Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

Son Güncelleme: 20 Haziran 2006 Salı

 

Küreselleşmenin Yanındayız!

Kırk Haramisinin Karşısındayız!

 

“Söylesem tesiri yok;

sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

www.turkdirlik.com


Osmanlı Devletinin Dağılmasında Başlıca Amiller -Yusuf Akçura-


Yukarda sayılan amiller, bir devletin inhitat ve inkırazına kafi gelebilecek illetlerdir. Osmanlı Devleti, bütün bu illetlerle malul olmasına rağmen. XVIII. asırdan sonra dahi, mütemadi küçülmek ve zayıflamakla beraber, bir buçuk asır kadar daha yaşıyabilmiş ve inkıraz sıralarında bu devletin esas unsuru olan Türklüğün harikulade hayatiyeti, parçalanarak dağılmış imparatorluğun içinden taze ve kavi bir devletin doğmasına kifayet etmiştir.



Türk Tarih ve Kültür Mirası Beypazarı  -Muharrem Kılıç-


Geçmişteki haşmetli yapı yavaş yavaş ihtiyarlamış, her biri birer gelin gibi bezenmiş o canım “Türk evleri”, gelinlerin de zamanla nine oldukları gibi yaşlanmış, kimileri çökmüş, kimileri gri beton yapılarla yer değiştirmek için acımasızca yakılmış, alevlerin kucağına atılmıştı. Kimileri ise sabırla ve inatla varlıklarını sürdürerek ve kendilerine yeni bir hayat bahşedecek kurtarıcıyı bekliyorlardı. Ama bu eski evler, sıcaklıklarından, güzelliklerinden hiçbir şey kaybetmiyorlardı. Neydi bunun sırrı acaba?



"Ben Dünya'yı Al'Osman'ın Sanırdım"  -Atila Demirkasımoğlu-


Türkiye'nin güvenliğini, ve hadi diyelim geleceğini, yanı başımızda yer alan kriz bölgelerine odaklamak ve sınırlamak, küresel algının yetersizliğinden ve yetersizliğe teslimiyetten kaynaklanıyor. Türkiye'nin kozmopolit aydınlarının başını çektiği yeni dünya düzencilik cephesinden yaptığı makyajlı bombardıman karşısında kendisini muhatap saymakla adeta yenilginin kapısını kendi iradesiyle açan TSK; küreselleşmenin, kendisini kürek mahkumu çavuşlarından sıyırıp, getiri ve yönetimini kavramaktan her geçen gün daha çok uzaklaşıyor. Küçük, kontrol edilebilir koşullara yaslandırılmış bir etkinliğin, günü kurtaracağını söyleyebilirsek de, ne Türkiye ne de TSK'yı kurtaracağını söyleyemeyiz.



Kriz Bölgelerinin İncelenmesi ve Türkiye'nin Güvenliğine Etkileri  -İlker Başbuğ-


Anadolu coğrafyası üzerinde ancak güçlü devletler varlıklarını sürdürebilmiş, güçsüzler ise kısa sürede tarih sahnesinden silinmiştir. Bu nedenle, bulunduğumuz coğrafya, birbirini tamamlayan ve destekleyen güçlü politik, ekonomik, sosyo-kültürel ve askeri güç unsurlarına sahip olmamızı gerektirmektedir. Ancak, değişen koşullar ve ortaya çıkan yeni görevlerin özellikleri dikkate alınarak, Silahlı Kuvvetlerin yeniden yapılandırılması da gerçek bir ihtiyaçtır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin; konvansiyonel harp ile asimetrik harbi her üç kuvvetin müştereken birlikte icra edebileceği, nitelikli, beka kabiliyeti yüksek, modüler, elastiki ve her türlü ortamda kesintisiz görev yapabilecek bir kuvvet yapısına sahip olması her zaman dikkate aldığımız bir hedeftir. Avrupa Birliği’yle ilişkilerimiz önemli bir döneme girmiştir. Bu süreçte, Türkiye’nin önceliği, bu yılın sonunda üyelik müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin kararın alınmasını sağlamaktır.



