Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

18 Temmuz 2007

Mehmet Akif Ersoy

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Şiiri

 


Güntürk'ün Destanı


-Nimetullah Sucu-


Kara kışta ak saçlı doğmuştu ama,
Yordular hayra, sordular Kam'a,
Umur görmüş ihtiyar bile yaşınca,
Çocuklaştı birden, tuhaflaşınca.
Dedi:'Bu ne biçim bir keramettir?
Bebek olmak demek, pür zarafettir,
Atın da bunu, aç kurtlar yesin,
Soyunuza sopunuza şeytan girmesin! '
Gencay, kırk gün düşündü yarı aklıyla,
Arı beslenir miydi hiç, arı balıyla,
Ne bilsindi sardığı özde bir kurttu,
Babası Törüngey, dağları yonttu.
Büyüdü, yürüdü bebek Güntürkün,
Değerini yüceltti mukaddes mülkün,
Gök altında kızıl meşale, yakıldığı gün,
Ayça Yıldız'la arttı, soyu Göktürk'ün.
Göründü Altın Işık, güneşi Türk'ün,
Parladı tüyleri, gümüşten börkün,
Canlandı kopuzda yüzyıllık türkün,
Mayada sır tuttu, yıllanmış Ülkün!
Oğul Pusat topladı, budunu ocağında,
Atasının son kavlini zikretti otağında,
'Gün şafakta tükenir, su erir yatağında,
Yol; yolcudan bellidir, sır verir batağında.

 

 

Nimetullah Sucu

Araştırma Görevlisi,

A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı

 

18 Temmuz 2007



Eylülde Bir Demirci Ustası -Nimetullah Sucu-


Bir Eylül sabahıydı, her gününkinden farklı,
Kimine göre sıradan, kimince bir adam, aykırı
Yürüyordu kaldırımlarında çölümsü bir kentin,
Toz olup arkasında, toz gibi ardı sıra,
Savrulup da bir türlü, birleşemeyen eller,
Otuz üçlük, kara Oltu taşı bir tespih çekiyordu,
Savrulup da bir türlü, birleşemeyen eller,
Kelepçede bir araya geliyordu,



Terörizm ve Terörizmin Yeni Paradigmaları -Nimetullah Sucu ve -Hakan Topateş-


Bugün, gözlerimizin önünde cereyan eden sosyal meseleleri salt kamu güvenliği üzerinden açıklamaya çalışırsak, kimilerinin güvenlik tehdidi yüzünden özgürlüğünden, canından, malından ödün vermek zorunda kaldığı bir ortamda, kimilerinin de tersi biçimde yüceltilen kamu güvenliği kavramı üzerinden astronomik rantlar elde ettiği bir durumu anlamakta güçlük çekeriz. Aslında bu düşünüş biçimi, bize dayatılan bireyci düşünüşün ürünüdür. Zira ihtiyaçlar hiyerarşisi içerisinde güvenliğin baş sıraya oturtulduğu bir dünyada, artık herkes kendi bireysel güvenliğini düşünür hale geliyor. Birileri de bu güvenlik açlığını gidermek amacıyla kamu güvenliği çığırtkanlığıyla sosyal güvenliği hiçe sayacak uygulamalarda bulunabiliyor.



Küreselleşmenin Çatı İdeolojisi: Kameralizm -Nimetullah Sucu-


Bugün küresel sömürü düzeni içerisinde dünyanın gelişmekte olan ülkeleri kapitalizmle feodalizm, ekonomik cemaatle siyasal ulus olmak arasında gel gitler içinde devinirken, bu küresel sömürünün temsilcisi olan Amerika neo-merkantil politikalar merkezinde kendini bir merkez konumuna oturtarak çevre ülkeleri çevrimsel hareket doğrultusunda kontrol altında tutmaktadır. Bu kontrol mekanizmasının bir sonucu olarak da bugün yerküre ekonomik bir çerçeve içerisine hapsedilerek onun bütün varlığı pazarın hizmetine koşulmaya çalışılmaktadır. İşte bu yeni dünya evinin içerisinde kurulan sömürü ilişkileri ve sınıfsal çatışmaları saklayacak bir mekanizma olarak kameralizm bir çatı ideolojisi olarak kurulmaktadır.


 

Nimetullah Sucu


1979 yılının Ocak ayında Adıyaman ilinin Besni ilçesinde doğdu. Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde tamamladı. Yüksek Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı'nda tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı'nda doktora öğrenimine devam etmektedir.


 Milliyetçilik



Biyo-Psişik Milliyetçilik


Biyo-psişik milliyetçilik, toplumsal ve tarihsel üretim noktasında sıfıra tekabül eden ve insanın sahip olması bakımından üzerinde hiçbir iradi etkisi söz konusu olmayan özelliklerine atıfta bulunarak, ırk, kafatası, deri rengi gibi somut dışsal özellikler üzerinden insan varlığının bir ya da birkaç parçasını en değerli mülk ve değişmez bir değer kılan ilkel türde bir milliyetçilik ideolojisidir.


 Siyaset



Milletin Oluşumu


Bir milletin oluşması için ortak bir toplumsal ve tarihsel üretimin söz konusu olması gerekir. Bu anlamda, günümüzde etnik aidiyet bakımından ayrı toplulukların kendilerine millet payesi biçilmesiyle millet olma yolundaki gayretleri hem bir empozenin ürünüdür hem de beyhude bir çabadır. Milletleri organizmacı bir yaklaşımla ele alıp, etnik aidiyetleri onların küçük çocukları olarak görmek ve büyüdüklerinde millet olabilecekleri yolundaki düşünüş tarzı teorik ve pratik temelde asılsızdır.


 Kavram



Türk Milliyetçiliği


Bizim milliyetçilik anlayışımız batıdan mülhem şekilde gökten zembille indiği düşünülen bir ırkın soy kavgası ve aynileştirme çabası değil, tarihsel ve toplumsal üretim ilişkileri içerisinde üretilen ortak değerler manzumesini işleyerek oluşturduğumuz bir millet kompozisyonunu (satırları uzayıp değişen, başlığı hiç değişmeyen) sürdürme misyonudur. Türk milleti empoze biçiminde değil, kompoze şeklinde bu ülkede yaşayan insanların ortak çabasıyla vücuda getirilmiş bir sosyal özgünlüğü ifade eder.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar