Yazar | 
Atila Demirkasımoğlu |  | | Kişisel Web | Ekim 1910, Yusuf Akçura ----------------------- "...Avrupa sermayedarlığının geceli gündüzlü çalıştırdığı iki kölesinden birisi Garb`ın amelesi ise, diğeri de Şark`ın bütün ehalisidir..." ----------------------- Sırat-ı Mustakim Dergisi |  | | | | Maksim Gorki ----------------------- "Onlar gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi hissetmeye başlasanız da fark etmiyordu. Bu sefer de böyle davrandığınız için sizi kınarlardı. Onlar böyle insanlardı işte."----------------------- Ekmeğimi Kazanırkeni | | |
| 
Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -1-
-Atila Demirkasımoğlu-
-Üniter Devletin Egemenliğinden Türk Egemenliğine ya da Dirliğine- Türkiye, tarihi olarak yeryüzündeki bütün Türklerin, istese de istemese de şöyle böyle temsilcidir. Türkiye, Türkçe’nin üzerine yükselen bir anlam dünyasının,bu dilden çıkan kültürel değerlerin lideridir. Sosyoekonomik olarak da Türk Dilinden yükselen değerlerin en yüksek ifadesi durumundadır. Türkiye, mevcut egemenlik anlayışıyla, 1920 lerde bulunmadığının katı gerçekliği içinde, başarısız bir noktada olmaktan çok, ki bu tartışılabilir ama sorun bu değil, başarması gerekenin altındadır ve daha kötüsü başarması gerekenler anlamında negatif bir ivme ve hatta eğim göstermektedir. Türkiye, başardıklarıyla değil, başaramadıklarıyla konuşan bir ülke haline gelmelidir. Çünkü dünyanın gösterdiği gelişme ve önümüze çıkması olası eğilimler ve küreselleşme yapması gerekeni yapamayanların küçülmesine ve bir başka biçime dönüşmesine yol açacaktır. Büyüyemeyen bir Türkiye küçülerek yok olacaktır. Türkiye, gerek Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olarak gerekse ne kadar hakettiği tartışmalı olsa bile gerçekliği tartışma götürmez biçimde Türk Dünyası’nın değerler lideri olarak, işlevlerini yerine getirememektedir. Ne kültürel ne siyasal ne de iktisadi ne de askeri bir işlev üstlenmeden ona tarihin ve sosyal zorunlulukların yüklediği konumu taşıyamamaktadır. Balkanlarda, son 25 yılda psikolojik bir geri çekilme yaşamaktadır. Ortadoğu’da herşey ona rağmen olmaktadır. Kafkaslar’da taşeron olma pozisyonu bile yoktur. Rusya’nın geri çekildiği bütün alanlarda hiçbir ileri adım atamamış ve Rusların belki bir açıdan erken geri çekilmesini kolaylaştırmış durumdadır. Bir zamanlar içgölü olan Akdeniz’de karasuları mücadelesi verme noktasında “tutunma”yla uğraşmaktadır. Türkiye kendi iç egemenlik sahasında da sorunlarını örtme ve ertleme yolunu seçmiş durumdadır. Türkiye, içinde barındırdığı insanlara liderlik edemezken bölgesinde liderlik etme şansını zaten bulamayacaktır. Türkiye’nin dış politikası, güvenlik politikası, iktisadi yolu ve sosyokültürel birikiminin sorgulanmasını gerektirmektedir. Ve bu anlamda sorgulanacak birincil kavram egemenlik olup tanımının yeniden ve demokratik yapılmasını gerektirmektedir. Bütün bunların nedeni devlet aygıtının yenilenme becerisine sahip olamamaktan veya bundan kaçmaktan köken almaktadır. Birinci körfez harekatında silahlı kuvvetlerinin gösterdiği direncin nedeni, siyasal gerekçeler olsaydı, ikinci körfez savaşında kırmızı çizgilerinin mora dönüşmesi mümkün olmazdı. Türkiye askeri harcamalarının karşılığını ve hakkını veremeyecekse, ki bu illa da savaşmak demek olmayan uluslararası güvenlik alanında söz sahibi olmakla mümkün ve bu NATO’da tedarikçi olmak demek değil, bu harcamalarını hızlı bir şekilde azaltmak ve AB’nin AB için benimsediği yola düşmek zorundadır. Türkiye, teorisi eksik ve ezik ve yetim bir Özal’ın sorunlarını taşımaktadır. Türkiye Atatürk sonrasının siyasi yetersizliğini daha fazla taşıyamaz. Türkiye Kerkük’e İskeçe’ye, Bakü’ye ya da Tebriz’e el uzatamadıkça ne Brüksel’e ne de –hadi Pasifik’e demeyelim- Merkezi Asya’ya el uzatamaz. Buralara el uzatamayan bir Türkiye, müdahale edilmekten kurtulamayacaktır. Bir siyasi mesele olan Kerkük Türkleri, askeri mesele haline dönüşmüşse bundan sorumlu olan birinci derecede siyasetçilerdir. Türk siyasetçileri, akademisyeninden pratisyenine siyasi erki Türk insanına yaslanarak ellerine almalıdır. Onların dolduramadığı alanı silahlı kuvvetlerin sağlıklı bir biçimde doldurması mümkün değildir. Siyasal alana dikaktini yönelten bir silahlı kuvvetlerin askeri başarıları değil askeri yoklukları konuşulacak ve bu iç dedikodulardaki zenginlikle asla örtülemeyecektir. Türkiye’de egemenliğin millete devri ne yazık ki hala başarılamamış bir projedir. Egemenlik millete devredilememişse, millette bir sorun olduğunu hiç düşünmüyorum ve işin esasına aykırı olurdu, sorun egemenliğin tanımında ve kullanımındadır. Atila Demirkasımoğlu 10 Ocak 2006
|
Egemenlik Sizin Olsun, Bizim “Dirlik”imiz Sürüyor! -Atila Demirkasımoğlu-
Uluslar, binlerce yılın birikiminin doğal akışı ve deneye yanıla, süzüle süzüle oluşturduğu mecrada akış, aynı zamanda akandır. Ulusla birey arasına giren yapılar, ulusun ve bireyin maceraları ve ufkudur. Macera ve ufkun kendisi, kısa aralarda kazandığı önemle çekilen fotoğrafta göründüğü gibi, ulusun kendisi sayılamaz. Kral ve imparatorların yerini alan devletler, kimi ulusların akışı ile uygun biçimde karışmaktaysa, bu ulusların devletleştiği ya da devletlerin uluslaştığı anlamına gelmez.
|
Türkçülük ve Küreselleşme 6 -Açılabilir Kapılar- -Atila Demirkasımoğlu-
Küreselleşmenin, olağanüstü ölçek ekonomileri ve buna dayanan pazar oluşturması nedeniyle, bütün dünyada, tüketim üzerinden kültürel homojenleştirici bir rol oynadığı iddia edilmektedir. Küreselleşmenin kültürel homojenleştirme yapacağı doğru değildir. Ancak, küreselleşmenin öncü dalgaları homojenleştirici göstergelerle karşımızda bulunmaktadır.
|
Türkçülük ve Küreselleşme 5 -Açılabilir Kapılar- -Atila Demirkasımoğlu-
Küresel ekonomi ve siyasetle etkileşime girerek, küresel aktör konumlaması edinmek, yönetme araçlarının yeniden düşünülmesini gerektiriyor. Küreselleşme dalgası karşısında ne yapacağını şaşıran yönetimler, bildik yönetme araçlarını eskisi gibi kullanamadıklarında, küreselleşmenin kendi varlıklarına karşı tehdit oluşturduğu duygusuna kapılıyor. Bu tehdidin kaynaklık ettiği endişe duygusu muarızların, güvenilir bildikleri sığınaklara geri çekilmesi ile sonuçlanıyor. Yeni dinamiği kavramayan düşünce ve eylem oyuncuları siyasal alanın daraldığını ifade ediyor.
| |
| | 
Atila Demirkasımoğlu
Atila Demirkasımoğlu, 27 Mart 1966 Niksar doğumludur. Baba tarafı 1475'li yıllarda Trabzon İli Of İlçesi'ne Karaman'dan gelip yerleşmiş bir aileden gelmektedir. Anne tarafı Tokat İli Niksar İlçesi'ndendir. İlkokulu İstanbul, Patnos ve Ağrı'da, Ortaokulu Ağrı, Bartın-Ulus ilçesi, Lise'yi Ankara Deneme Lisesi'nde, Üniversiteyi A.Ü. Tıp Fakültesinde okumuşdur. Radyasyon Onkolojisi İhtisası yapmış ve uzman hekim olmuşdur.
