Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

Son Güncelleme: 17 Ocak 2009

 

 

Siyaset-Türkiye

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

www.turkdirlik.com


Gazze ve Filistin İçin Hac ve Umre Boykotu -Barak Badılı-


Gazze’de yaşanan acı olaylara duyarsız kalan İslam dünyasını uyarmak için bütün Türkleri ve diğer dünya Müslümanlarını, Filistin Devleti tam olarak kurulana kadar bütün hac ve umre ziyaretlerini ertelemeye, Türk Dışişleri bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığını bu öneriyi hayata geçirmek için gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz. Filistin Tam Bağımsız olana kadar Hac ve Umre Yok! Türkler ve dünya Müslümanları Hac ve umre yerine Türkistan’ın Yesi şehrindeki Ahmet Yesevi Türbesini veya Konya Mevlana dergâhını ziyarete çağırıyoruz. Filistin Tam Bağımsız olana kadar Hac ve Umre Yok! Bütün samimi Müslümanları önerimizi desteklemeye çağırıyoruz! Bu çağrı uygulamaya geçen bir gerçekliğe dönüşürse bağımsız Filistin Devleti’nin Silahlı Kuvvetlerinin eğitim maliyetlerini Türk Ordusu’nun karşılamasının meşru zemini de oluşmuş olacaktır.



Nazım İstiklal ve Filistin -Arif Ekim-


Dolu dizgin bir süreç yaşıyoruz. Hem dünyada, hem de ülkemizde, dolu dizgin bir gidiş… Küreselleşme, çatır çutur, mali dedikleri krizle birlikte yeni açlar, yeni yoksullar yaratarak, göçtü gider. ABD’nin başına oturacak olan merak ediliyor, ama, beni hiç de ilgilendirmiyor; çünkü, arkasındaki büyük güçlere bakarım ben: Savaş sanayi gibi dev bir ekonomik gücün desteğiyle seçilen, ne barış getirir dünyaya ne de huzur. Getirmeyeceğini de Filistin’de, Gazze’de göstermeye başladı zaten…



Susurluk -Ergenekon Hattının Kirli Senaryosu -Bedri Baykam-


Atatürkçüler önce yıllarca öldürüldü, terör tehdidi altında yaşadı. Şimdilerde ise ülkemiz gelişti. Artık cinayete kurban gitmiyorlar, tutuklanıp cezaevine konuyorlar! İşte ben buna “medeniyet” derim, demokratik bir hukuk devleti olma doğrultusunda demek ki bayağı yol kat etmişiz… Nedenleri her iki “sağ ve sol ucundan”  malum bu ilerleme(!), hangi gerçeklerle yaşandı, onu zaten biliyorsunuz!



Gazze Trajedisi -İvo Molinas-


Gazze’de olanlar gerçek bir trajedidir.

Gazze’de gerçekleşenler, insan olarak umutlarımızın tükenişinin resmidir.

 

Gazze’de olanlar, yöneticileri ile onların, saldırıya davetiye çıkardıkları ‘düşmanları’ arasında kalmış bir halkın acı fotoğrafıdır.



Karhane mi Olacak -Arif Ekim-


17 Ağustos 1999 ve peşi sıra 12 Kasım 1999 tarihlerinde yaşanan depremlerde, depremin neden olduğu travma sonrası ruhsal rahatsızlık içinde bulunan yüz binlerle ifade edilen insanımıza psikolojik destek verecek kurumsal bir yapı olmaması büyük sıkıntı yaratmış ve eleştiri konusu olmuştu. Japon Kızılhaç’ının girişimiyle, Uluslararası Kızılhaç tarafından temin edilen parayla, 3 Ağustos 2001 tarihinde dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SSK Genel Müdürlüğü, Kızılay ve Kızılhaç temsilcileri arasında imzalanan bir protokolle,  öncelikle afetzedelerin ihtiyacını “herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olma şartı aranmaksızın” karşılamak üzere, bu tesisin yapımı kararı alınmıştı.



Kitlesel İntihar veya Mankurtlaşma -Muharrem Kılıç-


“Mankurt”un ne demek olduğu konusunda bilgi sahibi olmayanlar için çok kısa bir açıklama ile başlayalım yazımıza. Mankurt, geçmiş zamanlarda, Asya’da birbirine düşman kabilelerden birinin, diğer kabileden bir genci kaçırarak, uzun işkencelerden sonra belleğini silmeleri ile meydana getirdikleri yeni bir kimliktir diyebiliriz. Bu işkencenin en klasik uygulaması şöyle yapılmaktadır: Kaçırılan gencin saçları ustura ile kazınır. Kafasına yeni yüzülmüş bir deve derisi geçirilerek, güneşin altında elleri ayakları bağlı şekilde yatırılır. Sadece yaşayabileceği kadar, çok az yiyecek verilir, çok az su verilir. Bu arada, kafasından çıkmaya başlayan yeni saçlar, taze deve derisinin içine doğru işler.  Güneşin etkisi ile kurumaya başlayan deve derisi kafayı sıkmaya başlar. Aç, susuz, yakıcı güneş altında saçlarının ve deve derisinin verdiği acı ile genç bilincini kaybeder. Hiçbir şey düşünemez hale gelir. O an için ölüm bile o kişi için bir kurtuluştur. Ancak, sahipleri(!) buna izin vermezler.



Kampanya: Barış, Anlamsız Özürlerden Geçmiyor! -Bedri Baykam-


Ayrıca birçok ek soru vardır: 1915 olaylarını kim, hangi sebeple başlatmıştır? Hoşgörüsüyle tanınan bir ulus, yüzyıllardır barış içinde bir arada yaşadığı insanlara nasıl olur da durup dururken en güçsüz olduğu dönemde bir ”soykırım” yapmaya kalkışabilir? “Tehcir”, acaba hangi nedenlerle gündeme getirilip uygulanmıştır? Yaşanan olaylar bir “soykırım” idi ise, İstanbul’daki Ermeniler neden yok edilmemiştir? Neden ortada bir tek Nazivari karar veya slogan yoktur? Bugüne kadar gerek 1918, gerek tarih boyunca kıyıma uğratılan onca Türk için kim özür dilemiştir? Bu “vicdani” özürün ardından toprak ve tazminat talepleri gelmeyeceğini kim söyleyebilir?



Türkiye'li Özürlülerden Özür -Hüseyin Özbek-


Türkiyeli aydınların, Türkiyeli akademisyenlerin 1915 Tehcir’ i –zorunlu göç- için Ermenilerden özür dileme kampanyası yılbaşında başlayacakmış! Bilindiği gibi Ermenistan dışında dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan Ermeni topluluğu Diyaspora olarak adlandırılmaktadır. ABD ve AB başta olmak üzere arkasındaki güçlü müttefiklerin desteğiyle uluslararası arenadaki konumunu sağlamlaştıran Diyaspora’nın Türkiye’ yi içerden sıkıştıracak etkili yandaşlar bulmakta da zorlanmadığı anlaşılıyor.



Uluslararası Örgütler ve Sivil Toplum Kuruluşları Artık Sorgulanmalı -Reşat Doğru-


Uluslararası kuruluşların, devletler arasında işbirliğinden, tutun da barışın korunmasına kadar görevler yapması tüzüklerinde yazılmıştır. Ancak şu anda Irak yanıyor, 1,5 milyon insan ABD işgalinden dolayı öldü. Afganistan, yıkılıyor. Kafkaslar, Balkanlar, Ortadoğu da görevlerini tam olarak yaptıklarını söyleyebilir imiyiz? Uluslararası kuruluşların, Tarihte bir kaç devletin kontrolün de, istedikleri kararları çıkartan, istedikleri ülkelere saldırtan, istedikleri yaptırımları yapan, durumdan kurtulduklarını, tarafsızlık içerisinde olduklarını söyleyebilir miyiz?



Başbakan'ın Hazinesi -Aydoğan Kekevi-


Doktorun bekleme odasında dergilere göz atıyorum. En üste Bunte dergisi var, biraz eskice, Temmuz 2008 den kalma. Sayfalarını karıştırırken gözüme “KANZLER’in HAZİNESİ” başlıklı yazı ilişti. Başbakan Bayan Merkel’i  Cezayir’de Karşılama Bölüğü’nü selamlarken gösteren bir de resim, onun altında da Başbakanların hazinesinde bulunan ve sergilenen  hediyelerden bazılarının resimleri. Bunlar Almanya Başbakanlığı’nın hazine odasında bulunan 4.000 hediyeden 800’ü bayan Merkel’e verilen hediyelerin bazılarıymışlar... Ötekiler de Merkel’in seleflerinin yani öncellerininmiş.



