Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

3 Ekim 2005

Hacı Bektaş Veli

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Kültür

 


''Tanrı'nın Uçmağı''nda Yesevi Dervişleri


-Hayati Bice-


Yesevi’nin “Tengri”si başlıklı bir önceki yazım, alışıldık şablonları zorladığı için değişik yankıları oldu. Yesevi’nin Türkçe kelimelerle kurduğu manevi evrenin önemli direklerinden “uçmak” kelimesi ve Yesevi Hikmetleri’nde kullanımı (1) ile konuya devam etmek istiyorum. Bu notların internette de olsa gelecek nesillere intikali ile tarihi bir görevi yerine getirmekte olduğumuza inanıyorum.

 

Uçmak kelimesi bugünkü Türkiye’de gündelik dilimizde Tanrı kelimesi kadar kullanılmamakla beraber literatüre girmiş olan ve Divan-ı Hikmet’teki bir çok şiirde de yer verilmiş güzel bir kelimedir. Ruhu kuşa benzeten Türk tasavvuf geleneğinin Cennet anlamında kullandığı kelimeyi “Uçmak” olarak seslendirmesi de bence etimolojik açıdan anlamlıdır.

 

Önce Divân-ı Lügati’t-Türk’te Kaşgarlı Mahmud’un “Uçmak” kelimesini “Cennet” karşılığı ile çevirdiğini kaydedelim. (2) 

 

Hoca Ahmed Yesevi’ye atfedilen ve “Hikmet” olarak adlandırılan şiirleri bir araya getiren Divan-ı Hikmet’in orijinal metninde yer alan ve “Cennet” ismine karşılık olarak kullanılan “ Uçmak ” kelimesinin geçtiği hikmetler aşağıda bir arada gösterilmektedir.(3)

 

Burada dikkat çeken bir nokta   bu mısralarda “uçmak” kelimesinin bazen “uçmah” daha çok da “uçmağ” olarak iki ayrı imla ile daha yazılmış olmasıdır. Bir diğer nokta ise hikmetlerde “Cennet” kelimesi yanında Kur’an-ı Kerim’deki “Cennet” kavramıyla ilintili  “Firdevs, İlliyyîn” gibi bazı özel isimlerin de Kur’an-ı Kerim’de belirtildiği şekilde Gök Türkçe “Uçmak” isminin alternatifleri olarak hikmetlerde yer alışıdır. Bir hikmette de “cennet” anlamında Farsca “behişt” kelimesine yer verilmiştir.

 

Kıta başlarındaki rakamlar “ Uçmak ” kelimesinin geçtiği 12 hikmetin  Dr. Hayati Bice tarafından hazırlanan ve Türkiye Diyanet Vakfı yayınları arasında yayınlanan Divan-ı Hikmet neşrindeki sıra numarasını göstermektedir.(4)

 

2

Cenâzesin okup yerdin köterdiler

Bir fursatda Uçmak içre yetkürdiler

Rûhın alup İlliyyînge kirgizdiler

Ol sebebdin altmış üçde kirdim yerge

 

20

Sübhân İgem bir katre mey kılsa inâm

Zıkr-i sırnı ayta ayta kılsam tamâm

Hur u ğılmân cümle melek anga gulâm

Uçmak içre harîr tonlar biçer dostlar

 

35

Alem barı Uçmak bolsa cümle hûrlar karşı kelse

Allah menge ruzı kılsa menge sen ok kereksen

 

Uçmak kirem cevlân kılam ne hurlarğa nazar kılam

Anı munı men ne kılam menge sen ok kereksen

 

39

Her kim senge sığınur tamuğdın ol kutulur

Uçmak sarı ulanur ya Mustafa Muhammed

 

46

Duşenbe kün Hak Mustafa dünya koydı

Hakk Te'âlâ fermânığa boyun sundı

İbn Abbâs suvnı kuydı, Ali yuvdı

Uçmak içre hülle tonın kiymek üçün

 

66

Kul Hace Ahmed zâhid bolub mescid kirsem

Hâb-ı ğaflet haram kılıb kâim bolsam

Lebh alıb kıyâmetdin korkub varsam

Uçmak içre hur u ğılman kuçar mukin?

