Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

Son Güncelleme: 11 Kasım 2008

 

 

Tarih

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

www.turkdirlik.com


Yüzyıllık Hesaplaşma -Hüseyin Özbek-


Birinci Dünya Savaşını bizim açımızdan yenilgiyle sona erdiren 30 Ekim 1918’ de imzalanan Mondros Silah bırakışması daha sonra dayatılacak Sevr için emperyalist cepheyi cesaretlendirecek hükümler içeriyordu. Mondros Silah bırakışmasına ilişkin metinden, emperyalist bağlaşıkların Osmanlı’nın 30 Ekim 1918 tarihi itibariyle elinde kalan toprak parçasında bile egemenliğini sürdürmesine izin vermeyecekleri anlaşılmaktadır. 1918- 1922 arası İstanbul hükümetleri yenilgiyi kabullenmişlerdir. Milli direnişi hayallerinden bile geçirmeyen bir teslimiyet psikolojisi içinde, emperyalist cephenin öncüsü İngiltere’ den merhamet ve icazet bekleyen acınası bir durumdadırlar. 



Bazar-e Bozurg -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Yanılmıyorsam, bundan sekiz yıl önce Eski Genelkurmay Başkanımız Sayın İsmail Hakkı Karadayı, İran Şahı’nın Genelkurmay Başkanı ile karşılaşır ve kısa bir sohbet yaparlar. Bu sohbetin bir kısmı basına da yansımıştı. Özet olarak Karadayı Paşa “Humeyni tüm İran çapında böyle nasıl güçlendi” deyince, İranlı eski asker şöyle der “Bizi Tahran’daki  Bazar’e Bozurg (Büyük çarşı-Kapalı Çarşı) esnafının maddi yardımları yıktı” der.  Paşamız “Niçin önlemediniz?” deyince, “Mollalara masum yardımlar diye düşündük” diyerek aymazlıklarını samimiyetle açıklar.



Kırgızların Kökeni Meselesi -Rüstem Abdumanapov -Çeviren: Ahsen Batur-


Güney Sibirya, Kazakistan, Moğolistan ve Çin’in eski gerçekleriyle ilgili olduğu için, Orta Asya etnik tarihinin en tartışmalı ve çetrefil meselelerinden birisi Kırgızların kökeni konusudur. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle kullanılacak terminolojinin belirlenmesi gerekir. Biz burada eski Orta Asya Kırgızlarının resmi adı “Kırgız”ı kullanacağız. “Eski Kırgızlar” terimiyle ise 840 yılında Kırgız Hakanlığı adıyla bilinen devleti kuran ve Minusin çanağı ile Sayanlarda yaşayan halkı kastetmiş olacağız.

 

Kırgızların kökeni meselesi birkaç yüzyıldır bilim adamlarının kafasını ağrıtmıştır, ama bugüne kadar bu Kırgızların kim oldukları, vahit bir etnik topluluk olarak ne zaman şekillendikleri, şimdiki vatanları Kırgızistan topraklarına ne zaman yerleştikleri konusunda bir görüş birliği sağlanabilmiş değil.



Bir ‘İngiliz Kemal’ Vardı... -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Ünlü Türk casusu “İngiliz Kemal” adıyla tanınan Ahmet Esat Tomruk öleli 42 yıl oluyor. Türk Milleti’nin yetenekli evlatlarından biri olan Tomruk,  I. Dünya Savaşı’nda, İstiklal Savaşı’nda ve 2. Dünya Savaşı’nda, yaptığı istihbarat çalışmalarıyla ordularımıza destek vermiş; ana dili gibi bildiği İngilizce’den dolayı da hep ‘İngiliz Kemal’ olarak anılagelmiş özverili bir memleket evladı.

 

Ankara’da başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere; Genelkurmay Başkanı Albay İsmet (Paşa) ve Müdafa-ı Millîye Vekili Fevzi Paşa ile görüştü. Kendisine Genelkurmay İstihbarat Şubesi’nde görev verildi. Ama asıl görev arkasından gelecekti...



