Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

10 Ocak 2006

İsmail Gaspıralı

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Siyaset Umumi

 

 

 


Egemenlik Mutlaka Tartışılmalı! Çünkü: -1-


-Atila Demirkasımoğlu-


-Üniter Devletin Egemenliğinden Türk Egemenliğine ya da Dirliğine-

 

 

Türkiye, tarihi olarak yeryüzündeki bütün Türklerin, istese de istemese de şöyle böyle temsilcidir. Türkiye, Türkçe’nin üzerine yükselen bir anlam dünyasının,bu dilden çıkan kültürel değerlerin lideridir. Sosyoekonomik olarak da Türk Dilinden yükselen değerlerin en yüksek ifadesi durumundadır.

 

Türkiye, mevcut egemenlik anlayışıyla, 1920 lerde bulunmadığının katı gerçekliği içinde, başarısız bir noktada olmaktan çok, ki bu tartışılabilir ama sorun bu değil, başarması gerekenin altındadır ve daha kötüsü başarması gerekenler anlamında negatif bir ivme ve hatta eğim göstermektedir.

 

Türkiye, başardıklarıyla değil, başaramadıklarıyla konuşan bir ülke haline gelmelidir. Çünkü dünyanın gösterdiği gelişme ve önümüze çıkması olası eğilimler ve küreselleşme yapması gerekeni yapamayanların küçülmesine ve bir başka biçime dönüşmesine yol açacaktır. Büyüyemeyen bir Türkiye küçülerek yok olacaktır.

 

Türkiye, gerek Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olarak gerekse ne kadar hakettiği tartışmalı olsa bile gerçekliği tartışma götürmez biçimde Türk Dünyası’nın değerler lideri olarak, işlevlerini yerine getirememektedir. Ne kültürel ne siyasal ne de iktisadi ne de askeri bir işlev üstlenmeden ona tarihin ve sosyal zorunlulukların yüklediği konumu taşıyamamaktadır. Balkanlarda, son 25 yılda psikolojik bir geri çekilme yaşamaktadır. Ortadoğu’da herşey ona rağmen olmaktadır. Kafkaslar’da taşeron olma pozisyonu bile yoktur. Rusya’nın geri çekildiği bütün alanlarda hiçbir ileri adım atamamış ve Rusların belki bir açıdan erken geri çekilmesini kolaylaştırmış durumdadır. Bir zamanlar içgölü olan Akdeniz’de karasuları mücadelesi verme noktasında “tutunma”yla uğraşmaktadır.

 

Türkiye kendi iç egemenlik sahasında da sorunlarını örtme ve ertleme yolunu seçmiş durumdadır. Türkiye, içinde barındırdığı insanlara liderlik edemezken bölgesinde liderlik etme şansını zaten bulamayacaktır.

 

Türkiye’nin dış politikası, güvenlik politikası, iktisadi yolu ve sosyokültürel birikiminin sorgulanmasını gerektirmektedir. Ve bu anlamda sorgulanacak birincil kavram egemenlik olup tanımının yeniden ve demokratik yapılmasını gerektirmektedir.

 

Bütün bunların nedeni devlet aygıtının yenilenme becerisine sahip olamamaktan veya bundan kaçmaktan köken almaktadır.

 

Birinci körfez harekatında silahlı kuvvetlerinin gösterdiği direncin nedeni, siyasal gerekçeler olsaydı, ikinci körfez savaşında kırmızı çizgilerinin mora dönüşmesi mümkün olmazdı. Türkiye askeri harcamalarının karşılığını ve hakkını veremeyecekse, ki bu illa da savaşmak demek olmayan uluslararası güvenlik alanında söz sahibi olmakla mümkün ve bu NATO’da tedarikçi olmak demek değil, bu harcamalarını hızlı bir şekilde azaltmak ve AB’nin AB için benimsediği yola düşmek zorundadır.

 

 

Türkiye, teorisi eksik ve ezik ve yetim bir Özal’ın sorunlarını taşımaktadır. Türkiye Atatürk sonrasının siyasi yetersizliğini daha fazla taşıyamaz.