'Yeni Güvenlik Ortamı ve Türkiye'ye Etkileri  -Hilmi Özkök-


Bu bağlamda benim sizlere tavsiyem, hiçbir zaman herhangi bir konuda ileri sürülen bir fikre karşı ön yargıyla hareket etmeyiniz. Çok aykırı fikirlerle karşılaşabilirsiniz, hele bu fikirlere 'vatan haini bir düşünce' gibi çok iddialı bir önyargı ile yaklaşırsanız, fikirlerden istifade marjını daha başlangıçta sıfırlamış olursunuz. Asimetri yaratacak fikirlerden ürkmeyiniz. Bazen onlara bakar yanlış, bazen de çok doğru olduğumuzu anlayabiliriz. Unutmayınız ki, uygarlık karşı fikirlerin çarpışmasıyla gelişmiştir. Müsademe-i efkârdan, barika-i hakikat doğar.2 Yenilikler hep karşı fikirler sayesinde ortaya çıkmıştır.



Bir Askerlik Filmi: 'Er Ryan'ı Kurtarmak'  -Metin Erksan-


İ.K.- Ankara'dan mı geliyorsunuz?

A.A.- Evet.

İ.K.- Ordumuzdan ne haber?

A.A.- Ordumuz yakında düşmanı yok edecektir.

İ.K.- Şükürler olsun evladım.

A.A.- Evladın var mı anne?

İ.K.- Dört oğlum vardı. Üçü şehit oldu. Biri cephede. Onun yolunu bekliyorum.

A.A- İnşallah gazi olarak geri döner.

İ.K.- Ah evladım, tek memleket kurtulsun, gâvur buralara gelmesin, biz her şeye razıyız, bu topraklar çiğnenmesin.''

Bu bir ''Türk annesi'' dir.



Yeni Zamanın İnsan Hakları  -Muhammet Kemaloğlu-


Tanrı buyurduğu için,kendim devletli olduğum üçün,kağan oturdum.Kağan oturup aç,fakir milleti hep toplattım.Fakir milleti zengin kıldım.Az milleti çok kıldım.Yoksa, bu sözümde yalan var mı?Türk beyleri,milleti,bunu işitin! Türk milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum.Yanılıp öleceğini yine burda vurdum.Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum.Ona bakarak bilin.Şimdiki Türk milleti,beyleri,bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Ben ebedî taş yontturdum



Veda Çağrısı   -Ali Akış-


Her fani gibi ben de ebediyet dünyasına göç etme hazırlığı içinde bulunuyorum. Milli davaya hizmetim 68 yıl sürdü. Bu uzun süre içinde her çeşit olaylar cereyan etti. 2006 yılına girdiğimiz bu son günlerde olayların bilânçosunu yaptım ve şu ilginç sonuca geldim: milli hareket diye adlandırdığımız milli davaya hizmet için Tatar aydınlarının üst düzeyi benim çalışmalarımı değerlendirdi. Yani Tatar aydınlarının kaymağını teşkil eden çevre BANA SAHİP ÇIKTI. İşte bu takdir etme görüntüsünü seyredince haz ve gurur duydum. Sağ olun, dostlarım.



Adım Heyecandır Adım Azerbaycandır  -Seyit Muğanlı-


Adım heyecandır

Adım Azerbaycandır

Adım Tebrizin demir aşığının paslı dodağında

Musallada  yandırılan saz çanağında



Kaşgarlı MahmudTürklerin En Büyük İcadı ya da Türk Dili  -Alev Alatlı-


Geçen haftanın dikkatimi çeken iki haberinden birisi “Türk çocuklarının Alman akranlarından yüzde şu kadar daha ahmak oldukları”na ilişkin “bilimsel” saptama; ikincisi, yine aynı Türk çocuklarının anadil öğrenimini iki-üç yaş gibi olmadık bir sürede tamamlıyor olmalarının çeşitli telmihleri.

