Dileğimiz Türk Düşüncesinin Gelişmesidir

27 Haziran 1999

İsmail Gaspıralı

“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil”

Fuzuli

Özgürlük düşüncesine inanan, bağımsız düşünüp davranabilen, geleceği düşünceleriyle kazıyanlar, bizimle olsun!

Site Meter

Siyaset-Türkiye

 


Jandarma Hakkında Bir 'Nutuk'


-Metin Erksan-


Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olan ''Jandarma Genel Komutanlığı'', 22 Haziran 1930'da, 1706 sayılı yasa ile kurulmuştur.

 

Şükrü Kaya (1882-1959); 1927-1937 yılları arasında, tam on yıl Türkiye Cumhuriyeti Devleti İçişleri Bakanlığı yapmıştır. Cumhurbaşkanı Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü, Türkiye Cumhuriyeti'nin çok duyarlı yıllarında, İçişleri Bakanlığı'nı Şükrü Kaya' ya ''emanet'' etmişlerdir. Şükrü Kaya, Galatasaray Lisesi'nden, İstanbul ve Paris-Sorbon hukuk fakültelerinden diploma almıştır. Şükrü Kaya, 1913-1918 yılları arası İttihat ve Terakki Partisi'nde önemli görevlerde bulunmuş, ''Mondros Bırakışması'' sonucu İngilizler tarafından yargılanmak üzere Malta Adası'na sürülmüş, Malta Adası'ndan kaçmış; 1923'te Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili olarak BMM'ye girmiştir. Şükrü Kaya, koyu bir cumhuriyetçidir. Şükrü Kaya, bilinçli ve coşkulu bir konumda bağlı olduğu Atatürk'ü, Fransız devriminin büyük öncüsü Robespierre' e (1758-1794), kendisini aşırı Robespierre hayranı olan Fransız devrimin kuramcısı Saint-Just' e (1767-1794) benzetirmiş.

 

Şükrü Kaya, Ankara Orduevi'nde 1930-1935 yılları arası Jandarma Genel Komutanı, sonra Genelkurmay Başkanı (1944-1946) olan, Orgeneral Kâzım Orbay (1886-1964) onuruna 1935'te yapılan veda töreninde bir konuşma yapmıştır. Bu konuşmanın kimi bölümleri şöyledir:

 

''Jandarma, ordunun bir bölümüdür. Jandarma, ordunun ödevlerinden birini üstlenmiştir. Jandarmanın ödevi barışta ordunun savaşa hazırlanmasına olanak sağlamaktır. Eğer bir ülkede jandarma gücü bu ödevini yapamıyorsa o zaman orduyu barışta içişlerine karıştırmak, dolayısıyla ordunun savaş hazırlığını aksatmak gibi sakıncalar oluşabilir. Bu nedenle ordunun savaşa hazır olması için jandarma kuruluşunun güçlü olması ve ödevini yapması gerekir.'' ''Jandarmamızın kökleri ordumuzun kökleri gibi 'Türk tarihi' nin içindedir. Türk-Osmanlı Devleti döneminin jandarma gücü olan 'zaptiye kuruluşu' na ilişkin asılsız söylenceler ve öğretiler, Türk-Osmanlı Devleti düşmanı yabancı güçler tarafından uydurulmuş yalanlardır. Bir devlet yok edilmek istenildiği zaman, önce o devletin jandarması yok edilmek istenir. Bugün bir devletin bağımsızlık göstergesi tuğ ve tuğra değil, o devletin jandarma kuruluşudur. Jandarması yok edilen Türk-Osmanlı Devleti'nden binlerce kilometre kare toprak çalınmıştır. Tarihimize baktığımız zaman, jandarmanın benim boyumu aşan yükseklikte kan döktüğünü ve milyonlarca şehit verdiğini görebiliriz.''

 

''Jandarma ödevini, Çanakkale-Gelibolu savaşlarının başlangıcından sonuna dek ateş hattında asker olarak savaşıp onurla yapmıştır. Jandarmanın ordunun içindeki yararlılıkları ve askeri harekâttaki kahramanlıkları için anıtlar dikmek gerekir.''