57. Alay SancağıŞu Boğaz Harbi Nedir? -Mustafa Tetik-


Tarih kimine göre sadece çocuklara anlatılacak efsanelerle dolu bir masaldır, kimine göre yarını kurmak isteyenlerin çalışma odası. Ernest Toller tarihi kazananların propagandası olarak görür. Genel olarak baktığımız zaman bu görüş geçerlidir diyebiliriz. Bir zümrede iktidarı elinde bulunduran tarihi kendini övmek üzere yazacak ve anlatacaktır. Bir Afrika atasözü de şöyle diyor: “ Aslanlar kendi tarihlerini yazana kadar av hikayeleri her zaman avcıları övecektir.” Nerede olursa olsun bütün tarihsel olayları herkes kendi perspektifiyle değerlendirecektir. Fikir dünyamıza göre çok çeşitli sıfatlar kazanan olaylardan biri de Çanakkale Savaşlarıdır.



Kenar Mahalle Çocukları -Ahsen Batur-


Uygarlığın güya öncüsü ve kurucusu olduklarını savunan Batılı bilim adamları, dünya halklarını medeniyet skalasında tasnife tabi tutarken, özellikle Türkleri, Amerika’nın yerli halklarını ve Afrikalı milletleri görmezden gelirler ve bazen de lutfedip incelenmeye değmez “kenar mahalle” kültürleri olarak takdim ederler. Onlara göre Amerikalı yerlilerin uygarlıkları yoktur; barbar ve kültürsüzdürler. Afrikalılar zaten siyah, cahil ve geri kalmış lüzumsuz varlıklardır. Türkler ve Turani halklar, hem barbar, hem göçebe, hem yağmacı ve hem de parazit topluluklardır. Hatta Arnold Toynbee, “A Study of  History” (Tarih Bilinci) adlı eserinin birinci cildinde, uygarlıkların tasnifini yaparken Türklerin adını bile ağzına almaz..

Stanford J. Shaw'u Anarken -İskender Öksüz-


Türk kamu oyu, Shaw'u, Ermeni tezlerine karşı tarihî gerçekleri savunmasıyla tanıdı ve bu tanınma, Ermeni terör ahmaklığının 1977'de Los Angeles'deki evini bombalamasıyla doruğa çıktı. Bomba, bir taraftan bizde tanınmasını sağlaması açısından yararlı oldu. Fakat tanınmanın niteliği talihsizdir. Çünkü Shaw, sadece Ermeni iddialarına karşı tutumuyla öne çıkmaz. O, Batı'nın Haçlı Seferleri'nden bu güne kadar süregelen ve şu anda da bütün şiddetiyle devam eden iki yüzlülüğüne ayna tutan bir bilim adamıdır.



Malazgirt'ten İstanbul'a Gizlenen Ön-Türk Tarihi -Muharrem Kılıç-


Türk Milletinin yeni nesillerine okul kitaplarında anlatılan tarih nerede ve nasıl başlıyor?  Tarih kitaplarımızın ağırlıklı olarak Türk tarihini işlemeye başladıkları tarih 1071 Malazgirt savaşıdır. Ve bu savaşın kazanılmış olmasını izah ederken pek çok tarihçi(!) “Bu savaşla Anadolu kapılarının Türklere açıldığını ve bu savaştan sonra Anadolu’nun Türk yurdu olmaya başladığını” söylüyorlar. Bu söylem ne anlama geliyor? Tarihçilerimiz(!), “1071 yılından önce Anadolu’da Türk yoktu, bu savaşın kazanılmasıyla Türkler Anadolu’ya gelmeye başladılar”  demeye getiriyorlar. Ve bu yanlış bilgiyi Türk milletinin yeni yetişen nesillerine de doğruymuş gibi anlatıyorlar.



Kırım Karadeniz-Urumlar ve Yunanistan -Erdoğan Altınkaynak-


Daha önceki yazılarımızdan hatırlayacaksınız. Hıristiyan Türkler Urumları… Bu yazımızın konusu da onlarla ilgilenenlerdir. Urum ve Rumeyler ile önceleri Ruslar ve İngilizler, daha sonraları da Yunanistan ilgilenmeye başlamıştır. Elbetteki Yunanistan bu işte taşerondur. Yunanistan bu iki toplumla çok eskiden beri ilgilenmektedir. Dışişlerimiz de herhalde bunun farkındadır. Hatta bir rivayete göre, Gürcistan’daki  Urumlar ile ilgili görüşmelerde bulunmak üzere giden Yunan büyükelçisine Türk meslektaşı tercümanlık da yaptı diye de bir duyum aldık. Tabi bu bir rivayet .