 

Birinci iddianın sahiplerini, ikinci iddianın sahipleriyle bir araya getirip dinlemek lâzım, lâzım olmasına da, Batılılaştırmacı aydınlarımızın ilgisini “Türk dili” gibi milliyetçi ses veren bir konuya çekmenin mümkünmüş gibi durmadığı da muhakkak. Perdeyi biraz aralamaya çalışalım: Psiko-dilbilim, “psikolojinin dilbilimi” anlamında bir akademik uğraş olup, insanoğlunun dil edinme, kullanma ve anlama sürecini oluşturan psikolojik ve nörobiyolojik unsurları araştırır.



Ulusçu Toplumculuk ve Türkiye  -Kürşat Karacabey-


Ulusçuluğun; ''kişinin mensubu bulunduğu ulusu sevmesi ve yüceltmek istemesi'' tarzındaki genel ve soyut tanımlamalarını biraz açıp derinleştirmeye yeltendiğimizde, karşımıza değıişik boyutların ve önemli ayrımların çıktığını görürüz.

 

Ulusçuluk kavramını anlamlandırma ve onu teorik-sembolik dünyasından alıp ayaklarını yere bastırma noktasında, özellikle şu gerçek, en temel olgu ve bir öz olarak kendini hissettirir: Ulusçuluk; ulusal tarihe, kültüre, geleneğe sahip çıkmak kadar, yaşamakta olan ulusa, yani ulusu oluşturan bireyler topluluğunun tamamına da sahip çıkmayı gerektirir.



Heloise  -Volkan Ekiz-


Heloise, Abelard’ın kanayan ayaklarını saçlarıyla yıkamıştı.

 

Türkiye’de feminist yaklaşımın sexist dar bir çerçevede ele alınması sorunsalı üzerine kafa yormak oldukça güç bir iş. Gender Studies –cinsiyet araştırmaları- üzerine çalışan, özellikle yurtdışındaki bayan akademisyenler, alan çalışmaları yapmak suretiyle işin kolayına kaçmaya devam ediyor ve teori üzerine boşluğu doldurmaya bir türlu cesaret etmiyorlar.



"Türkiye'den Bir Azad Beg Geçti" Ve ABD-İran Ortak Operasyonunda Öldürüldü   -Türk Dirlik-


Şu “Namerd” Dünyadan Bir “Şah-ı Merdan-ı Zaman” Geçti 

 

(Afganistan Kuzey Vilayetleri İslamî Birliği Başbuğu Azad Beg Kerimi'nin Türk Ocağı  Ankara Şubesinde yaptığı konuşmadır.)



Orta Asya'nın Demokrat Başbuğu: Muhammed Salih -Hayatı ve Mücadelesi-  -Turgut Öztaşkın-


Sizi vatan için ölmeğe çağırmıyorum,

 Sizi vatan için yaşamağa çağırıyorum.

Vatan için yaşamak

Onun için ölmekten korkmamaktır.

Muhammed Salih

 

Özbekistan Muhalefet Lideri Muhammed Salih, bundan yedi yıl önce, 1993'ün Nisan ayında vatanını terk etmişti. Ancak Özbekistan yönetimi Salih'i hiç unutmadı; nereye gittiyse orada barındırmamak için o ülkeye baskı yaptı. Ayni zamanda Özbekistan’da yedi yıldır Salih'e karşı acımasız propagandalar yürütüldü; akil almaz suçlarla itham edildi ve hala bu dev karalama kampanyası devam ediyor



turk kaya resimleriHay'lar "Armeniya" Ülkesine Nereden Geldiler "Hayların Kökeni"

-Feridun Ağasıoğlu Celilov-


Kendilerini Hay olarak adlandıran halkın (sahte Ermeniler) etnognezi karmaşık bir problem gibi pek çok ilmi araştırma ve sempozyumun konusu olmuştur, fakat Hay tarihçi ve bilimcilerinin 5 asırdan beri dolaştırmaya başladığı ipin ucu hala bulunamamıştır. Alanlarında tam anlamıyla söz sahibi bilim adamları, Hay-Ermeni tarihini, eski Ermeni halkının tarihinden ayırmakta, Hay tarihçilerinin uydurmalarına inanan bilim adamları ise, bu iki ayrı tarihi birbirine karıştırmaktadır. Eski Ermeni halkı ile ilgili önceki yazılarımda bilgi vermiştim, burada ise söz konusu Hay halklarının kökenidir. Herhangi bir halkın kökenini belirlemek için, etnogenezle ilgili bilim kanunları; ilk önce, halkın fizyolojik tipi, tarihi coğrafyası, konuştuğu dil ve taşıdığı kültür dikkate alınmalı, çıkarılan sonuç tarihi belgelerle onaylanmalıdır.