 

''Jandarma 1. Dünya Savaşı'nda ileri ve geri ödevlerde çok başarılı olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra 1925 yılında, doğu bölgemiz dışında ülkemizin ulusal sınırları içinde, 400 eşkıya çetesi vardı. Bunlar Türk-Osmanlı Devleti döneminden arta kalmış çetelerdi. 1. Dünya Savaşı içinde Kurtuluş Savaşı sırasında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti döneminde yüzlerce eşkıya çetesi, jandarma güçleri tarafından yok edilmeseydi; tren yolları yapılamaz, asker toplanamaz ve ülkemiz düşman saldırısından kurtulamazdı. Jandarma canı ve kanı pahasına bu eşkıya yuvalarını yok etti. Ülke savunması için ölen jandarma askerlerinin ve subaylarının sayısı, ölen evlatlarımızın annelerini ve bizleri ağlatacak ve kalplerimizi sızlatacak büyük bir sayıya yükselmiştir. Biz bu şehitlerimize ağlıyoruz.'' ''Jandarmanın şu an bir tek eksiği vardır. O da jandarma kuruluşuna alınan genç askerlerdir. 20-21 yaşlarında annelerinin kucaklarından asker ocağına aldığımız bu cesur çocukları, elleri nasırlı eşkıyaların, katillerin karşısına çıkarıyoruz. Ve bu cesur çocukları eşkıyalara, katillere öldürtüyoruz. Ölenlerin kanı için bir gün hesap vermek zorunda kalırsak, bu cesur gençlerin anneleri: 'Bizi aldattınız, vatan savunması için askere aldığınız yavrularımızı canilere, katillere öldürttünüz' diye sorarlarsa bu sözlere verilecek cevap yoktur. İşte jandarmanın acı yönleri bunlardır. Fakat bu ölümler de yurt savunması içindir. Bu çocukların güvenliği için bir çare bulmalıyız.'' ''Ordumuzun çok değerli komutanlarından biri olan, ülkenin askeri harekâtlarında büyük ödevler yapan General Kazım Orbay, bu soruna bir çare bulmak için çok çalıştı. Beş yıl içinde yaptığımız tüm konuşma, tartışma ve çalışmalarımız tümüyle bu konuya ilişkin olmuştur. Bu amaç gerçekleşmiştir. Bu başarı, General Kazım Orbay'ındır. Bugün General Kazım Orbay'ın saçlarını biraz beyazlaşmış görüyorsanız, bu beyazlaşma bu yoğun çalışmalardan ötürüdür.'' ''Şu nedenle övünçlüyüm: Jandarma subaylarının astsubaylarının bilgileri ve yetenekleri yüksek bir düzeye ulaşmıştır. Bu subaylar ve astsubaylar, ödev ve görev yetenekleri yüksek jandarma erleri yetiştirmişlerdir.'' ''Yapılan ve geliştirilen program, 1940 yılında tümüyle gerçekleşecektir. Bu durum sonucu, cesur erlerimiz daha yetenekli, ödevlerini daha büyük bir bilgiyle yapacak düzeye geleceklerdir. Bu programın uygulaması kolay olmayacaktır. Fakat bu konuda bir tedirginliğimiz yoktur. Çünkü bu program ulusumuzca kabul edilmiştir. Bu şu demektir: Jandarmamız ulusça sevilmiş ve artık olumsuz bir propaganda olanağı kalmamıştır. Eskiden kötü bir durum karşısında 'anam' diye bağıranlar, şimdi 'jandarma' diye bağırmaktadırlar. Hastalanan jandarmaya koşuyor. Kötü kişilerden kaçanlar jandarmaya sığınıyor. Yangına, sele jandarma yetişiyor. Jandarma ülkenin ve yurttaşların önünde duran bir koruma kalkanıdır. Jandarmanın tuttuğu ve yücelttiği bu koruma kalkanı, sürekli pekişecek ve yükselecektir.''

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'nın 64 yıl önce ''jandarma'' hakkında söylediği sözler burada bitmektedir. Çanakkale-Gelibolu savaşlarında 4 seyyar jandarma taburu görev yapmış ve savaşmıştır. Bu jandarma taburlarının adları ve Çanakkale-Gelibolu savaşlarında bulundukları ve savaştıkları bölgeler şunlardır.

 

''Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu''. Gelibolu Yarımadası'nın tam orta yerinde olan ''Tayfurköy'' de bulunmaktadır. GSJT Arıburnu-Anafarta bölgelerini denetlemektedir. Bu tabur, 25 Nisan 1915 sabahı saat 05.05'te, Gelibolu Yarımadası'ndaki askeri güçlerin komutanlığı olan ve karargâhı Gelibolu'da bulunan 3. Kolordu Karargâhı'na, Arıburnu ve Seddülbahir sahillerinde düşman çıkarmasının başladığını telefonla bildirmiştir. Bu telefon, Çanakkale-Gelibolu savaşlarında çıkarmanın başladığını komutanlığa bildiren ilk telefondur. Bu tabur, Gelibolu Yarımadası'nda, Arıburnu-Anafarta bölgesinde ateş hattında savaşmıştır. ''Bursa Seyyar Jandarma Taburu''. Seddülbahir-Kirte bölgesinde bulunmaktadır. Bu tabur, Gelibolu Yarımadası'nda Seddülbahir-Kirte bölgesinde ateş hattında savaşmıştır.

 

''Çanakkale Seyyar Jandarma Taburu''. Bu tabur Anadolu yakasında Kumkale-Beşige bölgesinde bulunmaktadır. Bu tabur Anadolu yakasında Kumkale- Beşige bölgesinde ateş hattında savaşmıştır.

 

''İstanbul-Beyoğlu Seyyar Jandarma Taburu''. Bu tabur Anadolu yakasında Kumkale-Beşige bölgesinde bulunmaktadır. Bu tabur, Kumkale-Beşige bölgesinde ateş hattında savaşmıştır.

 

Metin Erksan

27 Haziran 1999 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanmışdır.



Bir Askerlik Filmi: 'Er Ryan'ı Kurtarmak'  -Metin Erksan-


Şehit Yarbay Alim Yılmaz'ın Anısına

 

İngilizce adı bir ''askerlik'' buyruğu ve anlamı kapsamında olan ''Saving Private Ryan'' (Ryan'ı Özel Kurtar) adlı Amerikan filmi, getiricilerinin çok yetkin bir çevirisiyle Türkiye'de ''Er Ryan'ı Kurtarmak'' adıyla sinemalarda gösterilmiştir. ''Er Ryan'ı Kurtarmak'' adlı film tüm dünyada ve Türkiye'de büyük bir gelir sağlamasının yanı sıra Amerika'nın en saygın sinema ödüllerini almaya başlamıştır. Öyle seziliyor ki bu yılın en uçtaki Amerikan ve dünya filmi ''Er Ryan'ı Kurtarmak'' olacaktır.


 

Metin Erksan


1929 yılında Çanakkale’de doğdu. Çeşitli gazetelerde sinema yazarlığı yaptı. Senaryolar yazdı (1950). Aşık Veysel'in Hayatı - Karanlık Dünya adlı filmiyle yönetmenliğe başladı. (1952)  Önemli filmleri: Dokuz Dağın Efesi (1958), Gecelerin Ötesi (1961), Yılanların Öcü (1962), Acı Hayat (1963), Susuz Yaz (1963), Sevmek Zamanı (1966), Kuyu (1968), Sensiz Yaşayamam (1977), Prevezden Önce (1981-TV).

