Yazar | 
Atila Demirkasımoğlu |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | | | | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
| 
Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -4-
-Atila Demirkasımoğlu-
Devletin silahlanma ayrıcalığı ve tekliği, şiddet kullanma tasarrufu, terör örgütleri ve uluslararası güvenlik inisiyatifleri nedeniyle kaybolmaktadır. Cumhuriyet tarihinde silah kullananlara baktığımızda bunların neler olduğu açıkca görülecektir. O zaman Türkler buna ne diyecektir? Devlet bir cihaz, egemenlik ise bu cihazın bir parçasıdır. Türkler bu cihaz ve parçanın nasıl yenilendiği veya değiştirildiğinin dışında tutulamaz. Tartışmıyor olmak, tartışılmasından ürkenlerin kontrolü kaybetmesinden başka bir biçimde sonuçlanamaz. Halk bunu nasıl görmezden gelecektir? İkiz yasalar bu tartışılmasın diyen asker-sivil açık-gizli kalkan parmaklarla geçirilirken kötülük bulaştı mazereti aklanmaya yetmemektedir. Egemenlik sözcüğü, hâkimiyet sözcüğünün Türkçe karşılığı olarak kullanılmaktadır. Ancak iki sözcük arasında hangi algı farklarının olduğu, Türklerin bu iki sözcüğü kullandıklarında hangi çağrışımları yaptığı ve bu çağrışımlar arasında nasıl bir ilişki olduğu, ilişkinin hiyerarşisi üzerine yapılan çalışmaların eksikliği nedeniyle gerek kendi içimizde gerekse yüzümüzü dışa döndüğümüzde nasıl konumlanacağımız değişecektir. Egemenlikten Türk Ulusu’nun söz hakkının geçerliliğini anlıyorsak, bunun yani egemenlik kavramının içte ya da dışta kuracağı ilişkiler, Türk Ulusunca belirlendiği veya belirlenme imkanının saklı tutulduğu hallerde, önce kavramsal uzayda kimi genişleyip kimi daralarak biçim değiştirebilir ve sonra tecrübe edinişde farklı etkiler oluşturabilir.. Biçim değişmesinin iradi ve özgür olması durumunda ciddi sorunlar yaşanmayacaktır. Öte yandan biçimin işleve dönüşümünde ve veya tecrübe edinişde yaşanacaklar ayrı bir öneme ve değere sahiptir. Bu önem ve değer hakkını, temelde, göstereceğimiz yönetişim başarımıza bağlı olarak elde edecektir. Klasik modern devletin egemenlik konularından biri askere almadır. Azınlık hakları(etnik-dini-sosyal(homoseksüellik gibi) ve toplumsal) ve birey özgürlüğü nedeniyle askere alma noktasında yüzyıldır süregiden tartışmalarda gerileyen klasik modern devletin düştüğü veya dönüştüğü durumdan Türkiye’nin etkilenmeyeceğini düşünmek mümkün olmadığına göre egemenliğin bu açıdan da tartışılması gereği kaçınılmaz olarak önümüzde durmakta veya yakında bizi şaşkına çevirerek gözümüzün önüne dikilecektir. O zaman nasıl davranacağız?... Üniter devletten daha çok bir aygıt olan devleti anlıyoruz. Daha az aygıt olan bir devletten ve aygıt olmaktan başka anlamlarda anlaşılacak bir devletten daha doğrusu “el”den anlaşılacakları da Türk egemenliğinin içinde görüyoruz. Beyin göçünün insan göçüne dönüşmesi yeğleyebileceğimiz bir durum olabilir. Biz eğer imkanlarımızı göç etme olasılığı yüksek beyinlere yöneltirsek, sıradan insan göçünü ilk planda arttırmak haline rıza gösterebilir. Bu göç kısır döngüsünü kırmamızı sağlayacaktır. Yani nitelikli Türkleri korumak için mesela Kürtlerin(sosyokültürel olarak daha zayıfların) göçünü göze alabiliriz. AB ile bu şimdi ve şiddeti muhtemelen artacak çatışma kaynağı, daha uzakda olan kısır döngü kırılışına yaslanıp, sürdürülebilir olarak tutulabilir. Egemenliği başkalarının üzerinde yaratılan güç olarak tanımlama eğilimi vardır. Ancak burada güçden ne anlaşıldığı oldukça önemlidir. Güç en kaba anlamıyla adale gücünden veya fiziksel güçten zihinsel ve duygusal olana değişebildiği gibi bireysel olandan toplumsal olana ve somut olandan soyut olana da değişebilir. Bu anlamda egemenliği tanımlama da gücün içeriğinin nasıl doldurulduğu birinci derecede önemlidir. Kişi veya toplumun ortak değil ama yaşayan ortalama algısında yer edinmiş gücün sosyokültürel anlamda zenginlikle değişen içeriğini anlamak da değişecektir. Kişi ve toplum güçten somut ama etkisiz olanı değil soyut ama etkili olanı anlamalıdır. Güç somuttan soyuta uzandıkça daha belirsiz, daha gizli, daha az hissedilir, farkedilir ve kısa ömürlü olmakta ama öte yandan daha etkin, daha