 

 

99

Mü'min kullar sâdıklar sıdkı birle turğanlar

Dünyâlığın sarf etip Uçmak hûrın kuçmışlar

 

104

Şeriatda mürşid bolğan garib kullar

Şeriatdın alar menzil alur bolğay

Namâzığa şuru kılgan mü'min kullar

Uçmak üyin ümid tutub turur bolğay

...

Hoş devletdür vilayetde padşah bolsa

Adil bolub bir mü'minni kadı kılsa

Oşal kadı barça halknı râzı kılsa

Râzılıkdın Uçmak üyin alur bolğay

 

108

Kul Hâce Ahmed âşık bolsang cândın keçgil

Andın songra şevk şarâbın toya içgil

Günâhıngnı sebük kılıp munda uçgil

Aşıkları Uçmak içre uçar ermiş

 

135

Ol makâmnı bildürgeni rehber kerek

Tarikatnı pişeside safder kerek

Uşbu yolnı zabt eylegen server kerek

Andağ mürşid Uçmak mülkin tayrân kılur

...

Didâr tilep terk eyleseng mâ-sivânı

Ölmez burun vücudıngnı eyle fâni

"Ve enhârun min aselin musaffa"nı

Uçmağını hâs kulığa ihsân kılur

 

141

Tevbe kılıp Hakk'a yanğan âşıklarğa

Uçmak içre tört arığda şerbeti bar

Tevbe kılmay Hakka yanmağan gafillerge

Tar lahedde katığ azâb hasreti bar

 

Uçmak mülkin uman kullar tevbe kılsun

Tevbe kılıp hazretige yavuk bolsun

Hûr u kusûr ğılman vildân hâdim bolsun

Elvân elvân kiyer teşrif  hil'atı bar

 

 

Hayati Bice

RTÜK,Uzman Dr., Araştırmacı-Yazar.

3 Ekim 2005

 


(1)  Kaşgarlı Mahmud, Divân-ı Lügati’t-Türk, “Tengri” s.551  Kabalcı Yayınevi, Mayıs 2005 – İstanbul.

 

(2) Kaşgarlı Mahmud, Divân-ı Lügati’t-Türk, “uçmaq” , s. 613,  Kabalcı Yayınevi, Mayıs 2005 – İstanbul.

 

(3)Ahmed Yesevi, Divan-ı Hikmet , Yayına Hazırlayan : Dr. Hayati Bice ; T.Diyanet Vakfı yayınları, 4. Baskı, 2005- Ankara.

 

(4) Kıta başlarındaki rakamlar Uçmak kelimesinin geçtiği 12 hikmetin  Dr. Hayati Bice tarafından hazırlanan ve Türkiye Diyanet Vakfı yayınları arasında yayınlanan Divan-ı Hikmet neşrindeki sıra numarasını göstermektedir. Hikmetler nakledilirken lüzumsuz tartışmaları peşinen önlemek kaygısıyla şiirlerin orijinal metinleri verilmiştir.



Yesevî’nin “Tengri”si  -Hayati Bice-


Yakın devir Türk düşünce hayatındaki tartışmalardan birisi de “Tanrı” kelimesinin Allah anlamında kullanılıp kullanılamayacağı etrafında cereyan etmiştir. Daha çok Türk milliyetçiliği ile siyasi olarak ayrışan ve -arkaplanına bakıldığında etnik bir karınağrısının arkasına sığındığı- İslami söylemlerin popüler hale getirdiği bu tartışma bazen kırıcı ve yıkıcı boyutlara taşınmıştır. Öyle ki “Tanrı” lafzını şu veya bu şekilde konuşurken-yazarken kullananların İslam dininden çıkıp çıkmadıkları dahi sözkonusu edilmiştir.



Yüzyıldan Uzun Bir Günün Sonunda -Hayati Bice-


Bir dost iklimin habercisidir
Kırgız oymağından esen Cengiz rüzgârı;

Ruhumuzu okşadığından beridir
Kaynamakta ten kazanında yüreğimiz...



Cengiz Aytmat-ov-: Mankurt Kimdir Nasıl Mankurt Olunur? --Hayati Bice-


"...Önce tutsağın kafasını kazırlar, kesilen bir devenin boyun bölgesinden yüzülen bir deri parçası tutsağın kafasına bir başlık gibi geçirilir. Kafasına deri geçirilen tutsak başını yere sürtmesin diye boyuna tahta kalıp takılır, yürek paralayıcı çığlıklarını kimse duymasın diye ıssız bir yere götürülürdü. Kolları, bacakları bağlı tutsak orada güneşin alnacında, aç-susuz birkaç gün kalırdı.


 

Hayati Bice


1959 yılında Tokat'ta dünyaya geldi. Aslen Kafkasya Karaçay Türklerindendir. İlk ve orta  öğrenimini Tokat’ta tamamladı. 1976’da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde  başladığı yüksek öğretimini 1982 yılında tamamladı. Aynı fakültenin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'nde 1985 yılında başladığı uzmanlık eğitimini “Yenidoğanlardaki Kongenital İnfeksiyonlar” konulu tezi ile tamamlayarak 1989 yılında  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldu. Uzman doktor olarak Yalova Devlet Hastanesi'nde Uzman Hekim olarak bir süre çalıştı. 1994-1995 öğretim yılında Uluslararası Hoca Ahmed Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 2002 yılında T.C. Başbakanlık Türk Dünyası’ndan Sorumlu Devlet Bakanlığı’nda “Bakan Danışmanı” olarak görev aldı. Halen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak T.C.  Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda Sözleşmeli Hekim olarak görevine devam etmektedir.

 

Tıp alanında ve sosyal konularda birçok araştırması Dr. Hayati Bice [ya da Oğuz Karaçay]   imzalarıyla  çeşitli bilim ve kültür dergileri ile gazetelerde yayınlanmıştır. Eserleri ve makaleleri uluslararası literatürde referans kaynağı olmuş;  akademik çalışmalara konu edilmiştir.

 

1990 yılında Ankara'da yayına başlayan ve iki cildi yayınlanan Türk Yurtları adlı derginin yayın yönetimini de üstlenmiştir.

 

Yayınlanan kitapları tıp alanındaki "Antimikrobial Tedavi Rehberi",”Annenin Rehberi” [TDV yayını-3.baskı 2000] ; sosyal alanda " "Kafkasya'dan Anadolu'ya Göçler" [TDV yayını-1.baskı 1989], "Türk Yurtlarında İmanımızın İşaret Taşları", "Hoca Ahmed Yesevi Türbesi"[Kültür Bakanlığı yayını,2.Baskı Türk Exim-Bank] ve son olarak Türkiye Diyanet Vakfı (TDV)Yayınları arasında basılan ve Hoca Ahmed Yesevi'ye ait şiirlerin bugünkü Türkçe'ye aktarılmasıyla oluşan "Divan-ı Hikmet" (3.baskı-2001] adlı eserlerdir.

 

Ayrıca 3 ayrı kitabı baskı aşamasındadır.

 

Türk lehçelerinin tamamı ile İngilizce bilir.

 

Evli ve üç çocuk babasıdır.


 Türk Dünyası



Özbekistan


Ülkeye kısa sürede kendi ayakları üzerinde doğrulma şansı veren bir husus da ülkede yetişmiş kalifiye bir aydın kadronun hemen her alanda yeterli düzeyde oluşudur. Sovyet döneminde Türk cumhuriyetleri arasında İslami eğitim verilen birkaç kuruluşun tamamının bu bölgede oluşu da Özbekistan'a diğer Türkistan cumhuriyetleri ve Sovyet sistemindeki müslüman topluluklar  nezdinde ayrı bir yer kazandırmıştı.


 Etkileşim Yönetimi



İslamofobi


Batılılar, bugün fundamentalist (radikal) İslamcı gibi yaftalarla mahkum ettikleri pek çok İslâmî hareketi, oluşumu ve söylemi karalama yoluna başvuruyorlar. Gerçek yüzlerinin ortaya çıkmasına bu şekilde engel olacaklarını düşünüyorlar. İslam ülkelerini, müslümanları adeta İslam ile korkutuyorlar.


 Arayış



Kafkasya


Kafkasya'nın insan coğrafyası da en az tabii coğrafyası kadar karmaşık bir yapı arz etmektedir. Bölge dünyanın bilinen en eski sürekli yerleşim yerlerinden birisi olarak tanınmakta, beyaz ırkın ilk kez ortaya çıktığı bölge olarak kabul edilmektedir.