Türklerin Kürtleşmesi Ermeniler ve Halaçoğlu'nun Konuşması -Cemal Şener-


Bu konuda kürtçü siyasetçilerin en önemli referanslarından İsmail Beşikçi bile; “Uzun asırlar içerisinde Kürtler tarafından asimile edilmiş Türklerin de varlığından söz etmek gerekir.” Diye yazıyor. Ve Kürtçü siyasetçilerin baş referans kaynağı Abdullah Öcalan ise, adeta Ziya Gökalp’i tekrarlayarak şöyle yazıyor; “Birçok Türk beyinin Mardin’de, Diyarbakır’da, Ahlat’da, Erzurum’da kurduğu beylikler var. Hepsinin içinde Kürt-Türk karışmıştır. Örneğin; Karakeçililer, bugün Karacadağ eteklerinde yaşıyorlar, hepsi de benden daha çok Kürt ve hiç Türkçe bilmezler. Karakeçililer aslında bir Türkmen boyudur, buna benzer birçok boy var.” Diyor, Peki Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’na karşı çıkanlar Abdullah Öcalan, İsmail Beşikçi ve diğer yazılanları okuyunca ne diyecekler.



Doğu Anadolu'da Kürtleşen Türkmen Toplulukları   -Sinan Sungur-


Diyarbakırlı Ziya Gökalp, bölgedeki aşiretlere ilişkin yaptığı incelemeler sonucunda; “Kürtlerle beraber yaşayan Türkmen aşiretlerinin tedricen Kürtleştiklerini, Urfa ile Siverek arasındaki Döger nahiyesine yerleşenlerin Kürtçe öğrendiğini, Urfa ve Diyarbakır’daki Karakeçili aşiretinin Osmanlı’nın ecdadı olan Kayı boyundan ayrıldığını ve Kütahya yöresindeki Karakeçililerin amcazadeleri olup Kürtçe konuştuğunu, yine Diyarbakır’daki Türkan ve Mardin yöresindeki Kiki, Carıkan, Halacan adli Türkmen aşiretlerinin de tamamen Kürtleştiklerini” söylemektedir.



Sayın Halaçoğlu'nu Destekliyorum -Mustafa Cemil Kılıç-


Sayın Halaçoğlu açıklamasında;
1. Alevilerin yüzde 99’nun Türkmen olduğunu belirtmektedir.
2. Türkiye’de bugün Kürt olarak bilinen insanların yüzde 30’unun Türkmen asıllı olduğunu,
3. Tehcirden kurtulmak için bazı Ermenilerin kendilerini “Alevi Kürt “ olarak gösterdiklerini ve Alevi Kürt olarak bilinen kimselerin önemli bir bölümünün Ermeni kökenli olduğunu ifade etmektedir.
4. Açıklamalarını bilimsel olarak belgelendirmektedir.



“Cepheden Cepheyi Soran” Bir Kahramanın Anıları -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Ürgüplü Mustafa Fevzi Taşer, o fırtınalı yıllarda, cepheden cepheyi soran, tutsaklığı iki kez yaşayan Türk çocuklarından birisi... Çanakkale Savaşları’na katılmış. Doğu Cephesi’nde Ruslara tutsak düşmüş...  Dünya Savaşı sonunda yurda geldiğinde, işgal ile tanışmış; Kuvayı Milliye’de görev almış. Kurtuluş Savaşı’nda yeniden asker olmuş savaşlara katılmış. Bu kez de Yunanlılara tutsak olmuş. Zafer’den sonra yurda geldiğinde Cumhuriyet’in aydınlık ufkunda görev alıp, ölene kadar hizmet vermiş...



Mütareke İstanbul’unun Sivil Toplum Örgütü: İngiliz Muhipleri Cemiyeti -Hüseyin Özbek-


İngiltere, 20.yüzyılın başlarında Avustralya’dan Hindistan’a, Mısır’a, Pasifik’ten Atlas Okyanus’una uzanan karaların, denizlerin, renkleri, dilleri, dinleri değişik halkların efendi sahibidir! Olağanüstü genişlikteki sömürge coğrafyasını ilgilendiren ekonomik, politik kararlar Londra’da alınmaktadır. İngiliz sanayisinin ve Londra borsasının ihtiyaçları doğrultusunda yapılan tarımsal üretim ve çıkarılan hammaddeler Britanya’ya akmaktadır. Sömürge coğrafyasının dinsel, toplumsal, siyasal sisteminden tüketim tarzına kadar her şey yine Londra’ca belirlenmektedir.



