Yazar |

Ege Cansen |
 | |
Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi | | | | | | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | | | | | | | | | | | |
|
Ekonomi
Bilimi, Ekonominin Bilinmezliği
-Ege Cansen-
Bu kadar
deprem uzmanı yerbilimci var, hálá deprem oluyor.
Bu kadar
meteoroloji bilgini var, ama bir türlü yeterli yağmur yağmıyor. Bu kadar
hekim var, ama hastalıkların kökü kazınamıyor. Bu kadar zayıflama uzmanı
var, ama insanlar şişmanlamaya devam ediyor. Bu kadar iktisatçı var, ama
iktisadi krizler çıkmaya devam ediyor. Bu kadar futbol uleması var,
bizim takım yenilmekten kurtulamıyor. Şaka, şaka...
* * *
Fen bilimleri veya sadece bilim (science), doğada cereyan eden olayları
tanımlayan, tasnif eden ve bunların aralarındaki sebep-sonuç ilişkisini
saptamaya çalışan bilim insanlarının gözlemlerini, sözel ve sayısal
dille kayıt altına almalarıyla oluşan bir bilgi birikimidir. Bilimin
temel amacı, dün-bugün tablolarının ilişkilendirilmesinden kalkarak,
bugünkü tablodan yarın ne gibi bir sonuç çıkacağını kestirebilmektir.
Bilimin pragmatik amacı ise yarını şekillendirebilmektir. Ama istenilen
tabloyu elde edebilmek için alet gerekir. Bu amaçla bilim, teknolojiyi
doğurur. Teknoloji de doğanın kanunlarından yararlanarak, doğanın
güçlerinin hem insana zarar vermesini engelleyecek hem de onlardan
yararlanacak aletleri geliştirir.
* * *
Kapitalizm kelimesi, yaklaşık 150 yıl kadar önce filozof Karl
Marx (18.18.1883) tarafından uydurulmuştur. Aslında iktisadi hayatın
kendisi olan kapitalizm veya "serbest pazar sistemi" insanlık
kadar eskidir. Marx'tan yüz yıl kadar önce yaşamış Adam Smith
(17.23.1776), "Ahlak Felsefesi" profesörüydü. Onun zamanında
"iktisat" (economics) bilim dalı yoktu. Hatta İngilizcede "economy"
kelimesinin sonuna "s" konup bir bilim adına benzesin diye "economics"
kelimesi bile türetilmemişti. Ama Adam Smith, hayatın içindeki
iktisadi faaliyeti gözlemleyerek çok önemli nedensellik ilişkileri
tespit etmiş ve adı kısaca "Milletlerin Zenginliği" olan dev
eserini yazmıştır. Bu yüzden kendisine "Kapitalizmin Kurucusu"
unvanı láyık görülür. Gerçekte kapitalizmi kimse kurmamıştır. Zaten
kapitalizm diye düşünülmüş, taşınılmış ve bilinçli bir şekilde
tasarlanmış bir sistemin varlığından bile söz edilemez. Ama Rusya'da
70 yıl süreyle uygulanan sosyalizm için böyle bir iddiada
bulunulabilinir. O dahi su kaldırır. Sosyalizm bir bakıma "insan
yapması" olduğu için çökmüş olabilir. Ustamız Hayek'in
tanımıyla "İktisat, insan yapması değildir. Ama içinde insan vardır".
(Economics is not man-made; but there is men in it.) Dolayısıyla
kapitalizm denilen doğal sistemin çökmesi diye birşey olamaz. Ama
kapitalizm de çöküntüler olur. Bu onun doğasından gelir.
* * *
Bir zamanlar ya tam sosyalist, yani tamamen devlet denetiminde olan ya
tam kapitalist, yani devletin ekonomiye hiç karışmadığı sistemler
kalıcıdır; karma ekonomi ise geçicidir denirdi. Uzun yıllar önce
anlaşıldı ki, tek kalıcı sistem meğer "karma ekonomi" imiş. Ancak
grinin ne kadar tonu varsa, karma ekonominin de o kadar türü vardır.
Olmayan iki şey, mutlak siyah veya mutlak beyaz gibi, saf 'kapitalizm'
veya saf 'sosyalizim'dir.
Son Söz: Denizde dalga, ekonomide dalgalanma bitmez.
Ege Cansen
4 Ekim
2008 |
Para
Kazaları
-Ege Cansen-
İkitisatta en
büyük icat paradır. Peygamberimizin "rızkın onda dokuzu ticarettedir"
dediği söylenir. Gerçekten ticaret, iktisatta "değer yaratma" denilen
sürecin olmazsa, olmaz şartıdır. Rızkın esas kaynağı ticarettir. Çünkü
aile ihtiyacından fazla üretilen bir mal veya hizmet, başkaları
tarafından satın alınmamışsa, yani ticarete mevzu olmamışsa, iktisadi
değer yaratılmamış demektir. Para icat edilmeden önce, ticaret takasla
yapılıyordu. Takas, ticareti, dolayısıyla "rızkın artmasını"
sınırlıyordu. Para icat edildikten sonra ticaret arttı. İpek Yolu ve
Baharat Yolu denilen ticaret arterleri ortaya çıktı. Milletler
zenginleşti. Kültürler kaynaştı, dünya büyüdü. Bunlar hep, para denilen
"alet" sayesinde oldu.
|
Dünya
Ekonomisinde Yeni Denge
-Ege Cansen-
"Being"
ile "becoming" arasındaki fark nedir? Bu iki kavramı Türkçeye
çevirmek gerekse, birincisine "olmak" ikincisine "oluşmak"
denebilir. Olmak, hem bir başlangıç hem de bir sonuçtur. Oluşmak ise bu iki
nokta arasındaki süreçtir. Tıbbiyeyi bitiren kişinin unvanı doktordur.
