Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

26 Kasım 2007

Mehmet Akif Ersoy

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Şiiri

 


Biz Ayrı Dünyaların İnsanlarıyız


-Nimetullah Sucu-


Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,

Sen kuş tüyü yataklarda avutursun kendini,

Ben taş sedirlerde sınarım bedenimi,

Sen serin sulara bırakırsın yüreğini,

Ben Kerbela’da kanla yıkarım ellerimi.

Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,

Sen mevsimlik sanırsın harcadığın sevgiyi,

Ben sonsuzlukta ararım sonunda kaybettiklerimi.

Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,

Sen şarap şişelerine gömersin sevdiğini,

Bense göğün burcuna kaldırırım sevgiyi.

Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,

Sen devrimci sanırsın devre devredenleri,

Ben devrimci sayarım devre hükmedenleri,

Oynatırsın gölgende şarlatan şebekleri,

Gece boyu loş ışığa üşüşen köpekleri.

Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,

Dolarsın boynuna şalları ipekleri,

 Dolarla doldurursun topları tüfekleri,

Yine de kalbinden vuramazsın kimseyi,

Biz ayrı dünyaların insanlarıyız...

 

Nimetullah Sucu

Araştırma Görevlisi,

A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı

26 Kasım 2007



Bir Elinde Das Kapital Bir Elinde Nutuk: Turnusol Solcuların Turnusol Milliyetçiliği -Nimetullah Sucu-


Bu yazı Türkiye’de sulandırılmamış bir sosyalizmi savunan insanlara karşı yazılmış değildir. Tersine fikir namusunu hiçe sayarak, fikir haysiyetsizliğini bayrak edinen, bugün böyle yarın öyle görünen turnusol solcularına atfedilmiştir. Bir insanın geçmişte savunduğu fikirlerini tarihin akışı içerisinde edindiği yeni türde bilgi sarmalı içerisinde imbikten süzerek billurlaştırması doğaldır, bir fikri tarihsel seyir içerisinde okuduklarıyla ve yaşadıklarıyla zamanla değiştirmesi de doğaldır. Ancak, belirli bir fikri laboratuar ortamında konjonktürel bir şekilde yeni denemelerle değiştirip pazara sunma arayışı düpedüz fikir namusundan yoksun insanların işidir.



Sınır Ötesi Operasyon mu, Sinir Ötesi Operasyon mu? -Nimetullah Sucu-


Bilindiği üzere Türkiye’nin Kuzey Irak’a yönelik bir sınır ötesi harekâtta bulunma girişimi uzunca bir süre gündemde yer alıyor. Ancak, ne yazık bu sınır ötesi operasyondan çok böyle bir operasyon bahsinin hangi zeminler üzerinde tartışıldığı bugün daha önemli hale gelmiştir. Zira medyanın kamuoyunun belleğine döşediği psikolojik mayınlar bugün sınır ötesi harekât üzerine geliştirilen düşüncelerin sağlıksız ve verimsiz bir zeminde işletilmesine yol açmıştır. Milletin önüne sunulan her olayda olduğu gibi medya bu hususa yönelik tartışmaları da bahis havasında işleterek olayın asli boyutunu ört bas etmeye hizmet edecek şekilde tartışmanın “Girelim mi? Girmeyelim mi?”  meselesine odaklanmasına neden olmuştur. Bu körleştirici bakış açısıyla, yazgıcı bir anlayışla millet kapanmacı, savunmacı ve refleksif bir durağanlığa hapsedilmeye çalışılmıştır. Oysa asıl mesele şartlı refleks halinden sıyrılarak bağımsız bir düzlemde eylem ortaya koyma teşebbüsüne haiz olma hürriyetinde saklıdır.



Toplumsal İlişkilerin Simülasyonlar Aracılığıyla Bürokratik Bağlamda Yeniden Tasarımı ve Kapitalizmin Teslis Yorumu -Nimetullah Sucu-


“Bir köken ya da bir gerçeklikten yoksun gerçeğin modeller aracılığıyla türetilmesine hipergerçek yani simülasyon denilmektedir.” Buradan hareketle simülasyon denildiğinde bir hakikatten çok hakikat(li)lik payı taşıyan bir modelden söz edilebileceğini söyleyebiliriz. Şöyle ki, hakikat olma vasfına haiz bir şeyin işlevsel boyutu hakikati ifade etmesidir. Oysa simülasyonda işlevsellikten işlemselliğe geçiş söz konusudur. Başka bir deyişle, simülasyon denilince gerçeğin tüm göstergelerine sahip ve bir gerçekliğin oluşması için gerekli tüm aşamalardan geçirilmiş işlemsel bir ikizleme durumu kastedilir. Dolayısıyla simülasyon hakikatin nihai biçimde oluştuğu ana dek tezahür eden göstergelerin inşası sürecidir.


 

Nimetullah Sucu


1979 yılının Ocak ayında Adıyaman ilinin Besni ilçesinde doğdu. Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde tamamladı. Yüksek Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı'nda tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı'nda doktora öğrenimine devam etmektedir.


 Milliyetçilik



Biyo-Psişik Milliyetçilik


Biyo-psişik milliyetçilik, toplumsal ve tarihsel üretim noktasında sıfıra tekabül eden ve insanın sahip olması bakımından üzerinde hiçbir iradi etkisi söz konusu olmayan özelliklerine atıfta bulunarak, ırk, kafatası, deri rengi gibi somut dışsal özellikler üzerinden insan varlığının bir ya da birkaç parçasını en değerli mülk ve değişmez bir değer kılan ilkel türde bir milliyetçilik ideolojisidir.


 Siyaset



Milletin Oluşumu


Bir milletin oluşması için ortak bir toplumsal ve tarihsel üretimin söz konusu olması gerekir. Bu anlamda, günümüzde etnik aidiyet bakımından ayrı toplulukların kendilerine millet payesi biçilmesiyle millet olma yolundaki gayretleri hem bir empozenin ürünüdür hem de beyhude bir çabadır. Milletleri organizmacı bir yaklaşımla ele alıp, etnik aidiyetleri onların küçük çocukları olarak görmek ve büyüdüklerinde millet olabilecekleri yolundaki düşünüş tarzı teorik ve pratik temelde asılsızdır.


 Kavram



Türk Milliyetçiliği


Bizim milliyetçilik anlayışımız batıdan mülhem şekilde gökten zembille indiği düşünülen bir ırkın soy kavgası ve aynileştirme çabası değil, tarihsel ve toplumsal üretim ilişkileri içerisinde üretilen ortak değerler manzumesini işleyerek oluşturduğumuz bir millet kompozisyonunu (satırları uzayıp değişen, başlığı hiç değişmeyen) sürdürme misyonudur. Türk milleti empoze biçiminde değil, kompoze şeklinde bu ülkede yaşayan insanların ortak çabasıyla vücuda getirilmiş bir sosyal özgünlüğü ifade eder.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar