadan kendi üzerine düşenin gereğini yapmalıdır. Kurtlar hep beraber dolaşabildiği gibi, uzun süre yalnız başına, bir başına yaşayabilir. Yalnızlık çekenlerin sitemlerine işte bu nedenle katılmıyor ve kurt simgesinin, Türkler tarafından neden önemsendiğini bir açıdan burada aramaları gerektiğini düşünüyoruz.



Varmak İçin Oraya


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


İstediğimiz Yer...


Gelin koşalım! Gelin aşalım! Gelin canlar bir olalım, birlik olalım, dirlik olalım. Gelmesenizde koşmak için koşmayan bizler varacağız, oraya, varmak istediğimiz yere..