Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

10 Mart 2005

Türkler, Polatlı'da Atatürk'ü Karşılıyor

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Siyaset-Umumi

 


Yeni Bir kavşakta Basit Bir Değerlendirme


-Çimen Çıtır-


Türkler, eleştirel bakışın kapısını araladı. Aydınlarımız, imandan önce sorguyu öne koymaya çalışıyor. Bunu olumlu bir başlangıç sayıyoruz. Ancak bu yolun uzunluğu ve çetinliği kadar unutulmaması gereken bir yanı da yetersizliğidir. Çünkü sağlıklı bir sorgu süreci başta duygusal olmak üzere düşünsel imkanlarla donanmış olmayı gerekli kılıyor. Türklerin duygusal donanışları, sahip oldukları kültürel zenginlik ve özellikle sözlü gelenekleri nedeniyle zaten her zaman gereken eşiğin üzerinde bulunmaktadır. Bu noktada tamamlanacak olan türkülerin küresel kılıçlarını çıkarmasıdır. Türkülerin nağmelerinin etkilemeyeceği bir küresel değer yoktur. Bu güç evrensel olana adalet katacaktır.

 

Türklerin düşünsel donanımları ise zengin bir hali hazıra rağmen, bunlara hiç zihin sürülmemesi nedeniyle, uzun bir yolu aşmayı gerektirmektedir. Üstelik sözler yenilenmek zorundadır. Çünkü ilişkiler değişmiş ve karmaşık bir hal almışdır. Bu eksiklik yüzünden bugün Türkler olana itirazlarını dile getirirken olacaklara hizmet ettiklerinin farkında değildir. Oysa oldurulacaklara yönelmek gerekmektedir. Çünkü yaşayakalmanın güvencesi buradadır. Türklerin düşünsel donanım eksiklikleri onları oldurulacakları inşa etmeye ve sonra zenginleştirmeye yönelmekten alıkoymaktadır. Bu ise küresel güçlerinin başkaları tarafından kullanılmasına sebep olmakda ve bu kullanımın üzerinden elde edilenlerle yetinme duygusunu beslemektedir. Türkler aslında pek de rahatsız olmadan süregiden yaşam biçimini bu nedenle değiştirmemektedir.

 

Yeni bir Dünya’nın kavşağında olduğumuz şu yüzyılda geleceğimizi biçimlendirdiğimizin farkında olmalıyız. Çocuklarımıza nasıl bir gelecek bırakacağımız bugün koyacağımız irade ile belirlenecektir. Yetinmek geçiştirmekdir. Ulusların zaman dilimleri, insanların zaman dilimleriyle aynı değildir. Bu gerçeği görmek ve göstermek, başlangıç için yeterlidir.

 

Çimen Çıtır,

10 Mart 2005



Türkmenlerin Arasında Bir Kara Kedi-Eşariciliğin Etnik Kini -Çimen Çıtır-


Osmanlı Devleti döneminde Kızılbaş Türkmenlerle-Şehzade Şehirlerinin Sünni Türkmenlerinin ayrılığı, Eşarilik Osmanlı erkine girdikçe başlamışdır. Büyük Selçuklu Türkmenleriyle, Türkmenlerin büyük çoğunluğunun arasını açan meseleler de Eşariliğin Nizamiye Medreselerinin kapısından Nizamülmülk eliyle girişi sonucudur. Osmanlı'yı Türkmen'den uzaklaştıranlar da, Maturidiliği Osmanlı Müslümanlığından kovanlar ve Eşariliği yerleştirenler aynıdır: Gayr-ı Türkler!


 

Çimen Çıtır


Tokat doğumludur. Çıtıroğlu soyundandır.

........... .............. .......... ...... ..... ..


 Umumi Siyaset


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


Türkler Din Mezhep


Osmanlı Devleti döneminde Kızılbaş Türkmenlerle-Şehzade Şehirlerinin Sünni Türkmenlerinin ayrılığı, Eşarilik Osmanlı erkine girdikçe başlamışdır. Büyük Selçuklu Türkmenleri'yle, Türkmenlerin büyük çoğunluğunun arasını açan meseleler de Eşariliğin Nizamiye Medreselerinin kapısından Nizamülmülk eliyle girişi sonucudur. Osmanlı'yı Türkmen'den uzaklaştıranlar da, Maturidiliği Osmanlı Müslümanlığından kovanlar ve Eşariliği yerleştirenler aynıdır: Gayr-ı Türkler!

 

Bugün Türkiye Müslümanlığı Eşariliğin elinde hapistedir. ne yazık ki Cumhuriyet Türkiyesi de bunun önünü açmıştır. Bu ön açışta İslami görünüm altında etnik davalarını sürdürenler vardır.

 


 Türkçülük


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


Türkler ve Eleştirel Bakış


Türkler, eleştirel bakışın kapısını araladı. Aydınlarımız, imandan önce sorguyu öne koymaya çalışıyor. Bunu olumlu bir başlangıç sayıyoruz. Ancak bu yolun uzunluğu ve çetinliği kadar unutulmaması gereken bir yanı da yetersizliğidir. Çünkü sağlıklı bir sorgu süreci başta duygusal olmak üzere düşünsel imkanlarla donanmış olmayı gerekli kılıyor. Türklerin duygusal donanışları, sahip oldukları kültürel zenginlik ve özellikle sözlü gelenekleri nedeniyle zaten her zaman gereken eşiğin üzerinde bulunmaktadır.


 Sinema



Kurtlar Vadisi Irak Filmi


Filmin sonunun ise arka planda çalınan türkü dışında çok "amerikanca" olduğunu ifade edebiliriz. Kadın kahraman nasıl oldu da finali kapdı, gerçekten anlamak mümkün değil. Filmin kadın kahramanı Arap mı Kürt mü Türkmen mi belirsizleştirilmiş ve Şeyh Kerküki adlı kişiye kilitlenmiş. Burada da örtük İslami mesajlar görüyoruz.

Film, yükselen ve eğer bir çözüm önerisi gelmezse Türkiye'nin tek geçerli seçeneği haline gelecek "Yeni Osmanlıcılığın" mesajlarını taşıyor. İmajı doğuya, içeriği batıya ait bu yeni Osmanlıcı dalganın popülerleştirildiğini görüyoruz.