Yazar | 
Atila Demirkasımoğlu |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | | | | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
| 
Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -3-
-Atila Demirkasımoğlu-
Türkiye’nin Türkiye için bir kere sorunlu Kürtleri AB ve Dünya için on kere sorunlu Kürtler olacaktır. Türkiye için bir kere sorunlu Türkler AB ve Dünya için iki kere sorunlu Türkler olacaktır. Avrupa ve Amerika’da yaşayan Türkler bunun açık misalidir. Amerika’nın Türkleri Avrupa’nın Türklerinden daha az sorunluysa bu da çıkışın bir işaretini taşımaktadır. Kürtler, birarada yaşamanın soru ve zorluklarını Türklere bırakıyor. “Siz çözün ve en beğeneceğimizi bize verin!” diyorlar. Türkler, bugüne kadar, ayrıntılar bir yana bırakılırsa, iyiniyetle çabaladılar. Kendileri için başarabildiklerinden daha fazlasını Kürtler için sağladılar ve onlara sundular. Kürtler bunu görmek istemiyor. Aslında bir kısır döngüyü ifade edecek biçimde görmelerinin mümkün olmadığı da anlaşılıyor. Ancak bu görememe sorununu aşamadan mesafe de alamayacaklar. İşin daha zor yanı bundan sonra Türkler’in de kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle vermeye devam edemeyecekleri bir noktaya gelmiş olmasıdır. Öyleyse “çatışma” bir çözümsüzlük olarak önümüzde bir çözüm süreci gibi mi işleyecek? Türklerle bile beraber olamayan Kürtler, beraberliğin dayatıldığı bir küresel süreçte küreselleşemeden etnik bir bakiye haline dönüşecek veya yok mu olacaklar? Yok oluşları, yok oluşu araç edinenlerin kullanımı sırasında geçici olarak zorunlu biçimde hissedilecek olan bir varlık duygusuyla mı örtülecek? Bu varlık duygusu bir geçiştirme ve saldırgan “pik”leriyle aldatıcı bir olta işlevi mi görecek? Bu soruların yanıtları Kürtler kadar Türkleri de ilgilendiriyor. Çünkü Kürtlerin yok oluş sancısı en azından ilk planda Türkleri de vuracak ve başağrısına sebep olacaktır. Türkler, tarihin hiçbir döneminde asimile edici olmamıştır. Türklüğe doğru yumuşak bir asimilasyon sözkonusu olmadığı gibi doğal bir asimilasyon bile esas itibarıyla yoktur. Türkler farklılıklara hoşgörüyle bakarlar. Öyle hoşgörülüdürler ki bundan muzdarip olmuşlardır. Muzdarip olmalarına rağmen ısrarlı olmuşlardır. Bunu yanlış anlayanlar aşiretten-devlete diyenler olup olaylara bürokratik devlet penceresinden bakan çıkar koalisyonu temsilcisi devletçilerdir. Türkler farklılıklara, farklılıkların sonuçlarına, iyiniyetlerinin –ki bir gereğidir- ötesinde kurban vermiştir. Hem de milyonlanlarca Türk’ün canını vermiştir. Kürtler bunu anlamıyor. Türklerin ayrılıkçılıktan muzdaripliği devlet ve ölçek kaybı olmanın ötesinde can vermeğe dayandığı için bilinçaltlarına kara bir tehlike olarak girmiştir. Kürtler bunu anlamıyor ve o günlerde Türklerin yanında yer almadıklarını unutuyorlar. Aksine sorunun bir parçası da oldular pek çok kez. Balkanlarda Türklerin verdiği kayıplara ortak olmadıklarını ve karşılığında kürtleşen Türkleri aldıklarını unutuyorlar. Ancak bu soruna bu biçimde, elbette bunları da unutmadan, yaklaşamayız Bu kötü sonuçlara fikse olup, bu sonuçlarla yaşayamayız. Bu yaşamaya devam edeceğimiz bir sorun gibi değil aşılması gereken bir sorun gibi görmeliyiz. Bu zemin ayağımızı tehlikeli bastığımız bir zemin olmaktan çıkarılmalıdır. Kürtler ise bu mecburiyetten çıkar elde etmeye kalkışırsa büyük zarar görecektir. Türkler ise bu mecburiyetin gereklerini, tehlikesizce basılacak zeminlere ulaşma mecburiyetini sağlayamazsa büyüyemezler. Tecrübe yeni bir zemine evrilmelidir. Ve durum dönüşüp değişmelidir. Yüzü korkuya dönük olmaktan yüzü güvene dönük olmaya geçmek gereği vardır. Bu açıdan kürtlere düşenler varsa da asıl rol Türklerindir. Kürtler, Türklerin kurduğu yapıların, bugün için ve genelde Türkiye ölçeğinde, sahiplik anlamında değil ama işlevsel ve duygusal ortaklarıdır. Bu aynılık veya kardeşlik değildir. Sadece olası ve zemini