|
| 
| Dünyada Neler Oluyor |

| Açılabilir Kapılar
Yani etkileri anlayarak değil etkilerin dinamiğini kavrayarak geleceğe dair olguları resmedebiliriz.
|
| 
| Etkileşim Yönetimi |

| Başarma 'Know-How'ı
Bu etkileşmeleri gözlemlemenin nedeni belirsizliği azaltmak kadar, verilerden elde edilen çıktılara dayalı politikaları test etmek ve yönetme ve başarma ‘know-how’ı edinmektir.
|
| 
| Arayış |

| Aradığını Bulmak
Yeni bir düşünüş tarzı arayışına girmemiz ve bunu bulmamız gerekiyor.
|
|  | Okumakta Olduğu Kitaplar | | | Keşifler ve İcatlar, J. Louis Besson | | | Son ve Yeniden Başlangıç, L.N. Gumilev | | | Kuran Salih Akdemir | | | Sosyal Psikoloji, J.L. Freedman | | | Güç Merkezli Yönetim, Jeffrey Pfeffer | | | Güç İstenci, Nietzsche | | | Siyasetin Temel Sorunarı Leslie Lipson | | | Safahat, M.Akif Ersoy | | | Hunlar L.N. Gumilev | | | Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok | | | Kesinliklerin Sonu, İlya Prigogine | | | |  | Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar | | | Ötgen Künler, Abdullah Kadiri | | | Hekim, Noah Gordon | | | Mutezile ve Siyaset, Mahmut Ay | | | Hz. Muhammed'in Hayatı Martin Lings | | | Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Soner Yalçın | | | İşinizi Yeniden Yaratın, Tom Peters | | | Hedef Seçmen, Cihat Polat | | | Devletin İnşası, Francis Fukuyama | | | Efendi, Soner Yalçın | | | Haray, Samir Kazımoğlu | | | Hilafetin Arka Planının İlgası, Mustafa Sabri Efendi | | | Araplar ve Yahudiler, Ahmed Susa | | | Geleceğin Toplumunda Yönetim, Peter Drucker | | | Siyon Türk Zelda, Cengiz Özakıncı | | | Benjamin Dar Geçitteki Aydın, Jay Parini | | | Hazar Tarihi, M.İ. Artamanov | | | Eski Türkler L.N.Gumilev | | | Oğuzlar, S.G. Agacanov | | | Atlas Vazgeçti 1-2-3, Ayn Rand | | | Hayatın Kaynağı Ayn Rand | | | Kapitalizm Bilinmeyen İdeal Ayn Rand | | | Yaşamak İstiyorum Ayn Rand | | | İskitlerin Tarihi, Ekrem Memiş | | | Türk Ulusçuluğunun Temelleri Uriel Heyd | | | İran ve Bölge Jeopolitiği İzzetullah İzzeti | | | Pentagonun Yeni Haritası, Thomas Barnett | | | Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman | | | Son Denize Kadar W. Yan | | | Putları Yıkıyorum, Yalçın Küçük | | | Kapitalizm ve Yahudiler, Werner Sombart | | | Stratejik Derinlik Ahmet Davutoğlu | | | Dünya Nöbeti, Alev Alatlı | | | Alevilerin Etnik Kökeni, Cemal Şener | | | Ömrümün İlk 65 Yılı Yağmur Atsız | | | Kurtların Kardeşliği, Hakan Akpınar | | | İsyan 2, Yalçın Küçük | | | Etnogenez, L.N. Gumilev | | | Yaban, Y.K Karaosmanoğlu | | | Küçük Anılarda Büyük Sırlar, Nurten Arslan | | | Nuh Tufanı, William Ryan | | | Ezop Masalları | | | Kızılbaş Türkler, Nihat Çetinkaya | | | Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo | | | Hazarlar ve Musevilik, Peter Golden | | | Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov | | | Sultan Murat, Cengiz Aytmatov | | | Ulusların Etnik Kökeni, Anthony Smith | | | Yeni Atlantis, Francis Bacon | | | Aforizmalar, Franz Kafka | | | Genç Werther'in Acıları, Goethe | | | Kralın Kervanları, Jean C. Rufin | | | |
|
|