Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

28 Mart 2007

Ekber Şah

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Siyaset-Türkiye


Herkes Cumhurbaşkanı Olamaz!


-Reşat Doğru-


Yaklaşık bir yıldan beridir, cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili yeni senaryolarla karşılaşıyoruz. Basında her gün, bu konu yer alacak görünüyor. Son 20 yıldan itibaren milletvekili seçimlerinin 4 yıl veya daha az zaman da, erken genel seçimler olarak yapıldığı görülmektedir. Ancak mevcut AKP sayısal çoğunluğuna dayanarak seçimleri, normal zamanda yapacağını açıklamıştı. Fakat kendisini yenilemiş bir parlamentonun, cumhurbaşkanı seçimlerini gerçekleştirmiş olması, birçok problemi de, kendiliğinden çözümlemiş olacaktı. Aylar önce bu durumları gören MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli konuya dikkat çekerek, erken genel seçimlerin yapılmasını ve yeni parlamentonun bu görevi yapmasının toplumda gerginliği kaldıracağını ve ortamın rahatlayacağını açıklamıştı. Erken genel seçim yapılmalıydı. Geç kalınmış olunsa da, ne kadar haklı olduğu görülmeye başlamıştır.

             

Son yapılan çalışmalar da göstermektedir ki, AKP Genel başkanı cumhurbaşkanı olmak istiyor. Bununla ilgili olarak, önce kendi partisinde kamuoyu yoklaması yaptırdı. Sonra milliyetçilik tabirini kullanarak, hangi lider daha fazla oy alır diyerek kamuoyu yoklaması yaptırdı. Sonuçlar kendi istediği şekilde çıkartılıp,  halka servis yapıldı. Ancak son zamanlarda ortaya çıkan birtakım konular incelendiğinde, bırakın Cumhurbaşkanı olmayı, Başbakanlıktan bile istifa etmesi gerekmektedir. Bir yetkiliye veya insana sayın kelimesi ile hitap edildiği zaman, onun temsil ettiği makama ve kişiliğe saygı, hürmet göstermiş olursunuz. Sözlüğe bakıldığında, sayın kelimesinin muhterem, beyefendi gibi manaları görülecektir. Türk Devletini yıllarca meşgul eden, binlerce vatan evladını şehit vermemize sebep olan katil APO ya, sayın sözcüğünün kullanılması, sonrasın da da şehitlerimize kelle kelimesi söylemesi, herkes tarafından iyice değerlendirilmesi ve düşünülmesi gereken çok ciddi bir konudur. 18 MART ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ programlarına katılacaksınız, orada nutuklar atacaksınız. Sonrada şehitlerimize kelle diyecek siniz. Bu psikolojik bitişin yanında insanlarımızı yanıltma,  kandırma ve TÜRK MİLLETİNE en büyük hakaret değil midir? Bakalım bu konuyu da, ben değiştim diye mi, geçiştirecektir. Yahut ta YÜCE TÜRK MİLLETİNDEN özür mü dileyecekler. Ancak, milletimiz tarafından görülmektedir ki, inandırıcılıkları kalmamıştır. Milletimizden özür dilemesini bırakın, batı ülkelerinde böyle bir durum ortaya çıksa, o ülke yetkilisi derhal görevinden istifa eder. Ancak böyle bir niyet olmadığı görülüyor. Zaten milletvekili dokunulmazlığını kaldıracağım diyerek iddialı konuşmaları, fakat sonuçlandırmamış olmaları da bunu gösteriyor. Ancak sevineceğimiz konudur ki, T.C Savcıları, Türk Milleti adına soruşturmaya başlamışlardır.

 

Ülkemizde her konuda olduğu gibi tahribat çok büyüktür. Cumhurbaşkanlığı gibi devletimizin en büyük makamı bu sözlerin sahibi şahıs tarafından, nasıl temsil edilecektir. Milletimizin artık gerçekleri görmesi gerekmektedir. Dünyanın her tarafında milletimize saldırmalarının esas sebebi de güçlü, lider ülke kurulmasından korkulmasıdır. Ancak görülmektedir ki, tarih artık TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN TEK BAŞINA İKTİDARINI görmek istiyor. Türk milliyetçilerinin kararlı duruşları artarak devam ettirilirse, bakın o zaman yüce Türk Milleti nasıl bir sürpriz yapacaktır.  