 

Türkiye Kerkük’e İskeçe’ye, Bakü’ye ya da Tebriz’e el uzatamadıkça ne Brüksel’e ne de –hadi Pasifik’e demeyelim- Merkezi Asya’ya el uzatamaz. Buralara el uzatamayan bir Türkiye, müdahale edilmekten kurtulamayacaktır.

 

Bir siyasi mesele olan Kerkük Türkleri, askeri mesele haline dönüşmüşse bundan sorumlu olan birinci derecede siyasetçilerdir. Türk siyasetçileri, akademisyeninden pratisyenine siyasi erki Türk insanına yaslanarak ellerine almalıdır. Onların dolduramadığı alanı silahlı kuvvetlerin sağlıklı bir biçimde doldurması mümkün değildir. Siyasal alana dikaktini yönelten bir silahlı kuvvetlerin askeri başarıları değil askeri yoklukları konuşulacak ve bu iç dedikodulardaki zenginlikle asla örtülemeyecektir.

 

Türkiye’de egemenliğin millete devri ne yazık ki hala başarılamamış bir projedir. Egemenlik millete devredilememişse, millette bir sorun olduğunu hiç düşünmüyorum ve işin esasına aykırı olurdu,  sorun egemenliğin tanımında ve kullanımındadır.

 

Atila Demirkasımoğlu

10 Ocak 2006



Egemenlik Sizin Olsun, Bizim “Dirlik”imiz Sürüyor! -Atila Demirkasımoğlu-


Uluslar, binlerce yılın birikiminin doğal akışı ve deneye yanıla, süzüle süzüle oluşturduğu mecrada akış, aynı zamanda akandır. Ulusla birey arasına giren yapılar, ulusun ve bireyin maceraları ve ufkudur. Macera ve ufkun kendisi, kısa aralarda kazandığı önemle çekilen fotoğrafta göründüğü gibi, ulusun kendisi sayılamaz. Kral ve imparatorların yerini alan devletler, kimi ulusların akışı ile uygun biçimde karışmaktaysa, bu ulusların devletleştiği ya da devletlerin uluslaştığı anlamına gelmez.



Türkçülük ve Küreselleşme 6 -Açılabilir Kapılar-  -Atila Demirkasımoğlu-


Küreselleşmenin, olağanüstü ölçek ekonomileri ve buna dayanan pazar oluşturması nedeniyle, bütün dünyada, tüketim üzerinden kültürel homojenleştirici bir rol oynadığı iddia edilmektedir. Küreselleşmenin kültürel homojenleştirme yapacağı doğru değildir. Ancak, küreselleşmenin öncü dalgaları homojenleştirici göstergelerle karşımızda bulunmaktadır.



Türkçülük ve Küreselleşme 5 -Açılabilir Kapılar- -Atila Demirkasımoğlu-


Küresel ekonomi ve siyasetle etkileşime girerek, küresel aktör konumlaması edinmek, yönetme araçlarının yeniden düşünülmesini gerektiriyor. Küreselleşme dalgası karşısında ne yapacağını şaşıran yönetimler, bildik yönetme araçlarını eskisi gibi kullanamadıklarında, küreselleşmenin kendi varlıklarına karşı tehdit oluşturduğu duygusuna kapılıyor.  Bu tehdidin kaynaklık ettiği endişe duygusu muarızların, güvenilir bildikleri sığınaklara geri çekilmesi ile sonuçlanıyor. Yeni dinamiği kavramayan düşünce ve eylem oyuncuları siyasal alanın daraldığını ifade ediyor.


 

 

Atila Demirkasımoğlu


Atila Demirkasımoğlu, 27 Mart 1966 Niksar doğumludur. Baba tarafı 1475'li yıllarda Trabzon İli Of İlçesi'ne Karaman'dan gelip yerleşmiş bir aileden gelmektedir. Anne tarafı Tokat İli Niksar İlçesi'ndendir. İlkokulu İstanbul, Patnos ve Ağrı'da, Ortaokulu Ağrı, Bartın-Ulus ilçesi, Lise'yi Ankara Deneme Lisesi'nde, Üniversiteyi A.Ü. Tıp Fakültesinde okumuşdur. Radyasyon Onkolojisi İhtisası yapmış ve uzman hekim olmuşdur.


