Yazar | 
M. Cemil Kılıç |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | | | |
| 
Sayın Halaçoğlu'nu Destekliyorum
-Mustafa Cemil Kılıç-
Birkaç gündür kamuoyunu meşgul eden açıklamaları nedeniyle linç edilmek istenen değerli bilim adamımız sayın Yusuf Halaçoğlu’nu Türkçü Toplumcu Yol olarak desteklediğimizi ilan ederiz.
Sayın Halaçoğlu’nun sözlerinin kasıtlı bir biçimde çarpıtıldığı ortadadır. Malum çevrelerin feveran ederek değerli bilim adamını ırkçı ilan etmeleri kendi ırkçılıklarının tezahüründen başka bir şey değildir.
Sayın Halaçoğlu açıklamasında;
1. Alevilerin yüzde 99’nun Türkmen olduğunu belirtmektedir. 2. Türkiye’de bugün Kürt olarak bilinen insanların yüzde 30’unun Türkmen asıllı olduğunu, 3. Tehcirden kurtulmak için bazı Ermenilerin kendilerini “Alevi Kürt “ olarak gösterdiklerini ve Alevi Kürt olarak bilinen kimselerin önemli bir bölümünün Ermeni kökenli olduğunu ifade etmektedir. 4. Açıklamalarını bilimsel olarak belgelendirmektedir.
Sayın Halaçoğlu’nun yaptığı çalışmaları ülkemiz için önemli görmekteyiz. Kimliklerini gizleyerek ülkemizde önemli mevkileri ele geçiren ve o mevkilerde ülke aleyhine çalışanların bilimin verileri ile soyca deşifre edilmeleri bizce hayati bir hizmettir.
Hangi kökenden gelirse gelsin bu ülkeyi seven ve emperyalist güçlerle işbirliği ihanetine düşmeyen her yurttaşımız saygındır. Yüce Atatürk’ün “ ne mutlu Türküm diyene !” idealini sözde değil özde benimseyen herkes kardeşimizdir.
Türkiye halkının etnik kökenlerinin bilimsel araştırmalara konu edilmesinden korkulmamalıdır. Bundan korkanlar aslında deşifre olmaktan korkanlardır.
Türkiye halkının büyük bir çoğunluğunun Türkmen etnik kökenine mensup olduğu hiçbir kuşkuya mahal vermeyecek biçimde bir netliğe sahiptir.
Sayın Halaçoğlu’nun açıklamaları üzerinden Türkiye Türklüğüne yönelik başlatılmak istenen ırkçı haçlı seferine karşı bu ülkenin Türkleri olarak asla sessiz ve tepkisiz kalmayacağız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mustafa Cemil Kılıç (ve arkadaşları) İstanbul, 22 Ağustos 2007
|
Laik Türkiye Cumhuriyeti'nde Alevilik -Mustafa Cemil Kılıç-
Alevilik inançsal çeşitlilik açısından Türkiye için yaşamsal öneme sahiptir. Zira, inançsal açıdan homojen olmayan ülkelerde rejimin laik olması nispeten daha elverişlidir. Farklı inançsal/dinsel gruplar arasındaki sosyal denge ülkedeki laik sitemi de takviye etmektedir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de laikliğin dinsel/mezhepsel anlamda heterojen toplum yapısından güç aldığı anlaşılmaktadır. Nitekim İslam dünyasındaki sayılı laik devletlerden birinin de Türkiye olmasının sosyolojik nedenlerinden biri Alevi/Bektaşi kitlenin varlığıdır. Alevi/Bektaşiler, Türkiye’nin Sünni İslam din devleti haline dönüşmesinin önündeki en önemli engellerden biridir.
|
Kırklar Meclisi Masal mı? -Mustafa Cemil Kılıç-
Kırklar Meclisi ve Cemi, Alevi teolojisinin en temel ögelerinden biridir. Bu konuda Sünni ve Şii teologlar, Alevi inancına yönelik mütecaviz bir tutum içerisindedirler. Alevi inancı, söze konu bu saldırgan tutumlara karşı gerekli teolojik güce ve kendi dinsel paradigması çerçevesinde berrak bir tutarlılığa sahip bir akım olarak susturucu yanıtlar verme aşamasına gelmiş bulunmaktadır. Verilen yanıtların doğru anlaşılabilmesi ve kavranabilmesi için öncelikle bilinmesi gerekli kimi hususları anımsatmak bizce yaşamsal öneme sahiptir. Şöyle ki; Alevilik, Sünnilik ve Şiilik İslam orijinli akımlar olmakla birlikte, teolojik açıdan bağımsız kimlikler konumuna ulaşmış durumdadırlar. Diğer bir deyişle her üç akım artık farklı ve özgün teolojik yapılar olarak kabul edilmek zorundadır. Bu gerçeği görmeden yapılacak tüm yorum ve analizler sağlıklı bir sonuç doğurmayacaktır.
|
Kime Oy Vermeli? -Mustafa Cemil Kılıç-
Her seçim gibi 22 Temmuz seçimleri de ülkemiz ve ulusumuz için çok büyük öneme sahip. Fakat 22 Temmuz'da oylar partilere dağılmayacak. Türk ulusu bu seçimde partiler arasından birini seçmeyecek; rejimi oylayacak. Kuruluşu üzerinden bu denli zaman geçmesine karşın ülkemizde hala rejim tartışmalarının olması gerçekten üzücüdür. Laik Cumhuriyet siteminin sosyalizasyonunun başarısızlığının bir göstergesi denilebilecek bu durum rejim mimarlarınca radikal bir değerlendirmeye tabi tutulmak zorundadır. Bu değerlendirme neticesi ya laik cumhuriyet iddiasından vazgeçilmeli yada kuruluş yıllarındaki olağanüstü koşullar yeniden ihdas edilmelidir.
|
| | 
Cemil Kılıç
İlahiyatçı / Sosyolog
1975 İstanbul doğumludur. Sinop nüfusuna kayıtlıdır. İlk öğrenimini Sinop ve İstanbul'da tamamladı. İstanbul'da Küçükköy İmam Hatip Lisesi'nin ardından Marmara Üniv. İlahiyat Fakültesi'nin Kelam ve İslam Felsefesi Bölümünü bitirdi. 1998'de aynı Üniversitenin Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü, Sosyoloji ve Sosyal Antropoloji Anabilimdalında master eğitimine başladı.1999 yılında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine atandı. 2001 yılında master eğitimini tamamladı. 2005 Yılında " Laik Türkiye İçin Yükselen Alevilik " adlı kitabını yayımladı. Kitabı nedeniyle soruşturma geçirdi. Sürgün edildi. 2006 yılında 2. kitabı olan "Türk Ulusçuluğunun Yeniden Doğuşu" adlı yapıtını yayımladı. 2007 yılında ise " Alevi İbadetlerinin İslam'daki Yeri " adlı kitabı yayımlandı. www.turkcutoplumcu.com web sitesinin yöneticiliğini yapmaktadır. Halen eğitimcilik görevini sürdürmektedir.
|
| 
| Alevilik |