Hıristiyan Dünyası'ndan 'Medeni Dünya'ya  -Lev Nikolayeviç Gumilëv-


Davranış kalıbının süper-etnos boyutundaki değişimi gibi çok büyük bir olay bugüne kadar farkedilmemiş ve anlatılmamış olsaydı, sürpriz olurdu. Hayır; bizim bakış açımızdan farklı bir açıdan, değişik kavram ve terminolojiyle olsa bile, her ikisi de yapıldı. Önemli değil! Farklı referans sistemlerinin terimlerini kendi sistemimize uygulayabiliriz. Doğrudan müşahedeler, bu uygulamanın değerini küçültmez.



Osmanlı TulumbacılarıÜçüncü Dalga ve Uzayıp Giden Tren Yolları -Galip Türkmen-


Ticaret yolları ve bu yollara hakimiyet dünyanın kaderini belirleyen en önemli unsurdur. İpek yolu güzergahı bu nedenle, kaderimizde 1600'ün başına kadar önemli olmuştur.

 

Türk tarihinin en kritik kararı 1595 yılında alınmıştır. Bu senede Divan'a sunulan bir takrirle, Amerika kıtasına daha çok sefer yapılması, kaputanı derya tarafından talep ediliyordu. Takrir reddedilmiştir. Gerekçe, Ecnebilerle karada temas daha emniyetlidir şeklindedir.



Türkiye Karabağ'ı Egemenliği Altına Almalı -Hulusi Kerimoglu-


Türkiye, Kerkük'te, istemediği gelişmeler karşısında hareket alanı daralmış durumda bekliyor. Türkiye bu hareketsizliği hemen Karabağ'ı egemenliği altına alacak bir operasyonla sonlandırabilir. Türk-Rus işbirliğinin makul temellenmesi bu operasyonla birlikte sağlıklı bir zemine kavuşur. Hemen bunun ardından Türkiye-Azerbaycan bütünleşmesi bir plan dahilinde başlatılır. Ortodoksluğa dönemeyecek milyonlar, Dugin'i buna ikna edecektir. Son beklenmez!



FarabiKerkük Tartışmaları  -Cengiz Çandar-


Haftayı ateşli "Kerkük tartışmaları" ile geçirdik. Bir süre daha gider. Sonra, yatışır; unutulur gibi olur, yine canlanır. 2005 yılı içinde ikide bir bu tartışmalar, belki, ardında bıraktığımız haftaya oranla  daha da ateşli tartışmalara konu olacak; belki de -pek zor ama- iktidar partimize ve kamuoyumuza "sağduyu" hâkim olacak ve "Kerkük tartışmaları"nın ateşi sönecek.



"ABD İran’a Saldıracak, Zararı Türkiye Görecek"  -Bülent Ecevit-


Eski Başbakan Bülent Ecevit, ABD’nin İran’a düzenleyeceği bir saldırıdan en çok Türkiye’nin zarar göreceği uyarısında bulunarak, ABD’nin uyarılmasını istedi. Hükümetin bu konuda görevini yerine getirmediğini belirtti. ABD’nin İran’a yönelik saldırı hazırlığı içinde olduğunu belirten Ecevit, ABD’nin İran’ı dize getiremeyeceğini dile getirdi. Ecevit, Osmanlı döneminden itibaren Türkiye ve İran’ın birbirine saygılı iki komşu devlet olduğunu ifade ederek, ABD’nin tutumunun Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini söyledi. “İran’a yapılacak saldırıda, biz o saldırıda işbirliği içinde olmasak da, en çok darbe vurulan ülke Türkiye olur” diyen Ecevit, haritaya bakıldığında bunun kolaylıkla görülebileceğini vurguladı.


Türkiye’nin İran’la dil, din ve kültür bağı olduğunu belirten Ecevit, ABD’nin Türkiye’yi hiç hesaba katmadığını vurguladı. Ecevit, “Türkiye vakit kaybetmeden ABD’yi etkili ve kararlı şekilde uyarmalıdır” diye konuştu. ABD’nin İncirlik Üssü’nü kullanmak istemesini İran’a yapılacak olası bir saldırıya bağlayan Ecevit, “Hükümet görevini yerine getirmediği gibi anamuhalefet de kendi iç sorunlarıyla ilgilendiği için bir girişimde bulunmadı” dedi. Amerikalıların da ABD’yi böyle bir girişimden alıkoymak istediğini dile getiren Ecevit, ABD yönetiminin dünyayla ilgili konularda demokratik olmadığını ifade etti. (Evrensel Gazetesi'nden alınmışdır.)


Kaşgarlı MahmudTürk Dünyası ve İran Türkleri


Türk Dirlik


Türk Dünyasında bütün demokratik hareketlerin yanındayız. Yanındayız çünkü, demokrasinin, nihayetinde, Türklerin lehine gelişmelerin sağlayıcısı olduğuna inanıyoruz.

 

Türkiye, Türk dünyasının uluslar arası ve kendi içinde yer alan gelişmelerini demokratik ilkeler penceresinden değerlendirmelidir. Türkiye, aktüel çıkarlarını büyütmek adına ilkelere dayanan duruşunu yıkamaz. Türkiye, uluslar arası güç dengelerinin ona dayattığı baskılarla ilkelerinden vazgeçemez. Türkiye, ikili ilişkilerinin bugününe hapsolan duruşların esiri edilemez.

 

Türkiye, Türk ülkelerinin içişlerine karışmıyorum diyemez. Herkes bizim içimize karışabileceği gibi, biz de herkesin içine karışırız. Türkiye’nin bu iç işlere karışmadan dolayı bir zararı olamaz. Olacağını düşünenler, Türkiye’nin güçlerini tanımayanlar, ona inanmayanlar veya onu yönetmesini bilmeyenlerdir. Yönetmesini bilmeyenler gider, bilenler gelir.

 

İran Coğrafyasında gelişen olaylar, dış konjonktürün zorlamasından etkilenebilir. Bu etki samimiyet içermeyebilir. Şimdilik içermeyecektir de. Ancak neticede Türklerin yaşadığı coğrafyalarda demokratikleşme fırsatları doğdu ise bu doğumlara yardımcı olmak gerekir. Türkiye, İran Türklerinin demokratik haklarının yanında olmayan bir İran İslam Cumhuriyeti’nin yanında olamaz. Türkiye, İran Türklerinin demokratik haklarının güvencesi olan bir devlet yapılanmasının yanında olur. Türkiye, İran Coğrafyasında yer alan devletin bütünlüğünün karşısında değildir. Bu bütünlüğün bir yutma değil, bir beraberlik olmasını ister ve bunu sağlamaya çalışır.

 

Türkiye, çevresinde demokratik ve katılımcı yapıların oluşmasını desteklemelidir. Bu demokratik katılım aktörleriyle ilişkilerini zenginleştirmeli, onların bir dış dayanağı olma yoluna girmelidir. Demokratik bir bölge, zengin bir bölgenin kurulmasını sağlar. Bu gelişmenin öncülüğü ve liderliğini yapacak birikim, Türkiye’de vardır. Bunun gereği yerine getirilmelidir.