olan bir arkadaşlıktır. Konumları farklı iki arkadaşın getirmekte olduğu zeminde, egemenliği kardeşlik bağlamında sürdürmek mümkün değildir. Türklerin lehine hiç değildir. Yalancı bir kardeşlik zemini, Türkleri değil, bir cihaz olarak "Devlet"i güçlendiriyor. Güçlenen devlet ise Türklüğün önüne bir set olarak çıkmaktan gayri bir seçenek üretemiyor. Devlet, asimile olan tarafla değil, asimilasyonun kazançlarıyla daha bir memnun oluyor. Çünkü, başarılı da olsa başarısız da olsa gelen kozmopolitizm, devleti güçlendiriyor. Bu Türklerin lehine olmayıp onlara ancak fakirlik getirecektir. Kürtlere ise üstesinden gelemeyecekleri Türk asimilasyonu üzerinden bir yozlaşma ve yokoluş!.. Atila Demirkasımoğlu 11 Ocak 2006
|
Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -2- -Atila Demirkasımoğlu-
İtaatin anlamı, içeriğinin dönüşmesi nedeniyle değişmektedir. İtaat ilişkisinin birey-aygıt boyutu yeniden tanımlanmaktadır. Bu tanımlama gereği, aygıtın statik yapısının bireyin dinamik yapısı ile yaşadığı çelişkilerden öte, birey ve toplum dinamiğinin hızlanması ve inisiyatifin cihazdan birey ve topluma kaymasıdır. İtaat kavramı onunla birlikte anılan disiplin kavramının da içeriğini değiştirmektedir. Anadolu topraklarında Devlet aygıtının silah gücü olarak düşünülüp hep öyle değerlendirilmiş Türkler, artık bu hal ile yetinmeyeceklerdir. Türkler, Devlet için neden en ön safta olmaları gerektiğinin anlamını kavramalı ve gerekçesini görmelidir. En azından gözden geçirmelidir. Ve geçirmektedir de. Bu nedenle vermeden alma devri bitmiştir.
|
Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -1- -Atila Demirkasımoğlu-
Türkiye, tarihi olarak yeryüzündeki bütün Türklerin, istese de istemese de şöyle böyle temsilcidir. Türkiye, Türkçe’nin üzerine yükselen bir anlam dünyasının,bu dilden çıkan kültürel değerlerin lideridir. Sosyoekonomik olarak da Türk Dilinden yükselen değerlerin en yüksek ifadesi durumundadır.
|
Egemenlik Sizin Olsun, Bizim “Dirlik”imiz Sürüyor! -Atila Demirkasımoğlu-
Uluslar, binlerce yılın birikiminin doğal akışı ve deneye yanıla, süzüle süzüle oluşturduğu mecrada akış, aynı zamanda akandır. Ulusla birey arasına giren yapılar, ulusun ve bireyin maceraları ve ufkudur. Macera ve ufkun kendisi, kısa aralarda kazandığı önemle çekilen fotoğrafta göründüğü gibi, ulusun kendisi sayılamaz. Kral ve imparatorların yerini alan devletler, kimi ulusların akışı ile uygun biçimde karışmaktaysa, bu ulusların devletleştiği ya da devletlerin uluslaştığı anlamına gelmez.
|
Türkçülük ve Küreselleşme 6 -Açılabilir Kapılar- -Atila Demirkasımoğlu-
Küreselleşmenin, olağanüstü ölçek ekonomileri ve buna dayanan pazar oluşturması nedeniyle, bütün dünyada, tüketim üzerinden kültürel homojenleştirici bir rol oynadığı iddia edilmektedir. Küreselleşmenin kültürel homojenleştirme yapacağı doğru değildir. Ancak, küreselleşmenin öncü dalgaları homojenleştirici göstergelerle karşımızda bulunmaktadır.
|
| | 
Atila Demirkasımoğlu
Atila Demirkasımoğlu, 27 Mart 1966 Niksar doğumludur. Baba tarafı 1475'li yıllarda Trabzon İli Of İlçesi'ne Karaman'dan gelip yerleşmiş bir aileden gelmektedir. Anne tarafı Tokat İli Niksar İlçesi'ndendir. İlkokulu İstanbul, Patnos ve Ağrı'da, Ortaokulu Ağrı, Bartın-Ulus ilçesi, Lise'yi Ankara Deneme Lisesi'nde, Üniversiteyi A.Ü. Tıp Fakültesinde okumuşdur. Radyasyon Onkolojisi İhtisası yapmış ve uzman hekim olmuşdur.
|
| 
| Dünyada Neler Oluyor |

| Açılabilir Kapılar
Yani etkileri anlayarak değil etkilerin dinamiğini kavrayarak geleceğe dair olguları resmedebiliriz.
|
| 
| Etkileşim Yönetimi |

| Başarma 'Know-How'ı
Bu etkileşmeleri gözlemlemenin nedeni belirsizliği azaltmak kadar, verilerden elde edilen çıktılara dayalı politikaları test etmek ve yönetme ve başarma ‘know-how’ı edinmektir.
|
| 
| Arayış |

| Aradığını Bulmak
Yeni bir düşünüş tarzı arayışına girmemiz ve bunu bulmamız gerekiyor.