Alevi Mitingi Neye Hizmet Eder? -Mustafa Cemil Kılıç-


İnkar edilmez bir gerçek daha kazındı belleklere; Aleviler, Alevilik adına ilk kez bir meydanda toplanıp kimliklerini bu denli net ve hatta yer yer sert bir şekilde haykırdılar. Belki bu mitingi düzenleyenler, kamuoyuna ilan edilenlerin dışında da hedefler güdüyorlardı. Belki bu mitingin bir amacı da Alevi kurumları arasındaki taban kapma yarışında öne geçmekti. Hatta belki Alevilik tanımlamalarındaki kimi yeni yaklaşımları tabana kabullendirme amacı da söz konusuydu; Alisiz ve İslamsız Alevilik gibi…



Tombala Vekil" mi Dediniz? -Bedri Baykam-


“İfrata kaçmak” diye buna derler herhalde! CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, bu sefer de “çarşaflı bir il başkanımız olabilir” diye Posta Gazetesine röportaj vererek, yine CHP’yi o dipsiz kuyuya doğru çekmeye devam etti. Sonuçta tabii ki neyin manşet yapılacağına gazeteci karar verir; ama Cumhuriyetin ve laikliğin “ödünsüz” olarak bilinen son kalesi adına söz sarf ederken, o kişi üç kere yutkunup beş kere düşünmek durumundadır.



Çarşaf ve Uçurum... -Bedri Baykam-


Baykal, CHP’de “yaratıcı açılım” (?) peşinde kimi örgüt üyelerinin de telkini ve ön hazırlığıyla geçen hafta “Çarşafa Rozet” eylemiyle siyasal tarihimizde bir ilke imza attı. Bu hamlenin yol açtığı çalkantı, 2009’a ve yerel seçimlere girerken, uzun süre gündemde kalacak. Özellikle “çarşaf”ın CHP içinde yaşatacağı sıkıntı küçümsenebilir mi? Bu “açılım”a büyük tepki veren Necla Arat’ın karşısında susan kadın milletvekilleri var. Onlara Atatürk’ün ünlü sözlerinden birini hatırlatacağım; “doğruları söylemekten hiçbir zaman kaçınmayınız”. Dün, Ecevit’in “dine saygılı laiklik” kavramını haklı olarak eleştirenler, bugün bu tavrı nasıl izah edebiliyorlar?



Obama Zaferi ve Bizler -Bedri Baykam-


Dünya, Obama’nın olası bir zaferine “güya” hazırdı. Medyasıyla, aydınlarıyla, halklarıyla… Ama siyah kökenli adayın kazanması ortaya bambaşka boyutlarda bir “Obamania” çıkardı. Sadece Bush rejiminin insanlık dışı saldırılarla dünyayı kana bulayan affedilmez tavrından utandıkları için ülkesini terk eden, yüz binlerle sokaklara dökülen Amerikan halkının demokrat kesimleri değil… Tüm insanlık, evrensel barışa doğru atılacak umut dolu bir adıma o kadar susamış ki! Obama’ya akıtılan sevginin kökeninde, hem Irak savaşının büyük travmaları, hem de dünyadaki birçok ülkenin, kendi tıkanmışlıklarını aşmak için büyük bir demokratik açılım özlemi içinde olmaları var.



İtiraf -Mustafa Cemil Kılıç-


2 yıl kadar Kur’an kursu eğitimi aldım. Arap harflerini telaffuz etmeyi haftalar süren bir uğraş sonucunda başarabildim. Kolay değildi. Türkmen’dim ve Türkçe dışında hiçbir başka dil işitmemiştim. Gırtlağımız Türkçe’ye göre şekillenmişti ve Türkçe’nin seslerini çıkarabilir biçimde yetişmiştik. Ne var ki anlamını bile bilmediğimiz bir dilin harflerini kutsal sanarak söylemeye çabaladık ve bunu yaparken de hocamızın telkiniyle sevap işlediğimizi düşündük durduk…   Kur’an kursunda sadece Kur’an okumayı değil İslam dininin kimi kurallarını da öğreniyorduk. 32 farz denilen kurallar bunların başında geliyordu. Sürekli tekrar ediyorduk aynı bilgileri. Bir de hiçbir şey anlamadığımız Arapça cümleleri kutsal sözler diyerek yineleyip duruyorduk… Bir gün bir arkadaşımız Arap harflerini “İslam harfleri “ şeklinde nitelemiş ve “ Biliyor musunuz beton kemal İslam harflerini yasaklamış ve gavur yazısını yazmayı emretmiş “ deyivermişti. Çocukça bir saflıkla beton kemal kim, diye sormuştum. Gülüşmeler eşliğinde heykelleri kastedilerek Atatürk’e böyle bir yakıştırma yapıldığını o gün öğrenmiş ve uzun bir konuşmanın ardından Atatürk’e nefret duyguları ile dolmuştum.



Kemálsiz Kemalizm -Yağmur Atsız-


Tasavvur buyrulsun ki bir Bay Baykal çıkıp ‘Atatürk yalnız bir adam değildi.’ demek fütursuzluğunda bulunabiliyor. 20. Yüzyıl’ın tur farkıyla En Yalnız Türkü için bunu söyleyebilmek emînim ki ya eşi menendi bulunmayan bir cehálet ya da derin bir foyalar meydana çıkacak korkusuyla kaabildir. Bana inanmıyorsanız Fálih Rıfkı Bey’in ‘Çankaya’sını okuyun! İnsan biraz utanır! Ölümünden 70 sene sonra hálá mektublarını fellik fellik milletinden saklıyorlar! Bağlayacak olursak Türkiye Cumhûriyeti bir ‘Riyá İmparatorluğu’dur. Gerek kuruluş şeması ve gerekse terminolojisi bakımından George Orwell’in o ünlü romanı ‘1984’ ile irkiltici benzerlikler göstermekdedir. Bu kábusdan kurtulmanın tek yolu olan demokratikleşme, saydamlık ve hukuk devleti düzeni ise ancak, henüz tam teşekkül edememiş bulunan, bir geniş, bir kitlesel bağdaşma ile mümkindir. Yoksa biz 2023 Yılı’nda da yine AB Komisyonu İlerleme Raporu’ndan cımbızla ‘olumlu nokta’ aramaya devám ederiz. Tabii 2023’e kadar hálá bir Türkiye Cumhûriyeti kalırsa...



Aşka Dáir -Yağmur Atsız-


Endîşem odur ki "modern"(!) İttihadcılarımız da Türkiye'yi severken boğacaklar. Atatürk'ü böyle sınırsızca sevdiklerini söyleyen ve muhtemelen gerçekden de seven kimselerin, Atatürk Fikriyátı'ndan bu derece nasibsiz olduklarını görmek yürek burkan bir tesbît. 12 Eylül Zorbaları'nın Elebaşısı Evren bir gün gazetecilere şu "hikmet"i yumurtlamışdı: "Çocuklarımıza Fransız İhtiláli'ni öğretdik ama Atatürk Devrimleri'ni öğretemedik." Tasavvur buyrulsun! O kadar cáhil ki daha Atatürk Devrimleri'nin Fransız İhtiláli'nin öz-be-öz evládı olduğundan ve o olmasa Atatürk Devrimleri'nin sözkonusu bile edilemeyeceğinden bî-haber!!! Mankafa áşıklar sevgililerini mahvederken kendileri de mahvolurlar. Bu benim umurumda değil ama sevgili umurumda... Benim de sevgilim çünki...



IMF'nin Reçetesi Hep Ümük Sıkmaktır -Ege Cansen-


Başbakan haklıdır! Ülkenin ümüğünü ne IMF'ye ne de başka bir kuruluşa sıktırmamak gerek. Ümük bu; sıkılırsa insan ölebilir. Mademki IMF ile ilişkiler "ümük sıkma ya da sıktırtmama" benzetmesine indirgendi biz de aynı çizgiden devam edelim. Bu IMF denilen ve patronluğunu Amerika'nın yaptığı kuruluş, aslında bir bankadır. Döviz sıkışıklığına giren ülkelere faizi mukabilinde ödünç para verir. Bu parayı verirken de borçlanan ülkenin, aldığı borcu geri ödeyebilmesi için yapması ve yapmaması gerekenleri dikte eder. İşte ümük sıkma meselesi burada devreye girmektedir.