 

Bu gereğin yerine gelmesi için yapılacak olan, siyasi, kültürel ve ticari ilişkilerin demokratik katılım üzerine inşasının sağlanmasıdır. Devlet aktörlerinin yerine toplumsal aktörleri koymak bir başlangıç olarak kabul edilmelidir. Türkiye’nin toplumsal aktörlerle ilişkileri de ilkelere bağlı olmalı, aktüel çıkarlarla ilişkilendirilen indirgemelerden uzak tutulmalıdır. İlişkili olunan toplumsal aktörler bir müdahale mekanizması olarak değil, toplumsal aktörler bütünlüğü içinde bir gelişme dinamiği olarak görülmeli ve bu ilkelere yaslanan bir bakış açısına yönlendirilmeleri sağlanmalıdır.

 

Böyle bir tarzın doğru yorumlanması başarı getirecek, yanlış yorumlar sergilenmesi Türkiye’nin hem dışarıda itibarını kaybetmesine hem de kendi başına işler açmasına yol açacaktır. Böyle bir riskin varlığı, onun üstlenilemeyeceği anlamına gelmez. Risk almayan yol alamaz.

 

Türkiye, bölgesinde, ölümlere duyarsız kalamaz! Ölünen bir bölgede zenginleşme gerçekleşemez. Bölgede zenginleşme gerçekleşmeden ülkede zenginleşme genişleyemez.

 

Türkiye, İran coğrafyasında kurulu İslam Cumhuriyeti ile temasa geçmeli ve duyarlılık ve politik duruşunu ve bunun gereklerini açıkça yetkililerle konuşmalıdır.

 

Anadolu ve Trakya bölgesinin Türkleri, İran bölgesinin Türklerinin yanındadır. Bölgenin ortak yoldaşları, birbirlerine desteğini göstermelidir. Bugün sıra Anadolu Türklüğündedir.

 

 

 

 

Türk Dirlik

 



 


Umumi Siyaset



"Ben Dünya'yı Al'Osman'ın Sanırdım" Atila Demirkasımoğlu


Bugün uluslararası ticaretin, serbest ticaretin önündeki en büyük engel uluslararası şirketlerdir.





Mütareke Basını, Bilge Orhunlu


Mütareke basını, sürekli olarak zayıf olduğumuzu, “batılı büyük devletler”e karşı gücümüz olmadığını ve onlara karşı koyamayacağımızı, onlara karşı gelmenin ve bağımsızlık istemenin çılgınlık, millîcilerin ise eşkıya kafalı olduğunu; bu sebeplerle “batılı büyük devletler”e boyun eğmemiz ve onlardan yardım talep etmemiz gerektiğini telkin ederek, her türlü direnişi kırmaya, zayıflatmaya ve yok etmeye çalışır!


Tarih



Filistin Toprakları Nasıl İsrail Oldu, İdil Konyalı


Vatan toprakları Kars'tan Fethiye'ye GAP tan İstanbul'a satılırken Filistin topraklarının siyonistlere nasıl satıldığını hatırlayalım dedik.Malum tarih boşuna yaşanmış bir deney değildir.Dünü bilmemiz bugünü anlamamıza yarını doğru kurgulamamızı sağlayabilir..





XVIII. Asırda Sünni-Şii İttifak Arayışları Üzerine, Hasan Onat


Müslümanların tek çıkış yolu, insanlığın karşısına yeni bir uygarlık teziyle çıkmak; yeni bir uygarlığın gereklerini yerine getirmektir.


 

Kitap



“İsmail” Hayati Bice


"Yedi derviş bir postta oturur da iki hükümdar bir dünyaya sığamazmış" hakimane sözünü tez olarak savunan yazarın yer yer işaret ederek geçtiği “Kum medresesi kökenli Fars Şia uleması ile Türk tasavvuf geleneğinden gelen Türkmen Alevi sufileri arasındaki ayrışmayı çok önemsiyorum.



 

 

-

SİYASET

- 

 

 

- 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

TÜRKÇÜLÜK

-

 

 

Yükselen Türklük

 

-

 

-

--------------------------- ----------------------- ------------------- ----- -  -----

-

 

-

 

-

 

-

 
 

-

KÜLTÜR

-

 

Hacı Taşan

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 
- 
- 
- 
- 

-

TÜRK DÜNYASI

-

----------------------------------- -------------- ------------ -------- ----- ----- ------------

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-