Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

16 Ekim 2007

Çolpan

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Türk Şiiri


O'ndan Haber Ver Bana


-Muharrem Kılıç-


Kıl ve tüy, herkeste var.

Kol ve bacak, herkeste.

Şehvet, her canlıda var.

Yaşayan her nefiste.

Eğer, bir cevher varsa ,

Bunların ötesinde.

Benim, senden isteğim ,

O’ndan haber ver bana .

 

Bir tek sır biliyorsan,

Peşin sıra gelecek.

Tabutta ve kefende,

Hep seninle olacak.

Alnında nur olarak,

Mahşerde parlayacak.

İşte senden dileğim ,

O’ndan haber ver bana

 

Nedir O? Bilir misin?

Şah damarından yakın

Bulmaya çalış hele ,

İç dünyana bir bakın.

Nefsini bulup,  bana:

‘işte bu’ deme sakın.

Benim senden isteğim

O’ndan haber ver bana .

 

Servetin hükmü nedir?

Sadece bir kıvılcım.

Güzelliğin hükmü ne?

Çıkacak bir sivilcen.

Eğer ki sen bunlara ,

Düşkün, meftun değilsen,

O zaman isterim ki;

O’ndan haber ver bana .

 

 

Ben, bir güç sahibiyim,

Dünyada kimsede yok.

Aslında herkeste var,

Hatta benden daha çok.

Ama kimse bilmiyor,

Bu güçten haberi yok.

Diyebiliyorsan sen,

O’ndan haber ver bana .

 

Söyle bana ne olur,

Kimler ne bekler kimden?

Tarladaki buğdaydan,

Fırındaki ekmekten.

Fırsat bulunca bir gün,

Ağlamaktan, gülmekten.

Bendeki seni anlat ,

O’ndan haber ver bana .

 

 

Güzel ile çirkinin,

İyi ile kötünün,

Savaşı bitmeyecek,

Nefsim ile gönlümün.

‘Emanet’ alınınca,

Atın, toprağa gömün,

Tendeki can ne oldu?

Can’dan haber ver bana .

 

Din; hayat, mutluluktur.

Din, insanı öldürmez.

Dini bilmeyen dindar,

Kinini dindiremez.

Elindeki kılıcı ,

Nefsine döndüremez.

Acaba ‘din’ ne demek?

Din’den haber ver bana .

 

Mutlu olmak istersen,

Yaratılanı hoş gör.

‘ İnsana’  kötülüğü,

Sen daima nahoş gör.

Sokakları dolaş da ,

Çeşit çeşit sarhoş gör.

Votkadan, cinden değil,

Tin’den haber ver bana

 

Dünyada işimiz iş,

Güler, oynar ,gezeriz.

Güçlüye ‘eyvallah’ der ,

Güçsüzleri ezeriz.

İşimize gelmeyen,

Her oyunu bozarız.

Bunlar toprak üstünde .

‘Sin’den haber ver bana.

 

Kulun kula aşkını ,

Düşünürsen derince,

Onda bir sır vardır ki,

Görünmez, kıldan ince.

Ama aşkın bitiyor,

Sevdiceğin ölünce.

Sevdiğin ceset mi – ruh mu?

O’ndan haber ver bana .

 

Yarin, saçı teline ,

Bir canını verenler.

Ne yaparlar bilemem,

-Yar- yüzünü görenler.

Bu yüzden mi konuşmaz,

Evliyalar, erenler?

Eğer ki haberdarsan,

O’ndan haber ver bana.

 

Birfani, çok uzatma,

Tadında bırak işi.

Boşuna karıştırma,

Geleceği, geçmişi.

Rab’bim dilerse eğer,

Bulur kendini kişi.

Benim senden dileğim,

O’ndan  haber ver bana.

 

Muharrem Kılıç

Bolu, 16 Ekim 2007


Tin....:Ruh

Sin.....:Mezar



Ulu Tanrım -Muharrem Kılıç-


Ulu Tanrım,

Rahmetini Bolca ver.

Esirgeyip,

Bizi zorda bırakma.



Mutluluk -Muharrem Kılıç-


MUTLULUK, emek,

MUTLULUK, sevmek,

MUTLULUK, sen demek.

MUTLULUK, annenin şefkat dolu okşayışındadır.

MUTLULUK, babanın merhamet ve sevgi dolu bakışındadır.

MUTLULUK, çocuğun beklentisiz gülüşündedir.

MUTLULUK, sevgilinin titreyen eliyle dokunuşundadır.



Dostum, "Demir Çarık" Kara Tren -Muharrem Kılıç-


İyi ki demirden yazmışlar adın,

Yoksa seni de inkar ederler bil ki.

Bu sözüm duyup da üzülme sakın,

İlk inkar edilen sen değilsin ki.

 

Senin yolun dümdüz, yolum gibidir.

Çilelerin benim halim gibidir.

Yolların benim sevdalım gibidir.

Ölmeden bizden nasıl ayrılırsın ki?


 

Muharrem Kılıç


1955 yılında Ankara'da doğdu. İşl, orta, lise ve üniversite öğrenimini Ankara'da yaptı. Bir yıl ilkokul öğretmenliği yaptıkdan sonra İçişleri Bakanlığı'nda memurluk ve Kastamonu Cide'de bir yıl asteğmen olarak askerlik yaptıkdan sonra, Vergi Denetmeni olarak Maliye Bakanlığı'na girdi. Yaklaşık yedi yıl çalışdıktan sonra istifa eserek serbest çalışmayı tercih etdi. 2002 yılında emekli oldu. Halen YMM Denetçiliği ve ticaretle iştigal etmektedir. Evli, ikisi kız, ikisi erkek dört çocuk babasıdır. Geleneksel Türk Süsleme Sanatlarından Ebru, hat ve desen çalışmaları vardır.

 

Sarı Yazma, Al Paçalık, Peştemal ve  Kavak Yelleri adlı  adlı iki şiir kitabı, Sekiz adet çocuk hikayesi, Deli Dumruş Boğaziçi Köprüsünde adlı hikayelerden oluşan bir kitabı vardır. Son çalışması, Soysuzlar Mektebi Enderun -Türklerin Kaderi adıyla yayınlanmıştır.


 Umumi Siyaset



Aile Nereye...


Ekonomik gücü olanlar (ki bunlar bu gücü kesinlikle toplumun haklarını çalarak elde etmişlerdi) her şeyi satın almaya başladılar.

Arkadaş satın aldılar.

Eş satın aldılar.

Dost satın aldılar.

Mutluluk satın aldılar.

Zevk-i sefa satın aldılar.

Makam-mevki satın aldılar.

Güç satın aldılar.

Onur, şeref satın aldılar.

Kısacası, insanoğlunu ilgilendiren her ne varsa bu dünyada, bastılar parayı, satın aldılar.

Çünkü paraları vardı!

Nasıl kazanıldığı önemli olmayan paralar.


 Türkçülük



Milletin Kaderi Nasıl Değişecek


Burada anlatılanların yapılabilmesinin de bir tek şartı vardır. O da “Ulusal bilince sahip yöneticilerin” iş başına geçmesidir. Ulusal bilince sahip yöneticilerin de iş başına geçebilmesinin tek şartı, toplumda “Türklüğün Ortak Payda” olmasıdır. İçinde Allah korkusu, vatan, millet sevgisi olan, bu milletin evlatları yönetime gelince, Atatürk dönemindeki gibi kısa sürede çok büyük gelişmeler kaydedilecektir. İş başına gelenler kendileri için değil, millet için çalışacaktır. Yüce Meclis, köşe dönme yeri değil, alın teri döküp, emek vererek bu millete hizmet etme yeri olacaktır.


 Türk Mekânları



Beypazarı


Burada her şey özel. Burada her şey güzel. Burada her şey bizden. Burada üzerimize çökmüş ve bizi baskı altında tutan hiçbir gücün varlığı söz konusu değil. Ne Çin malları, ne Hollanda peynirleri, ne Fransız peynirleri, ne yabancı marka çikolatalar. Hepsinin yerli ve bizim damak zevkimize uygun seçenekleri mevcut. Burada cadde ve sokak adları bile, bize bizi çağrıştırıyor. Dükkan isimleri de öyle. Kısacası burası bizden, biz de buradanız.