uzun ömürlü ve daha yaygın olmaktadır. Çoğu zaman bu birbirine zıt gibi görünen durum nedeniyle ilk planda altadıcı olabilmektedir. Egemenliğin içine çoğu zaman sınırsız siyasi iktidarın somut görünümü olan itaati koyma geleneği, özellikle toprağa dayalı imparatorluktan modern devlete evrilen yapılarda görülmektedir. Toprak ve mekan sınırlı kültürler, insanın itaatini mümkün görme eğilimindedir. Çünkü büyüme ancak bir başka küçülme ile mümkün olabilmektedir. Bu ise özgürlüğün sınırlanmasıyla mümkün kılınabilecek ve ancak büyümüş adalar oluşturulabilecektir. Bir sel gelmedikçe ada yaşamaya devam edecektir. Ada sınırlı olduğu için güvenlik genişleyemeyecektir. Genişleyemeyen güvenlik kaynaklı çatışmalar güvenliğin kısa süreli ve daraltılarak büyütülmesiyle çözülmeye çalışılacaktır. Bu ise kaçınılmaz olarak adaletsiz bir paylaşım doğuracaktır. Ancak ölüm ve doğum ile sağlanan değişme sürenin kısa olmasının sınırladığı alanda miras etkisiyle köklü olmayacak ve dönüşme ile yetinecektir. Ölüm ve doğum ise ancak dışardan, ada dışından, gelecek etkilerle artma ve sonuçlarını büyültme ile sonuçlanabilecektir. Yani “barbarlar”ın “piç”leri dönüşümün öncüleri olacaktır. Atila Demirkasımoğlu 11 Ocak 2006
|
Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -3- -Atila Demirkasımoğlu-
Konumları farklı iki arkadaşın getirmekte olduğu zeminde, egemenliği kardeşlik bağlamında sürdürmek mümkün değildir. Türklerin lehine hiç değildir. Yalancı bir kardeşlik zemini, Türkleri değil, bir cihaz olarak "Devlet"i güçlendiriyor. Güçlenen devlet ise Türklüğün önüne bir set olarak çıkmaktan gayri bir seçenek üretemiyor. Devlet, asimile olan tarafla değil, asimilasyonun kazançlarıyla daha bir memnun oluyor. Çünkü, başarılı da olsa başarısız da olsa gelen kozmopolitizm, devleti güçlendiriyor. Bu Türklerin lehine olmayıp onlara ancak fakirlik getirecektir. Kürtlere ise üstesinden gelemeyecekleri Türk asimilasyonu üzerinden bir yozlaşma ve yokoluş!..
|
Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -2- -Atila Demirkasımoğlu-
İtaatin anlamı, içeriğinin dönüşmesi nedeniyle değişmektedir. İtaat ilişkisinin birey-aygıt boyutu yeniden tanımlanmaktadır. Bu tanımlama gereği, aygıtın statik yapısının bireyin dinamik yapısı ile yaşadığı çelişkilerden öte, birey ve toplum dinamiğinin hızlanması ve inisiyatifin cihazdan birey ve topluma kaymasıdır. İtaat kavramı onunla birlikte anılan disiplin kavramının da içeriğini değiştirmektedir. Anadolu topraklarında Devlet aygıtının silah gücü olarak düşünülüp hep öyle değerlendirilmiş Türkler, artık bu hal ile yetinmeyeceklerdir. Türkler, Devlet için neden en ön safta olmaları gerektiğinin anlamını kavramalı ve gerekçesini görmelidir. En azından gözden geçirmelidir. Ve geçirmektedir de. Bu nedenle vermeden alma devri bitmiştir.
|
Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -1- -Atila Demirkasımoğlu-
Türkiye, tarihi olarak yeryüzündeki bütün Türklerin, istese de istemese de şöyle böyle temsilcidir. Türkiye, Türkçe’nin üzerine yükselen bir anlam dünyasının,bu dilden çıkan kültürel değerlerin lideridir. Sosyoekonomik olarak da Türk Dilinden yükselen değerlerin en yüksek ifadesi durumundadır.
|
| | 
Atila Demirkasımoğlu
Atila Demirkasımoğlu, 27 Mart 1966 Niksar doğumludur. Baba tarafı 1475'li yıllarda Trabzon İli Of İlçesi'ne Karaman'dan gelip yerleşmiş bir aileden gelmektedir. Anne tarafı Tokat İli Niksar İlçesi'ndendir. İlkokulu İstanbul, Patnos ve Ağrı'da, Ortaokulu Ağrı, Bartın-Ulus ilçesi, Lise'yi Ankara Deneme Lisesi'nde, Üniversiteyi A.Ü. Tıp Fakültesinde okumuşdur. Radyasyon Onkolojisi İhtisası yapmış ve uzman hekim olmuşdur.
|
| 
| Dünyada Neler Oluyor |

| Açılabilir Kapılar
Yani etkileri anlayarak değil etkilerin dinamiğini kavrayarak geleceğe dair olguları resmedebiliriz.
|
| 
| Etkileşim Yönetimi |

| Başarma 'Know-How'ı
Bu etkileşmeleri gözlemlemenin nedeni belirsizliği azaltmak kadar, verilerden elde edilen çıktılara dayalı politikaları test etmek ve yönetme ve başarma ‘know-how’ı edinmektir.
|
| 
| Arayış |

| Aradığını Bulmak
Yeni bir düşünüş tarzı arayışına girmemiz ve bunu bulmamız gerekiyor.