Ankara Başkent ise İstanbul Ne? -Aydoğan Kekevi-


Şimdi bir Bilgi yarışması düşünün, yarışmanın sorusu da “ Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti neresidir?” gibi kolay bir soru olsa, katılımcımız da buna “İstanbul” dese ne olur?; ne olacak “puan” muan alamaz değil mi ? Teorik olarak  Ankara’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti” olduğu resmi kayıtlara göre doğrudur, peki  pratik de durum nasıldır?: Sanırım sizlerin de benim gibi dikkatinizi çekmiştir; özellikle şu son 2-3 yıldır ülkemizde düzenlenen uluslararası siyasal toplumsal  etkinliklikleri bir düşünün.



Taraf, Önünü Gördü mü? -Kürşad Kahramanoğlu-


Hazır, ezber bozan durumlara değinirken, bir de son ekonomik(!) krizle aklıma geliveren bir iki soruyu da sizlerle paylaşayım: Adına ekonomik, global kriz diyorlar ama bu aslında bir düzen krizi değil mi? Hani bu kapitalist sistem, kendi kendini ayarlayabiliyordu? Yapılacak en kötü şey, devletin piyasalara müdahalesiydi? Milyonlarca işçiyi işinden eden özelleştirme, devletin elini özel sektörden çekmesi olarak bizlere,  zorla kabul ettirilmemiş miydi? Bu hükümet Meclis’teki büyük çoğunluğu ile “Sosyal Güvensizlik” tasarısını geçirirken, “geleceğimizi güvenceye” almıyor muydu? Ülkenin, fakirin, fukaranın durumlarını düşünmüyorlar mıydı? Şimdi bu sistem krizi karşısında; sistemin gerek iç gerek dış müdafilerinin çözüm önerilerine ne buyurulur? Gel de, Chávez’in Bush’a “yoldaş” diye hitab etmesine kıs kıs gülme!



Devletini/Milletini Arayan Millet/Devlet -Yağmur Atsız-


Herkesin öfkesi burnunda ve herkes herkesi sayıyla kendine gelmeye dávet ediyor. Pek ümîdim yok ama belki tozun dumanın bir mikdar yatışmasına katkısı dokunur düşüncesiyle bir iki noktaya dikkat çekmek istiyorum. Toz duman yatışırsa en azındasn yumruğu nereye salladığımızı biliriz. Çünki insanın kendi çenesine kroşe patlatması muhtemelen márifetdir ama makbûl márifet sayılmaz. Önce yaşı müsáid olanlara bir sual: Son 40 yıl boyunca sizin kaç subay komşunuz oldu?



T.C. Vatandaşı Bedri’nin, “Ankara’ya” Dilekçesidir… -Bedri Baykam-


Ben 1957 Ankara doğumlu, sanatçı-yazar Bedri Baykam, bir T.C vatandaşı olarak bu açık mektubu kime yollamam gerektiğine karar veremedim. Amerikalılar bu gibi durumlarda “To whom it may concern” derler. Yani, “her kimi ilgilendiriyorsa” gibi bir şey yazılır. Bunun tam bir Türkçe karşılığı yok ve konumuzun kapsama alanı da çok geniş; ben de muhatabımın bizi başkentten yöneten tüm “üst” kurumlar olduğunu düşündüm. Bu okuduğunuz, vatandaş Bedri’nin, ilgili, yetkili ve sorumlu her ulusal kuruma yolladığı 7 Ekim 2008 günlü dilekçesidir.



Askerden "Liboş" Olur mu? -Arif Ekim-


Asker ve “liboş”! Yan yana gelmesi, birlikte anılması zor, hatta olanaksız iki kavram! Liboş denilince aklımıza geleni açıklarsak, neden bu iki kavramın birlikte anılmasının zor olduğu da anlaşılacaktır sanırım. Bu deyimle anlatılmak istenen, neo-liberal akımın temsilcisi, gününü gün eden, paradan başka bir değeri olmayan, çalışmadan, ter dökmeden kazanıp, keyifli ve lüks bir yaşam için alışveriş merkezlerinde, eğlence mekanlarında yorulup ter döken, kendi menfaatini ABD’nin menfaati ile bir tutan, dünyanın lanetli bekçiliğini yapanlara sırtını dayamış ve onların her yaptığını kutsayan bir kişilik, daha doğrusu kimliksizliktir.



İftihar Değil Güven -Yağmur Atsız-


Önce şunu belirteyim ki ben Türk Ordusu’na düşman değilim. Tam tersine Türk Ordusu’nun son derece iyi eğitimli, iyi donanımlı, kısaca güçlü olması kendimi bildim bileli samîmî isteğimdir. Hem ana ve hem de baba tarafından zábit bir áilenin çocuğu olmam bir yana o üniformayı 24 ay ben de sırtımda taşıdım. Üstelik son derece etkin ve caydırıcı silahlı kuvvetlere pek çok başka ülkeden daha şiddetle ihtiyaç duyduğumuzu da son derece sarih bir şekilde görüyorum.



Şuurlu Milliyetçiler -Yağmur Atsız-


Bir insanın bir varlığı sevmesi mutlakaa o sevilenin yararına değildir. Özellikle bizim coğrafyamızda ‘Bana yár olmayanı ben başkasına da yár etmem!’ zihniyetiyle işlenen cináyetlere hadd ü páyán yokdur. Hitler Almanya’yı çok, ama pek çok seviyordu ama tárihde eşine ender rastlanır bir vahşetle hem ülkeyi hem o ülkede yaşayanları mahvetdi. Enver Paşa o meftûn olduğu Osmanlı Devleti’nin, Evren Paşa ise deliler gibi áşık olduğu Türkiye Cumhûriyeti’nin canına okudu. ‘Márifetleri’ (!) saymakla bitmez ama ilki olmasa bugün başımızda bir ‘1915 Belásı’ ve öbürüğ olmasa ‘PKK Belásı’ olmayacakdı.



Açık ve Net Olarak: Kürt Meselesi Nasıl Çözülür? -Mehmet Kerem Doksat-


On senelerdir çırpınıyorum, bu iş böyle gidemez diye! Bugün 15 şehit, yarın Taksim’de veya Kızılay’da patlatılacak bir bombayla 150 ceset… Ankara’da kenarından dönüldü zâten. Varoşlardan merkeze “Biji Biji” diye inecek silâhlı militanlar, aşağıda da onları bekleyen gözü kararmış gençler… Güvenlik güçleri de birbirine girmiş, çünkü onlar da paramparça! Daha neyi bekliyorsunuz ey ehl-i vatan, ey bu ülkenin muktedir takımı? Godot’u mu?



Üçüncü Ermeni Dalgası Sınırları Zorlarken -Hüseyin Özbek-


İçinden geçtiğimiz süreç halen yaşanılan  Üçüncü Dalga’ dır. Üçüncü dalga bombaların atılmadığı, kurşunların sıkılmadığı, büyükelçiliklerin basılmadığı bir evredir. Üçüncü dalgada işler politik platformlarda, parlamentolarda halledilmektedir! Günün birinde dost, müttefik devletin seçkin parlamenterlerinden biri veya birkaçı bir teklif hazırlamakta, parmaklar kalkmakta,  Türklerin soykırım yaptığı, Ermeni soykırımının sorumlusu olduklarına ilişkin yasa tasarısı süreç sonunda onaylanmakta ve yürürlüğe girmektedir! Türkiye Cumhuriyeti’nin tepkisinin geçiciliğini sınama yanılma yöntemiyle iyi bilen sıradaki müttefik devlet de benzer bir yöntemle soykırımcılığımızı (!) tescilleyen yasayı parlamentolarından kaşla göz arasında geçirivermektedir.



CHP, AKP’yi Köşeye Sıkıştırdı… -Bedri Baykam-


Baştan söyleyelim de aman unutmuş olmayalım: Size ve tüm çevrenize mutlu, sağlıklı ve barış dolu bir şeker bayramı diliyorum. Siz sakın bakmayın Tayyip Bey’in dayatmalarına: Onun adı “Şeker Bayramı”dır, Ramazan Bayramı filan değil. Bunu aslında herkes biliyor ama bu taktikler hep işe yaradığı için, vazgeçemiyorlar. Böylece gündemi hep onlar oluşturmuş oluyorlar. Gericilik kendi hamlesini saldırganlıkla yapıyor, uygar-laik insanlar ise “nasıl olur efendim, bu ne saçmalık, nereden çıktı bu!” sendromuna hapis kalıyorlar. Sonra dört irili ufaklı salvo aynı anda geldiğinde, ikisinde geri adım atıyorlar, ikisi de aradan kaynayıp geçiveriyor.