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | Tanrılar Okulu, Stefano Elio D'Anna | | | Psikolojiye Giriş, Atkinson | | | Sosyal Psikoloji, J.L. Freedman | | | Güç Merkezli Yönetim, Jeffrey Pfeffer | | | Güç İstenci, Nietzsche | | | Siyasetin Temel Sorunarı Leslie Lipson | | | Hunlar L.N. Gumilev | | | Kesinliklerin Sonu, İlya Prigogine | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | Tanrılara Karşı, Peter L. Bernstein | | | Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok | | | İktidarın Psişik Yaşamı, Judith Butler | | | Adalet Menzili, Adil Yakubov | | | Tüfek, Mikrop ve Çelik, Jared Diamond | | | Kalın Türk, İsmet Özel | | | Son ve Yeniden Başlangıç, L.N. Gumilev | | | Kuran Salih Akdemir | | | Uluslar ve Milliyetçilikler, Jean Leca | | | Ecco Homo, Nietzsche | | | Istanbul, Orhan Pamuk | | | Peygamberin Hırkası, Roy Mottahedeh | | | Medreseden Kaçış, Hüseyin Zerrinkub | | | Keşifler ve İcatlar, J. Louis Besson | | | Safahat, M.Akif Ersoy | | | Mutlu Prens, Oscar Wilde | | | Hazar Yahudileri, Kevin Alan Brook | | | Büyük Çöküş, Igor Gouzenko | | | Truva, Lindsey Clarke | | | Safiye, Ann Chamberlin | | | Hz. Muhammed Hakkında Konferanslar Seyyid Süleyman Nedvi | | | Ötgen Künler, Abdullah Kadiri | | | Hekim, Noah Gordon | | | Mutezile ve Siyaset, Mahmut Ay | | | Hz. Muhammed'in Hayatı Martin Lings | | | Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Soner Yalçın | | | İşinizi Yeniden Yaratın, Tom Peters | | | Hedef Seçmen, Cihat Polat | | | Devletin İnşası, Francis Fukuyama | | | Efendi, Soner Yalçın | | | Haray, Samir Kazımoğlu | | | Hilafetin Arka Planının İlgası, Mustafa Sabri Efendi | | | Araplar ve Yahudiler, Ahmed Susa | | | Geleceğin Toplumunda Yönetim, Peter Drucker | | | Siyon Türk Zelda, Cengiz Özakıncı | | | Benjamin Dar Geçitteki Aydın, Jay Parini | | | Hazar Tarihi, M.İ. Artamanov | | | Eski Türkler L.N.Gumilev | | | Oğuzlar, S.G. Agacanov | | | Atlas Vazgeçti 1-2-3, Ayn Rand | | | Hayatın Kaynağı Ayn Rand | | | Kapitalizm Bilinmeyen İdeal Ayn Rand | | | Yaşamak İstiyorum Ayn Rand | | | İskitlerin Tarihi, Ekrem Memiş | | | Türk Ulusçuluğunun Temelleri Uriel Heyd | | | İran ve Bölge Jeopolitiği İzzetullah İzzeti | | | Pentagonun Yeni Haritası, Thomas Barnett | | | Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman | | | Son Denize Kadar W. Yan | | | Putları Yıkıyorum, Yalçın Küçük | | | Kapitalizm ve Yahudiler, Werner Sombart | | | Stratejik Derinlik Ahmet Davutoğlu | | | Dünya Nöbeti, Alev Alatlı | | | Alevilerin Etnik Kökeni, Cemal Şener | | | Ömrümün İlk 65 Yılı Yağmur Atsız | | | Kurtların Kardeşliği, Hakan Akpınar | | | İsyan 2, Yalçın Küçük | | | Etnogenez, L.N. Gumilev | | | Yaban, Y.K Karaosmanoğlu | | | Küçük Anılarda Büyük Sırlar, Nurten Arslan | | | Nuh Tufanı, William Ryan | | | Ezop Masalları | | | Kızılbaş Türkler, Nihat Çetinkaya | | | Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo | | | Hazarlar ve Musevilik, Peter Golden | | | Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov | | | Sultan Murat, Cengiz Aytmatov | | | Ulusların Etnik Kökeni, Anthony Smith | | | Yeni Atlantis, Francis Bacon | | | Aforizmalar, Franz Kafka | | | Genç Werther'in Acıları, Goethe | | | Kralın Kervanları, Jean C. Rufin | | | Modern İnsanın Kökeni, Roger Lewin |
|
|