
Siyah
Kere Mavi
-Ergin
Çiftçi-
Onun kentindeydim. O uzak martı seslerinin
duyulmazlığını
Ve
çığlıklarını denizinin. Bir Protestan ayin gibi kutsayan
Bütün uygarlıkların çıkmaz sokaklarında kaybolduğu. Ruhların
Yapışkan denizanalarına döndüğü kulelerinde. Boğulduğu
Genç veliahtların beyaz tende. Vururken
Göğsünde yumruğunun yarısı kadar bir yürek.
Açarken
bütün laleler onun için
Bütün ozanların Leylasıyken o. Saraylar
Suyun iki yakasında onun için. Bekleşirken Bağdat ve Hindistan
Yeni bir mihrace kaybolur. Kadife bir kaftan mavice
Örterdi siyah gözlerinin serinliğini. Açardı hırsızlarına kentin
O
uzak bakışlarını ve beyaz gerdanı. Ve usulca
Uzatırdı boş kalan ellerini. Ve çığlıkları olurdu
Martı sesleri denizin. Tutmadığım bir matemdi
Pıhtılaşmış bir kalp kadar ağır. Asılıydı acı
Göğsüme çöreklenmiş bir yılan kere usulca. Bu son
Dedim bu son bu son. Ama çığlıksızdım martı kere deniz
Hesap ettim lale kere Leyla. Muson yağmurlarından sessiz
Anladım ağladım anladım. Sonra Bağdat kere Hindistan
Bütün. Hayatımı. Onun. İçin. Yaşadım.
Siyah kere mavi kere Leyla.
Ergin Çiftçi
15 Nisan 2008
|