Beş Genelkurmay Başkanı Niçin Ergenekon'la Suçlanıyor? -Mehmet Kerem Doksat-


Sevgili dostlar, Batı’nın Türkler’i ve Türklüğü dünyadan def etme plânı çok eskidir; köklerini mâziden alan âtidir. Çin zâten tarihî düşmanımız ve Uygurlar’a yapılanlar medyamızda minnacık yer alabildi. Hâlen bu plânın son aşaması tatbik ediliyor. Bu “son dalganın” hikâyesini internetten gelen ve belli ki İşçi Partililer tarafından hazırlanmış bir metinle de tevhit edip, tabii ki çekince ve sakıncalarımı katıp modifiye etmek sûretiyle, sizlerle paylaşmak isterim.


Kaşgarlı MahmudBilgimece Hakkında


Türk Dirlik


Bilgimece, Türkleri ilgilendiren belli başlı konularda önemli gördüğümüz bilgilerin birarada sunumunu ve bu sunumu işleyerek zenginleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma özellikle temel bilgilerin biraraya getirilmesinden başlayacakdır. Türk Dirlik,  bilgi den başka, soruların, sorguların, ilişkilerin bir uyum içerisinde sunumunu da hedeflemektedir. Burada yeniden birlikte bilgi oluşturma-işleme-yaratmanın bir yöntemi denenecekdir. Bu yöntemi de sorgulanabilir ve güncellenebilir görmekteyiz. Taslak geliştikçe sizlere bilgilendireceğiz. Katılımı önemsediğimiz bilinsin isteriz.  İlgili konu başlıkları ve yöntem taslakları daha sonra burada sizlerin bilgisine sunulacakdır.

 

 

 

 

Türk Dirlik

 




Biz olmasak gökyüzü, biz olmasak üzüm,

Biz olmasak üzüm göz, kömür göz, ela göz;

Biz olmasak göz ile kaş, öpücük, nar içi dudak;

Biz olmasak ray, dönen tekerlek, yıkanan buğday,

Ayın onbeşi;

Biz olmasak Taşova'nın tütünü, Kütahya'nın çinisi,

Yani bizsiz

Anne dizi, kardeş dizi, yar dizi

Güzel değildir.

Enver Gökçe


 Açılım

Ulus-Devlet ve -Devir-Teslim Konuşması- -İlker Başbuğ-


Küreselleşme çağında, bireyin ve özgürlüklerin daha çok öne çıkışı doğaldır. Ancak “Devlet”, “Birey” ve “Özgürlük” kavramları var olabilmek için birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Birinin diğerinin aleyhine genişlemesi her üçünü birden tehlikeye sokar. Dolayısıyla, bu hassas dengenin korunması demokrasiler için özel bir önem taşır. Bu dengeyi sağlamak ve korumak ise siyaset adamlarına düşen önemli bir görevdir. Bu noktada kitle iletişim araçlarına, medyaya da sorumluluk düşmektedir. Bugünün ulusal ve uluslararası politik ortamında, medyanın sağladığı olanaklarla insanların zihinleri gerçek anlamda bir mücadele alanıdır.


İçerden Mırıldanmalar -Alev Alatlı-


Gözlemlediğim odur ki, korkutan tülbent değil, türban. Niye, çünkü, derin belleğimizdeki hayırhah kadının uzantısı tülbent. Döner yara sarar, döner kırık kol bağlar, döner sancılı başı sıkar, döner yoğurt süzer, döner hamur teknesini örter, döner bebeyi haşerattan korur, hastanın terini siler, yavukluya armağan olur, hasreti iyileştirir. Nurani yüzleri çevrelerken anılır; sabun kokusu, kekik ıtırı, kadın şefkati, ana kucağı çağrıştırır. Türban öyle değil. Çünkü, türban, İslâmi tesettüre ilişkin en katı (dilerseniz, en erkeksi) yorumun benimsendiğinin ilânı hüviyetindedir; ve dolayısıyla, kadına ilişkin tüm diğer yorum ve kuralların da kabullenildiğini ima eder.

Kürt Meselesi 4 -Dünden Yarına Ne Değişecek- -Ömer Dönderici-


Bir önceki yazımda, geleceği planlarken, her şeyin geçmişteki gibi olacağını düşünmenin, Kürt sorunu için de bir handikap olduğunu söylemiştim. Bugün, ne demek istediğimi biraz daha açmak istiyorum. İnsanlığın uzun tarihinde toprak, yakın zamanlara kadar en değerli varlık olarak kaldı. Toprak, on bin yıl öncesine kadar avlamak ve toplamak için, son on bin yılda tarım için, son birkaç yüzyılda yeraltı zenginlikleri için gerekliydi. Halen de gerekli. Ama son yüzyıl veya yüzyıllara kadar bu bir varlık-yokluk sorunuydu. Verimli topraklara sahip olmamanın bedeli açlıktan ölmek demekti.


"Ben Bir Kürt Aydını Olsaydım..." -Alev Alatlı-


Ben bir Kürt aydını olsaydım, Cuvier'in "Regene animal" (Hayvanların saltanatı), Gobineau'nun "Essai sur les inegalite des races" (Irkların eşitsizliği üzerine deneme), Robert Knox'un "The dark races of man" (İnsanoğlunun karanlık ırkları) gibi sömürgeciliğe bilimsel gerekçeler üreten iğrenç tezlerini dikkatlice irdeler; Doğululara yakıştırdıkları "kul olmaya mahkûm halklar" tanımına, "Kürtler hariç!" diye dipnot düşmediklerini gözden kaçırmazdım.


Kürt Meselesi 3 -Arkaya Baka Baka Yürümek- -Ömer Dönderici-


Biraz ironik ama, geleceğe ilişkin planlar yaparken geçmişe bakarız. Önceki deneyimler, eskiye ait hesaplar, geçmiş kurallar yönümüzü belirler. Varsayımımız, geçmişte olanların, gelecekte de olmaya devam edeceğidir. Oysa genellikle böyle olmaz. Dünyamız sürekli evrilir ve değişir. Üstelik zaman ve buna paralel olarak değişimin hızlandığı da bir gerçektir. Günümüzde değişim, insanın uyum gücünü aşacak kertelere ulaşmıştır. Ne var ki, değişimin yönünü ve nasıl olacağını söylemek hiç de kolay değildir. Geçmiş yaşanmış ve tüm ayrıntılarıyla kaydedilebilmişken, gelecek bir sis perdesinin ardındadır. Bu yüzden geleceğe ilişkin öngörülerin hata payı yüksektir.


Kürt Meselesi 2 -Vizyon Esir Düşmesin- -Ömer Dönderici-


Türkiye ivedilikle çağdaş uygarlık seviyesini aşıp; tüm halkının refah içinde rüyalarını gerçekleştirebildiği ve mensubu olmakla gurur duyduğu bir ülke haline gelmelidir. Türkiye’nin asıl savaşı budur. Her türlü kaynağını, öncelikle bu hedefe ayırmalıdır. Ülkenin fikir önderleri, Kuzey Irak’a girme senaryolarından çok, bu ülküye ulaşmayı tartışmalıdır.  Tüm enerjimizi bu kavgaya hasretmek, ancak düşmanlarımızın isteyebileceği bir şeydir. Ülkeyi baştan sona ayağa kaldıran millî heyecan, hızla kalkınmanın yelkenlerini şişirmelidir. Bağırıp çağırmak, sokaklarda Apo’yu asmak için ip sallamak, insan dövmek yerine, üretimi ve ihracatı artırmalı, yeni buluşlar yapmalı, sanatın doruğuna çıkmalıyız.