 

Ödülleri
    * Berlin Film Festivali, 1964, Susuz Yaz, En İyi Film
    * İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği, 1965, Suçlular Aramızda, En İyi Yönetmen
    * Türk Filmleri Yarışması, 1961, Gecelerin Ötesi, En İyi Senaryo
    * 1. Adana Altın Koza Film Şenliği, 1969, Kuyu, En İyi Yönetmen
    * 24. Antalya Film Şenliği, 1987, Kuyu, Onur Ödülü

 

Yönetmen (41)
-Karanlık Dünya / Aşık Veysel'ın Hayatı 1952
-Beyaz Cehennem / Cingöz Recai 1954
-Yol Palas Cinayeti 1955
-Ölmüş Bir Kadının Evrakı Metrukesi 1956
-Dokuz Dağın Efesi 1958
-Hicran Yarası 1959
-Gecelerin Ötesi 1960
-Şoför Nebahat 1960
-Mahalle Arkadaşları 1961
-Oy Farfara Farfara 1961
-Sahte Nikah 1962
-Yılanların Öcü 1962
-Acı Hayat 1962
-Çifte Kumrular 1962
-İstanbul Kaldırımları 1964
-Suçlular Aramızda 1964
-Susuz Yaz 1964
-Sevmek Zamanı 1965
-Ölmeyen Aşk 1966
-Ayrılsak da Beraberiz 1967
-Kuyu 1968
-İki Günahsız Kız 1969
-Ateşli Çingene 1969
-Dağlar Kızı Reyhan 1969
-Sevenler Ölmez 1970
-Eyvah 1970
-Hicran 1971
-Makber 1971
-Feride 1971
-Keloğlan'la Can Kız 1972
-Süreyya 1972
-Bir İntihar 1973
-Geçmiş Zaman Elbiseleri 1973
-Hanende Melek 1973
-Müthiş Bir Tren 1973
-Sazlık 1973
-Dağdan İnme 1973
-Şeytan 1974
-İntikam Meleği/Kadın Hamlet 1976
-Sensiz Yaşayamam 1977
Preveze Öncesi 1982

Filmleri - Yapımcı (2)
-Susuz Yaz 1964
-Sevmek Zamanı 1965

Filmleri - Senaryo (28)
-Beyaz Cehennem/Cingöz Recai 1954
-Yol Palas Cinayeti 1955
-Ölmüş Bir Kadının Evrakı Metrukesi 1956
-Üç Arkadaş 1958
-Dokuz Dağın Efesi 1958
-Hicran Yarası 1959
-Binnaz 1959
-Gecelerin Ötesi 1960
-Şoför Nebahat 1960
-Mahalle Arkadaşları 1961
-Acı Hayat 1962
-Yılanların Öcü 1962
-Suçlular Aramızda 1964
-Susuz Yaz 1964
-İstanbul Kaldırımları 1964
-Sevmek Zamanı 1965
-Ölmeyen Aşk 1966
-Kuyu 1968
-İki Günahsız Kız 1969
-Feride 1971
-Hicran 1971
-Süreyya 1972
-Dağdan İnme 1973
-İntikam Meleği/Kadın Hamlet 1976
-Vahşi Sevgili 1977
-Sensiz Yaşayamam 1977
-Preveze Öncesi 1982
-Fırtına Gönüller 1984

Eserleri (3)
-Kanlı Firar 1960
-Ölümsüz Aşk 1995
-Ölümün Ağzı 1996


 Sinema



Er Ryan'ı kurtarmak


Yalnız Türkiye'de bulunabilecek ''kimileri'' bu filmi ''savaş yandaşı'', ''savaş karşıtı'', ''savaşın dehşeti'', ''savaşın sorgulanması'', oluşumunda algılamışlardır. ''Er Ryan'ı Kurtarmak'' adlı film yalnız ve yalnız nesnel (objektif) ve yetkin (mükemmel), bir ''askerlik'' ve ''ordu'' filmidir. ''Sinemabilim'', ''ulusal bilinç'', ''tarih bilinci'', ''yurtseverlik bilinci'' gibi olgulardan yoksun olduklarını yazılarında sürekli kanıtlayan ve her zamanki gibi ''güdümlü'' düşünen ''kimileri'', film gösterildiği sırada başlıkları yukarıda yazılı ''bilgiçlik'' ler yazmışlardır. Özgün düşünüleri olmayan, çevirmen kişilikli ''kimileri'', ''Er Ryan'ı Kurtarmak'' adlı filmi, bilimsel bilgi dışı, yanlış yorumlarla çözümlemişlerdir.


 Sanat



 


 


 Kültür ve Siyaset