Türk Dirlik

BaşsayfaBilgimeceTürkolojiTürkçülükYavuz Bülent Bakiler

 

Türkçülük

www.turkdirlik.com

 

Gurkin

www.turkdirlik.com


Türkoloji


Türkçülük

 

 

Yavuz Bülent Bakiler

 

 

 


Büyük Atsız


Yavuz Bülent Bakiler


TÜRK Edebiyatı Vakfı ile Orkun Vakfı, Büyük Atsız'ın doğumunun 100. yılı dolayısıyle bir anma toplantısı düzenlediler. Prof. Turan Yazgan, Prof. Osman Sertkaya, Prof. Abdülkadir Donuk, Sakin Öner ve Yakan Cumalıoğlu, Büyük Atsız'ı, çeşitli yönleriyle anlatmaya çalıştılar. Gerçi, Türk Edebiyatı Vakfı konferans salonunda, ayakta bile durulacak yer yoktu ama ben, Atsız'ın çok daha büyük salonlarda anılmasını, hatta milyonlara hitab eden radyolarımızdan, televizyonlarımızdan gençlerimize anlatılmasını, sevdirilmesini isterdim.


Atsız toplantısında Prof. Turan Yazgan'ın bir teklifi oldu. Prof. Yazgan dedi ki:

- Atsız'a yeni bir isim, yeni bir sıfat bulmalıyız ve ona, bulacağımız o yeni sıfatla hitap etmeliyiz
 

Atsız'ın Kadıköy Osman Ağa Camii'nde kıldırılan cenaze namazına, Ankara'dan yola çıkarak ben de katılmıştım. İmam efendinin, 'Merhumu nasıl bilirsiniz' sorusuna, benim çok aziz ağabeylerimden Fethi Gemuhluoğlu'nun yüksek sesle verdiği cevap hala kulaklarımdadır:

- Bu musalla taşı, onun gibi er kişileri çok az tanımıştır!

Necip Fazıl'dan sonra

ATSIZ, bizim Türkçülük davamızın gerçekten de en yiğit, en yılmaz, en dönmez, en eğilmez, en şaşmaz, en unutulmaz büyüklerinden biridir. Noksansız bir eroğlu er kişidir. Bence ona, Büyük Atsız diye hitap etmeliyiz. Çünkü O, büyüklük sıfatının bütün özelliklerine sahip olan ve gördüğü bütün zulümlere rağmen, ömrü boyunca büyük davasının hep en ön saflarında yer alan bir büyük fikir adamımızdır. Büyük Atsız, büyüklük sıfatına güzellikler kazandıran er kişilerimizdendir. Ben onu, ilk defa 1950 yılında, Orkun dergilerindeki yazılarıyla tanıdım. Zamanla o ateşli yazılarının karasevdalılarından biri oldum. Benim fikir ve sanat dünyam önce Necip Fazıl'dan sonra Büyük Atsız'dan gelen ışıklarla, renklerle, heyecanlarla şekillendi. 1950 yılında, ortaokulun son sınıfındaydım. Demek ki, bundan tam 55 yıl önce, beni büyük Turan davasına Büyük Atsız, mecnunlar gibi bağladı. Bütün mukaddeslerime yeminle söylüyorum Büyük Atsız beni çekip çevirmeseydi bugün ellibin tiraja ulaşan Üsküp'ten Kosova'ya kitabım yazılmazdı, Türkistan Türkistan isimli kitabım olmazdı.
 

Büyük Atsız'ı okumasaydım, sevmeseydim, bilmeseydim Ankara Televizyonu'nda yayınlanan ve çok sevilen Avrupa'da Türk İzleri isimli o dizi program ortaya çıkmazdı. Anadolu'da Eski Türk Başkentleri aklımdan geçmezdi. Ve ben Büyük Atsız'ı okumasaydım yeni Türk Cumhuriyetlerine tam on defa taşınmazdım, Türkistan Türklüğü'nü tam 101 TV programı halinde ekranlarımıza yansıtamazdım. Bir yanımla kupkuru bir ot gibi kalırdım.

O olmasaydı...

AHMET Kabaklı Türk Edebiyatı Tarihi'nde diyor ki:


- Cumhuriyet devri edebiyatımızın üç Turancı şairinden biri Yıldırım Niyazı Gençosmanoğlu'dur; Diğerleri de Dilaver Cebeci ile Yavuz Bülent Bakiler'dir.
 

Benim Turan şiirlerimin kaynağı Büyük Atsız'dır. Atsız'ın o müstesna, o som altından kalbi, bana soyumu-sopumu sevdirmeseydi ben ne Turan'ı  bilecektim, ne o şiirleri yazacaktım.


Bana sorarsanız size derim ki, bizim binlerce yıllık edebiyatımızın en büyük, ama en büyük destan şairi merhum arkadaşım Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'dur. Ve hiçbir abartıya kapılmadan yazıyorum: Niyazi Yıldırım'ı çekip çeviren de, ona o güzelim destan şiirlerini yazdıran da Büyük Atsız'dır. Şair dostum Dilaver Cebeci'nin de yüreğini yazdığı eserlerle Büyük Atsız nakışlamıştır.

Açın okuyun Tanıdığım Atsız isimli güzelim eseriyle aziz dostum Altan Deliorman'ı. Edebiyatımızın bu pırıl pırıl, bu arı duru kaleminin Büyük Atsız'dan nasıl nakışlandığını göreceksiniz. Saymakla bitmez. Ama bilmelisiniz ki bugünkü ve yarınki siyaset ve edebiyat dünyamızda, binlerce yürekli, vatansever ve medeni kişi, Büyük Atsız'dan aldıkları ışıklarla güzelleşmişlerdir.

 

Yavuz Bülent Bakiler, 26.01.2005

 

Kaynak: http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=19



Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!