Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

2006

Namık Kemal

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Başsayfa

Sırrı Çınar

Yazarlar

Kültür

 

 


Sanatın Cazibesi


-Sırrı Çınar-


Tiyatro, sinema, konser ve diğer kültür faaliyetlerinin toplumlar üzerinde yaptığı etki büyüktür. Amerikanın çeşitli ticari markalarının dünyaya yayılmasında en önemli rolü Filmler üstlenmiştir. Kültür emperyalizminin başvurduğu bu yöntem etkisini bire-bir gösterecek kuvvet ve kudret sahibidir. 1980’li yıllarda TRT tarafından televizyonla Türk insanına yapılan en büyük kötülük olan “Dallas” dizisinin etkilerinin sosyologlar tarafından araştırılması gerektiğine inanıyorum. Yeme, içme, giyinme, diyalog gibi yaşama kültürümüzü değiştiren en önemli etki, Amerikan filmlerinden ve dizilerinden alınmıştır. Bu etkiye direnen ülke kalmadı. Batı kültürüne kapalı ülkeler bile bu filmlerden nasibini aldı. Dünya iletişimin nimetlerinden faydalanarak, sanat faaliyetlerini soğuk savaşın şartlarına göre kullanırken biz neler yapıyoruz. Gece yarısı ekspresi filminin batı dünyasında hakkımızda oluşturduğu menfi etkiyi silmekte başarısız olduğumuz unutulmamalı. Yabancı Haber ajanslarının ülkelerine gönderdikleri haber görüntüleri inanılmaz biçimde taraflı ve kötü sahnelerden oluşmakta. Bizim kendi televizyonlarımızın verdikleri haber görüntüleri ve yaptıkları dizilerin dünyada izleyen ülkeler ve ülkemiz insanlarının üzerindeki etkileri de maalesef menfidir.

Yapılan iyi bir sinema-televizyon filmiyle milyonlarca hatta milyarlarca insana ulaşılıyor. İyi bir tiyatro oyunu ile salona gelen vereceğiniz her bilgi ve mesajı almaya hazır kitle var. Yeni dünya düzeninde evrensel kültür çalışması büyük öneme sahip. Kültürlerin bir-birine benzemesi, bir başka kültüre sahip insanların diğer kültüre yakınlaşmasında sanatın vazgeçilmez cazibesi var.

Kardeş Türk cumhuriyetleri ile olan ilişkilerimizin zayıflığını, yetersizliğini tartışa duralım. Yeni alınmaya çalışılan ekonomik tedbirler takdire şayan. Ancak, kültür çalışmaları bir kaç fedakar insan, dernek, birlik, vakıfın salonlardan dışarı taşmayan etkinliklerden ibaret kaldı. Türk Cumhuriyetleri, Sovyet döneminde ve sonrasında sanat, kültür eğitimi almış, iyi yetişmiş bir insan potansiyeline sahip. Türkiye de yabana atılmayacak sanatçı kadrosuna,teknik bilgi, teçhizat ve birikimi ile hazır bekliyor. Kültür Bakanlığının yapması gereken Türk’e layık projeler geliştirerek, Türk cumhuriyetleri ile birlikte sinema-televizyon filmi yapması. İyi hazırlanmış tiyatro gruplarının Türk cumhuriyetlerinde sahneye çıkmasını sağlaması. Türk Cumhuriyetlerinden Tiyatro gruplarının ülkemize getirilip ,seyircinin faydasına sunulmalı. Kardeş Cumhuriyetlerinin yetişmiş sanatçıları ile birlikte Türkiye’nin uluslararası ün yapacak, ödül alabilecek, gerekli mesajlarla Türk’ü Dünyaya tanıtacak Tiyatro oyunları oynanmalı, film çekimleri yapılmalı. Göze, kulağa, akıla ve diğer duyu organlarına hitap eden sanat faaliyetlerine gereken önem verilmeli.

Azerbeycan’lı tiyatro sanatçılarının oynadığı, Timur’un hayatı ile ilgili oyunun video kasetlerinin Almanya’daki Türkler tarafından seyir edildiğini biliyoruz. Türkiye’den Almanya’ya giden Tiyatro ekipleri, Türkiye'den daha fazla seyirci bulmakta. Oralarda yaşayan vatandaşlarımız özellikle gençlerin bu oyunlardan etkilendiğini söylemekte. Kültürümüze sahip çıkmanın yolunun bu çeşit faaliyetlerden geçtiğini, ısrarla yeni ekiplerin gelmesini istiyorlar. Türkiye'den Türk Cumhuriyetlerine giden ses sanatçıları oldukça mükemmel salonlarda, sessiz ve saygılı bir seyirci kitlesine konser vermenin tadına varmakta. Bu cumhuriyetlerde Türk sanatçıların kasetlerinin satıldığını, ilgi ve iltifat gördüklerini biliyoruz.

Kültür Bakanlığının Ahmet Yesevi’den başlamak üzere, Türk büyüklerinin felsefe ve hayatlarını yansıtan büyük yapımlara imza atacağı günleri iple çekiyoruz. sanatın cazibesini anlayan ve insanımıza yansıtan Kültür Bakanlığının hayallerini kuruyoruz.

 

Sırrı Çınar



Yüksek Kültür -Sırrı Çınar-


Önemli olan gelişmiş ülkelerin ekonomik, teknolojik, bilimsel, siyasi olarak aldıkları yollarda uyguladıklarının aynısını uygulamaktan vazgeçmektir. Önemli olan yüksek kültür seviyesini yakalamış bireylerin üretilmesi ve çoğaltılmasıdır. Söyleneni anlayan, bilgi sahibi, analiz yapabilen, duyarlı, çözüm üretebilen, toprağını tanıyan, ülkesini bilen, insanını seven, fedakar, cefakar, vefakar, seviyeli, seciyeli ve en önemlisi şahsiyetli bireyler üretebilmek ve sayılarını artırabilmektir.



Siyasilerde Davranış Kalıpları  -Sırrı Çınar-


“Koltuklarından güç alanlar” o koltuklarını kaybettikleri gün hacimleri ve yoğunlukları kadar yer tutarlar bu toplumda. Yani daha önce “avam, kul” olarak baktıkları o toplumun fertlerinden biri olurlar. İşte o zaman o toplumda  açıklığıyla, netliğiyle ve şahsiyetleriyle yer edinenlerin büyük cüsselerinin yanında ne kadar küçük zerreler olduğunu fark ederler.Seçilmemişler  bu farkındalığı yaşarken yeni seçilenler aynı oyunu hatasız oynamaya devam ederler.



Türküler  -Sırrı Çınar-


Çok söz söylenmiştir türküler üstüne. Ana sütü gibi ak, ana sütü gibi temiz denmiştir. Nerden geldiğini ayak seslerinden tanırım denmiştir. Ne söylenirse söylensin, türkülerin üzerimizde bıraktığı etkileri anlatmaya yetmez. Sazın, sözün, duygunun, düşüncenin, yaşam biçiminin, geleneğin, sevginin ince bir maharetle işlendiği bir bütündür türkü. Her dinleyişinde yeni keşiflerin yapıldığı, yeni ufukların açıldığı, yeni hazların alındığı önemli bir hazinedir. Sazın teline vurulan  tezenenin okşayışıyla, zurnadan çıkan korkusuz haykırışla, davulun tokmağının çırpısıyla uyumuyla, sipsinin feryadıyla, kavalın ağlamasıyla ve üstüne dizilen acılı, tatlı, neşeli, kederli sözlerle kulaktan girip ruhun derinliklerine yerleşen saf, temiz bir can suyudur türkü.


 

Sırrı Çınar


Ahlat Doğumludur.

 

"Serzeniş" ve "Gökyüzü Kırpıntınları" isimli şiir kitapları  yayınlanan  şair-yazar ve senarist  Sırrı Çınar'ın halen yayına hazırlanmakta olduğu üç adet kitabı daha bulunuyor.


 Benim Babam...



Koca Yürekli Adam


Daha dün yaşadım dediği,

Yetmiş yıllık ömür.

Küsmüş hayatın fildişi  kulelerine,

Tırnaklarını geçirmiş kendi yüreğine,

Kanattıkça yüzü gülüyor,

dili söylüyor.

Konuş, konuş, sakın ha susma,

Koca yürekli adam,


 Türküler Dirilirken....



İnsan Olmak İçin Türkü Dinlemek


Bir insanı bütün vasıflarıyla “insan” yapmak için türkü dinletmek yeterlidir. Toplumda yaşanan karmaşanın, insanca olmayan tavırların yerine paylaşan, seven, özleyen, saygı duyan insanlar yerleştirmek isteniyorsa türkü dinletilsin, türkü söyletilsin, türkü söylensin.

 

Bir türküyü can kulağıyla dinlemeniz  türküyü tanımanıza yetecektir.

 


 Arayış



Türkülerle Aramak, Türküleri Aramak


Bazen yari, bazen anayı, bazen dostu düşündürür türküler. Hep insanca olana yaklaştırır, kapalı gözümüzü açarak. Bazen de güldürür, milletimizin mizah anlayışına şahit oluruz   “manda yuva yapmış söğüt dalına” türküsüyle. Yaşama dair ne varsa türkülerde vardır, her türkü başka bir yaşam kılavuzu verir dinleyene, söyleyene.


 

Başsayfa

Sırrı Çınar

Yazarlar