Kürt Meselesi 1 -Aklı Selim- -Ömer Dönderici-


Ne yazık ki, sorun, PKK ile Türk ordusunun savaşı olmanın çok çok ötesinde. Olağanüstü çok boyutlu ve çok aktörlü. Onlarca devletin, yüzlerce örgütün, çok farklı hesapları var. Apaçık görünenlerin yanında (ve arkasında), ilk bakışta görünmeyenlerle çok daha karışık. Üstelik, bu görünür ve görünmez oyuncular da, gerçekte bir bedende, birden fazlasını barındırıyorlar. Ne Kuzey Irak, ne ABD, ne Irak, ne de PKK, homojen bir yapı. Her birinde devasa çatlaklar var. Kimin elinin, kimin belinde olduğu; gerçekte kimin çıkarlarının kiminkiyle örtüşüp, kiminkiyle çatıştığının apaçık ortada olmadığı bir kaosla karşı karşıyayız.


 

İçimizdeki Düşman -Kürşad Kahramanoğlu-


Britanya'da Blair dönemi bitti ve Brown dönemi başladı ama Birleşik Krallık'ta fazla bir değişiklik beklemek doğru olmaz. Tutucu İngilizlerin hüküm sürdüğü bu adalarda hiçbir şey iyice zorlamadan değişmez. Kilisenin iyice zayıfladığı ama alttan alta hâlâ bazı şeyleri kapalı kapılar arkasından etkilediği bu enteresan ülkede demokrasi, insan hakları, hukuk devleti gibi bireyin hayatını koruyan ve yücelten şeylerin dinin fonksiyonlarını zaman içinde yüklendiğini görüyoruz.

Asgari Ücret Belirlemek, Ülkeye İhanet Etmektir -Ömer Dönderici-


Demografistler, nüfus profilinin, azgelişmiş ülkelerde daha çok çocukları, gelişmiş ülkelerinse daha çok yaşlılarıyla biçimlendiğini söyler. Sözü edilen her iki grup da tüketim baskın gruplardır. Bu ülkelerde, çocuklar ve yaşlılar arasında sıkışmış görece küçük bir üretken grup, toplumu sırtlamaktadır. Ama gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelerin geçtiği, azgelişmiş ülkelerinse bir gün geçecekleri bir fırsatla karşı karşıyadır. Bu fırsat, her ülkenin, bir kez elde edebileceği bir fırsattır. Türkiye böyle bir fırsatı yaşamakta ve biraz da heba ederek yaşamaktadır.

 Bu Ülkenin Adı:Türkiye, Dili Türkçe'dir

Aleviliğin Siyasallaştırılması Üstüne... -Cemal Şener-


Ülkemiz iki ay sonra bir genel seçimi yaşayacak. İktidarda 2002’de %34 oy ile meclisin %64 çoğunluğuna sahip AKP var. AKP siyaset biliminde “siyasal islamcı” denilen bir siyasal parti. Buradaki siyasal İslam, siyasal Sünnilik olarak anlaşılmaktadır. AKP, ülkemizde Sünni İslamı siyasallaştırma geleneğinden gelen Milli Nizam, Milli Selamet, Refah,  Fazilet Partisi geleneğinden gelen, bu geleneği temsil eden bir siyasi parti. Adı geçen partilerden 3’ü Anayasa Mahkemesi tarafından laikliğe aykırı siyasal parti olduğu gerekçesi ile 3 defa kapatıldı. AKP ise değişen dünya siyasi konjoktürü  neticesinde süper güç ABD ile anlaşıp ülkemizde  Fazilet Partisi ve Erbakana bir operasyon uygulayarak iktidara getirilen Sünni siyasi İslamcı bir parti.



 


"Mutedil" Kürd Milliyetçileri

-Yağmur Atsız-


Bu devlet, kurulduğu 11. Yüzyıl'dan (1040!) bu yana bütün Avrupa, dolayısıyla bütün dünya tarafından 'Türkiye' (Turchia/Turquie/Türkei) olarak adlandırılmış ve resmi dili de daima Türkçe olmuşdur! İnanmayan eski metinlere bakar. Bu, elbet ülkede yaşayanlardan anadili farklı olanların kendi dillerini tamamen hürrolarak kullanmaları hakkını zerre kadar bile ortadan kaldırmaz. O konuda ben de şu moruk halimle barikadlara fırlayıp mücadeleye hazırım! Ama bu ülkenin Adı Türkiye, Dili de Türkçe'dir!

 


 

 Siyasi Partiler Siyaseti



Küreselleşme ve Türk Milliyetçiliği -Devlet Bahçeli-


Türkiye, her şeyden önce, evrensel imparatorluklar kurmuş büyük bir tarih ve kültür mirasının varisidir. Bu imparatorluk mirası geçmişe dönük bir özlem veya geçmişle övünme vesilesi olarak görülmemelidir. Türkiye'nin sahip olduğu bu büyük miras, imparatorluğun sadece coğrafyasıyla değil, siyasetiyle, ekonomisiyle, uluslararası anlayışıyla ve daha önemlisi uygarlık birikimiyle yaşanan yoğun bir ilişkiyi temsil etmektedir. Türkiye'nin sahip olduğu tarihsel mirası, tarihsel olmaktan çıkarıp, bugüne taşıyan en önemli sebep de, o uygarlık birikiminin kültürümüzden siyasetimize, ekonomimizden insan anlayışımıza kadar çok yönlü boyutlarının bugün hala canlı ve diri olmasıdır.


 

 
  

-

 Açılımlar

- 

 

 

 

 

 

 

- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- Bir Yerden Başlamak -Yağmur Atsız-
- Ulus-Devlet ve -Devir-Teslim Konuşması- -İlker Başbuğ-
-İçerden Mırıldanmalar -Alev Alatlı-
-Türban Ne Zaman Farz Kılındı? -Mehmet Kerem Doksat-
-Cemevleri Camilerle Eşit Statüde Olmalıdır! -Mustafa Cemil Kılıç-
-Türban İnsan Hakkı mı? -Kürşad Kahramanoğlu-
-Kürt Meselesi 4 -Dünden Yarına Ne Değişecek- -Ömer Dönderici-
-"Ben Bir Kürt Aydını Olsaydım..." -Alev Alatlı-
-Kürt Meselesi 3 -Arkaya Baka Baka Yürümek- -Ömer Dönderici-
-İskoçya ve Galler -Kürşad Kahramanoğlu-
-Kürt Meselesi 2 -Vizyon Esir Düşmesin- -Ömer Dönderici-
-Kürt Meselesi 1 -Aklı Selim- -Ömer Dönderici-
-Göç ve Sığınma -Kürşad Kahramanoğlu-
-Çatışma Kimle Kimin Arasında? -İsmet Özel-
-İçimizdeki Düşman -Kürşad Kahramanoğlu-
-Demiryollarımız Vatanımızdır -Kürşat Karacabey-

-

Türkmeneli Kurulsun! -Mustafa Cemil Kılıç-

-

Ülküsünü Arayan Ülke -Nimetullah Sucu-

-

Durumdan vazife çıkarmak (Bir Andıç)  -Yağmur Atsız-

-

Küreselleşme ve Türk Milliyetçiliği -Devlet Bahçeli-

-

Katılım Közüm -Atila Demirkasımoğlu-

-

"Mutedil" Kürd Milliyetçileri  -Yağmur Atsız-

-

Stratejik Derinlik ve Stratejik Sığlık -Ruşen Çakır-

-

 Siyasi Veri

  Ergenekon 4 -Kim Yalancı?- -Ömer Dönderici-

 

 

 

