
Türkmenlerin Arasında Bir Kara Kedi-Eşariciliğin Etnik Kini
-Çimen Çıtır-
Bünyamin Duran efendi Ne Mutezile'yi ne de Maturidi'yi ne de Türk Müslümanlığını değerlendirebilecek birikime sahip olmadığını kendi ifadeleriyle gösteriyor. Bünyamin Duran, bir propagandistden öte değeri olmayacak bir kimse. Said-i Kürdi propagandası yapıyor. Üstelik sadece -mış gibi sokuşturmalarla. Diyelim ki Köprü gibi Nurcuların bir dergisine yazdığı için bunu yapıyor... Bu onu aklar mı? Elbette aklamaz. Öte yandan uzun bir paragrafta nefsine nasıl yenik düştüğünü rasyonalize etmeye çalışıyor ki, affedilemeyecek olan asıl noktada bu zaten. Düşünmenin, maddi güç ile hiçbir alakası yoktur. Hele de aklı başında söz edebilmenin bunlarla bir ilgisi yoktur. Bünyamin Duran Efendi her alimin zengin olduğunu falan mı sanıyor? Eh öyle sanınca Kürtçülük adına meşrutiyeti, Abdullah Cevdet'in koynunda destekleyen Said-i Kürdi'nin Maturidi bir yaklaşım sergilediğini söyleyebiliyor. Oysa biz yıkmak istediği Gök Sultan Abdulhamid Han'ın onu tımarhaneye tıktırmasının intikamının peşinde olduğunu biliyoruz. Türk Müslümanlığı'nı Osmanlı'nın temsil ettiği, Osmanlı'nın Maturidiliğe yaslandığı bilgisi ise hepten yanlış bir bilgidir. Eşariliği Türk Müslümanlığına sokuşturan ilk kişiler Selçuklu zamanının acem prensi Nizamülmülk ise de yerleşmesini sağlayan en büyük güç Osmanlı alimleridir. Taftazani ve benzerlerini okuyanlar bunu göreceklerdir. Olmazları gösteren bir yaklaşımdan olurları beklemek işin tabiatına aykırı zaten. Mutezile'nin Tanrı'nın külli iradesini reddettiği hükmünü vermek Bünyamin Duran'ın ufkunu da rüyalarını da aşar. Otomobil, kütüphanesini koyacağı villalar bekleyenlerin Soyut Tanrı'yı kavramalarını beklemek, Said-i Kürdi'yi alim sananlara kalmasa gerek.... Maturidi'nin çizgisi, Mutezile yorumudur. Zaten sırf bu nedenle Maturidi unutturulmak istenmiş, bu başarılmış ve Said-i Kürdi gibi Gök Sultan Abdulhamid Han'ın tımarhaneye tıktığı deliler böylece alim sınıfına girebilmiştir. Osmanlı Devleti döneminde Kızılbaş Türkmenlerle-Şehzade Şehirlerinin Sünni Türkmenlerinin ayrılığı, Eşarilik Osmanlı erkine girdikçe başlamışdır. Büyük Selçuklu Türkmenleri'yle, Türkmenlerin büyük çoğunluğunun arasını açan meseleler de Eşariliğin Nizamiye Medreselerinin kapısından Nizamülmülk eliyle girişi sonucudur. Osmanlı'yı Türkmen'den uzaklaştıranlar da, Maturidiliği Osmanlı Müslümanlığından kovanlar ve Eşariliği yerleştirenler aynıdır: Gayr-ı Türkler! Bugün Türkiye Müslümanlığı Eşariliğin elinde hapistedir. ne yazık ki Cumhuriyet Türkiyesi de bunun önünü açmıştır. Bu ön açışta İslami görünüm altında etnik davalarını sürdürenler vardır. Eşarilik yıkıldıkça, Türkler arasında inanç ayrımlarının kalmadığı görülecektir. Çimen Çıtır 25 Kasım 2004 İlgili Makale:www.turkdirlik\Bilgimece\Siyaset\Umumi\maturidi0001
|