 

Reşat Doğru

28 Mart 2007

Dr, Devlet Eski Bakanı, MHP MYK üyesi



Kerkük  -Reşat Doğru-


Emperyalizmin ve kapitalizmin yeniden, şekillenen, küreselleşen dünyada, neler yaptığını, yapabileceğini, Kerkük Türkmenlerinin üzerine uygulanan acımasız, zalim politikaların da, bu gün görmekteyiz. Analar, çocuklar bağırıp ağlaşıyorlar. Yürekler dayanmıyor. Kerkük. Musul, tüm ırak Türkleri, kan ağlıyor. Musul’u, Kerkük’ü, Göztepe’yi,        Karatepe’yi, Telafer’i, Bayat’ı, Karaçalı Dağlarını ABD‘nin bombalamasıyla hatırlayabildik. Telaferin bir Türk kasabası olduğunu, Süleymaniye de 44 cami ve medrese, 2 mektebi rüştiye, 7 han, 952 dükkân, 1 hastane, 34 değirmen, 1 hükümet konağı, 8 hamamın bulunduğunu ve bunların hepsinin, Türkler tarafından yapıldığını, maalesef çok geç öğrendik.



Nevruz Sevgi Bayramı Olmalıdır! -Reşat Doğru-


Nevruz Farsça bir kelime olup, yeni gün anlamına gelmekte, Divanı –Lügatit –Türk’te ilkbaharın gelişi olarak anlatılmaktadır. Eski takvime göre 9 Mart da, miladi takvime göre de, 21 Martta başlayıp üç gün sürer. Birçok hikâye si olmasına rağmen, nevruz bayramı, Türklerin ASENA adlı dişi bir bozkurt un öncülüğünde, yol göstermesiyle,  ateşle demir dağlarını delerek, ERGENEKON’dan çıktıkları gün olarak ta kutlanmaktadır.



Hocalı Katliamı 21. Yüzyılın Soykırımıdır! -Reşat Doğru-


Agos gazetesi yazarı Hrant Dink in öldürülmesinden sonra, hepimiz ermeniyiz diye slogan atıp, İstanbul sokaklarını inletenler, acaba, Azerbaycan Türklerinin çektiklerini, Karabağ’ın işgal altında olduğunu ve HOCALİ katliamını biliyorlar mıdır? 25-26 şubat 1992 yılında, Hocali bölgesine, ağır silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı güçleri, Hankendide yerleşen 366. Rus motorize birliklerinin desteği ve yardımı ile saldırdılar. Yaşlı genç, çocuk, kadın demeden 613 Azerbaycan Türkünü hunharca katlettiler. İnsanları diri diri, toprağa gömüp, cesetlerini yaktılar. Sağ kalanları da kamyonlara bindirip esir alıp götürdüler. 


 

Reşat Doğru


Reşat Doğru, 20 Temmuz 1955 yılında Tokat ili Erbaa ilçesinde doğdu; ilk ve orta öğrenimini Erbaa ilçesinde, Lise öğrenimini İstanbul Pertevniyal Lisesi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru olarak mezun oldu.

 

Mezuniyetten sonra Tokat ili Almus ilçesi Hükümet Tabipliğinde göreve başladı. Ankara SSK Dışkapı Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde 1985 yılında ihtisasını tamamladı. Genel Cerrahi Uzmanı ünvanını aldıktan sonra Tokat ve Yozgat'ta çeşitli hastanelerde Genel Cerrahi Uzmanı, Başhekim Yardımcısı ve Başhekim olarak görev yaptı. 1994 yılında Tokat'ta Tabip Odası Başkanlığına seçildi ve bu görevi iki dönem yürüttü.

 

1995 yılında Milliyetçi Hareket Partisinden Tokat Milletvekili olarak 2. sıradan aday olarak seçime girdi, seçim sonrası tekrar görevine döndü. 1999 yılı Genel Seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisinden 21. dönem Tokat Milletvekili olarak TBMM'nde yer aldı. TBMM'nde Sağlık, Aile ve Sosyal İşler Komisyonunda görev yaptı. Türk Dünyası'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu.

 

DOĞRU, evli ve iki çocuk babası olup İngilizce bilmektedir.


 Siyaset



--------


--


 Türkçülük



------------------------


-------------------------


 Türk Dünyası



BTC Boru Hattı Açılıyor


Petrol ve doğalgaz kaynaklarının önümüzdeki yıllar da iyi değerlendirilmiş olması, zengin ve güçlü bir Azerbaycan’ı Dünya gündemine getirecektir. Güçlü bir Azerbaycan şu anda aralarında sorunları bulunan Ermenistan’ı rahatsız edecektir. İşgal altındaki Azerbaycan toprakları ve bir milyon vatanlarından sürülen insanların seslerini ve çığlıklarını duymayan batı, bu gelişmeler karşısında rahatsız olabilecektir. Dünya’da iç karışıklıkların ve savaşların esas sebebinin, devletlerarası menfaat ve özellikle pay kapılmaya çalışılan enerji kaynakları olduğu düşünülürse, bu bölgenin ve konunun önemi bir kat daha artacaktır.


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar