Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

14 Ağustos 2007

Nihal Atsız

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Siyaset-Türkiye


Sevgili Anneciğim


-Kürşad Kahramanoğlu-


Babamı kaybedeli beri ailecek mektup yazma alışkanlığımız da yok oldu. İnternet ve cep telefonları bu fevkalade alışkanlığın yok olmasına katkıda bulundular. Nostalji mi yoksa bu eski beceriye hâlâ sahip miyim diye merakım mı bilmem, sana bu kısa mektubu yazmaya karar verdim.

 

Bizler iyiyiz ama Ankara hâlâ susuz. Korkacak bir şey yok çünkü AKP'liler susuzluğun nedenlerini buldular. Küresel ısınmanın yanı sıra en büyük kabahat Atatürk ve arkadaşlarındaymış. 80 küsur sene önce başkenti, suyu hâlâ idare eden İstanbul'dan Ankara'ya taşıdılar ya, işte bu yüzden bozkırın ortasındaki Ankara'da 4 milyonu aşan nüfusa yetecek su bulamıyorlarmış. Zaten Atatürk ve Atatürkçülük Anayasa'dan silinecek ya işte bu arada ufak bir değişiklikle belki başşehir de Ankara'dan Konya'ya falan taşınır ve böylece Türkiye'nin 21. yüzyılda dünyanın yegâne susuz başşehrine sahip olma ayıbı ortadan kaldırılır.

 

Çok beğendiğin belediye başkanı dâhiyane fikirlerle durumu idare etmeye çalışıyor. Her gün yıkanmak yok, yağmur duasına katılmak her Ankaralının boynunun borcu, senin gibi tatile çıkan Ankaralılar da uzun bir süre evlerine dönmezlerse başkan durumu kurtaracak. Ama sana maalesef kötü bir haberim var. Sen parkları seversin ve Ankara'ya geldiğimde hep öğündüğün parklar var ya maalesef galiba onları kurtaramayacaklar. İnsanlara su bulunamazken ağaçları, çiçekleri düşünecek değiller ya.

 

Hep söylersin "temizlik imandan gelir" diye. Çocukluğumuzdan beri aklımıza kazınmış. Su olmayınca temizlik de olmuyor. Temizlik olmayınca da iman biraz zor. Bugünlerde Ankara'da imanlı olmak pet şişelere kaldı o yüzden biraz pahalı. Sakın tatilini erken bitirmeye falan kalkma, hatta uzatabildiğin kadar uzat. Erdek'te hiç olmazsa suyunuz akıyor, Ankara ise sidik kokuyor.

 

Senin ve kamptaki bütün öğretmen amca ve teyzelerin ellerinden hürmetle öperim.


Saygılarımla,


Oğlun

 

Kürşad Kahramanoğlu

14 Ağustos 2007



Uzun İnce Bir Yol -Kürşad Kahramanoğlu-


Liderin en önemli sınavı vakti geldiğinde bırakabilme kararını alabilmesidir. İnsanlara yol göstermiş, önder olmuş hakiki liderlerle hasbel kader başa gelmiş liderler arasında bu fark kolayca görünüyor. Yaşayan örnekler arasında bu fark en bariz olarak Nelson Mandela ve Robert Mugabi arasında görülmekte. Aynı yaş gurubu, benzer geçmiş, aynı ırktan ve zaman zaman omuz omuza beraber emperyalizme ve ırkçılığa karşı mücadele vermiş bu iki insandan vakti geldiği zaman iktidarı bırakan Nelson Mandela halkının ve dünyanın gönlünde vezir, devlet başkanlığını bir türlü bırakamayan Robert Mugabi ise rezil olmuş durumda hâlâ yaşamlarını sürdürüyorlar. Dünya; Nelson Mandela her ağzını açışında kulak kesiliyor, Robert Mugabi her ağzını açışında ise "yahu gariban Zimbabililer hala bu adamdan kurtulamadı mı?" diye söyleniyor!

İçimizdeki Düşman -Kürşad Kahramanoğlu-


Britanya'da Blair dönemi bitti ve Brown dönemi başladı ama Birleşik Krallık'ta fazla bir değişiklik beklemek doğru olmaz. Tutucu İngilizlerin hüküm sürdüğü bu adalarda hiçbir şey iyice zorlamadan değişmez. Kilisenin iyice zayıfladığı ama alttan alta hâlâ bazı şeyleri kapalı kapılar arkasından etkilediği bu enteresan ülkede demokrasi, insan hakları, hukuk devleti gibi bireyin hayatını koruyan ve yücelten şeylerin dinin fonksiyonlarını zaman içinde yüklendiğini görüyoruz.

Tarafsız Ördek -Kürşad Kahramanoğlu-


21 Haziran 2007 tarihli Radikal gazetesinde yine böyle bir iddia var. Hasan Celâl Güzel Bey yazısına "Ben tarafsız bir köşe yazarıyım..." diye başlamış. Ben artık isim vererek tenkit etmemeye çalışıyorum çünkü öğrendim ki Türkiye'de ördeğe ördek demekten çok, vakvaklıyor, yalpalayarak yürüyor, yüzebilen bir kümes hayvanı demek kabul görüyor. Yazılarımı okuyan bazı arkadaşlarım birçok kez uyardılar; "ördeğe ördek deme, burası Türkiye, nasıl olsa herkes biliyor" diye! Kaldı ki adı geçen bey o kadar önemli bir kamuoyu oluşturanı da değil ama onun gibi etik olmayı dilden düşürmeyen, tarafsızlığı kimselere bırakmayan, ama aslında bal gibide taraf tutan, sık sık zenofobik o kadar yazan çizen insan var ki. İnsanın doğrusu ördek, ördek diye bağırası geliyor.


 

Kürşad Kahramanoğlu


Uzun yıllar İngiltere'de yaşadıktan sonra Türkiye'ye dönmüş ve halen Birgün Gazetesi'nde yazarlık yapmaktadır.


 İran Türklüğü



 


.


 İran Türklüğü



 


 


 İran Türklüğü



 


 


 Okumakta Olduğu Kitaplar
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 Son Bir Yıldır Okuduğu Kitaplar