Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

1 Şubat 2003

Şah İsmail Han

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Kültür


Semah Nedir?


-Cemal Şener-


“Bizim Semahımız İlahi bir aşktır...”

 

Semah; Aleviler’in ibadeti olan Cem’in ayrılmaz bir parçasıdır.
 

Semah; Cem’in belli bir aşamasında dedenin işareti ile bağlama eşliğinde kadın ve erkek canların çalınan nefesler eşliğinde birlikte yaptıkları dinsel törendir.
 

Semah dönmek, Aleviler’in ibadeti olan Cem içinde yapılan 12 hizmetten birisidir.

Semah dönen canlar; duygunun, sevginin, aşkın dorukta olduğu adeta ayrı bir dünyaya yolculuk edildiği bir trans halini yaşarlar.

Aleviler Cem gibi Semahında kaynağının  Kırklar Meclisi’nden geldiğine inanırlar.

İnanışa göre Hz. Muhammet, Miraç dönüşü Kırklar Meclisi’ne uğrar. Selmani Farisi bir üzüm tanesi ile içeri girer ve Hz. Muhammet’e; “Ey yoksulların hizmetçisi!  Bu üzüm tanesini bize paylaştır.” Der. Cebrail bir tabak getirir ve Hz. Muhammet onun içinde üzüm tanesini ezip şerbet yapar. Bu şerbet, Kırklar’dan birinin dudağına değince tümü kendinden geçer; kalkıp; "“ya Allah"”diyerek semah döner. Semah o gün bugündür erenler meclisinde dönülür.

Horasan’dan Anadolu’ya süren yolculukta semahın pirliğini yapan Hünkar Hacı Bektaş Veli el Horasani; “Semah, Ariflerin aleti, Muhiplerin ibadeti, Taliplerin maksududur. Hakka ki, bizim Semahımız oyun değildir, ilahi bir sırdır, mecazi değildir.” der.

Anadolu, hangi ulustan, hangi ırktan, hangi inançtan olursa olsun bütün insanlara, bütün dervişlere, bütün ermişlere, bütün uluslara kapılarını ardına kadar açmış derin sevgi ve saygı göstermiş insanların yurdudur.

Anadolu insanı ile Anadolu tarihi bir bütündür. Anadolu insanı, başkalarından aldığına kendi özelliklerini de katmış, yoğurmuş yeni bir sentez oluşturmuştur.

Çok tanrılı, tek tanrılı bütün dinler Anadolu’da buluşmuş, karışmış kaynaşmış yeni bir inanç, yeni bir düşünce tarih sahnesine çıkmıştır.

Alevi Semahı bu tarihsel birlikteliği en yalın bir tarzda bize ifade etmektedir.

Bakın bir Avrupalı sanat bilimci bu oluşumu nasıl değerlendiriyor:

“Bir Avrupalı olarak Bektaşi semahlarına  baktığım zaman neler gördüğümü ve neler hissettiğimi size gönlümce tek tek anlatmak istedim.  Dünyanın hiçbir yerindeki halk danslarında rastlanmayan ana unsurları söylemek istiyorum.

İlkin bir önyargı içindeydim. Ama daha ilk semahı seyrederken bir şok geçirdim. Çünkü dünyanın neresinde olursanız olun, hangi halk danslarını seyrederseniz seyredin, mutlaka beğenirsiniz, seversiniz, ancak bu dansları rahat koltuğunuzdan “sadece seyredersiniz”. Ama  semahta öyle değil, daha ilk anda müzik sizi kendi iç ritmi ile büyülüyor ve giderek oturduğunuz yerden  semaha katılıyorsunuz. Aslında yerinizdesiniz, ama değilsiniz. Semahın düşüncesindesiniz, ayağınız, kollarınız semahçılarla eş, yüreğiniz onlarla aynı çoşkuda ve semaha katılıp gitmişsiniz.

Bütün bunlar farkında olmadan, yani sizin elinizde olmadan oluşuyor. Semahlarda solo yok, yani oyunu idare eden (yöneten) ne bir kadın var, ne de erkek. Alçak gönüllülüğün böylesi, sıradanmış gibi gözükmesi, doğallığı, bütün dünya danslarını imrendirecek bir biçimde, hele hele kadın ve erkeğin farklılaştırılmaması, eşitliği kadına, erkeğe değil insana saygı, somut bir hayranlıkla izliyorsunuz, ayırımsız.

