Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,
Sen kuş tüyü yataklarda avutursun kendini,
Ben taş sedirlerde sınarım bedenimi,
Sen serin sulara bırakırsın yüreğini,
Ben Kerbela’da kanla yıkarım ellerimi.
Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,
Sen mevsimlik sanırsın harcadığın sevgiyi,
Ben sonsuzlukta ararım sonunda kaybettiklerimi.
Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,
Sen şarap şişelerine gömersin sevdiğini,
Bense göğün burcuna kaldırırım sevgiyi.
Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,
Sen devrimci sanırsın devre devredenleri,
Ben devrimci sayarım devre hükmedenleri,
Oynatırsın gölgende şarlatan şebekleri,
Gece boyu loş ışığa üşüşen köpekleri.
Biz ayrı dünyaların insanlarıyız,
Dolarsın boynuna şalları ipekleri,
Dolarla doldurursun topları tüfekleri,
Yine de kalbinden vuramazsın kimseyi,
Biz ayrı dünyaların insanlarıyız...