  Ergenekon 3 -Adaletin Kılıcı Kimin Elinde?- -Ömer Dönderici-
  Ergenekon 2 -Gerçekten İki Kutup mu?- -Ömer Dönderici-
- Bundesnachrichtendienst (Federal İstihbárát Servisi)  -Yağmur Atsız-
- Kara Bahtım Kel Tálihim -Yağmur Atsız-
  Kemalistler ve Humeynîciler -Yağmur Atsız-
- Atatürk Atatürkçü Değildi -Yağmur Atsız-
- Tarihi Kavga 3 -Devlet ve Hükümet- -Ömer Dönderici-
- Tarihi Kavga 2 -AKP Nereden Nereye?- -Ömer Dönderici-
-Tarihi Kavga 1 -Oyunun Son Perdesi- -Ömer Dönderici-
- Merkez Sağ Ordusu -Mustafa Tetik-
-Medyada "Sağlık Skandalları" -Ömer Dönderici-
-RTE, XIV'üncü Louis mi?..  -İlhan Selçuk-
-Derin  Devlet, Ama Kimin ki? -Ömer Lütfi Mete-
- Hükümet ve TSK Arasındaki Tehdit Algılama Farklılığı Ortadan Kalktı Mı? -Hakan Paksoy-
-Merak Etmeyin Silahım Boş -Ege Cansen-
-Efsaneden Masala Terörle Sözde Mücadele -Hanifi Altaş-
-AKP'nin Erkekleri -Kürşad Kahramanoğlu-
-Zenginlik -Kürşad Kahramanoğlu-
-Uzun İnce Bir Yol -Kürşad Kahramanoğlu-
-Türkiye'nin pazar olarak satın alınması tamamlanmadan AKP iktidarını kimse indiremez -Erkan Mumcu-
-Tarafsız Ördek -Kürşad Kahramanoğlu-
-Washington'un, Türkiye'de 'Darbesever' Aşırı Sağı -Cengiz Çandar-
-Demokrasi -Kürşad Kahramanoğlu-
-Yerelliğin Siyasallaşması ya da Siyasallığın Yerelleşmesi -Hüseyin Özbek-
-Aleviliğin Siyasallaştırılması Üstüne... -Cemal Şener-
-Derin Milletin Anlaşılmayan Çığlığı -Kürşat Karacabey-
-Türkiye'nin Fay Hattı -Ömer Dönderici-
-"Çok Kültürlü Toplumlarda "Birlik" Ulusal Devletle Sağlanmış!.." -Ahmet N. Sezer-
-"AB Müktesebatı Türkiye'yi Paramparça Eder!" -Yaşar Büyükanıt-
-"Bugünün Sorunları, Dünün Çözümleridir." -Yaşar Büyükanıt-
-Mülkiye'nin Arazı ve TGPAK'ın Düşünce Marazı -Nimetullah Sucu-
-Türkler -Etyen Mahçupyan-
-Gülen ve Nur Cemaatini Sorgulasak mı? -Mete Kılıç-
-Kostaki Musurus Paşa, Lefter Küçükandonyadis ve Yaşar Büyükanıt -Hanifi Altaş-

-

İyonya, Türkiye Cumhuriyeti ve Mozaik A.Ş. -Hanifi Altaş-

-

Cumhuriyeti Rumlarla Birlikte Kurmuşuz -Hüseyin Mümtaz-

-

TSK Yönetiminde Gericilik İzleri (mi) -Hulusi Kerimoğlu-

-

Genelkurmay Başkanlığı Devir Teslim Konuşması -Hilmi Özkök-

-

Bir Anlam Ahlaksızı: Taha Akyol  -Atila Demirkasımoğlu-

-

Tuncay Özkan-Kemal Yavuz-Mine Kırıkkanat ve İnsan Zenginliğimizin Hoyratça Savrulması... -Hulusi Kerimoğlu-

-

Milliyetçiler Türkiye'yi Tanımıyor -Emre Yalçın İlber Ortaylı-

 

-

 Kültür Algısı

-  

 

 

-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
-  
- Sevgi İklimi -Muharrem Kılıç-
  Sosyal Kutupların Hayrı ve Şerri -Mustafa Tetik-
- Filmin Sonunu Bilmeden Yaşamak! -Bedri Baykam-
- Fener'i Tahkim Etmek -Hüseyin Özbek-
- Milli Hakimiyet ve Demokrasi -Mustafa Tetik-
-Dağdaki Çoban da İnsandır, Amma... -Ahsen Batur-

-

Koyunlar Parti Kapatmazlar! -Ahsen Batur-

-

Şef -Kürşad Kahramanoğlu-
-Öf! -Kürşad Kahramanoğlu-
-Dönüşen Cumhuriyet mi Yoksa Devlet mi? -Hakan Paksoy-
-Barbarlar -Kürşad Kahramanoğlu-

-

Tarihi Yöneten Türk Milleti Yeniden Tarif Edilemez -Hakan Paksoy-

-

Mahmut Esat Bozkurt ve Türk'ün Hukuku -Hüseyin Özbek-

-

Parasız, Cahil, Sessiz, Ezik Ama Türbanlı Olsunlar! -Kürşad Kahramanoğlu-
-Aleviler Hizaya Gelecek mi? -Mustafa Cemil Kılıç-
-Türk Olmak Ayıbı?.. -İlhan Selçuk-
-50 Yılımın Bilançosu -Bedri Baykam-
-"Tesettürsüz Kadınlar Zihin ve Hayal Dünyamızı Kirletiyor" -M. Cemil Kılıç-
-Demokrasicilik Oyunu -Kürşat Karacabey-

-

Nevruz Sevgi Bayramı Olmalıdır! -Reşat Doğru-
-Nobel, Pamuk ve Maalouf Üzerine -Arif Ekim-
-Atatürk Gibi Düşünmek  -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-

-

Çaresizliğin Muhtemel Sebebleri -Yağmur Atsız-
-

Laik Cumhuriyet'in Geleceği ya da Haricilerin Yüzyıllar Sonra Gelen Zaferi

-Mustafa Cemil Kılıç-

-Kalk Oğlum Güreşelim!  -Hüseyin Özbek-
-Bilinçaltı Dürtüsünün Dayanılmaz Baskısı -Aydoğan Kekevi-
-3. Mustafa Çetin Altan ve Kabak Tadı  -Yağmur Atsız-

-

 Dış Dünya Algısı

  Devir-Teslim Konuşması -Yaşar Büyükanıt-

 

 

-Dünya, Dünya Maniki Dünya… -Kürşad Kahramanoğlu-
- Irak, Özcan ve… Gerçek Gündem! -Bedri Baykam-
-Vahşi Liberalizm -Muharrem Kılıç-
-Lozan Öncesi ve Sonrasında Patrikhanenin Hukuksal Konumu -Hüseyin Özbek-
-Danimarka'da "Silahlı Yurt Savunması..." -Aydoğan Kekevi-
-Kraliçenin Uşağı, Bakkalların Lordu! -Hüseyin Özbek-
-Tehlikeli Sular! -Arif Ekim-
-Dede, Torun ve Amerikalılar -Arif Ekim-
-Kansere İpotekli, Uluslararası Şirketlere Bağımlı -Kürşad Kahramanoğlu-
-Kuşatma Tamamlanıyor -Arif Ekim-
-Terör mü Savaş mı? -Kürşat Karacabey-
-'ADL'nin derdi ne? -Alev Alatlı-
-Dur Bir Pırtık -Alev Alatlı-
-Hayaller, Yalanlar, Ortadoğu ve Batı -Samed Naimi-
-Yolunda Yorgun Düştüğümüz "Masal Dünyası": Avrupa Birliği -Kürşat Karacabey-
-Sarko -Kürşad Kahramanoğlu-
-Kuzey Irak'ta İsrail Oyunu -Ali Akış-
-Derhal Kuzey Irak'a Müdahale Kararı Çıkarılmalıdır! -Reşat Doğru-
-Türk Şafağına Doğru Giderken -Muharrem Kılıç-
-Kerkük Türkleri'nin Ruhlarına El Fâtiha -Mehmet Kerem Doksat-
-"Ortadoğu" Düşünceleri -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-
-Fransızların 'Türk' Algılaması -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-
-AB-D'nin Balonları -Muharrem Kılıç-
-Kartlar Yeniden Dağıtılırken -Yağmur Atsız-
-BTC Boru Hattı Açılıyor  -Reşat Doğru-
-İran Türkiye'nin Düşmanı mı?  -Haldun Çancı-
-İmam Cübbesi Giydirilmiş Papazlar Önderliğinde Son Haçlı Seferi mi Başlatıldı  -Muharrem Kılıç-
-AB'ne Gönüllü müyüz? -Haldun Çancı-
-Türkiye’ye Yeni Tuzak -Yağmur Atsız-
-DP’nin Son Tavrı ve Düşündürdükleri -Haldun Çancı-

-

Ben Bir İstemezükçüyüm -Yağmur Atsız-

-

Ermeni Sorunu Eylem Planı -Mahmut Niyazi Sezgin-

-

Kerkük Hakkında Hanifi Altaş'a Cevabım -Abdülhamit Bilici-

-

Yaşasın Tûran! -Yağmur Atsız-

-

Türk Şehri Erbil  -Hasan Celal Güzel-

-

Kerkük Tartışmaları  -Cengiz Çandar-

-

Kerkük: Türk Kimlik; Kürt Çoğunluk -Cengiz Çandar-

-

 Moral Algı

- 

 

Farabi

 

- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- Tutucular ve Gericiler -Kürşad Kahramanoğlu-
-Severek Yaşayanlar, Sevilerek Ölenler -Şerahil Laçın-
- Din ve Cinsellik -Kürşad Kahramanoğlu-
- Sola Bak! ve Solaaa Bakk!!! -Yağmur Atsız-
- Sonuna "M" Koyduğum Cumhurbaşkanı -Kürşad Kahramanoğlu-
-Mütareke Medyasından Günümüze Yansımalar -Hüseyin Özbek-
-Orduya Saldırmanın Dayanılmaz Ağırlığı -Hüseyin Özbek-
- Türk'ün Yeniden "Ateşle İmtihanı" -Kürşat Karacabey-
- Bir Atatürkçüyü Yok Edebilirsiniz, Ama Asla Korkutamazsınız! -Bedri Baykam-
- Paris'te Gençliğime Rastladım... -Bedri Baykam-
- Devletin Defterini Dürmek -Hüseyin Özbek-
- Emperyalizmin Hukuk Silahı -Hüseyin Özbek-
- Kemalizm'i Devletten Kazımak! -Hüseyin Özbek-
- Laiklik-Siyasal İslam -Emine Yavuz-
-Yargıyı Yargılayan Anlayış -Kürşat Karacabey-
-Ulus Devlet Korunmalıdır, Ama Nasıl? -Hakan Paksoy-
-Makûs Talih -Kürşad Kahramanoğlu-
-"Türban" Kimin Sorunu? -Mustafa Tetik-
-Bizi “Medeniyet” Öldürdü Atam… -Bedri Baykam-
-"Milli İrade" Demokrasinin Neresinde? -Kürşat Karacabey-

-

Etnik Zeminde Siyaset Yapmak -Nihat Çetinkaya-
-Tablo ve Sorumluluk -Kürşat Karacabey-
-Türk Milliyetçiliğinin İkinci Yükselişine Doğru -Nihat Çetinkaya-
-Eve Erken Dönen Oğullar! -Hüseyin Özbek-
-Türk İnsanı Artık Büyük Düşünmelidir -Reşat Doğru-
-Kuzey Irak Operasyonu -Hüseyin Özbek-
-Gordion Düğümü -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-
-"Sünni Görünmek Zorundayım; Çünkü Korkuyorum" -M.Cemil Kılıç-
-Alevilik Türkiye'nin Zenginliği Değildir -Mustafa Cemil Kılıç-
-Diyasporanın Soykırım Kamapanyasına İç Destek -Hüseyin Özbek-
-Zamanı ve Mekanı Şaşıranlar Çoğalıyor -Muharrem Kılıç-
-Melâlin Hükümsüzleştirilmesi -Alev Alatlı-
-Suçlu Ayağa Kalk -Aydoğan Kekevi-
-Sürek Avı, Çakallar ve Biz -Hanifi Altaş-
-Rayından Çıkan Türkiye -Arif Ekim-

-

Ey Devlet! -Mustafa Cemil Kılıç-

-

Kürd Zaferi -Mustafa Cemil Kılıç-

-

Yurttaşlık Kültüründen Cemaat Kültürüne -Hüseyin Özbek-

-

Paranoya  -Yağmur Atsız-

-

Türkiye Zoraki Aktör -Yağmur Atsız-

-

Türk'e Durmak Yaraşmıyor Uyumak Asla  -Kürşat Karacabey-
-Türk Devlet Adamlığı'nın Kerkük Sınavı -Kürşat Karacabey-
-Filistin Toprakları Nasıl İsrail Oldu -İdil Konyalı-
-Hangi Laiklik? -Yağmur Atsız-
-“Devlet”, Devletin Bekası ve Soysuzluktan Medet Ummak! -Hanifi Altaş-

-

 Güncel

  Termal'de Yağma Hazırlığı -Arif Ekim-

 

 

 

  Dişlilerin Dünyası -Arif Ekim-
  Etyen'i Anlamak -Kürşad Kahramanoğlu-
  "Zihin Çökertme Tuzakları"na Yenilen Aydınlar! -Bedri Baykam-
  Deprem ve Dokuz Yılın Muhasebesi -Arif Ekim-
- Ergenekon 1 -Empati- -Ömer Dönderici-
- Oral Çalışlar”ı Anlamak Na-mümkün!” -Bedri Baykam-
- Cadı Tokmağı ve Ergenekon Rezaleti: Ortaçağ'a Dönüş! -Mehmet Kerem Doksat-
- Bir Anı, Bir Çağrışım -Arif Ekim-
-Deniz Gezmiş'ten Mektup Var... -Bedri Baykam-
-Kilit Taşı: Allah İle Aldatmak -Arif Ekim-
- Youtube Niçin Kapalı? -Mehmet Kerem Doksat-
- "Batıkolikliğimiz" ve “Karizmamı Çizdirtmem Arkadaş” Sendromu.. -Aydoğan Kekevi-
-Bir Aydının İlmiyle İmtihanı: Prof. Dr. Ergun Özbudun -Hakan Paksoy-
-Devlet Aklının Tutarlılığı -Mustafa Tetik-
-Çetelerin Üstüne Kim Gitmek İstemez -Kürşad Kahramanoğlu-
-41 Milyon “Terörist”  İçin Suç Duyurusu! -Bedri Baykam-
-Pardon, Rejim Değişti de Haberimiz mi Olmadı? -Bedri Baykam-
-Ordu-CHP Gerginliği: Lütfen Dikkat! -Bedri Baykam-
-Müdahale İle Muhasebe -Mustafa Tetik-
-Türk Milleti'ni Yeniden Ergenekon'a Kapatmak -Hüseyin Özbek-
-Ergenekon”, Dink, Pamuk ve… AKP Davaları! -Bedri Baykam-
-Anadolu Türk Coğrafyasında Irk ya da Soy Temelli Düşüngü ve Siyaset -Muhammet Şahin-
-Celâllenmenin Zamanı mı? -Mehmet Kerem Doksat-
-Şaşkın Liberaller Yol Ayrımında -Aydoğan Kekevi-
-1996’da “Hadi Çocuk Yapalım” Demiştim… -Bedri Baykam-
-Dinleme Bandı -Bedri Baykam-
-? -Kürşad Kahramanoğlu-
-Bugün Anayasayı Tartışma Zamanı! -Bedri Baykam-
-Uzunca Bir Yeni Yıl Kutlaması -Aydoğan Kekevi-
-Etnik Virus ya da Etnik Radyasyon -Hüseyin Özbek-
-YÖK, Say Olayı ve Siyah Bulutlar -Bedri Baykam-
-"Teşekkürler Türkiye" -Bedri Baykam-
-Dokunulmazlık Kaldırılmalı, Devlete Sahip Çıkılmalıdır! -Reşat Doğru-
-Lütfen Artık Samsun’dan Ankara’ya Yürümeyin! -Bedri Baykam-
-ALPET ve Ata -Mehmet Kerem Doksat-
-PKK'yı Taşeron Olarak Kullanan Kullanana -Sinan Sungur-
-Kimin Umurunda? -Arif Ekim-
-Kuzey Irak Operasyonu Devam Ediyor -Hüseyin Özbek-
-Kovulduk Ey Halkım; Unutma Bizi! -Bedri Baykam-
-Philip-Morris Sabancı'nın Kanatları Altında Basın Özgürlüğü -Hüseyin Özbek-
-PKK, Muhalif Kürtleri "Ajan" Diyerek Katlediyor!  -Sinan Sungur-
-Asıl Düşman Gizleniyor Türk Milleti Aldatılıyor!.. -Kürşat Karacabey-
-Uyum Anayasası -Hüseyin Özbek-
-Tebriklerimi Sunuşumdur... -Bedri Baykam-
-Pazar Gününü Çankaya’da Geçirmek… -Bedri Baykam-
-Cihat Özönder'in Ardından -Ali Akış-
-Kim Nereye Girecek? -Seçim Sonrası Senaryosu -Mehmet Kerem Doksat-
-Bağımlı Bağımsızlar -Hüseyin Özbek-
-AKP Türk Devlet Yönetiminden Uzaklaştırılmalıdır -Nihat Çetinkaya-
-Seçime Doğru Türkiye Üzerine -Nihat Çetinkaya-
-Sandık Başına -Arif Ekim-
-Terörü Lanetlerken Bir Barış Felsefesi Sunmak… -Bedri Baykam-
-ASELSAN Şeytan Üçgeninde mi? -Muharrem Kılıç-
-Vatan Görevi -Arif Ekim-
-Efruz Beyler, Siyasetin Hacıyatmazları ve Meydan Dayağı!  -Hanifi Altaş-
-Mehmetler Bölük Bölük Giderken, Arada Bir de “Mehmet Bölük”ler  Gider! -Yılmaz Karabey-
-Emperyalist-Küresel Muhasarayı Anlamak ve Kırmak -Nihat Çetinkaya-
-Türk Milleti Uyanmalıdır! -Reşat Doğru-
-Bodrum'la Sohbet -Mehmet Kerem Doksat-
-ABDullah -Kürşad Kahramanoğlu-
-Erken Seçim İstemeyenler Acaba Şimdi Ne Yapacak? -Reşat Doğru-
-Eşitlik İçin Hayır! -Kürşad Kahramanoğlu-
-Gündönümü: 14 Nisan, Tandoğan -Arif Ekim-
-AKP'nin Feri Söndü -Kürşad Kahramanoğlu-
-Herkes Cumhurbaşkanı Olamaz! -Reşat Doğru-
-Sözün Bittiği Yer... -Aydoğan Kekevi-
-Tayyip Erdoğan Başkumandan Olmak İstiyor! -Yılmaz Karabey-
-AKSA'nın Derdi Ne? -Arif Ekim-
-Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller -Haldun Çancı-
-Bedelli Gazeteciler -Aydoğan Kekevi-
-Evliya Çelebi, Gebze ve İç(erden) Göç(me)! -Hanifi Altaş-
-Yalova Ruh Sağlığı ve Rehabilitasyon Merkezi İle İlgili Bilinmesi Gerekenler -Arif Ekim-
-Kürt Sorunu -Mehmet Kerem Doksat-
-Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Cazibesi... -Aydoğan Kekevi-
-Ulusalcılık, Milliyetçilik, Türk Milleti, Kürt Şehri ve Kavram Kargaşası -Oktay Yıldırım-
-Kral Çırılçıplak! -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-
-Ankara'da Glokalizasyon, Filistin'de Katliam! -Muharrem Kılıç-
-Recep’in Martini; Diyarbakır ve  Ziya Gökalp (II) -Hanifi Altaş-
-Recep’in Martini; Diyarbakır ve  Ziya Gökalp -Hanifi Altaş-
-Konsolosluk Mahkemelerinden Sömürge Yargısına -Hüseyin Özbek-
-Büyük Karara Doğru -Haldun Çancı-