Aslında kişinin doktorlaşma süreci, unvanını aldığı günden başlar. Belki de
hiç bitmez. Bu analiz, diploma gereken veya gerekmeyen her meslek için
geçerlidir. Daha genel kapsamlı bir örnek vereyim. Çocuk doğuran kadına anne
denir. Ama kadında anneleşme süreci, çocuk doğurduktan sonra başlar. Belki
de bedenen anne olanlar hiçbir zaman ana olamaz.
|
Merak Etmeyin Silahım Boş
-Ege Cansen-
Ülkemizin siyaset gündeminin en yaşamsal maddesini, Güneydoğu Kürt meselesinin teşkil ettiği sırada, iktisadi kararların nasıl alındığını inceleyen ve irdeleyen "Mekanizma Tasarım Kuramı" Nobel ödülü aldı. İktisat sözcüğünün, maksat kökünden geldiğini hatırlayalım. İktisadi karar, maksada hizmet eden karar demektir. Dikkat etmişsinizdir, Türkiye’nin terörist eylem koyan PKK’lıları sindirmek için, Irak’ın Kuzey’ine asker yollaması tartışılırken, sıkça "bedel" kelimesi kullanıldı. Ortada ödenecek bir bedel varsa, bunun karşılığında elde edilecek bir fayda da var demektir. Yani bu siyasi karar da aslında iktisadidir. Fayda-külfet kıyaslaması, bizim için olduğu kadar karşı taraf veya taraflar (PKK, Kuzey Irak Kürtleri, Irak, ABD, AB, Suriye ve İran vb.) için de geçerlidir.
|
|
| |
 Ege Cansen
Ankara’da doğan Kemal Ege CANSEN, liseyi İzmit Lisesi’nde, Üniversiteyi ise ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi İşletmecilik Bölümü’nde tamamladı. 1961’de şeref mezunu olarak tamamladığı üniversite eğitiminin ardından Arçelik’te işe başladı. Arçelik’ten aldığı bursla gittiği Amerika’da, Wharton School’dan MBA derecesi aldı.
Türk sanayiine yaptığı katkılardan ötürü, 1991 yılında ODTÜ’den takdir ödülü alan CANSEN; İş hayatında Arçelik’te Genel Müdür Muavinliği, Koç Holding’te Sanayii İşleri Koordinatörlüğü, Soyer Hafriyat’ta Müdürlük, Anadolu Endüstri Holding’te Murahhas Azalık gibi görevlerde bulundu.
1987-1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi master ve doktora öğrencilerine “İşletme Ekonomisi” dersleri veren Ege CANSEN, halen Yönetim Danışmanlığı yapıyor. 1983 yılında, Hürriyet Gazetesi’nde, “Oyunun Kuralı” başlıklı sütunda başladığı yazarlığa devam ediyor. Handan Hanımla evli olan Ege CANSEN, bir çocuk babasıdır.
MÜSİAD tarafından 2001 yılında düzenlenen Ekonomi Basını Ödülleri çerçevesinde Yılın Yazarı seçildi.
|
|
|
 | Umumi Siyaset |
|
 | Siyaset-Türkiye |

|
Bu Kış Şeriat Gelebilir
-Ege Cansen-
Bu ülkede her zaman, arkasını büyük devletlere dayayan ve onların borazanı oldukları için de sesi gür çıkan insanlar olmuştur. Bu insanların ana fikri "Türkler, kendi kendini idare edemez. Bu ülkede iyi ne yapılmışsa, büyük devletlerin dayatmasıyla yapılmıştır" şeklinde özetlenebilir. Bu zevat günümüzde, başka bir nedenle değil, sırf yukarıda özetlediğim gerekçeyle Avrupa Birliği'nin bizi içine alması her tür bedelin ödenmesine razıdır. Bunlar veya ağabeyleri, 30 yıl önce de Türkiye'nin kurtuluşu, komünizmi kabul edip, Rusya'nın uydusu olmaktan geçer diye düşünür ve bu uğurda çalışırdı. Bugün de büyük devletlerin sözünden çıkmayalım; çünkü ABD ve AB çok güçlüdür. Eğer onlar "ılımlı İslam devleti ol" diyorsa olalım; yoksa "dayağı yersiniz" demekteler.
|
|
 | Kavram |
|
 | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
 | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |
|
|