Yazar | 
Çimen Çıtır |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | |  | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
| 
Yeni Bir kavşakta Basit Bir Değerlendirme
-Çimen Çıtır-
Türkler, eleştirel bakışın kapısını araladı. Aydınlarımız, imandan önce sorguyu öne koymaya çalışıyor. Bunu olumlu bir başlangıç sayıyoruz. Ancak bu yolun uzunluğu ve çetinliği kadar unutulmaması gereken bir yanı da yetersizliğidir. Çünkü sağlıklı bir sorgu süreci başta duygusal olmak üzere düşünsel imkanlarla donanmış olmayı gerekli kılıyor. Türklerin duygusal donanışları, sahip oldukları kültürel zenginlik ve özellikle sözlü gelenekleri nedeniyle zaten her zaman gereken eşiğin üzerinde bulunmaktadır. Bu noktada tamamlanacak olan türkülerin küresel kılıçlarını çıkarmasıdır. Türkülerin nağmelerinin etkilemeyeceği bir küresel değer yoktur. Bu güç evrensel olana adalet katacaktır. Türklerin düşünsel donanımları ise zengin bir hali hazıra rağmen, bunlara hiç zihin sürülmemesi nedeniyle, uzun bir yolu aşmayı gerektirmektedir. Üstelik sözler yenilenmek zorundadır. Çünkü ilişkiler değişmiş ve karmaşık bir hal almışdır. Bu eksiklik yüzünden bugün Türkler olana itirazlarını dile getirirken olacaklara hizmet ettiklerinin farkında değildir. Oysa oldurulacaklara yönelmek gerekmektedir. Çünkü yaşayakalmanın güvencesi buradadır. Türklerin düşünsel donanım eksiklikleri onları oldurulacakları inşa etmeye ve sonra zenginleştirmeye yönelmekten alıkoymaktadır. Bu ise küresel güçlerinin başkaları tarafından kullanılmasına sebep olmakda ve bu kullanımın üzerinden elde edilenlerle yetinme duygusunu beslemektedir. Türkler aslında pek de rahatsız olmadan süregiden yaşam biçimini bu nedenle değiştirmemektedir. Yeni bir Dünya’nın kavşağında olduğumuz şu yüzyılda geleceğimizi biçimlendirdiğimizin farkında olmalıyız. Çocuklarımıza nasıl bir gelecek bırakacağımız bugün koyacağımız irade ile belirlenecektir. Yetinmek geçiştirmekdir. Ulusların zaman dilimleri, insanların zaman dilimleriyle aynı değildir. Bu gerçeği görmek ve göstermek, başlangıç için yeterlidir. Çimen Çıtır, 10 Mart 2005
|
Türkmenlerin Arasında Bir Kara Kedi-Eşariciliğin Etnik Kini -Çimen Çıtır-
Osmanlı Devleti döneminde Kızılbaş Türkmenlerle-Şehzade Şehirlerinin Sünni Türkmenlerinin ayrılığı, Eşarilik Osmanlı erkine girdikçe başlamışdır. Büyük Selçuklu Türkmenleriyle, Türkmenlerin büyük çoğunluğunun arasını açan meseleler de Eşariliğin Nizamiye Medreselerinin kapısından Nizamülmülk eliyle girişi sonucudur. Osmanlı'yı Türkmen'den uzaklaştıranlar da, Maturidiliği Osmanlı Müslümanlığından kovanlar ve Eşariliği yerleştirenler aynıdır: Gayr-ı Türkler!
|
| | 
Çimen Çıtır
Tokat doğumludur. Çıtıroğlu soyundandır. ........... .............. .......... ...... ..... ..
|
| 
| Umumi Siyaset |

| Türkler Din Mezhep
Osmanlı Devleti döneminde Kızılbaş Türkmenlerle-Şehzade Şehirlerinin Sünni Türkmenlerinin ayrılığı, Eşarilik Osmanlı erkine girdikçe başlamışdır. Büyük Selçuklu Türkmenleri'yle, Türkmenlerin büyük çoğunluğunun arasını açan meseleler de Eşariliğin Nizamiye Medreselerinin kapısından Nizamülmülk eliyle girişi sonucudur. Osmanlı'yı Türkmen'den uzaklaştıranlar da, Maturidiliği Osmanlı Müslümanlığından kovanlar ve Eşariliği yerleştirenler aynıdır: Gayr-ı Türkler! Bugün Türkiye Müslümanlığı Eşariliğin elinde hapistedir. ne yazık ki Cumhuriyet Türkiyesi de bunun önünü açmıştır. Bu ön açışta İslami görünüm altında etnik davalarını sürdürenler vardır.
|
| 
| Türkçülük |

| Türkler ve Eleştirel Bakış
Türkler, eleştirel bakışın kapısını araladı. Aydınlarımız, imandan önce sorguyu öne koymaya çalışıyor. Bunu olumlu bir başlangıç sayıyoruz. Ancak bu yolun uzunluğu ve çetinliği kadar unutulmaması gereken bir yanı da yetersizliğidir. Çünkü sağlıklı bir sorgu süreci başta duygusal olmak üzere düşünsel imkanlarla donanmış olmayı gerekli kılıyor. Türklerin duygusal donanışları, sahip oldukları kültürel zenginlik ve özellikle sözlü gelenekleri nedeniyle zaten her zaman gereken eşiğin üzerinde bulunmaktadır.
|
| 
| Sinema |

| Kurtlar Vadisi Irak Filmi
Filmin sonunun ise arka planda çalınan türkü dışında çok "amerikanca" olduğunu ifade edebiliriz. Kadın kahraman nasıl oldu da finali kapdı, gerçekten anlamak mümkün değil. Filmin kadın kahramanı Arap mı Kürt mü Türkmen mi belirsizleştirilmiş ve Şeyh Kerküki adlı kişiye kilitlenmiş. Burada da örtük İslami mesajlar görüyoruz.
Film, yükselen ve eğer bir çözüm önerisi gelmezse Türkiye'nin tek geçerli seçeneği haline gelecek "Yeni Osmanlıcılığın" mesajlarını taşıyor. İmajı doğuya, içeriği batıya ait bu yeni Osmanlıcı dalganın popülerleştirildiğini görüyoruz.
|
|
|