Onlar Yolumuzun Işığı! -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Kurtuluş Savaşı sırasında veya devletin kurulma aşamasında hizmet verenler gerçekten farklı insanlardı. Bu farklılığı, Başkomutan  Gâzi Mustafa Kemal Atatürk’te elbette görüyoruz; fakat, o devrin küçük rütbeli askerlerinde de görmek mümkün. Sadece askerler değil, iş adamları, yazarlar, memurlar... Her biri, kesinlikle saygı uyandıracak kişiliklere sahiptiler. Sözgelimi o büyük insanlardan birisi de, sunucuların ustası Orhan Boran’ın Babası Hikmet Boran idi...



Tarih Boyunca Anadolu'da Türk Nüfusu-Kültür Yapısı ve Etnik Bölücülük -Fuat Uçar-


Anadolu,1071 tarihinden önce de bir Türk yurdudur. Daha Roma ve Bizans dönemlerinde Peçenek, Kuman, Kıpçak gibi Hıristiyan Türk boyları Bartın’dan başlayarak Kuzey Karadeniz sahili ile Doğu ve Orta Anadolu’nun bazı bölgelerine yerleşmişlerdir. Yine Doğu Anadolu’nun bazı yörelerinde görülen Saka, Part, Kimmer gibi Türk boylarının iskanı bu tarihten öncedir. Bu nedenle Anadolu bin yıldan beri Oğuz boyları yurdudur. Bazı kaynaklarda bu Oğuz boylarından başka Kazak, Kırgız, Azeri, Özbek, Mesket, Tatar, Uygur, Karakalpak vb.Türk kavimleri Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yurt tutmuşlardır.



Altınordu ve Kilise -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Altınordu Hanı Özbek Han’ın sarayına yaklaştıklarında genç papaz, arabayı çeken atların kişnemeleri arasında Metropolit Aleksey’e sordu:

- Ya bizi dinlemezler ise?

Eleksey durdu. Dönüp, elini genç papazın omuzuna koyup, ‘daha öğreneceğin çok şey var” dercesine, gülümseyerek baktı:

- Hiç merak etme... Altınordu’yu yönetenler Türk. Biliyorsun, biz Hıristiyanlar, Hıristiyan devletlerinden daha itibarlıyız burada, dedi.



Fuzûlî ile Kerkük sohbeti... -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Ey Fuzûlî, şimdi o diyârda yaşamak ölümden beter! 1959 yılındaki Türk katliâmı 2000’li yıllarda da devam ediyor. Okyanus ötesinden gelen insan kılıklı yaratıklar, eşkıyayı dağdan indirdiler; Türkmen’imi Kerkük’te ve tüm Irak’ta sindirdiler! Sen o çağda Hadikat-üs Suadâ’nın girişinde “Dünyanın en büyük ve erdemli halk zümresini teşkil eden Türkler” için övgüler dizmişsin… Doğru demişsin! Büyüklük nasıl olur? Türk budunlarının birbiriyle kardeşçe yaşamasıyla, bilimde, teknikte, ileri gitmekle… Senin çağından beri yatan ulu Türk Kültürünü ayağa dikmekle!



Yüz Karası -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Özel Kalem Müdürü, dakikalardır Talat Paşa’nın karşısında el pençe divan durmuş; buyruğunu bekliyordu. Oysa Talat Paşa, elindeki saate dalmış; gözü kimseyi görmüyordu.

 

Müdürü kendisi çağırmamış gibi; hâlâ, cep saatine bakıyordu. Bu bakış, zamanı öğrenme bakışı değildi. Yüzünde derin bir hüzün vardı.



"Şamlı" Adı Haqqında -Eldeniz Abbaslı-


Azərbaycanda Türk tayfalarını adını özündə yaşadan kəndlər, yaşayış məskənləri mövcuddur. Bunlardan biri də Azərbaycan Respublikasının Qəbələ rayonundakı Şamlı kəndidir. Bundan başqa Şamlı (Şamlu), adını daşıyan məhəllə (Türkiyənin Aksaray şəhərində), dərə (Əfqanıstanda), Şamlılar adını daşıyan nəsil (Türkiyənin Dənizli vilayətinin Babadağ rayonunda), oymaq (Türkiyənin Ərzurum vilayətinin Uzundərə rayonunda), Şamlı (Şamlu), Şamlıoğlu soyadları (Türkiyədə, Özbəkistan, Şimali Kipr Türk Respublikası), ad (Hindistanda) və s. vardır. Bunlar sadəcə bizim bildiklərimizdir, kim bilir Şamlı (Şamlu) adını daşıyan bilmədiyimiz daha neçə kənd, məhəllə, nəsil və s. vardır. 