Semahlardaki her düşünce, her ana fikir bu dünyanın efendisi olan insanla çözüme ulaştırılması açısından birden bire dünya halk danslarından farklılaşmasını sağlamaktadır. Böylece günümüz insanının  varamadığı bu hümanizmaya, ta karanlık XIII. yy.  dan bugüne pırıl pırıl parlayarak devamlılığını sürdüren  Alevi semahları iç dinamizmini mutlaka Hacı Bektaş Veli’nin felsefesiyle beslemiştir. Bu semahlar ne bir danstır ne ritüeldir. Bu semahlar insanın bu dünyadaki varlığını anlatan dans destanlarıdır. İçi insan sevgisiyle dolup taşan destanlar dizisi. Bu anlatım biçimindeki saf ve temiz paklık insanı yüreğinden vurmaktadır.
 

Birlikte barış, birlikte dostluk ve kardeşlik, birlikte sevgi bugün dünyamız insanının söyleyip söyleyip de bir türlü varamadığı duraktır.

Bu sözcükler Batı’da yalnızca kitaplarda kaldı, bir de insanların özlemlerinde. Doğa ile farklılaşmadan, ona, yaşama yabancılaşmadan, yaşamın tüm gerçeklerine, karmaşıklığa meydan vermeden, sanki onun kadar sade ve arınmış doğadan damıtılmış el- kol- beden ve ayak hareketleri tekrar doğaya yönelen bir anlatım sadeliğinde kendi hümanizminin felsefesini bize alçak gönüllüce sunmasıdır ki biz seyirciyken bile kendimizi semahın ta içinde bulur ve eylemine farkında olmadan katılırız. “Destan” dedim ama benim destan tarifimde bir başka. Hangi topluluğun destanına bakarsanız bakın, mutlaka bir ok, yay,kavga, bir savaş ve ardından barış gelir. Ama bu destanda kavgadan, savaştan eser yoktur. Sevgi vardır, aşk vardır, kardeşlik vardır, hayatı her yönü ile insan kardeşlerle paylaşmak vardır. Mutlaka hayatta  acılarda vardır. Ama semahlardaki acılar insan yüreğinin bir yaşam çoşkusudur. Öldürücü, yok edici değildir. Hele bencillik, övünme hiç yoktur. Bencillik bireyseldir. Semahlarda bireysel fikri ya da ona benzerini bulmak mümkün değildir. Topluluk kutsaldır. O toplulukta herkes saygındır. Herkes herkese bir birey olarak sevgi ve saygı doludur. Herkes birbirinin koruyucusudur.

İşte semahları seyrederken bu özlemleri yüreğinizde duyuyorsunuz. Tarihçiyseniz, tarih okursunuz adeta. Sosyologsanız, semahlarda o toplumun yaşama biçimini öğrenirsiniz, felsefesini öğrenirsiniz. Bir kültür adamı iseniz insanın ne olduğunun nasıl olması gerektiğinin bilincine varırsınız. Hatta yalnızca sıradan bir insan olduğunuzda galiba semahlarda Tanrı’nın insana bağışladığı koca ve güzel bir dünya bulursunuz, kendinizce, gönlünüzce.”

SEMAH ÇEŞİTLERİ HAKKINDA KISA BİLGİLER

Alevi semahlarında bağlama belirleyici olmasına karşın Çepni Aleviler’de 12 çalgı bulundurulur. Bu 12 saz aynı türden olabileceği gibi değişik türlerden de olabilir.

Semahın belli sayıda kişilerle dönülmesine özen gösterilir. 2-4-8-10 veya 3-5-7-12 gibi sayı kümelerine denk düşürmeye çalışılır. Semaha genellikle ilk önce 4 can semaha kalkarak başlanır.

Semah sırasında ayaklar çıplaktır. Kadınların başı eşarplıdır. Erkeklerde baş açık, ayak çıplaktır. Dede makamı kutsal makamdır. O makama semah dönülürken sırt dönülmez. Üstelik secde edilir.