 Dünyada Neler Oluyor



Açılabilir Kapılar


Yani etkileri anlayarak değil etkilerin dinamiğini kavrayarak geleceğe dair olguları resmedebiliriz.


 Etkileşim Yönetimi



Başarma 'Know-How'ı


Bu etkileşmeleri gözlemlemenin nedeni belirsizliği azaltmak kadar, verilerden elde edilen çıktılara dayalı politikaları test etmek ve yönetme ve başarma ‘know-how’ı edinmektir.


 Arayış


The image “http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/t/975-333-058-8.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.


Aradığını Bulmak


Yeni bir düşünüş tarzı arayışına girmemiz ve bunu bulmamız gerekiyor.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
 Keşifler ve İcatlar, J. Louis Besson
 Son ve Yeniden Başlangıç, L.N. Gumilev
 Kuran Salih Akdemir
 Sosyal Psikoloji, J.L. Freedman
 Güç Merkezli Yönetim, Jeffrey Pfeffer
 Güç İstenci, Nietzsche
 Siyasetin Temel Sorunarı Leslie Lipson
 Safahat, M.Akif Ersoy
 Hunlar L.N. Gumilev
 Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok
 Kesinliklerin Sonu, İlya Prigogine
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar
 Ötgen Künler, Abdullah Kadiri
 Hekim, Noah Gordon
 Mutezile ve Siyaset, Mahmut Ay
 Hz. Muhammed'in Hayatı Martin Lings
 Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Soner Yalçın
 İşinizi Yeniden Yaratın, Tom Peters
 Hedef Seçmen, Cihat Polat
 Devletin İnşası, Francis Fukuyama
 Efendi, Soner Yalçın
 Haray, Samir Kazımoğlu
 Hilafetin Arka Planının İlgası, Mustafa Sabri Efendi
 Araplar ve Yahudiler, Ahmed Susa
 Geleceğin Toplumunda Yönetim, Peter Drucker
 Siyon Türk Zelda, Cengiz Özakıncı
 Benjamin Dar Geçitteki Aydın, Jay Parini
 Hazar Tarihi, M.İ. Artamanov
 Eski Türkler L.N.Gumilev
 Oğuzlar, S.G. Agacanov
 Atlas Vazgeçti 1-2-3, Ayn Rand
 Hayatın Kaynağı Ayn Rand
 Kapitalizm Bilinmeyen İdeal Ayn Rand
 Yaşamak İstiyorum Ayn Rand
 İskitlerin Tarihi, Ekrem Memiş
 Türk Ulusçuluğunun Temelleri Uriel Heyd
 İran ve Bölge Jeopolitiği İzzetullah İzzeti
 Pentagonun Yeni Haritası, Thomas Barnett
 Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman
 Son Denize Kadar W. Yan
 Putları Yıkıyorum, Yalçın Küçük
 Kapitalizm ve Yahudiler, Werner Sombart
 Stratejik Derinlik Ahmet Davutoğlu
 Dünya Nöbeti, Alev Alatlı
 Alevilerin Etnik Kökeni, Cemal Şener
 Ömrümün İlk 65 Yılı Yağmur Atsız
 Kurtların Kardeşliği, Hakan Akpınar
 İsyan 2, Yalçın Küçük
 Etnogenez, L.N. Gumilev
 Yaban, Y.K Karaosmanoğlu
 Küçük Anılarda Büyük Sırlar, Nurten Arslan
 Nuh Tufanı, William Ryan
 Ezop Masalları
 Kızılbaş Türkler, Nihat Çetinkaya
 Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo
 Hazarlar ve Musevilik, Peter Golden
 Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov
 Sultan Murat, Cengiz Aytmatov
 Ulusların Etnik Kökeni, Anthony Smith
 Yeni Atlantis, Francis Bacon
 Aforizmalar, Franz Kafka
 Genç Werther'in Acıları, Goethe
 Kralın Kervanları, Jean C. Rufin