İngiliz Casusu Mustafa Sagir ve Ankara’nın Tavrı: İdam!.. Bilge Orhunlu


Gerek Birinci Dünya Savaşı ve gerek Mütareke döneminde, Osmanlı ülkesinde ve özellikle İstanbul’da tabiri caizse casuslar adeta cirit atarlar. Hemen her devletin casusu, bilgi toplamaya ve entrikalar çevirmeye çalışır. İşte böyle bir ortamda İngiltere de Osmanlı’yı boş bırakmaz. Daha sonra Millî Mücadele sırasında da, bir takım entrikalar ile bertaraf edemediği Mustafa Kemal’i en sonunda Mustafa Sagir adlı Hint asıllı bir casus eliyle öldürtmeye kalkışır.



Atatürk  -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Atatürk millî bütünlüğe önem verir. Onun milliyetçiliği saldırgan değildir. Milliyetçiliği reddeden akımlara karşıdır. Millet egemenliğiyle bağlantılı demokrasiye gönülden inanır. Bilimde, teknikte, kültürde ilerlemeyi öngörür. Millî birlik onun için çok değerlidir. Sınıf kavgasını reddetmekle beraber emeğin sömürüsüne de karşı çıkar. Tüm Türklerin millet ve vatan şuuruyla, cumhuriyet sevgisiyle yetişmesini ister.



Aleviler Kürt mü Türk mü? -Cemal Şener-


Aleviler gündeme gelince onlar hakkında en sık sorulan sorulardan biriside Aleviler’in Kürtler ile ilişkileridir. Sorulan soru şudur? Aleviler’in Kürtler ile ilişkilerinin düzeyi nedir? Aleviler’in ne kadarı Kürt’tür. Veya Aleviler Kürt müdür? Türk müdür? Yani sorulmak istenen Aleviler’in Etnik Kimliği’dir.



Ar-As-ya’nın Türkleri ve Ona Denizden Gelen Saldırılar -Satılmış Ceridoğlu-


Arasya’da, Türklerin dışında bulunan bütün halklar kıyı halklarıdır ve sonradan buralara yerleşmişlerdir. Bu dışardan gelen çoğu güneyli halklar, denizden gelip kıyılara yerleşmiş, kıyı halkı olmadan önce ada halkı olmuş denizci halklardır. Kıyılara geldiklerinde ön-Türk topluluklarıyla karışmışlar ve melez halklar olmuşlardır. Arasya’da ana etnogenez bölgeleri Maçin (Güney Çin), Hindistan, Merkezi Ortadoğu(Irak-Suriye) Akdeniz Kuzeyi ve İskandinavya’dır. Bugün Hint-Ari denilen topluluklar batı melezleşmesini, Çin Doğu melezleşmesini, Hint ve Nebat güney melezleşmesini temsil etmektedir.



Papalar da Diz Çöker! -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Asya’daki Hun Devleti, Mete Han’ın soyundan gelen Panu Yabgu liderliğinde M.S. 216 yılına kadar yaşadı. Çin’in tahrik ve teşvik ettiği kardeş kavgaları sonucu yıkılan Hun Devleti ‘ndeki Hun Türkleri, Türklüğün Asya’daki bağımsızlık bayrağını Tabgaçlar’a bırakarak batıya doğru göçe başladılar.



Osmanlı 16. Yüzyılda Yıkıldı -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-


Biz Türkler, Cumhuriyetimiz ile yepyeni bir soluk aldık. Binlerce yıllık bir birikimi taşıyoruz. Türk tarihi yüksek hareketlilik içinde çizilmiş harika bir tablodur. Yabancı tarihçiler, “Dünya tarihinden Türkleri çıkartınız, tarih anlamsızlaşır” diyor. Bu söz doğrudur. Türk unsuru çoğu zaman gözardı edilmiş olsa da, köklü bir devlet geleneğimiz var. Zihin kotları açık bir toplum olma yolunda ilerliyoruz. Kendimize güveniyoruz. Bunun içindir ki, yanlışlarımızı açıkça yazıyoruz.


