

Ali Ekber Çiçek
Türk Dirlik
Bir erkek sesi duyarsınız. Öyle böyle bir ses değil. Eğilmeyen, bükülmeyen bir ses. Onun sesini işittiğinizde eğilmeyen bükülmeyen bir sesi, gerçek şahsiyetin sesini işittiğinizi sezersiniz ve bundan eminsinizdir. Kibirlenmeyen bir gurur vardır onun sesinde. Onun gururu değil bizim gururumuzdur dirilen onun dilinde. Binlerce yılın birikimi, tarihin derinliklerinden doğru gelen bir sestir bu. Ozanların ruhları yinelenen karışımlarla yeniden dillenir onun sesinde. Sesinin arasında hissettiğiniz nefesinde. Bir an durur bu ses, öyle bir yerde durur ki, bir ibadettir bu duruş; bir dönüş gibi, aynı zamanda bir başlayış gibi. Sonra yeniden başlar ifadeler, sanki bir yeniden doğum gibi. Bu doğumda canlılığın yürüyüşünü duyarsınız, derinden gelen bir dörtnal sesi gibi. İçinize ne ektiyse Görklü Tanrı, onların hışırtısı gelir bütün hücrelerinize ve siz ürperirsiniz. O hışırtılar, Tanrı’nın fısıltısı ya da ince ince haykırmasıdır, siz anlarsınız. Hücreleriniz dikilir ayağa, bir buluşmanın saygısına, Tanrı’yla karşılaşmağa. İçlenirsiniz de ağlayamazsınız, diklenirsiniz de bağıramazsınız, doldurursunuz hepsini bir soluğa ve çekersiniz içinize ve boşaltırsınız hücrelerinize. Siz böyle her gün yeniden doğarsınız. Ve Tanrı deyü deyü yaşarsınız. Bir insan olarak eliniz eşlik eder, bu ilahi ana, kimimizin de kulağı…
Bir ibadettir bu, bilinmez zamanlardan bilinmez biçimde dile gelir… Bir saz, bir söz, bir insan! Bu kadarı yola çıkar, Tanrı’nın yoluna, koluna, değer omzu omzuna… Ali Ekber Çiçek, Bir Ozan, Türk’ün Türkülerinde, bir çiçek gibi açar, bir tohum gibi saçılır Türk’ün kültür bozkırlarına, yepyeniler olmak adına… Sağ ol Ali Ekber Çiçek! Türk Dirlik
|