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | Tanrılar Okulu, Stefano Elio D'Anna | | | Psikolojiye Giriş, Atkinson | | | Sosyal Psikoloji, J.L. Freedman | | | Güç Merkezli Yönetim, Jeffrey Pfeffer | | | Güç İstenci, Nietzsche | | | Siyasetin Temel Sorunarı Leslie Lipson | | | Hunlar L.N. Gumilev | | | Kesinliklerin Sonu, İlya Prigogine | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | Tanrılara Karşı, Peter L. Bernstein | | | Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok | | | İktidarın Psişik Yaşamı, Judith Butler | | | Adalet Menzili, Adil Yakubov | | | Tüfek, Mikrop ve Çelik, Jared Diamond | | | Kalın Türk, İsmet Özel | | | Son ve Yeniden Başlangıç, L.N. Gumilev | | | Kuran Salih Akdemir | | | Uluslar ve Milliyetçilikler, Jean Leca | | | Ecco Homo, Nietzsche | | | Istanbul, Orhan Pamuk | | | Peygamberin Hırkası, Roy Mottahedeh | | | Medreseden Kaçış, Hüseyin Zerrinkub | | | Keşifler ve İcatlar, J. Louis Besson | | | Safahat, M.Akif Ersoy | | | Mutlu Prens, Oscar Wilde | | | Hazar Yahudileri, Kevin Alan Brook | | | Büyük Çöküş, Igor Gouzenko | | | Truva, Lindsey Clarke | | | Safiye, Ann Chamberlin | | | Hz. Muhammed Hakkında Konferanslar Seyyid Süleyman Nedvi | | | Ötgen Künler, Abdullah Kadiri | | | Hekim, Noah Gordon | | | Mutezile ve Siyaset, Mahmut Ay | | | Hz. Muhammed'in Hayatı Martin Lings | | | Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Soner Yalçın | | | İşinizi Yeniden Yaratın, Tom Peters | | | Hedef Seçmen, Cihat Polat | | | Devletin İnşası, Francis Fukuyama | | | Efendi, Soner Yalçın | | | Haray, Samir Kazımoğlu | | | Hilafetin Arka Planının İlgası, Mustafa Sabri Efendi | | | Araplar ve Yahudiler, Ahmed Susa | | | Geleceğin Toplumunda Yönetim, Peter Drucker | | | Siyon Türk Zelda, Cengiz Özakıncı | | | Benjamin Dar Geçitteki Aydın, Jay Parini | | | Hazar Tarihi, M.İ. Artamanov | | | Eski Türkler L.N.Gumilev | | | Oğuzlar, S.G. Agacanov | | | Atlas Vazgeçti 1-2-3, Ayn Rand | | | Hayatın Kaynağı Ayn Rand | | | Kapitalizm Bilinmeyen İdeal Ayn Rand | | | Yaşamak İstiyorum Ayn Rand | | | İskitlerin Tarihi, Ekrem Memiş | | | Türk Ulusçuluğunun Temelleri Uriel Heyd | | | İran ve Bölge Jeopolitiği İzzetullah İzzeti | | | Pentagonun Yeni Haritası, Thomas Barnett | | | Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman | | | Son Denize Kadar W. Yan | | | Putları Yıkıyorum, Yalçın Küçük | | | Kapitalizm ve Yahudiler, Werner Sombart | | | Stratejik Derinlik Ahmet Davutoğlu | | | Dünya Nöbeti, Alev Alatlı | | | Alevilerin Etnik Kökeni, Cemal Şener | | | Ömrümün İlk 65 Yılı Yağmur Atsız | | | Kurtların Kardeşliği, Hakan Akpınar | | | İsyan 2, Yalçın Küçük | | | Etnogenez, L.N. Gumilev | | | Yaban, Y.K Karaosmanoğlu | | | Küçük Anılarda Büyük Sırlar, Nurten Arslan | | | Nuh Tufanı, William Ryan | | | Ezop Masalları | | | Kızılbaş Türkler, Nihat Çetinkaya | | | Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo | | | Hazarlar ve Musevilik, Peter Golden | | | Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov | | | Sultan Murat, Cengiz Aytmatov | | | Ulusların Etnik Kökeni, Anthony Smith | | | Yeni Atlantis, Francis Bacon | | | Aforizmalar, Franz Kafka | | | Genç Werther'in Acıları, Goethe | | | Kralın Kervanları, Jean C. Rufin | | | Modern İnsanın Kökeni, Roger Lewin |
|
|