| Alevilik İslam'ın Türk'e Özgü Yorumudur
Alevilik / Bektaşilik, İslam’ın ve İslam’dan önce gelen bütün göksel dinlerin özüdür. Alevi/Bektaşi inancını İslam dışı olarak nitelemek olanaksızdır. Alevilik / Bektaşilik, İslam’ın Türke özgü yorumudur. Bir anlamda “ İslamiyetin Türkçe konuşmasıdır.” Kadim Türk inançlarının tanrısal vahiyle birleşimidir.
|
| 
| 21 yy'a Girerken Türkçülük |

| Türk Tanımı
Türk, Türklük soyundan gelen ve Türklük soyundan gelenler kadar Türkleşerek kendini TÜRK BİLENDİR. Başka bir kimliğe sahip olduğu halde kendini Türk hisseden veya hissettiğini söyleyen kimseleri Türk kabul etmeye imkan yoktur. Çünkü; böylesi kimseler bilinçaltlarında bir yerde o gayri Türklük kimliğini muhafaza etmektedir. Bu ise daima potansiyel bir kopuşun mevcudiyetini bildirmektedir. O halde biz, tıpkı Yusuf AKÇURA gibi Türklüğü ırk temelli tanımlıyoruz ki, gerçekten bilimsel olan da budur.
|
| 
| Tarih Algısında Seçkincilik Sona Ererken |

| Tarih Algısı
Türk tarihi, içinden çıktıkları Türk / Türkmen halkına yabancılaşmış olan, Türkmenlerden “ Etrak-ı Bi İdrak “ Araplardan ise “ Kavm-i Necib-i Arap “ diye bahseden kimi Osmanlı Sultanlarının ve elitlerinin tarihi değil, Türk ve Moğol halklarını bir devlet altında toplayıp Emevi / Abbasi zulmünün öcünü kanırta kanırta Araplardan alarak Türkün yanan bağrına soğuk sular serpen Cengizlerin, Türk katliamlarının planlandığı Bağdat’ı yakan Hülagu'ların, Sekizinci yüzyılda Azerbaycan’da Arap ordularına ve Arapların satın aldığı Türk soylu Afşın ile onun satılmışlar ordusuna karşı kahramanca direnen Babek'lerin, “Biz Türkün başbuğuyuz !” diye haykıran Timur'ların, Uzun Hasan'ların tarihidir…
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|