Kaşgarlı MahmudBilgiemece Hakkında


Türk Dirlik


Bilgimece, Türkleri ilgilendiren belli başlı konularda önemli gördüğümüz bilgilerin birarada sunumunu ve bu sunumu işleyerek zenginleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma özellikle temel bilgilerin biraraya getirilmesinden başlayacakdır. Türk Dirlik,  bilgi den başka, soruların, sorguların, ilişkilerin bir uyum içerisinde sunumunu da hedeflemektedir. Burada yeniden birlikte bilgi oluşturma-işleme-yaratmanın bir yöntemi denenecekdir. Bu yöntemi de sorgulanabilir ve güncellenebilir görmekteyiz. Taslak geliştikçe sizlere bilgilendireceğiz. Katılımı önemsediğimiz bilinsin isteriz.  İlgili konu başlıkları ve yöntem taslakları daha sonra burada sizlerin bilgisine sunulacakdır.

 

 

 

 

Türk Dirlik

 



Kurt koyuna, pars geyiğe,

Kartal tavşana, şahin kekliğe

zarar vermedi.

İlini düzenleyip,

düşmanalrını bozup,

Padişahları kırıp...

 

Türkmenlerin Şeceresi

Ebülgazi Bahadır Han


 Tarih

Osmanlı Devletinin Dağılmasında Başlıca Amiller -Yusuf Akçura-


Yukarda sayılan amiller, bir devletin inhitat ve inkırazına kafi gelebilecek illetlerdir. Osmanlı Devleti, bütün bu illetlerle malul olmasına rağmen. XVIII. asırdan sonra dahi, mütemadi küçülmek ve zayıflamakla beraber, bir buçuk asır kadar daha yaşıyabilmiş ve inkıraz sıralarında bu devletin esas unsuru olan Türklüğün harikulade hayatiyeti, parçalanarak dağılmış imparatorluğun içinden taze ve kavi bir devletin doğmasına kifayet etmiştir.

Tarihde Aryen ve Turan Tartışması Üzerine

-Ahsen Batur-


Günümüze kadar süregelen Aryen-Turan tarih tezinin esası, Batılılar tarafından tek taraf­lı geliştirilmiş Batı ırkçılığına dayanan bir tezdir. Bu tezin hedefi, Batılı (Mordik) kavimlerin dünya üzerinde emperyalist emellere ilim kılıfı geçirerek zemin hazırlama gayesi yatmaktadır. Anglo-Sakson emperyalizminin atağa geçtiği 17. yüzyıl itibara alınırsa son derece anlam kazanır. Ancak tartışmasız Batılı tarih tezinin günümüzde yavaş da olsa sorgulanmaya başlanması ve yeni araştırmaların gün yüzüne çıkması, Batı'nın yalanlarını ortaya koyarken dönüşü olmayan bir kimlik bulmamıza da yol açıyor. Bu yol bugüne kadar aldatılan Doğu aleminin şahsiyet bulma yoludur.

---------------------

Aleviler Kürt mü Türk mü?

-Cemal Şener-


Aleviler gündeme gelince onlar hakkında en sık sorulan sorulardan biriside Aleviler’in Kürtler ile ilişkileridir. Sorulan soru şudur? Aleviler’in Kürtler ile ilişkilerinin düzeyi nedir? Aleviler’in ne kadarı Kürt’tür. Veya Aleviler Kürt müdür? Türk müdür? Yani sorulmak istenen Aleviler’in Etnik Kimliği’dir.

 

Alevilik, Sünnilik, Şiilik, Şafiilik, Hıristiyanlık, Musevilik dinsel ayrımlardır. Türk, Kürt, Arnavut, Fransız, Rus, Çin v.s. etnik ayrımlardır. Alevilik bir dinsel ayrımdır. İslamiyet’in farklı bir yorum biçimidir. Nasıl ki Hıristiyanlıkta, Musevilikte farklı yorumlar var ise, son tek Tanrılı din olarak kabul edilen İslamiyet içinde farklı yorumların olması bir kaçınılmazlıktır.