Alevi semahlarındaki renklilik, Anadolu’daki renkli kültürel zenginliğin bir yansımasıdır. Bu renklilikte; Kerbela’da haksızlığa karşı boyun eğmeyen Hz. Hüseyin’i, Türkmen kocası Dede Korkut’u, Pir Sultan Abdal’ı ve son Ata’yı bulmak olasıdır.

 

1) KIRKLAR SEMAHI
 

Kökenini, Kırklar Cemi’nden alan Semahtır. Aleviler arasında en yaygın semahtır. Hz. Muhammet’in, Hz. Ali’nin ve kadın- erkek canların yer aldığı 40 kişinin bulunduğu Kırklar Meclisi’ni sembolize eder.

Üç zamanlıdır. Dua, ağırlama ve yeldirme (hızlı) bölümlerden oluşur. Genellikle cemlerde yaşlı canlar bu semahı dönerler. Aleviler arasında en yaygın dönülen semahtır.

2) TURNALAR SEMAHI

Turna kuşunun,  Alevi edebiyatında özel bir yeri vardır. Turna ile Hz. Ali arasında bir ilişkinin olduğu varsayılır. Turna semahı, turna kuşunun figürlerine dayanır. Hareketler; turnanın hareketlerine benzer. Yavaş ve olgundur.

“Yemen ellerinden beri gelirken
Turnalar Ali’mi görmediniz mi?
Havanın yüzünde semah dönerken
Turnalar Ali’mi görmediniz mi?”

3) KIRAT  SEMAHI

Semahların geneli kadın ve erkek canların birlikte dönmesine karşın Kırat Semahını bacılar dönerler.

Bu semahta; güneş çevresindeki gezegenlerin dönüşü sembolize edilir. Eski Türk inançları Kırat Semahının düşün eksenini oluşturur. Bu aynı zamanda Türk tarihinde atın önemine vurgu yapar.

“Kırat bu dağları aşmalı bugün
Dostun ellerine düşmeli bugün...”

4) TAHTACI SEMAHI
 

Antalya- Toros yöresindeki Tahtacı Türkmenler’in döndüğü semaha bu ad verilir.

Bir bacı ile bir erkek can birlikte semah dönerler. Daha fazla kişi ile dönülen ve adına Tahtacı Semahı denenlerde vardır.

Semahlarda, ellerin yukarıdan alıp aşağıya verme şeklindeki figürü Hak’tan alıp halka vermek  anlamına gelmektedir. Bu sosyal bölüşümdeki adaleti sembolize eder.

5) TRAKYA SEMAHI
 

Semahlar; bulundukları yörenin halk dansları ile etkileşim içinde bulunurlar. Bu nedenle yöresel farklılıklar görülür. Trakya semahları da yöredeki halk sanatının zaman , zaman etkisini ifade etmektedirler.

6) URFA SEMAHI

Bu semahta Urfa’daki Türkmen Aleviler’in adeta damıtılarak korunan semahlarıdır. Bunlar içinde en özgünü ise; Urfa- Kısas Semahıdır. Urfa Semahı da genel özellikleri ile  birlikte biraz Urfa etkisini de taşımaktadır.

7) AFYON SEMAHI

Afyon denilince akla Emirdağ’ın Karacalar Köyü Alevilerinin döndüğü semahlar gelir. Figürsel olarak belkide Türkistan Şaman törenlerine en yakın semahlardır. Muhammet- Ali Semahı, Sikke Semahı ve İllallah Semahı en bilinen Afyon  yöresi semahlarındandır. Kadın ve erkek canlar birlikte semah dönerler. Genellikle 6 bacı 6 erkek birlikte semaha kalkarlar.

8) RODOS SEMAHI

Osmanlı döneminde Anadolu’dan Rodos’a yerleştirilen Alevi Türkmenler’in döndüğü semahlardır. Semah’ın yerel kültürden etkilenmediğini söylemek olası değil. Bu nedenle Rodos Semahı; Anadolu- Rodos karışımı bir birleşim sayılır.

9) LADİK SEMAHI

Adını Samsun- Ladik’ten alan Ladik Semahını 8 bacı, 8 erkek can döner.

