Soğuk Ayaza İhtilal
Muhammet Kemaloğlu
.........bata çıka gidilen duruşların soğukluğuyla...
bir asalet çiçeği açardı doruklarda...
kiralık tetikçi ustalığıyla ardı sıra gelen ecel örtüsü...
gelinlik sahtekarlığı ile kaplamıştı her yanı...
siyahlığın tezatlığı daha da belirgindi şimdi...
siyah bir iz kalmıştı...
uzanıp giden kum tepeciklerinin küllenmiş savruluşu vardı/sadece...
bir kuş...bir tavşan...
uykusu kaçmış yabani gezinmeler ve üşüyen aç çakallar sürüsü bir de...
çıplaklığını gizlemeye çalışan ağaçlarda,baharın rakkase duruşlarındaki endam ve endaze...
hele boyna atılan akşam şalları ve hafif bir rüzgarla açılan dekolteli duruşlar yoktur artık...
sabah mahmurluğuyla sallanışlar unutulmaya yüz tutmuştur...
oynaşmalar saklı dallar ve yapraklar arasındadır...
börtü-böcek sadece kanları ısındıklarında değil,dışarısı ısındığında çıkardı...
gelince bahar rüzgarı,toprağın da yüzü gülerdi…
kara kara yer insanları yumurtalarında...
en yağlı uykusunu yaşıyordu...
tüysüz kalmışlığıyla deniz arslanı...
erkekliğin onmaz silahları dökülmüştür ve artık kulakları da geçememektedir...
ömrün son zamanlarına yaklaşırcasına ağarmıştır...
bedenler ve de elbiseler...
flörtlü dönemler,aşka mahkum olunmuş dönemler
ve sahilden çekilircesine gidimli ve yüreğe yaklaşırcasına gelimli dönemler...
tükenmiştir...
yuvarlanmalar...bulanmalar yeşilliklere...tay tepişmeleri...
salkım söğüt altında koparmalar dut döküntülerini...
sarmaşık sarılmalar sarmal bir oyun oynarken
taşlanırken meyvesi dalda duruşlar
hafif meşrepli bir hüzne boğulur....
tüm benliğini vermek pahasına
yaşamak ister...
lakin bir güz savruluşuyla esmektedir rüzgar...
zamanın akışıyla birlikte soğuk bir titreme basar her yanı
yalnız ecelin eli hissedilir artık...
kaçışı olmayan vakitlerde...
tüm yaşanılanlara karşı sabırlı bir bekleyiş vardır
ne kadar da geç olsa da...
ne kadar da zor olsa da...
asıl doğması gerekenin sancısı başlamıştır artık...
engel tanımaz bir volkan gibi...
öfkesini boşaltan sel misali belki de...
titrek duruşlar arasında inadına doğmaktadır
tüm soğukluğuna...
tüm sessizliğine inat
delmekse hücre çeperlerini
ve ihtilal ise bu
soğuk ayaza karşı
iyi ki doğdun Kardelen
Muhammet Kemaloğlu