----------------------

Passioner Basınç -Öteleyeci İhtiras Basıncı-

Lev Nikolayeviç Gumilëv


Her bireyin ve topluluğun biyosferin bir parçası ve toplumu meydana getiren bir unsuru olduğu şüphesiz; ama madde harekenin bu formlarının etkileşim şeklinin netliğe kavuşturulması gerekir Tespit ettiğim hedefe varmak ve problemi çözmek için, kendini diğer tüm benzeri topluluklara karşı gören, her durumda kendine has iç yapıya sahip, dinamik davranış kalıpları olan istikrarlı bireyler topluluğuna işaret etmek amacıyla "etnos" kavramını medeniyetin taşıyıcısı insanın tabii çevreyle ilişkisi meselesinin içine dercettim. İnsanlığın tabii çevreyle ilişkisinin spesifik şekilleri, özellikle etnik topluluklar vasıtasıyla gerçekleştirilir. Ancak burada da tabii ve sosyal olanlar arasındaki ilişki ve sınır meselesi karşımıza çıkmaktadır. Tabiatın teknosfer sınırları ötesinde egemen olduğu bilinen bir vakıadır; ama doğa, aynı zamanda insan vücudunda da vardır. Fizyoloji (patofizyoloji dahil), organizmanın sinirsel ve hormonal aktivitesinin ürünü olan psikoloji ile yakından ilişkilidir. İyot eksikliği geri zekalılığa yol açar; adrenalin salgısı korku, yahut öfke doğurur; cinsiyet bezi hormonları aşk liriklerine, duygusal romantizme teşvik eder; doping olarak alman kimyasal ilaçlar sporcuların yalnız fizikî değil, psikolojik durumunu da etkiler; uyuşturucu kullanımı tüm halkların giderek yozlaşmasına sebep olur vs. insanda madde hareketinin sosyal form şablonu, biyolojik, biyokimyasal ve biyofiziksel örgülerle öylesine birbirine geçmiştir ki, bunların birbirinden bariz bir şekilde ayrılması gerekmektedir.


 

-

TÜRK TARİHİ

  

 

-

Tarihde Aryen ve Turan Tartışması Üzerine -Ahsen Batur-

-

Osmanlı Padişahları -Hüseyin Nihal Atsız-

-

Hulagu Han  -C. Eralp Alışık-

-

Hay'lar "Armeniya" Ülkesine Nereden Geldiler "Hayların Kökeni" -Feridun Ağasıoğlu Celilov-

-

Hay'lar Nasıl Ermeni Oldu "Ermeni Adının Kaynağı" -Feridun Ağasıoğlu Celilov-

-

Kırgız Türklerinin Kısa Tarihi  -Saadettin Gömeç-

-

Atsız'ın Hayali 'Türk Tarihi' Adlı 'Dev Eseri'... -Yağmur Atsız-

-

TARİH FELSEFESİ

-

 

-

 

-

 

-

 

-

Babil'i Kim Yıktı? -Lev Nikolayeviç Gumilëv-

-

Hıristiyan Dünyası'ndan 'Medeni Dünya'ya  -Lev Nikolayeviç Gumilëv-

-

Passioner Basınç -Öteleyeci İhtiras Basıncı- -Lev Nikolayeviç Gumilëv-

 

-

YAKIN TARİH

-

 

 

-

 

-

 

-

Sevr Anlaşmasından AB'nin Taleplerine -Arif Ekim-

-

Osmanlı Önce Ekonomide Yenildi -Arif Ekim-

-

Osmanlı Devletinin Dağılmasında Başlıca Amiller -Yusuf Akçura-

-

Zaferler Ayı Ağustos veya Bin Yıllık Acı -Muharrem Kılıç-
-İmparatorluktan Milli Devlete Geçiş ve Karşı Tavırlar -Nihat Çetinkaya-
-Vahidettin, Tevfik Paşa ve Bülent Ecevit! -Hanifi Altaş -
-Şeyh Şerafeddin Dağıstani ve Kurtuluş Savaşı -Arif Ekim-
-Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Atatürk ve Sultan Abdülhamit -Hanifi Altaş-

-

ANILAR

-

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

Yüz Karası -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-

 

-

TARİH GENEL

-

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

 
- 
- 
-Hazar Çevresi’ne Bir Genel Bakış ve Musevilik -Atila Demirkasımoğlu-
-16 Devlet Masalı ve Uydurma Bayraklar -Hüseyin Nihal Atsız-

-

SİYASİ TARİH

-

 

 

-

 

-

 

-

 

-

 

-

Alevilerin Kürtleşmesi -Cemal Şener-

-

Türkistan Lejyonerleri ve Mustafa Çokay -Abdulvahap Kara-