Semaha şu deyişle başlanır:

      “Salını salını geldim köyüne
      Güzeller başıma toplansın diye
      Herkes sevdiğini almış yanına
      Güzeller pazarı kurulsun diye”

10) HACIBEKTAŞ SEMAHI
 

Hacı Bektaş Veli’ye saygı semahıdır. 8-12 can ile dönülür. Sağ el göğüste mühürlenmiş olarak semaha başlanır.

Söylenen nefeslerden birisi:

      “Değişmek istemem bin peygambere
      Yarab dertlilere pir eyle beni”dir.

11) HUBUYAR SEMAHI

5 Bacı 4 erkek can ile dönülür. Kollar sarkık, öne doğru eğilmiş olarak semaha başlanır.

Semah sırasında; hem kendi, hem daire ekseni etrafında dönerler.

Semahlar içinde ritmik olarak en hareketli dönülen semah sayılır.

         “Beylerimiz elvan gönül üstüne
         Ağlar gelir pirim Abdal Musa’ya
         Urum abdalları postun eğnine
         Bağlar gelir Pirim Abdal Musa’ya...”

 

Cemal Şener

1 Şubat 2003



Aleviliğin Siyasallaştırılması Üstüne... -Cemal Şener-


Ülkemiz iki ay sonra bir genel seçimi yaşayacak. İktidarda 2002’de %34 oy ile meclisin %64 çoğunluğuna sahip AKP var. AKP siyaset biliminde “siyasal islamcı” denilen bir siyasal parti. Buradaki siyasal İslam, siyasal Sünnilik olarak anlaşılmaktadır. AKP, ülkemizde Sünni İslamı siyasallaştırma geleneğinden gelen Milli Nizam, Milli Selamet, Refah,  Fazilet Partisi geleneğinden gelen, bu geleneği temsil eden bir siyasi parti. Adı geçen partilerden 3’ü Anayasa Mahkemesi tarafından laikliğe aykırı siyasal parti olduğu gerekçesi ile 3 defa kapatıldı. AKP ise değişen dünya siyasi konjoktürü  neticesinde süper güç ABD ile anlaşıp ülkemizde  Fazilet Partisi ve Erbakana bir operasyon uygulayarak iktidara getirilen Sünni siyasi İslamcı bir parti.



Aleviler Kürt mü Türk mü? -Cemal Şener-


Aleviler gündeme gelince onlar hakkında en sık sorulan sorulardan biriside Aleviler’in Kürtler ile ilişkileridir. Sorulan soru şudur? Aleviler’in Kürtler ile ilişkilerinin düzeyi nedir? Aleviler’in ne kadarı Kürt’tür. Veya Aleviler Kürt müdür? Türk müdür? Yani sorulmak istenen Aleviler’in Etnik Kimliği’dir.



Aleviler ve MHP -Cemal Şener-


MHP’nin bu yaptığını değerlendirmek Alevilere ve Türkiye kamuoyuna düşer. MHP’nin bu açılımına kötü birşey yapıyor dersek haksızlık ederiz. İnandırıcı olamayız. İkna edici bulup bulmamak tek tek kişilerin bileceği iştir. MHP’nin bunu oy kaygısı ile yaptığını hiç sanmıyorum.


 

Cemal Şener


.1951 - .. (Erzincan)
Cemal Şener, Erzincan Merkez-Güllüce Köyü doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Erzincan'da tamamladı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nde "Erzincan'ın Demografik Yapısı" tezi ile lisans, İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi'nde "Çerkez Ethem Olayı" tezi ile yüksek lisans yaptı. Alevilik Olayı'nı doktara çalışması olarak sürdürürken, Siyasal Bilimler Fakültesi'ndeki görevinden YÖK nedini ile 1983'te ayrıldı. Türkiye'nin toplumsal yapısı ile ilgili çalışmalarını sürdürmektedir.


Yayınlanmış yapıtları

Çerkez Ethem Olayı, Alevilik Olayı, Alevi Törenleri, Alevilik Üstüne Ne Dediler, Atatürk ve Alevilik, Topal Osman Olayı, Yaşayan Alevilik, Şeriat ve Alevilik, Anadolu'da Alevi-Bektaşi Dergahları, Şaha Doğru Giden Kerman, Benim Kabem İnsandır, Aleviler Ne yapmalı, Şamanizm, Anadilde İbadet.


 Alevilik


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


---


----


 Türkçülük


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


---


----


 Kültür


 


---


---


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar