Yazar | 
Abdurrahim Karakoç |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
| 
İsyanlı Sükut
-Abdurrahim Karakoç-
Gitmişti makama arzuhal için Beyy dedi yutkundu eğdi başını Bir azar yedi ki oldu o biçim Şeyy dedi yutkundu eğdi başını
Kapıdan dört büklüm çıktı dışarı Gözler çakmak çakmak benzi sapsarı Bir konağa baktı alttan yukarı Vayy dedi yutkundu eğdi başını
Çekti ayakları kahveye vardı Açtı tabakasını sigara sardı, daldı... Neden sonra garsonu gördü Çayy dedi yutkundu eğdi başını
İçmedi masada unuttu çayı Kalktı ki garsona vere parayı Uzattı çakmağı ve sigarayı Sayy dedi, yutkundu eğdi başını
Döndü gözlerinde bulgur bulgur yaş Sandım can evine döktüler ataş Sordum memleketin nere gardaş Köyy dedi yutkundu eğdi başını
Yürüdü kör topal çıktı şehirden Ağzına küfürler doldu zehirden Salladı dilini vazgeçti birden Oyy dedi yutkundu eğdi başını
. Abdurrahim Karakoç
|
Bayramlar Bayram Ola 1 -Abdurrahim Karakoç-
Güneş yükselmeden kuşluk yerine Bir adam camiden döndü evine Oturdu sessizce yer minderine
Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..
| ---------------------- -------------------------------- -------------------------------- ------------------------------ ------------------ --------- -------- - |
| | 
Abdurrahim Karakoç
1932 yılında Elbistan’da doğdu. Edebiyatla, özellikle şiirle içiçe bir aileden gelmektedir. Şair olan dedesi ve babasının etkisiyle küçük yaşlardan beri şiire ilgi duymaya ve yazmaya başladı. Ayrıca kardeşleri de kendisi gibi küçük yaşlardan beri şiir yazmaktadır.
İlk gençliğinde uzun yıllar çiftçilik yaptıktan sonra Elbistan Belediyesinde (1958-1985) muhasebeci olarak çalıştı. Emekli olduktan sonra Ankara’ya yerleşerek gazeteciliğe başladı.
1958 yılına dek yazdığı yüzlerce şiiri yakıp yokeden Karakoç aynı yıllarda yazmaya başladığı değişik düşünce ve yorumları içeren »Hasan’a Mektuplar« (1964) adlı ilk kitabını yayımladı.
Sonraki yıllarda ise şiirlerinin bir bölümünü topladığı, »Akıl Karaya Vurdu« , »Vur Emri« , »Beşinci Mevsim« , »Suları Islatamadım« , »Kan Yazısı« , »Gök Çekimi« , »Dosta Doğru« ile sohbet, mektup ve röportajlardan oluşan »Çobandan Mektuplar« adlı kitapları yayımlandı. Bu kitaplardan bazıları yaklaşık 20 baskı yaptı.
Çeşitli radyo ve televizyon programlarına katılan Karakoç’un şiirleri bugüne dek birçok araştırmada aktarıldı.
Karakoç’un politik taşlamaları kadar sevgi şiirleri de hemen her kesimde yankı bulmakta, birçok sanatçı tarafından bestelenmekte ve okunmaktadır.
|
| 
| Türk'ün 200 Yıllık Çığlığı |

| Kara Haber
Ellerin yurdunda çiçek açarken Bizim İl'e kar geliyor gardaşım. Bu hududu kimler çizmiş gönlüme? Dar geliyor, dar geliyor gardaşım.
Gazel olmuş sıra sıra söğütler Dağ ardında unutulmuş şehitler Hürriyete seymen giden yiğitler İki gidip bir geliyor gardaşım.
Üç aylık bebekler tutuldu taşa Düşmanlar geriden eyler temaşa Yaratan böylesin vermesin başa Zor geliyor, zor geliyor gardaşım.
|
| 
| Gönül Taşarken... |

| Dağ ile Sohbet
Beyaz karlı, kara çamlı iri dağ Heybet nedir, ne değildir? . De hele. Geceleri yapayalnız kalınca Uzlet nedir, ne değildir? . De hele.
Hiç başın ağrır mı, yoruldun mu hiç? Birine küstün mü., darıldın mı hiç? Sevdin mi, öptün mü, sarıldın mı hiç? Hasret nedir, ne değildir, de hele.
Neşeyi ne tartar, gamı kim ölçer Acı söz yarası kaç yılda geçer Beklemek sancıdır, ayrılık hançer Gurbet nedir, ne değildir? . De hele.
Düşlerine aldandın mı uykunun? Kucağında büyüdün mü korkunun? Taşınması zor mu zillet tokunun? Dehşet nedir, ne değildir? . De Hele.
Ormanın var, pınarın var, kuşun var Dört mevsimde bulut saçlı başın var Bilmem amma bir uzunca yaşın var Mühlet nedir, ne değildir? . De hele.
|
| 
| "Bu Memleket Bizim" |

| Köroğlu'na Mektup
Benden selâm olsun Koç Köroğlu’na Şimdi devir başka, zaman değişti. Karga konar kır atların beline Arpa bulunmuyor, saman değişti.
Gayri ne Kenan var, ne Demircioğlu Tarihe karıştı, Ayvaz’la Hoylu Herkes Bolu Beyi, her taraf Bolu Yiğitlik kalmadı, insan değişti.
Sır tutmuyor suya giden testiler Kılınçları müzelere astılar Çamlıbel’in çamlarını kestiler Dağlar çıplak kaldı, orman değişti.
Kale yoktur, ok atılmaz burçlardan İnsanoğlu yüksek uçar kuşlardan Boz tavşanlar haraç alır kurtlardan Erlik başkalaştı, meydan değişti.
Kervan geçmez, uçurdular hanları Hile satar asrın bezirgânları Banka kurup biriktirdik kanları Dertler yenilendi, derman değişti.
Günden güne küçülüyor Arz'ımız Şimdi ise Ay'a gitmek arzumuz Feza elbisesi diker terzimiz Gökleri fethettik, mekan değişti.
Tad bozuldu, küp, kokutur turşular Haydutlara yatak oldu çarşılar Şişkin cüzdan bin belâyı karşılar Boynuzlar gürz oldu, kalkan değişti.
|
|
|