-

Kulluk Düzeni; Şefaatçilik ve Kullanılmak Üzerine! -Hanifi Altaş-

-

Biz Diyelim, Demiş Olalım -Nihat Çetinkaya-

-

CanWest’in Türk Medyasına İlgisinin Ardında Ne Var ? -Aral Aksüyek-

-

İsyanın Garip Gerçekleri -Haldun Çancı-

-

-Hanifi Altaş-

-

Tahriki Kim Yapıyor? -Ümit Özdağ-

-

 Siyasi Tarih

- 

 

 

  
  
  
  
  
  
  
  
  
  Enver Paşa Yáhut Dost Acı Söyler -Yağmur Atsız-
- Dördüncü Cumhuriyet -Yağmur Atsız-
- Gladyo, Darbeler ve Darbeci -Arif Ekim-
- Borçlanmanın Öyküsü... -Mevlüt Uluğtekin Yılmaz-
- 27 Mayıs Coşkusu -Bedri Baykam-
 Bu Kış Şeriat Gelebilir -Ege Cansen-
-Türk Kalesi Yıkılınca -Hüseyin Özbek-

-

Abdüllatif Şener Niçin AKP’den Milletvekili Adayı Olmadı? -Yılmaz Karabey-
-Yaşa Mustafa Kemal Paşa, Yaşa -Mustafa Cemil Kılıç-
-12 Eylül'ün İkinci Suru ve Direnişe Davet -Nimetullah Sucu-
-Genelkurmay Başkanlığı, kimsenin babasının malı değildir -Hasan Celal Güzel-
-Marmaris'in Gülü, 12 Eylül'ün Şakıyan Bülbülü Evren Paşa -Hasan Celal Güzel-

-

"Üretmeyin, Üretmeyin! ABD Bizim İçin Üretiyor!" -Muharrem Kılıç-

-

Türk Çocuklarının Devşirilme Zamanı! -Muharrem Kılıç-

-

Ermeni Sorununda Üçüncü Dalga Devam Ediyor -Hüseyin Özbek-

-

Pontus Masalı -Hüseyin Özbek-

-

Unutulan Kırmızı Hatlar ve Kızarmaktan Âciz Yüzler -Kürşat Karacabey-

-

Mütareke Basını -Bilge Orhunlu-
-Benzetmek ve Benzetilmek Üzerine -Hanifi Altaş-
-12 Eylül Hailesi  -Yağmur Atsız-
-Ağustos Ayı ve Düşündürdükleri -Nihat Çetinkaya-

-

 Siyasi Partiler

  Solda Birlik ve CHP’ye “Sandık” Kontrol Çağrısı! -Bedri Baykam-

 

  Medyada “Türk Solu”(!) Adına Kimler Konuşturuluyor? -Bedri Baykam-
  Edibe Hanım “Proce”sini Neden Çekti ki! -Bedri Baykam-
- Anayasa Mahkemesi Üyelerine Açık Mektup -Bedri Baykam-
-AKP: Türbanı Yasaklatan Parti -Arif Ekim-
- AKP Kapatılacak mı? -Mehmet Kerem Doksat-
- AKP Kapatılmamalı -Kürşad Kahramanoğlu-
- AKP, Yargı, “Ergenekon” ve Ordu… -Bedri Baykam-
-Fiyonklu Anayasa, Çengelli Milliyetçilik -Kürşat Karacabey-
-MHP'nin Laiklikle İmtihanı!.. -Hakan Reyhan-
-MHP Kürt Sorununun Neresinde? -Mustafa Tetik-
-Erdal İnönü’nün Ardından Düşünceler -Bedri Baykam-
-60. T.C. Hükümeti Programı -Recep Tayyip Erdoğan-
-Bağlılıklarım -Teşekkür Konuşması- -Abdullah Gül-
-Seçimlerin Ardından 6: AKP Yeni Rolüne Hazır mı? -Ömer Dönderici-
-Seçimler 1 -Atila Demirkasımoğlu-
-Sevgili Anneciğim -Kürşad Kahramanoğlu-
-Türk Solu Hayal Hakkını Geri İstiyor -Bedri Baykam-
-Seçimlerin Ardından 5: Yüzleşmek Herkesin Hayrına -Ömer Dönderici-
-Seçimlerin Ardından 4: MHP'yi Bekleyen Sorunlar -Ömer Dönderici-
-CHP ve Özeleştiri Erdemi -Bedri Baykam-
-Seçimlerin Ardından 3: Siyasi Partiler ve Türkçülük -Ömer Dönderici-
-CHP'de Sorun İdeolojiden Çok İç Demokrasi -Bedri Baykam-
-Seçimlerin Ardından 2: CHP Başarısız mı? -Ömer Dönderici-
-Seçimlerin Ardından 1: Seçimin Tarihsel Perspektifi -Ömer Dönderici-
-Son Seçimin Anlattıkları -Kürşat Karacabey-
-Türkiye'nin pazar olarak satın alınması tamamlanmadan AKP iktidarını kimse indiremez -Erkan Mumcu-
-O’nun Amaç ve Aracı -Nihat Çetinkaya-
-Kime Oy Vermeli? -Mustafa Cemil Kılıç-
-Yeni MHP mi, Yine MHP mi? -Mustafa Cemil Kılıç-
-Artık AKP'nin Tek Umudu Fısıltı Gazetesidir! -Hanifi Altaş-
-Kurultay Sürecinde Bir Tutku’nun Zincirleri -Çimen Çıtır-
-Aleviler ve MHP  -Cemal Şener-

-

"Başbuğ Tayyip"  -Atila Demirkasımoğlu-

-

Milliyetçi Seçmene Tuzak -Kemal Çapraz-

-

Demirel Neyin ve Kimlerin Sigortası -Hanifi Altaş-

-

Mevlid Müellifi Süleyman Çelebi'den DİSK'in Iskatçısı Süleyman Çelebi'ye-Hüseyin Özbek-

-

Ulusal Mutabakat Yönetimi -Haldun Çancı-

-

Bazı Göstergelerin Işığı Altında AKP İktidarının Geleceği -Hanifi Altaş-