| Türk Dili | | Tarih | | Edebiyat | | Kültür | | Türkçülük | Türk Dünyası |  |
"Ortodokslara sorarsanız, Rusya'nın geleceğini komünist baskısının ana kiliseden koparttığı milyonların geri dönüşleri belirleyecektir."
Dünya Nöbeti,
Alev Alatlı
| Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri 
| | | 
| | |  | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | | | 
|
|
Abdulhamid'in Türkçe'ciliği -Nihad Sami Banarlı-
Gerçi Türkçe'nin devlet dili olarak kullanılması, daha Anadolu Selçukluları sarayında başlar. Fakat bu sarayda resmî lisân olarak daha çok Arapça ve bilhassa Fârisî kullanılmıştır. Karamanoğlu Mehmed Bey'in 15 Mayıs 1277'de Türkçeyi Konya'da devlet dili ilân etmesi, ancak Fârisî'nin birinci derecedeki ehemmiyetine karşı bir harekettir. Yoksa Prof. Fuad Köprülü'nün, Konya sarayında Türkçe'nin Mehmed Bey'den evvel de kullanıldığı hakkındaki görüşü ve işareti doğrudur. Anadolu'da Türkçe, Mehmed Bey'den çok evvel itibar kazanmaya başlamıştı. Bir misâl olarak, İkinci İzzeddin Keykavus'un, o devir Anadolu halkı arasında yaygın ve sevilen bir destani eser olan Danişmendname'yi kendi yazıcısına Türk dili ile yazdırması, Konya Sarayı'nda Türkçeye verilen ehemmiyetin bir ifadesidir.
|
Türkler İle İlgili Özlü Sözler -Kürşat Karacabey-
İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımızda yaşayan milletlerden çok ölü milletler bulunduğunu görürüz. Bütün bu milletler önce dilini sonra da kimliğini, benliğini ve nihayet varlığını yitirmişler; başkaca kültür oluşumlarının içinde eriyip kaybolmuşlardır. Türk milleti bir takım üstün hasletleri sayesinde benzer badireleri atlatabilmiş; ancak bu ilanihaye böyle devam edecek değildir. Hiç kimse bunun garantisini verebilecek durumda değildir.
|
Büyük Dil Yanlışım -Müge Çetinkaya-
Fikirlerimin Atası Hüseyin Nihâl Atsız'ın 'Türkçülere teklif' başlıklı makalelerini okuyanlar hatırlar. Numara yerine kısaltmış şekli olarak 'No' yazmamızın büyük hata olduğunu , onun yerine 'Nu' yazmamız gerektiğini ve bütün Türkçülerin bu şekilde yazmalarını önemle teklif etmiş , ısrarla uyarmıştır.
|
Dil Öğrenme -Özgür Baysal-
Anadili tabiatı algılamamız için bir çerçeve belirler. Yani anadilimize uygun algılama yaparız. Örneğin : İngilizcede slap slup diye algılanan bir yansılama; Türkçede şap şup diye algılanır. Hiçbir Türk horozu Kukuriku diye ötmez Üürüü diye öter daha doğrusu öyle algılanır. Bizlerin Türkçemize en fazla sahip çıkmamız gereken medyamızda ve bazı karikatür dergilerinde ise bu tür ayrıntılara dikkat çekilmediği için dil sömürüsünün altına alınmış durumdayız.
|
Türklerin İslam’a girşiyle birlikte Türk kültüründe çok büyük değişimler yaşanmaya başlamıştır. Kültürün en önemli öğesi ve taşıyıcısı olan dildeki değişimler ise bu değişimlerin en bariz olanlarındandır. İslamlaşmadan kısa bir süre sonra Türkler, Arap alfabesini kullanmaya başlamışlardır. Uygur ve Gök Türk alfabeleri terkedilmiştir. Arap alfabesiyle birlikte Türk diline öncelikle dinsel alanda olmak üzere pek çok Arapça ve Farsça sözcük girmeye başlamıştır. Zamanla Türk dili tanınamayacak dereceye gelmiş, Arap ve Fars diline ait söz ve dilbilgisi kurallarıyla boğulmuştur.
|
Türklerin En Büyük İcadı ya da Türk Dili -Alev Alatlı-
Geçen haftanın dikkatimi çeken iki haberinden birisi “Türk çocuklarının Alman akranlarından yüzde şu kadar daha ahmak oldukları”na ilişkin “bilimsel” saptama; ikincisi, yine aynı Türk çocuklarının anadil öğrenimini iki-üç yaş gibi olmadık bir sürede tamamlıyor olmalarının çeşitli telmihleri. Birinci iddianın sahiplerini, ikinci iddianın sahipleriyle bir araya getirip dinlemek lâzım, lâzım olmasına da, Batılılaştırmacı aydınlarımızın ilgisini “Türk dili” gibi milliyetçi ses veren bir konuya çekmenin mümkünmüş gibi durmadığı da muhakkak. Perdeyi biraz aralamaya çalışalım: Psiko-dilbilim, “psikolojinin dilbilimi” anlamında bir akademik uğraş olup, insanoğlunun dil edinme, kullanma ve anlama sürecini oluşturan psikolojik ve nörobiyolojik unsurları araştırır.
|
Dil Üzerine -Yağmur Atsız-
BİZ unutduk ama Türkçe de en az 250 yıl bütün Kuzey Afrika; Mısır, Sudan, Eritre, Habeşistan, Arab Yarımadası; Kafkasya'nın tümü; Kuzey Karadeniz ve Balkanlar'da bir 'lingua franca' idi. Tolstoy 'Kozaklar', yani 'Rus Kazakları' adlı romanında onlar arasında da aşağı yukarı hep Türkçe konuşulduğunu anlatır. Kibarlık alametiydi. Roman kahramanlarından biri 'çok akıcı ve düzgün bir Türkçe' konuşduğu için imrenilen ve saygı duyulan biridir.
| |
| | Bilgiemece Hakkında
Türk Dirlik
Bilgimece, Türkleri ilgilendiren belli başlı konularda önemli gördüğümüz bilgilerin birarada sunumunu ve bu sunumu işleyerek zenginleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma özellikle temel bilgilerin biraraya getirilmesinden başlayacakdır. Türk Dirlik, bilgi den başka, soruların, sorguların, ilişkilerin bir uyum içerisinde sunumunu da hedeflemektedir. Burada yeniden birlikte bilgi oluşturma-işleme-yaratmanın bir yöntemi denenecekdir. Bu yöntemi de sorgulanabilir ve güncellenebilir görmekteyiz. Taslak geliştikçe sizlere bilgilendireceğiz. Katılımı önemsediğimiz bilinsin isteriz. İlgili konu başlıkları ve yöntem taslakları daha sonra burada sizlerin bilgisine sunulacakdır. 
Türk Dirlik
|
| 
|
Kurt koyuna, pars geyiğe, Kartal tavşana, şahin kekliğe zarar vermedi. İlini düzenleyip, düşmanalrını bozup, Padişahları kırıp... Türkmenlerin Şeceresi Ebülgazi Bahadır Han
| 
| Karaçorlu Sehend'den |

| Sehend
Hakkın hakikatin bağçası her vah, İnsanla gül açır, insanla solur. En büyük hakikat insandır ancah, İnsansız hakikat olsa, kör olur. Bulud Karaçorlu Sehend
|

| --------------------------
---------------------
|
| 
| --------------------- |
| 
| ---------------------- |
|
|